يُحكم على نور بالرجم حتى الموت بعد أن يُكتشف حملها من رجل غريب يعمل كمهندس في القريّة الصحراويّة النائية، الخاضعة للأعراف والتقاليد البالية.+++تنتصر «الغريبة»، التي جاءت إلى القرية ضمن حملة إغاثة، لقضيّة نور، وتنجح في إقناع الملا بتأجيل الرّجم ريثما تضع نور مولودها.
Vénus Khoury-Ghata is a Lebanese poet and novelist, resident in France since 1973. Her work has been translated into Arabic, Dutch, German, Italian and Russian, and she was named a Chevalier de la Légion d’Honneur in 2000.
Gerek konusu ve kurgusu gerekse “Doğu” ve “Batı” gerçekleri konusundaki tespitleriyle çok etkileyici bir roman “Yedi Taş”.
Şehir merkezine oldukça uzak, çöl iklimine teslim olmuş, şeriatla yönetilen küçük bir köyde tecavüze uğrayan bir kadının zinadan suçlu bulunarak şeyh tarafından ev hapsi ve ardından taşlanarak öldürülme cezasına çarptırılmasıyla başlıyor hikaye. Derken köye, kendi “Batılı” dertlerinden kaçmak için bir insani yardım kuruluşunda görevli olarak bir Fransız kadın geliyor. Yine bu kuruluşta temizlik görevlisi olarak çalışan yerel halktan bir kadın ve yeni gelen Fransız görevlinin, recm cezasına çarptırılan Noor ile kurdukları bağ ilerledikçe olaylar da gelişiyor. Görüldüğü gibi konu bile tek başına oldukça etkileyici.
Ancak kitabı çok vurucu yapan esas unsur bana göre, Lübnan asıllı Fransız yazar Vénus Khoury-Ghata’nn hem “Doğu” hem de “Batı” kültürüne, gerçeklerine ve arka bahçelerine son derece hakim olması ve bildiklerini tüm sertliğiyle, hiç sakınmadan kurguda paylaşması. Batı’nın kendine ve Doğu’ya bakışı, keza yine Doğu’nun kendine ve Batı’ya bakışı o kadar muazzam bir gözlem gücüyle ve filtresiz yansıtılıyor ki etkilenmemek elde değil.
Okurken önce benim doğduğum yere sadece birkaç yüz kilometre ötede bunlar yaşanırken benim böyle bir hayatım olabildiği için kendimi şanslı hissettim, sonra bunun ne kadar bencilce olduğunun farkına vardım ve tüm bu anlatılanların birçok kadının yaşadıkları olduğu gerçeği yüreğimi sıkıştırdı.
Değişik bir anlatım tarzı var yazarın. Çoğunlukla tanrı anlatıcıdan dinliyoruz yaşananları ve bu esnada bazen ikinci tekil şahıs anlatımıyla Fransız kadını takip ediyor. Yer yer de kendi ağzından temizlik görevlisi kadını dinliyoruz. Bu sayede her iki tarafın da bakış açılarını, kâh yaklaşan kâh uzaklaşan bir kameraman misali takip ediyoruz. Bu, ilk birkaç sayfada metne girmemi zorlaştırsa da alışınca çok hoşuma gitti.
Kitabın sonuyla ilgili olumsuz eleştiriler gördüm ancak bence “Doğu”nun da “Batı”nın da gerçekte ne olduğunu çok iyi gösteren, bu açıdan çok başarılı bir son olmuş.
Kısacası, ben çok etkilendim. Orta Doğu edebiyatı sevenlere ve/veya kadın hikayelerinden etkilenenlere muhakkak öneririm.
Herkes dünyaya kendi rızkıyla gelir. Yaradan, ihtiyaçları karşılamayı bilir. Bu sözler, şehrin kapısındaki belediye çöplüğünü karıştıran her yaştan çocuğun dayanılmaz görüntüsünü getirdi aklına.s.66 Kadın olmak tarih boyunca hep zor oldu. Ve zorluklarla hala mücadele devam ediyor. Özellikle Ortadoğu coğrafyasında kadın olmak çok daha zor. Venus Khoury Chata aslında bilmediğimiz bir şeyi anlatmıyor bize. Bildiğimiz bir şeyi, Ortadoğu'da var olan toplumsal cinsiyet eşitsizliğini şiirsel bir dille ve genellikle yüreğimize bir acı bırakarak anlatıyor. Ortadoğu'nun çorak bir köyünde üç çocuk sahibi ve kocası tarafından terkedilen Noor, tecavüze uğrar. Şeyh tarafından suçlu bulunarak recm cezasına çarptırılır. Ama hamile kalan Noor'un çocuğunu doğurması beklenir. Bu süreçte Amina isimli karakterimiz de Noor'un yanında yer alır. Amina çileli hayatını kabullenmiş, sevgi nedir bilmeyen acıyı normal gören bir diğer kadin karakterdir. İnsani yardım örgütünden bir Fransız kadin da recm cezasını araştırmak için bu çöl köyüne gelir. Fransız kadın kendi özel hayatındaki çalkantılardan kaçmak ve baska kadınlara yardım edebilmek için bu yolu seçmiştir. İşte bu noktada metin bizi Doğu Batı kavramlarını, kadın erkek ilişkilerini, çıkarlar icin dinin kullanılması gibi kavramları düşünmeye iter. Yoksulluk, cehalet, eşitsizlik, sapkın düşünceler kitaba iyice sızar. Bu düşünceler sızdikça okuyucuya da bir hüzün oluşur. En azından ben de böyle oldu. Metni okurken çok sinirlendim. Kitabın dili değişik, bazen şiirsel. Yazarın şair olmasının payı da bunda büyük .Afganlı yazarın Sabır Taşı kitabına da benzettim. Fark; ı burada acılar perdesiz bir şekilde anlatılmış. Okumak isteyenlere iyi okumalar .
Ortadoğu'da süren erkek egemenliği ve ezilen, zulüm gören kadın kitabın portresi. Oldukça can sıkıcı konular. Farklı ülke yazarlarını tanımak adına çıktığım bu yolculukta Yedi Taş kitabı beni mutlu etmedi.
"خوف" تلك القرية القاحلة التى لا زرع فيها سوي الجهل، فسكان تلك القرية البائسة يزرعون الجهل شهراً، ليحصدوا طوال السنة شراً .. "الخوف" تلك القرية التى تبحث فيها كل مرأة عن حريتها، ولكن بطريقتها المختلفة، فيقع الظلم على كل واحدة منهن، فتصبح إحداهن مُهددة بالرجم، والأخرى مُهددة بأن تبقى مسجونة بين جدران الجهل، وأخرى مُهددة بأن تظل بين براثن السحر والجن .. ولا أمل فى الفرار أبداً ..
سبعة حجارة للخاطئة من الأعمال التى تضاهي ببهاء أعمال لن تنساها البشرية أبداً، كـ "المسيح يصلب من جديد" بهية الأدب اليوناني لنيكوس كازانتزاكيس، حيث الحديث بصراحة عن الظلم ولا شئ غير الظلم، ويصاب القارئ بالذنب والحسرة تجاه كل شخصية داخل تلك القرية، سواء كانت هذه الشخصية فى جانب الخير، أم على جانب الشر .. فمن على جانب الخير يتلقون الظلم دائماً، ومن على جانب الشر يصبح مصيرهم أشر من شرار القوم ..
نور، نور على نور .. ذكرتنى ببهاء شخصياتها بالسيدة مريم العذراء .. يأتى أشخاص يغطيهم الدنس من رأسهم إلى أخمص القدم ليلقوا عليها باللوم، والدنس، وهم أبعد ما يكون عن الطُهر .. نور التى صبرت على جهل تلك القرية وظلت صامدة إلى أن أفلتت من براثن تلك القرية الظالم أهلها .. وخرجت بعيداً بطفلتها الصغيرة ..
رواية إنسانية بمختلف أوجه الإنسانية، تجسد مدى الظلم والجهل ودرجات الانحطاط الأخلاقي حينما يتم مزجه بالإيمان لتصبح هذه الصورة البشعة الوقحة هى الإيمان القويم، ومن يفعل غير ذلك يستحق الجزاء الجثيم .. سحقاً لـ "خوف" وسكان "خوف" أينما حلوا فى أوطاننا العربية ..
عندما بدأت القرأة ورأيت اسلوب الكاتبة ظننت انني على عتبة رواية مكتوبة بالأسلوب العربي الجميل، لكن للأسف كلما قلبت الصفحات وجدت انها رواية مسمومة، فالكاتبة ارادت صنع مأساة عن النساء، وهذا شيء جميل يظهر معاناة المرأة في مجتمعات بعيدة، لكن للأسف اتخذت هذا الموضوع ستارة لتهين الدين الإسلامي وتضع المغالطات والافتراءات، فكل ما ذكر هو كذب وتدليس، لا اريد الدخول وابطال الشبهات في التقييم ولكن كل ما ذكر هو سطحية اخذت من على الوش للدين وبلشت تحوله لمأساة كاذبة… وتبدأ بتلميع دين اخر وثقافات اخرى… فأردت البحث عن من هي الكاتبة وعندها فهمت لماذا تلمع وتفتري… هذا اسوأ كتاب قرأته في حياتي… والنجمة هي لطريقة الكتابة واللغة فحسب…
رواية مرهقة جدًا وفي نفس الوقت بديعة جدًا، ماتخيلتش إني ممكن أستمتع برواية عن البؤس بالشكل ده مش عارفة هل الرواية كُتبت بالفرنسية ولا بالعربية بالأساس، بس اللغة بديعة جدًا.
Welcome to my journey around the world through books, Today we are visiting country 66 Lebanon with the book Seven Stones by the author Venus Khoury-Ghata Please consider subscribing and hitting the notifications bell to continue my journey.
In a small unknown isolated village, in an unknown country, but I will call it Lebanon because that is where the author of this novel is from and that is the country of choice in my read the world challenge.
So what goes on in the mind of a woman who has been sentenced to death for adultery by stoning. She is having a hard time but at the same time she has accepted her fate. This novel is written in parts in the second person and parts in the third person, depending on who is the main character of the chapter, of which there are three; one is a nameless aid worker trying to escape from her past, another is Amina the friend of the sentanced woman, and the third, the woman sentenced to be stoned to death, Noor, this novel reminded me a little of The Patience Stone which I also found to be very hard hitting and difficult to swallow. You can watch that review here.
Each of the 3 main characters are very strong despite being in a male dominated world where women are often silent and accepting of their fate. It is a sad novel with a strong message, but does that give the right to aid workers from other countries to intervene and try to change another's future and their laws.
A well written book about a difficult subject, with strong female characters and a tough ending which was sad and difficult to read with harsh details in a harsh environment.
I give this book 4 stars. The next country we are visiting in my Read The World challenge is the USA.
İçinde, çok güçlü ve enteresan en az iki konu başlığı olmasına ve çok daha derinlikli bir roman olabilme potansiyeline rağmen, best-seller tarzında yazılmış ve ne yazık ki o harika konular ziyan edilmiş...
Vénus Khoury-Ghata är fransk-libanesiska, poet och författarinna. Hon är även en samhällskritiker av rang. Det är i den rollen hon skriver boken "Sju stenar till den otrogna hustrun".
Vi får följa tre kvinnor, starka på olika vis, men alla förtryckta av den mansdominerade omvärlden. Det är den ogifta kvinnan, som av den lilla byn ses som oren på grund av ett EJ stundande giftermål. Det är den franskfödda biståndsarbetaren, som tack vare en brusten relation, flyr till ett ej namngivit land någonstans i Orienten. Det är den otrogna hustrun, verkets titelroll, som på det centralt belägna bytorget skall stenas till döds.
Biståndsarbetaren hittar den otrogna hustrun, eller Noor, och tar det som sitt ansvar att få hennes dom uppriven. Detta trots att Noor mycket väl har försonats med sitt öde, ett öde som i den här delen av världen är norm.
Det fanns mycket i den här boken jag uppskattade. Som hur vackert och formrikt Khoury-Ghata skildrade hoppet hos den, av kultur och tradition, pressade människan. Hur tydligt och starkt kritiken mot ett föråldrat samhälle lyste. Men även den vagt bitande frågan huruvida de västerländska hjälparbetarna hjälper eller stjälper. En kan svagt ana ett förlöjligande av den europeiska mänsklighetsmentaliteten.
Dock håller inte boken helt och hållet. Vissa experimentella berättartekniker gör boken svårläst och omständlig. Dessutom kan jag känna att mycket i den arabisk-muslimska kulturen generaliseras. Men Khoury-Ghata lyckas ändå med sin mission, att belysa förtrycket mot kvinnor i Mellanöstern.
لازم أعترف اني كنت بممر بحالة عدم الرغبة في القراءة أو التركيز. شهر ونصف، مسكت فيهم 3 روايات، وقررت لازم اقاوم هذه الحالة. قفد كانت هذه الرواية "سبعة حجارة للخائطة" للكاتبة Vénus Khoury-Ghata.