Jump to ratings and reviews
Rate this book

Pervaneler

Rate this book
"Yine ortadasın çırılçıplak. O da seninle birlikte. Teninizde dikilen bir sürü göz. Bir tür yanma duygusu. Çıplaklığın ne demek olduğunu ilk kez gerçekten kavrıyorsun. Destebaşı gömleği üzerinize geçiriyor. Sağ yenine senin kolun, sol yenine onunkisi. Bir yakadan çıkan başlarınız. Yanak yanağa, omuz omuza, ten tene. Bundan böyle sen ve o yok, siz varsınız. İki değil birsiniz. İki başlı, iki kollu, dört bacaklı bir yaratık, bir hilkat garibesi. Layhar kefeni sizi ömür boyu birbirinize bağladı."

104 pages, Paperback

First published September 1, 1998

1 person is currently reading
43 people want to read

About the author

Ali Teoman

20 books40 followers
Asıl adı Ali Tataroğlu'dur. İstanbul'da doğdu. Orta öğrenimini İstanbul Alman Lisesi’nde, yükseköğrenimini ise İTÜ Mimarlık Fakültesi, MSÜ Mimarlık Fakültesi ve Sorbonne Üniversitesi Plastik Sanatlar Fakültesi’nde tamamladı. Bir süre iş ve öğrenim nedeniyle yurtdışında bulunduktan sonra 1993'de İstanbul’a döndü ve yazmaya daha fazla zaman ayırmak için mimarlığı bırakarak çeşitli üniversitelerde İngilizce okutmanı olarak çalıştı. Bir süre sokak müzisyenliği yaptı.

1980'li yılların sonuna doğru öykü yazmaya başlayan Ali Teoman 1992 yılında, İnsansız Konağın İkonu isimli öyküsüyle, Milliyet Gazetesi'nin düzenlediği yarışmada ikincilik ödülü aldı. Ali Teoman'ın tam 16 yıl gizli kalmış bir sırrı, ortaya çıktığında edebiyat dünyasını çok şaşırtmıştı. 1991'de Haldun Taner Öykü Ödülü alan Gizli Kalmış Bir İstanbul Masalı isimli kitabın yazarı olarak Nurten Ay ödül almıştı. Ancak kitabın asıl yazarının Ali Teoman olduğu 2007 yılında ortaya çıktı. Ali Teoman bunun kendi isteğiyle düzenlenmiş bir oyun olduğunu belirterek şu açıklamayı yapmıştı: "Bu adi dolandırıcılık değil, yazınsal bir oyundur. Nurten Ay birkaç kez oyunu bırakmak istedi. Onu ikna ettim. Bunca yıl açık vermeden bana yardım ettiği için kendisine çok teşekkür ederim."

"Uykuda Çocuk Ölümleri" başta olmak üzere tüm yapıtları edebiyat çevrelerinde etki yaratmakla birlikte Ali Teoman çok satan bir yazar olmadı. Çok satan yazar olmak isteyip istemediği de tartışmalıdır. Ali Teoman, geçirdiği bir rahatsızlık sonucu 23 Mart 2011 sabahı hayata veda etmiştir.

Ratings & Reviews

What do you think?
Rate this book

Friends & Following

Create a free account to discover what your friends think of this book!

Community Reviews

5 stars
5 (20%)
4 stars
11 (44%)
3 stars
5 (20%)
2 stars
4 (16%)
1 star
0 (0%)
Displaying 1 - 3 of 3 reviews
Profile Image for Çağdaş T.
175 reviews287 followers
February 16, 2018
Ali Teoman'ı tariflemek için bir kitap okumak ya da buradan bir şeyler yazmak elbet yeterli olmayacaktır.

Türk öykücülüğünde benzerini hiç okumadım diyebilirim.
Özellikle kitaba adını veren Pervaneler öyküsüne bayıldım. Sakin kafayla yavaş yavaş okunmalı, ara sıra eski Türkçe kelimeler için sözlüğe başvurmalı bazen de öyküyü baştan okumalı. Sabırlı ve zoru seven okuyucu verdiği emeğin karşılığını alacaktır.

Umarım YKY, Horasan El Yazmaları'nı yakın zamanda yayınladığı gibi diğer kitapların da tekrar baskılarını yakın gelecekte yayınlar.
Profile Image for NAMIK SOMEL.
206 reviews115 followers
August 31, 2017
Bazı yazarlar vardır ki zamanla keşfedilir. Ali Teoman, sıra dışı kurguları, dil ustalığı ile tıpkı Oğuz Atay gibi ölümünden sonra keşfedilmeyi bekleyen sıra dışı bir yazar. Post modern edebiyatın en iyi örneklerini veren Ali Teoman, öykülerinde karakter çatışması, karakterlerin yer değiştirmesi gibi konulara odaklanmıştır . Bu yönleriyle kurguları Orhan Pamuk’ un Beyaz Kalesi ve Murat Gülsoy’ un Bu Kitabı Çalın kitapları ile paralellik gösteriyor.
Öykülerinde çoğunlukla Osmalıca sözcükleri kullanmayı tercih eden Ali Teoman gerçek bir dil ustası. Kullandığı metin dili İhsan Oktay Anar’ı anımsatıyor. Çok iyi bir okur olduğu belli olan yazar bunu öykülerinde de vurgulamaktan çekinmiyor.
Senin Melekûtun, Üç Kızkardeş, Edebiyatımızda Elim Bir Vaka adlı öyküleri özellikle çok beğendim.

Senin Melekûtun adlı öyküsünde “ Okuyunuz, kitap okuyunuz! Ne olduğu hiç mühim değil… Lakin yazınız, yeter ki yazınız, ne olura olsun yazınız muklaka yazınız.” diyor. Öykülerinde karakterlerle oynamayı çok seven yazar, bu öyküde de bir psikiyatri doktoru ile hastasının ve üçüncü bir kişinin ses kayıtlarının bir birine karışması ile oluşan karmaşanın karakterlere yansıması anlatılıyor.
Üç Kızkardeş adlı öykü de son derece ilginç. Telefondaki ses “ .. bana bir öykü anlatır mısınız? “ diye sorar anlatıcıya. Anlatıcı çok hoşlanmasa da bu teklifi kabul eder ve perde açılır. Üç perdelik bu oyunun her bölümünde baş roldeki adam üç kız kardeşten birine evlenme teklif eder. Öykü içinde bir oyun oyunun içinde de üç öykü vardır. Telefondaki ses içinde ölüm olmayan güzel bir öykü istemektedir. Ancak öykülerin hepsi dehşet vericidir. Öykü ya da oyun şu sözlerle biter. “ .. içinde ölüm olmayan öykülerin olması , içinde ölüm olmayan öykülerin de içlerinde ölüm olmaması anlamına gelmez. Kimi şeylerin yokluğu varlığından daha çok göze batar çünkü. Lekesiz beyazın siyahı çağrıştırması gibi tıpkı. “ İçinde ölüm olmayan bir öykü yaz bana.


Edebiyatımızda elim Bir Vaka adlı öyküde ise Servet-i Fünun devrinde yaşanan edebiyatımızdaki ilk intihal vakası anlatılmaktadır. Yazar Ferit Çelebi bir sabah gazetesini açtığında okuduğu tefrika romanın kendisinin yayına hazırladığı metinler olduğunu fark eder. Bilgiler aynen alınmış ancak ustaca farklı karakterlere bölüştürülmüştür. Adı gizli olan intihalcinin kim olduğunu uzun araştırmalardan sonra bulur. Bu kişi birlikte yaşadığı Füruze hanımdan başkası değildir. Hemen köşke gider . Füruze hanım köşkü terk etmiştir. Yüzlerce kağıt içerisinden kendi el yazmalarını hemen tanır. Ancak bu oyun hoşuna gitmiştir. Füruze hanımın yerine geçerek onun dilinden romanı yazmaya devem eder. İki karakter yer değiştirmiştir.
Profile Image for Deniz Ata.
281 reviews15 followers
February 25, 2024
Öyküleri okurken yazar ve öyküleri ile ilgili içimden geçen duygu sanki aynı şehirde yaşayıp farklı muhitin insanı olmak gibi .%80 oranında yabacı yazarları okuyorum belkide bundan da kaynaklı olabilir ,ahhh tamamiyle benim hatam da olabilir🤣 .
Bu kadar eski kelimeler kullanmak niye dedirtti . Google'dan tırım tırım aramadım kelimeleri ve anlamlarını .Demek beni dışlamış ben de kelimelerin ritmini takip ederim dedim.Özellikle bazi paragrafları yuksek sesle okunmalık . Napalım bir sonrakinde görüşürüz .
Displaying 1 - 3 of 3 reviews

Can't find what you're looking for?

Get help and learn more about the design.