Jump to ratings and reviews
Rate this book

Sevmek, Sevinmek, İyi Şeyler Üstüne: Seçme Yazılar

Rate this book
"Ben sevgiden, sevinçten söz açmak istemez miyim, delice, çılgınca, içim taşa taşa, bir sevinçten söz açmak istemez miyim? Ben sevinçli adamım. Bu dünya böyle olmasa, böyle kara, karanlık olmasa, ben sevinçten taşar coşardım. Yaradılışım karanlıktan çok aydınlığa, acıdan çok sevince... Ne çare, ne çare ki sevinmek gelmiyor elimden... Dostluktan söz açmak, ne güzel. Bir dostum var. Sıcacık eli var. Sevgi dolu gözleri var. Ne güzel yalansız, salt sevgi dolu bir insan eli sıkmak. Sıcacık, sıcacık... Ben deli olurum, insanlar karanlık karanlık, kuşkulu baktıkça bana... Bütün insanlar kuşkusuz, korkusuz, çıkar düşünmeden, düşmanlık geçirmeden içlerinden baksalar biribirlerine... İnsan, ne olur biliyor musunuz, sıcacık bir bahar güneşinin bahtiyarlığında duyar kendisini... Bahar güneşinde bir sevinç içinde gerinir. İnsan bir bahar çiçeği temizliğinde olur."
Böyle söylüyor Yaşar Kemal. Bu satırların geçtiği yazının başlığı Sevmek, Sevinmek, İyi Şeyler Üstüne, kitaba adını da veriyor. Yapı Kredi Yayınları'nın Doğan Kardeş-ilkgençlik dizisinden yayımlanan kitap, edebiyatını hümanizm üzerine kuran, Türkiye edebiyatının büyük ustası Yaşar Kemal'in edebiyat, kültür ve özgürlük üzerine temel düşüncelerini gençlere tanıtmak için seçilen yazılardan oluşuyor... Bu başlık, henüz Yaşar Kemal edebiyatıyla tanışmayanlar için, onun dünyaya yaklaşımını özetliyor. Bir insan, bir yazar ve bir aydın olarak hayattaki duruşunu olduğu kadar; kökleri asırlar öncesine dayanan olay ve duyguları acı, yoksunluk ve isyanla harmanlayan Anadolu ve Çukurova'nın kültüründen beslenerek yarattığı coşkulu, zengin ve evrensel dilini de ele veriyor.Sevmek, Sevinmek, İyi Şeyler Üstüne, Yaşar Kemal'in daha önce yayımlanan Baldaki Tuz, Zulmün Artsın, Ağacın Çürüğü ve Ustadır Arı kitaplarından seçildi. İlki 1960, sonuncusu 1993 yılına ait, onun düşünce evrenine ayna tutan toplam 18 yazı ve konuşmadaki eleştirel tavır, aynı zamanda Türkiye'nin 20. yüzyılın ikinci yarısındaki egemen politik, düşünsel yapısına da ayna tutuyor.Her işin başının "düşünce namusu" olduğunu söyler Yaşar Kemal. "Bence, Batı Batı dedikleri, düşünce namusuyla başlar, onunla biter. Düşünce namusunun bitmediği, gelişmediği yerde, hiçbir iyilik bitmez, gelişemez."Tembellik, bilim, masallar, korkular, kültür, özgürlük, sinema, Köy Enstitüleri, gericilik, ilericilik, sömürü düzeni, Çukurova, sanat, öfke, folklor, doğa, öğretmenler, İkinci Dünya Savaşı, vicdan, nükleer tehlike, Dostoyevski, Nâzım Hikmet... Ve daha nice kişi, konu ve fikir... Kimi coşkuyla, kimi küskünlükle, kimi başkaldırarak kaleme alınsa da, hepsinin temelinde sevgi var.

116 pages, Paperback

First published October 1, 2014

Loading...
Loading...

About the author

Yaşar Kemal

144 books1,127 followers
Yaşar Kemal, asıl adı Kemal Sadık Gökçeli. Van Gölü’ne yakın Ernis (bugün Ünseli) köyünden olan ailesinin Birinci Dünya Savaşı’ndaki Rus işgali yüzünden uzun bir göç süreci sonunda yerleştiği Osmaniye’nin Kadirli ilçesine bağlı Hemite köyünde 1926’da doğdu. Doğum yılı bazı biyografilerde 1923 olarak geçer.

Ortaokulu son sınıf öğrencisiyken terk ettikten sonra ırgat kâtipliği, ırgatbaşılık, öğretmen vekilliği, kütüphane memurluğu, traktör sürücülüğü, çeltik tarlalarında kontrolörlük yaptı. 1940’lı yılların başlarında Pertev Naili Boratav, Abidin Dino ve Arif Dino gibi sol eğilimli sanatçı ve yazarlarla ilişki kurdu; 17 yaşındayken siyasi nedenlerle ilk tutukluluk deneyimini yaşadı. 1943’te bir folklor derlemesi olan ilk kitabı Ağıtlar’ı yayımladı. Askerliğini yaptıktan sonra 1946’da gittiği İstanbul’da Fransızlara ait Havagazı Şirketi’nde gaz kontrol memuru olarak çalıştı. 1948’de Kadirli’ye döndü, bir süre yine çeltik tarlalarında kontrolörlük, daha sonra arzuhalcilik yaptı. 1950’de Komünizm propagandası yaptığı iddiasıyla tutuklandı, Kozan cezaevinde yattı. 1951’de salıverildikten sonra İstanbul’a gitti, 1951-63 arasında Cumhuriyet gazetesinde Yaşar Kemal imzası ile fıkra ve röportaj yazarı olarak çalıştı. Bu arada 1952’de ilk öykü kitabı Sarı Sıcak’ı, 1955’te ise bugüne dek kırktan fazla dile çevrilen romanı İnce Memed’i yayımladı. 1962’de girdiği Türkiye İşçi Partisi’nde genel yönetim kurulu üyeliği, merkez yürütme kurulu üyeliği görevlerinde bulundu. Yazıları ve siyasi etkinlikleri dolayısıyla birçok kez kovuşturmaya uğradı. 1967’de haftalık siyasi dergi Ant’ın kurucuları arasında yer aldı. 1973’te Türkiye Yazarlar Sendikası’nın kuruluşuna katıldı ve 1974-75 arasında ilk genel başkanlığını üstlendi. 1988’de kurulan PEN Yazarlar Derneği’nin de ilk başkanı oldu. 1995’te Der Spiegel’deki bir yazısı nedeniyle İstanbul Devlet Güvenlik Mahkemesi’nde yargılandı, aklandı. Aynı yıl bu kez Index on Censorhip’teki yazısı nedeniyle 1 yıl 8 ay hapis cezasına mahkûm edildiyse de cezası ertelendi.

Şaşırtıcı imgelemi, insan ruhunun derinliklerini kavrayışı, anlatımının şiirselliğiyle yalnızca Türk romanının değil dünya edebiyatının da önde gelen isimlerinden biri olan Yaşar Kemal’in yapıtları kırkı aşkın dile çevrilmiştir. Yaşar Kemal, Türkiye’de aldığı çok sayıda ödülün yanı sıra yurtdışında aralarında Uluslararası Cino del Duca ödülü, Légion d’Honneur nişanı Commandeur payesi, Fransız Kültür Bakanlığı Commandeur des Arts et des Lettres nişanı, Premi Internacional Catalunya, Fransa Cumhuriyeti tarafından Légion d’Honneur Grand Officier rütbesi, Alman Kitapçılar Birliği Frankfurt Kitap Fuarı Barış Ödülü’nün de bulunduğu yirmiyi aşkın ödül, ikisi yurtdışında beşi Türkiye’de olmak üzere, yedi fahri doktorluk payesi aldı.
28 Şubat 2015 tarihinde vefat etti.

Yaşar Kemal was born as Kemal Sadık Gökçeli in 1926 in the Hemite village of Kadirli, Osmaniye, where his family, originally from the village of Ernis (present-day Ünseli) near Lake Van, had settled after a long period of immigration caused by the Russian occupation during World War I. With his amazing imagination, grasp of the inner depths of the human soul, and lyrical narrative, Yaşar Kemal became one of the leading name not only of Turkish literature, but of world literature as well. Translated into more than forty languages, Yaşar Kemal is the recipient of many awards in Turkey and more than twenty international awards including Prix mondial Cino del Duca, Commandeur de la Légion d'Honneur de France, Commandeur des Arts et des Lettres of the French Ministry of Culture, Grand Officier de la Légion d'Honneur de France, Premi Internacional Cataluña, Peace Prize of the German Book Trade, as well as seven honorary doctorates—five in Turkey and two abroad. The last award Kemal received was the Bjørnson Prize given by the Norwegian Academy of Literature and Freedom of Expression (Bjørnson Academy) on November 9, 2.
Yaşar Kemal died in İstanbul on February 28, 2015.

Ratings & Reviews

What do you think?
Rate this book

Friends & Following

Create a free account to discover what your friends think of this book!

Community Reviews

5 stars
94 (36%)
4 stars
105 (40%)
3 stars
53 (20%)
2 stars
7 (2%)
1 star
1 (<1%)
Displaying 1 - 30 of 31 reviews
Profile Image for Itır Merve.
8 reviews11 followers
May 4, 2016
Okudukça o zamandan bu zamana hiçbir şeyin değişmediğini görüp üzülüyorum. Aynı yobazlıklar, aynı sansürler, aynı gerici kafalar... Bir adım ilerleyemedik Yaşar Dedem. İyi ki özellikle şu an içinde bulunduğumuz günleri görmeden, her şeyin iyi olacağına inanarak gittin.
Profile Image for Özgür Atmaca.
Author 2 books116 followers
April 1, 2026
Yaşar Kemal’in deneme diyebileceğim yazılarını okudum. Başlıklar inanılmaz evrensel; edebiyatın köklerinden beslenen, yerelden çıkıp dünyaya açılan bir damar taşıyor.
Ama küçük bir “belki” olarak şunu söyleyebilirim: Yazıların neredeyse tamamına sirayet eden politik atmosfer, sanki Yaşar Kemal’in zaman zaman coşmasını engelliyor; metnin bir yerinde kendini tutuyor, bir ket vuruyor.
Yine de Yaşar Kemal okumak, dilin nasıl halden hale girebildiğini görmek için başlı başına bir deneyim.
Profile Image for Banu Köni.
7 reviews1 follower
January 10, 2015
"Benim köyümde, hiç olmazsa bir Karacaoğlan şiiri bilmeyene, o bir aptaldır, diye kız vermezlerdi kolay kolay.. O Karacaoğlan ki, "Üç derdim var birbirinden ayrılmaz / Bir ayrılık, bir yoksulluk, bir ölüm", demişti.
Ve şimdi bugünkü dünyada bir şiir, bir roman okumamış çok kişi var. Kötü, çirkin bir epope olamazdı. Halk onu birkaç yıl hiç dinlemez, kusardı.
Şimdi televizyonlar kötü dizilerle, kötü türkülerle, kötü oyunlarla dolu. Halkın elinden hiçbir şey gelmiyor. Her yönüyle, beyniyle, yüreğiyle gece gündüz yıkanan bir insanlık..."
1984 Göteborg Kitap Fuarı açış konuşmasında bir bölüm
Profile Image for Haktan.
254 reviews6 followers
September 15, 2016
Hikaye ya da romanlarıyla tanıdığım ve sevdiğim bir yazarın kurgu olmayan yazılarını okumak bende her zaman büyük bir heyecan yaratmıştır. Çünkü bu yazılar sayesinde kurgularıyla sevdiğim yazarla bir samimiyet geliştirebileceğim, onu daha iyi anlayabileceğim hissine kapılırım. İşte bu kitabı okumak da (bana hediye edilmiş olsa da) böyle bir motivasyonun eseridir.

Henüz sadece 2 kitabını okumuş olsam da dünyaca ünlü yazarımız Yaşar Kemal merak ettiğim bir karakterdi. Bu kitap sayesinde kendisinin beslendiği kaynakları, olaylara yaklaşımını, dünya görüşünü biraz da olsa anlama fırsatı buldum. Ve bu anladıklarımdan memnun da oldum, Yaşar Kemal'in yeni kitaplarını okumak hevesi uyandı içimde. Belki biraz garip görünebilir ama kitaba biricik eleştirim oldukça ince oluşudur. Keşke daha çok konu hakkında daha çok yazı olsaydı da yazarımızın fikirlerinden daha fazla faydalanabilseydik. Bir, bilemedin iki oturuşta okunabilecek ince, keyifli ve faydalı bir kitap.
Profile Image for çiğdem Yalçın.
74 reviews11 followers
June 15, 2020
Utanarak yazıyorum ki ilk Yaşar Kemal kitabım.Cok akıcı bir dil ve sanki sizle sohbet eder gibi.diger kitaplarını da okumayı düşünüyorm
Profile Image for Sümeyra.
268 reviews2 followers
March 3, 2022
“Yurdumuzda topluiğne daha yeni yeni yapılıyorsa, hep gericilerin yüzünden.
Bir kişi kendinden, kendi koşullarından, doğduğu topraktan, altında yaşadığı gökyüzünden, yaşadığı ilişkilerden, zenginleştiği dilden, en küçük ayrıntılarından nasıl sıyrılır da bir başkası olabilir? Olabilse de niçin?”

**Herkes kendi sevgisinden sorumlu, sen elmayı seviyorsun diye elma da seni sevecek değil ya. Ama arada bunca sevginin karşılığının olmaması üzüyor beni. Yazdığı bir cümle ile bir kalp nasıl kırılır adlı kitabı bitirdim. Hala seviyor muyum? Evet. Ne demiştik sevgi sevilenin sana göre olan doğrusu ile yanlışı ile sorumluluğunu almaktır. Ama arada keşke diyorum insanı sadece insan olarak ele alabilsek, mutluluğu, sevinci, hüznü, acısı, korkusu, rengi, dili, dini, inanışlarını anlamaya çalışsak yargılamadan. Hoşgörü insana en bi yakışan kelimelerden vesselam.
Profile Image for Bihter İyidir.
295 reviews15 followers
January 10, 2019
İçinde birkaç daha didaktik deneme olmakla beraber okudukça Yaşar Kemal’in edebi kişiliği de ortaya çıkıyor, harika tasvirleriyle. Anadolu insanını Yaşar Kemal’in gördüğü gibi görebilen, onun kadar samimi betimleyen bir yazar daha yok sanıyorum.
Diğer taraftan 1960’lı yıllarda dile getirmiş olduğu memleketle ilgili siyasal, kültürel, sanatsal, toplumsal meselelerin 2018 Türkiye’sinde hala aynı durumda olduğunu görmek kendisinin fikri yönüne saygıyla birlikte ne yazık ki derin bir yeisi de beraberinde getiriyor.

Yaşar Kemal’i neden bu kadar çok sevdiğimi onun sözleriyle söyleyecek olursam; “Bilinçli olarak ben de aydınlığın türküsünü, iyiliğin, güzelliğin türküsünü, minnettarlığın türküsünü söylemek istedim.”
Profile Image for Sude Öztemur.
11 reviews
February 14, 2018
"Yurdumuzda topluiğne daha yeni yeni yapılıyorsa, hep gericilerin yüzünden.
Teknik ileriliğe karşı koymalarının sebebi neydi? Din elden gidiyor, diye tutturmuşlardı..." zamanında olanların şu anda da çeşitlenerek devam etmesi üzücü geldi bana. Yine de hala umut var.
364 reviews2 followers
Read
February 17, 2022
“Batı Batı dedikleri nedir biliyor musunuz? Bir tutam kültürle biraz makina. Bir de düşünce namusu.” (9)

“Bir kültüre varmak, bir olgunluğa varmak diye bir şey vardır.”

“Hep işe yüzeyinden bakmak, işte bu kötü. Neyi alırsak alalım elimize, derinine gitmiyoruz. Derine gitmek bir çaba işidir.” (13)

“Biz, toptan biribirimize benziyoruz. Övüngenliğimiz de çabasızlığımızdan, daha doğrusu cahilliğimizden geliyor. Gerçek yeniye ulaşamayışımız da buradan geliyor.” (14)

“Bizim çıkarcılarımız, çok kurnaz davranmışlar. Bilmişler ki, düşünen adam arayan adamdır. Arayan adam birtakım yenilikler bulan adamdır. Donmuş bir durumu parçalayan adamdır. Durumu olduğu gibi tutmak için insanları düşündürmemişler. İşte bizim tarihimiz aşağı yukarı bu.” (25)

“Sinemacılar, bu aşağılık filmler tarafından Türk halkı sömürülüyor. Duygusu, zevki sömürülüyor. …böyle sürüp gittikçe halkımız mahvolacak.” (34)

“Neden bu kadar öfkeliyiz, neden bu kadar gözü dönmüş kişileriz, soğukkanlılıkla bir işe sarılıp onu niçin sonuna kadar vardıramıyoruz? …Diyor ki, öfke bir kendine güvensizliktir. Öfke çaresizliğin arkasından gelir. …öfke dünyayı tanımamaktan, bilgisizlikten gelir. …Öfke büyük bir inancın sonucu da olabilir gibime geliyor. Öfke, kör bir duvarla karşılaşan, aydınlığı görmüş insanın öfkesi de olabilir.” (53)

“Türkiye sorumsuzluklar ülkesidir. Kafası azgelişmiş aydınlar ülkesidir.” (70)

“Yunan ne kadar mermerse, Hitit de o kadar, daha da çok granit kayadır. Eski Yunan ne kadar at, gemiyse, Hitit de o kadar aslan, geyiktir.” (86)

“Sonradan yaratılmaya çalışılan o “çocuk edebiyatı” deyimini biz uydurduk. Çocukları insan saymadığımızdan.” (94)

“Onlara, onların çıkarları için çabalayacak, kraldan çok kralcı, onların kültürlerinin tutsağı, kendi öz kültürüne sırtını dönmüş kişiler gerekir.” (101)

“Biz, Osmanlıcadan Türkçeye geçtiğimizde yazı dilimiz çok fakir kalmıştı.” (111)

“Türkiye her şeysiyle dökülüyor” cümlesinin geçtiği bir kitaba “Sevmek, Sevinmek, İyi Şeyler Üstüne” adını vermek biraz yanıltıcı olmuş. Çoğunluğu 1960’larda yazılmış yazılardan oluşan kitabın adı ne kadar olumlu olsa da içeriği çoğunlukla karamsar ve kavgacı. Hümanist olarak tanımlanan Yaşar Kemal’in bu derece taraflı, çatışmacı bir dille yazdığı yazılarını okumak şaşırttı. Ülke sıkıntılarına ışık tuttuğu yerler fikir veriyor ama genel olarak kitaptan 60’lı yıllardan beri sol cenahın aynı argümanlar etrafında döndüğü sonucunu çıkarıyorsunuz. Kemal’in “Yobaz, tuhaf bir yaratıktır. Yalnız çıkarını düşünür.” cümlelerini uyarlarsak: “Solcu tuhaf bir yaratıktır. Yalnız kendi kısıtlı bakış açısından görür.” (39).
Bu kitabı Kazuo Ishiguro’nun Nobel Konuşması’nın üstüne okudum ve ikisi de hümanizm taraftarı denebilecek yazarların arasındaki farklar iyice ortaya çıktı. Ishiguro’yu yoğuran İngiltere ve Kemal’i yoğuran Türkiye iyi bir karşılaştırma olabilir. Belli bir ideolojiye tamamen kendini vermek kişinin hem bakışını bozabiliyor hem de zihnen, kalben yorup bıktırabiliyor. Kemal’in yazılarında da bunu görüyorsunuz. Türk aydınına dair yaptığı eleştiriler hâlâ geçerli. Türk aydınında Türkiye’de bir birlik oluşturmak için daha yapıcı bir dil, daha dengeli bir bakış açısı olsaymış tarih nasıl ilerlermiş sorusunu sordurttu.

İlginç bir yan da bu kitaptaki noktalama hatalarının bugün hâlâ fazlasıyla yapılması. Gereksiz yerlerde konan virgüller okuma akışını aksatıyor. Tersine, virgül olması gereken yerlerde de virgül yok. Sanki belli bir kesim birbirini okuyor ve aynı hataları devam ettiriyor. Gençlere yönelik tasarlanmış bir kitap olduğu için bilemeyecekleri kelimeleri not düşmek faydalı olur (övüngenlik, çapaçulluk, eyyamcı, komprador, hopur, epope,…). Yazıların çoğunun bu kadar olumsuz olması yerine mümkünse daha dengeli, ufuk açacak seçimler yapılabilirdi.
Profile Image for lostinspace.
17 reviews
November 6, 2024
Yaşar Kemal'in anlattığı 1962'deki Türkiye'nin 1 adım ötesine ilerlemeyi geçtim biz 1000 adım geriye gitmişiz. Yaşar Kemal bütün yönleriyle Türkiye gerçeğini kelimenin tam anlamıyla yüzümüze vurmuş okudukça ah vah edeceksiniz üzülecek sert eleştiriler yapacaksınız kendinizce. Tüm bu gerçekleri muhteşem bir Türkçe ile oldukça akıcı bir şekilde kaleme almış ülkesini seven her insanın mutlaka okuması gereken bir yapıt. Kitapta üzerine en çok düşündüğüm konulardan biraz bahsedeyim:

Şimdi adaleti sosyal medyada aramaya başladık biz adaleti ararken ülkenin ekmeğini yiyen sanatçılarında birkaç kelam söylemesini isteriz bu en doğal hakkımız diye düşünüyorum ama çıkıp ben her zaman apolitiğim diye açıklamalar yapıyorlar. """"Sormuşlar kendisine bir romancısın politikanın içinde böylesine ne işin var? Bu halde ki bir milletin yazarı politikanın icine gırtlağına kadar girmeyipte ne yapar""""" Yaşar Kemal bu durum için nokta atışı bir cevap vermiş👏🏻

Yazarın öğretmenler hakkında söylediği çoğu şeye katılmakla beraber şimdiki öğretmenler için maalesef aynı şeyi düşünmüyorum Z kuşağı öğretmenler eğitimi sosyal medya oyuncağı haline getirmiş bu durum düşmanlar için tehlike arz etmediğinden öğretmenlerimiz zarar görme ihtimali ile eskisi gibi karşı karşıya değil🤷🏻‍♀️

****iki çıplaktan birisi, yiğitsen Türkiye de çıplak ada gibi bir film yapmaya kalk adamın gözünü patlatırlar memleketten sürgün ederler vatan haini ilan ederler****. Bu durum şu an az da olsa değişti evet ama hâlâ gerçekleri çıplak bir şekilde gösteren her projede bu tip sorunlar yaşanılabiliyor. Örneğin iki adamın birbirini aşk anlamında sevmesi yöneticileri rahatsız edebiliyor ben dini açıdan baktığımda yanlış olduğunu söylerim evet ama devlet bunu söyleyemez hele de içlerinden her pisliği yapan adamlarin çıktığı türk aile yapısına uygun değil fikriyle öne sürülen bu amalar beni çileden çıkarıyor işte yetkili kişiler buna izin vermeyince her kötülüğü gizli gizli yapan o çok vatansever insanlar bu yetkilileri milliyetçi ilan ediyor aynen Yaşar Kemal'in dediği gibi.

Belki itiraz edeceksiniz ama bizim toplumumuz TEMBEL arkadaş yazarın dediği gibi kendilerini asla yargılamazlar nerde yanlış yapıyorum diye tek bir düşünce kırıntısı yoktur kafalarında tek yaptıkları şey mevcut düzeni eleştirmek ama düzenin değişmesi için kılını kıpırdatmayan yine onlar. Böyle tembel bir toplum başına gelen her şeyi bir nebze hak eder kusura bakmayın🫶🏻🫶🏻
Profile Image for NamikGurbuz.
42 reviews
October 8, 2018
Hele bizim Çukurovada destancı uğramamış köy yoktu. Olamazdı da. Destancı uğramamış, saz şairi gitmemiş köy ilkel, yabanıl sayılırdı. Ve köylüler köylerine destancı geldiğinde toy düğün eylerlerdi. Ve en severek ödedikleri para, köye uğrayan destancıya verilen paraydı. Destancıları evlerinde konuk etmek için köylüler yarışa girerlerdi. Bir destancının bir eve konuk olması, o ev sahibi için kuşaktan kuşağa sürecek bir onurdu. Şöyle bir düşünüyorum da, benim dünyamda, hiç olmazsa tek bir destanı sonuna kadar dinlememiş, o dünyanın içinde düş cennetlerine girmemiş bir kişi bulunabilir miydi? Hiç sanmıyorum. Benim köyümde, hiç olmazsa bir Karacaoğlan şiiri bilmeyene, o bir aptaldır, diye kız vermezlerdi kolay kolay... O Karacaoğlan ki, “Üç derdim var birbirinden ayrılmaz / Bir ayrılık, bir yoksulluk, bir ölüm”, demişti. Ve şimdi bugünkü dünyada bir şiir, bir roman okumamış çok kişi var. Kötü, çirkin bir epope olamazdı. Halk onu birkaç yıl hiç dinlemez, kusardı. Şimdi televizyonlar kötü dizilerle, kötü türkülerle, kötü oyunlarla dolu. Halkın elinden hiçbir şey gelmiyor. Her yönüyle, beyniyle, yüreğiyle gece gündüz yıkanan bir insanlık....


Tüm insanlığın okuması gereken bir kitap. Ülkemizde, yazarın belirttiği eski tarihlerden bu yana, hiç ama hiç değişikliğin olmaması da ayrıca ilginç ve üzücü.
Her kesim insanın, mutlaka ama mutlaka okuması gerekli olduğu, okuduktan sonra da bir çok düşünce ve görüşünün değişeceğini tahmin etiğim bir kitap. Kısacası; okuyun, okutun.
This entire review has been hidden because of spoilers.
Profile Image for Fatih Durmuş.
112 reviews3 followers
May 19, 2022
Bu kitap Yaşar Kemal üstadın 1962 ile 1993 yılları arasında yazdığı 18 denemeden oluşuyor. Yaşar Kemal yoksul halkın durumundan, ezilenin halinden, yobazlıktan, doğanın katledilmesinden, eğitimin kalitesizliğinden yakınıyor kitapta. Yıllar önce söylediği, yakındığı şeylerin günümüzde benzerinin yaşanması ülkece çok fazla yol alamamış olduğumuzu gösteriyor. Üzerinden 60 yıl geçmiş biz niyeyse bir arpa boyu yol katedememişiz.

Kitapta en sevdiğim ve bana da en yakın olan paragraf: "Ben sevgiden, sevinçten söz açmak istemez miyim, delice, çılgınca, içim taşa taşa, bir sevinçten söz açmak istemez miyim? Ben sevinçli adamım. Bu dünya böyle olmasa, böyle, karanlık olmasa, ben sevinçten taşar coşardım."

Ve beni umutlandıran paragraf: "Ben diyorum ki, korkulmasın, dünyanın hiçbir yerinde, durum ne kadar umutsuz olursa olsun, ilericiler öyle uzun zaman gericilere yenik kalmazlar. Mustafa Kemal ortaya çıktığı zaman, durum umutsuzun umutsuzuydu, yenildi mi? İnsan, umutlu olsun diye bundan sağlam, bundan güzel örnek mi olur?"

Yaşar Kemal'in düşünce dünyasına tanıklık etmek, onun gözünden ülkemizin halini görmek güzel bir deneyimdi. Üstadın bu güzel kitabını okumanızı mutlaka tavsiye ederim.

Kitapla kalın, keyifli ve feyzli okumalar…

Profile Image for Erdem Yılmaz.
216 reviews4 followers
July 5, 2025
Sevmek, Sevinmek, İyi Şeyler Üstüne
Yaşar Kemal (1923-2015, 91y)
Hazırlayan: Filiz Özdem (1965, 60y)

https://youtu.be/6JDRoORrm_Q?si=S9h8I...

Bu kitap Filiz Özden tarafından Yaşar Kemal’in Baldaki Tuz, Ağacın Çürüğü, Ustadır Arı ve Zulmün Artsın adlı kitaplarından seçilmiş 19 yazıdan oluşuyor. Bu yazılar 1960 yılından 1993 yılına kadar uzanıyor, yani yazarın 37 yaşından 70 yaşına kadarki döneminden ürünler. Edebiyatını hümanizm üzerine kuran Yaşar Kemal’in edebiyat, kültür ve özgürlük üzerine temel düşüncelerini yansıtan yazıları bunlar. Bu seçilmiş yazılar Yaşar Kemal’in edebiyatıyla tanışmayanlar için, onun dünyaya yaklaşımını özetliyor. Yazılar yer yer yazarın halka karşı duyduğu sorumluluk üzerinden didaktik tarafa da kısmen kaymış. Toplumdaki sıkıntıları entellektüel bir insanın gözleriyle görmesi ve bir aydın hassasiyetiyle çözüme yönelik fikirler üretme çabası ister istemez bu duruma sebep oluyor. Bu da edebi tadı bi miktar azaltıyor. Yani bu kitap daha çok toplumsal hassasiyetlerle yoğrulmuş ve bu toplumun daha iyisini hakettiğini haykırıyor, gereğini yapmak için de oldukça telaş içinde, okuyuculardan ve toplumdan da haklı olarak bunu talep ediyor..
Profile Image for Vedat Guven.
522 reviews4 followers
January 25, 2025
1962 ile 93 arasında yazdığı makaleler (veya köşe yazıları). Yazar, ülkedeki cahilliğin, yozlaşmanın, sömürü düzeninin artmasından şikayet ediyor. Kendine tarla açmak için öyle bir ormanlar yakılıyor ki bu gidişle ülkemiz ormansız kalacak. Devlet ise sistemi, vatandaşlar düşünmesin diye kurguluyor. Eğitim zayıflatıyor, öğretmenlik mesleği değersizleştiriliyor, sansür ve baskı uygulanıyor. Gericilik ve yobazlık her geçen gün artıyor. İnsanın soyunda karanlık var, İnsan soyu birbirini öldürmeyi icat etmiş. En azından birbirini sömürmeyi icat etmiş, köleliği, Nazizmi, işkenceyi, faşizmi, karamsarlığı icat etmiş. Gönül isterdi ki güzellikler görelim, umudumuz olsun. Yazar bu gidişatın mutlaka döneceğine inanıyor. Umutlarımızı yüksek tutmak gerekir diyor. Mustafa Kemal'in kurtardığı Türkiye çok daha kötü şartlarda idi diye görüş bildiriyor. Maalesef "durum kötü, çok kötü, daha kötü olamaz" benzeri düşüncelerinde haksız çıkmıştır.
Profile Image for Emine Gürbüz.
6 reviews
August 13, 2023
Bir söz vardır. Derler ki, insanoğlu arsız bir yaratıktır. Gerçekten de arsız. Bu açlık yanı başımızda dururken, bu yoksulluğu, bu perişanlığı, bu kiri görürken gene de seviniyor, coşuyoruz. Size bir şey söyleyim mi, insanoğlu bütün bunların arasında bile güzel. Ya durumu bu olmasa... Kim bilir dünyayı ne cennete çevirir insanlar!
Bana şöyle küçücük bir dünya… Hiç olmazsa her isteyenin aşkla şevkle onuru kırılmadan çalışacağı bir dünya verin. Böyle bir dünyamız yok mu? Öyleyse susun. Öyleyse kimseye karamsar demeyin. Bütün bu karanlıktan size umut ışığı göstermeye gene de savaşırım. Siz de beni kınamayın, karalamayın.
Profile Image for efe feffe.
48 reviews1 follower
March 21, 2024
dünyayı iyiyle kötünün savaşı olarak basite indirgememek lazım belki. bilemiyorum. ama şu doğru ki yaşar kemal’in 1960’lardan bu yana yazdıkları günümüzde türkiye’de, hatta dünyanın birçok köşesinde gördüklerimizle epey benzeşiyor. bu durum çoğu insanı karamsarlığa itse de ben de yaşar kemal gibi “sevinçli adamım, bu dünya böyle olmasa, böyle kara, karanlık olmasa, brn sevinçten taşar coşatdım. yaradılışım karanlıktan çok aydınlığa, acıdan çok sevince…”

bu yüzden her şeye rağmen enseyi karartmamak gerek. bütün kötülüklere, bencilliklere rağmen insanca insan olmayı savunmaya devam. yoksa niçin yaşıyoruz ki?
Profile Image for Hakan Bezan.
136 reviews1 follower
August 29, 2018
Dostoyevski,Dadaloğlu,Karacaoğlan, Shakespeare, Homeros, James Joyce, sanat,toplumsal gerçeklik,haykıris,sevme sevinme,mutluluk,hüzun ne ararsam vardi bu yazilarda. Abi kardes sohbetteydik sanki anlatıyordu kendi Çukurova'sıni ben de dinliyordum güzel güzel. Ne anılari ne anılar! Harika bir sohbeti bizden esirgemedigi icin cok tesekkurler Deli Kemal!
Profile Image for ReyKaRo.
8 reviews1 follower
April 27, 2020
Kitap Yasar Kemal yazilarinin bir derlemesi aslinda. Bazi bölümlerin 1960ta yazilmis olmasina ragmen, hala bu kadar güncel olmasi..Yasar Kemal kitaplari her TR cumhuriyeti gencinin okumasi gereken kitaplar. Özellikle günümüz esitsizligini, gelismemisligi, az gelismislikteki ölcüsüzlük ve farkliliklari ve doganin katledilmesine baslanilmasi ve devam edilmesini anlamak icin.
Profile Image for Cansu Erel.
8 reviews22 followers
May 13, 2020
Yaşar Kemal okumaya başlamak, onu ve düşünce sistemini, önemsediği konuları anlamak için doğru bir kitap. Okuma sırasında 1. Kitap olabilir.

It is the right book to start reading Yasar Kemal and to understand him, his belief system, important subjects for him. It can be the first book in reading order of Yasar Kemal.
Profile Image for Hilal.
130 reviews1 follower
January 13, 2023
“Çünkü insanlık, çünkü yaşam, umutsuzluktan umut üreterek buraya kadar gelmişti.”s97
“Bir ulusun doğası öldürülürken başka bir yönü dirilebilir mi?” s71
“İnsan, ne olur biliyor musunuz, sıcacık bir bahar güneşinin bahtiyarlığında duyar kendisini… Bahar güneşinde bir sevinç içinde gerinir. İnsan bir bahar çiçeği temizliğinde olur.” s43
Profile Image for Ali.
159 reviews2 followers
April 7, 2025
Ustanın çok güzel yazılarının bir derlemesi… Başlığındaki temaları çok fazla yansıttığını söyleyemem zira sevgi dışında politik, eleştirel, toplumsal ve sanatsal konuya da değinmiş Yaşar Kemal. Kimisi kendi yazdığı yazılardan kimisi konuşmalarından… Ama hepsi de okunmaya değer, 50-60 yıl önce yazılmış olsa da hâlâ düşündürten ve okuyucuya fikrini sordurtan türden.
Profile Image for Sureyya Kilic.
39 reviews1 follower
April 9, 2022
Yaşar Kemal’in eski gazete yazıları ve konferans konuşmalarından bir derleme bu kitap. 1962’de yazılan şeylerin neden hala geçerli olduğunu sordum kendime. Yaşar Kemal’in öfkesi, umudu, umutsuzluğu ve direnci var bu kısa yazılarda. Yüreğinizde yalnız değilim hissi uyanıyor.
Profile Image for Yeşim Saylan Gümüş.
8 reviews1 follower
November 4, 2020
Bir abimle sohbet ediyormuş gibiydi benim için. Bazılarını bundan 50 yıl önce yazmış Yaşar Kemal, ama bazı şeyler hep aynı kalmış maalesef.
Profile Image for Sultan Deliktaş.
13 reviews1 follower
January 27, 2021
"Şimdi televizyonlar kötü dizilerle, kötü türkülerle, kötü oyunlarla dolu. Halkın elinden hiçbir şey gelmiyor. Her yönüyle, beyniyle, yüreğiyle gece gündüz yıkanan bir insanlık..."
45 reviews
May 7, 2023
Bugün öğleden sonra elime aldım. Bir daha bırakamadım. Şimdi saat 15:10 civarı. Kitap bitti. Söyleyeceklerim bu kadar.
Profile Image for sewim.
88 reviews
May 20, 2026
bence yazarı tanımak ve diğer eserlerine başlamak için uygun bir kitaptı. yazarın düşünme ve yazma şekline az biraz hakim oldum diyebilirim. artık ince memed okumak için daha heyecanlıyımm
208 reviews
December 31, 2022
“Düşünmek, tıpatıplaşmanın dışına çıkmak demektir. Düşünmek, kişiliği olmak demektir. Düşünmek, en küçük anlamda, var olmak demektir. Ve insanlar düşünmeyi öğrendikleri zaman, dünyayı tarttıkları, ölçtükleri biçtikleri zaman, bir takım çıkarcıların, insanları yüzyıllardan bu yana köle olarak kullananların, ya bu çeşit, ya da şu çeşit, canlarına oku tıkandı, demektir.”

“Kendimi kandırmaya çalışıyorum. İyi olacak, iyi olacak! Başkalarını da kendimle birlikte kandırmaya yöneltiyorum belki, iyi olacak, iyi olacak. Ne zaman? Çok yakın mı? Ya da bin yıl sonra mı? İşte onun orası belli değil. Ben sadece iyi olacak, diyorum iyi olacak diyorum ya, siz ona bakın!”
This entire review has been hidden because of spoilers.
Profile Image for Ebru.
24 reviews10 followers
December 15, 2016
Yaşar Kemal'in edebiyat ve kültürler üzerine sunduğu temel düşüncelerinden oluşan bu kitapta yazar dünyaya yaklaşımını on dokuz ayrı başlıkta ele alıyor. Yazılardan ilki 1960, sonuncusu ise 1993 yılına ait. Yazarın düşün dünyasını merak edenler için tavsiye edebilirim. Değerlendirme puanım ise 3.5'tan 4.
Displaying 1 - 30 of 31 reviews