1929'da Konya'da doğdu. Galatasaray Lisesi ve İstanbul Üniversitesi Gazetecilik Yüksek Okulu'ndan mezun oldu. Strasbourg Üniversitesi'de doktora yaptı. 1947'de gazeteciliğe başladı. Yurt dışında basın ataşeliklerinde, 1975 ve 1978-79'da Basın Yayın Genel Müdürlüğü'nde bulundu. Çeşitli üniversitelerde öğretim görevlisi olarak çalıştı. Tarih ve sosyal yapı konularında yayımlanmış 36 kitabı, yüze yakın bilimsel araştırma ve makalesi vardır.
Ana akım tezlere yakın sayılabilecek bir perspektife sahip bir tarihçinin kaleminden çıkabilecek en tutarlı, kapsamlı, daha da önemlisi oturaklı bir yapısal düzlem sunabilen bir kitap olmuş. Özellikle azınlıklara dair sorunlarda milliyetçiliğe fazla kapılsa da Abdülhamit iktidarının dönemin siyasal ve ekonomik yapısı içinde nereye oturduğunu ve bu yapının nasıl Hamit rejimini bir ölçüde zorunlu kıldığını, uluslararası bir perspektife ağırlık vererek aktarmış. Abdülhamit iktidarı hakkında Türkçe kaynaklar içerisinde en okunası ve değerli eser olarak gözüküyor
Sultan Abdülhamit´in hayatini ve dönemini tarafsiz anlatmaktadir. Tek sorun, Abdülhamitin hatiratlarindan anekdotlar kullanmasi. Genel olarak okunakli bir kitap.
II: Abdülhamit Osmanlı tarihinin en çok tartışılan padişahlarının başında geliyor dense yanlış olmaz. Kızıl Sultan ya da Uluğ Hakan söylemleri ne yazık ki tarihsel ve daha objektif bir bakış açısından çok ideolojik ve siyasi ezberlere dayanıyor.
Koloğlu kitabında II: Abdülhamit'ın tahta geçmesinden ölümüne kadar geçen süre zarfında, Osmanlı Devleti'nin en çalkantılı yıllarında, yaptıklarını ve yapmadıklarını elinden geldiğince belge ve kayıtlar ile anlatmaya çalışmış. Her ne kadar bu anlatım okumayı zorlaştırsa da ideolojik bir yazıdan bir tarih kitabına çıkartıyor eseri. Günahları ve sevapları ülkeyi yönetmeye çalışan padişahı yüceltmek ya da yermek yerine hatalarından ders almak doğrularından ise örnek almak günümüzde yapılması en gerekli davranışlar bir tanesi. Günümüzde kendi içimizde tartıştığımız pek çok konunun kökeni o yıllara dayanıyor.
II: Abdülhamit'in durumunu Koloğlu'nun şu ifadesi çok güzel anlatıyor; Kanuni olmak kolaydır, Abdülhamit olmaksa güçtür.