Recai Bey hava kararırken apartmana döndü. Sabahleyin erkenden, eşi Sahire Hanım onu dışarıya yollamıştı: -Sen bugün git, ayak altında dolaşma. Kadın gelecek, evde temizlik yaptıracağım. Recai Bey uysal bir adamdı. Böyle aşağılayıcı sözlere de aldırmaz, onları söyleyenin saygısızlığına, biraz da tebiyesizliğine verirdi. Yetmiş beş yaşından sonra şuna buna kızmak, bir damarının çatlamasına neden olmak istemezdi. Kızmamakla beraber: -Olur, öyle yapayım, dedi. On iki daireli olan Zümrüt Apatrmanı onundu. İki dairesini birleştirip, oğlu, gelini ve damadı ile birlikte oturuyor, geri kalan on dairenin geliri ile geçiniyordu. Laf aramızda, bankada da bir hayli parası vardı...
İstanbul'da doğdu. Ayaklarındaki bir engel nedeniyle, uzun süreli eğitim görmedi. Kendi kendini yetiştirmiş olan Tuğcu, 13 yaşlarında şiir ve öykü yazmaya başladı. Özellikle, acıklı konuları ve melodramatik olay örgüleri olan romanlarıyla tanındı.
1928 yılında Türkiye Yayınevi'nde çalışmaya başlayan Tuğcu'nun ilk romanı, 1936 yılında yayımlandı. Türkiye'nin hızlı bir değişim geçirdiği, özellikle köyden kente göçle birlikte kentlerin büyüdüğü, şehir merkezlerinde ahşap evler yıkılıp apartmanlar inşa edilirken kentlerin çevresinde kenar mahallelerin oluştuğu 1960'lı yıllarda Kemalettin Tuğcu'nun kısa romanları çok sayıda okura ulaştı. Okurları çoğunlukla çocuklardan ve yeniyetmelerden oluşan Kemalettin Tuğcu'nun 300'den fazla romanı yayımlandı.
Kemalettin Tuğcu, Türk sinemasında çocuk yıldızların rol aldığı filmlerin ilki olan Ayşecik'in senaryosunu kaleme almıştır. Baba Evi adlı romanı, aynı adlı televizyon dizisine ilham vermiştir.
1990'lı yılların sonlarında Star TV'de aynı adlı kitaplarından uyarlanarak yayınlanan Üvey Baba, Küçük Besleme, Mercan Kolye, Babamın Günahı ve Altın Saçlı Kız filmleri ile filmlerin devamı niteliğinde aynı kadroyla çekilen Üvey Baba, Küçük Besleme, Mercan Kolye dizileri büyük sükseler yaratmıştır. 19 Ekim 1996 tarihinde vefat eden Kemalettin Tuğcu, Çengelköy Mezarlığı'nda toprağa verilmiştir.
Ilk etapta cok sikildim ve okumak istemedim. Babam yarida birakmamami soyleyince bir sans vereyim dedim ve iyi ki sonuna kadar okumusum. Cok begendim. Recai Bey adinda tahtalari oyarak cok guzel kuklalalar yapan bir adam vardi. Ayrica cocuklara da topac yapiyordu. Cocuklari bu kadar sevmesi hosuma gitti.
This entire review has been hidden because of spoilers.