Jump to ratings and reviews
Rate this book

Omurgasızlaştırılmış Türklük

Rate this book
"Kudreti geçmişindeki müktesebâtından kaynaklanıp da İslâm medeniyeti çerçevesinde serpilip yeşermiş Osmanlı Türk kimliğini taşıyan bir milletiz. Tarihî belirlenimimizi Ortaçağ Hırıstıyan ile Yeniçağ dindışı Batı Avrupa medeniyetlerinde asla bulmamış olan bir kültürüz. Doğal yolu izleyen, sağ ve sağlıklı kalır. Sonuçta, tarihî Osmanlı Türklüğünün doğal devamı olup Batı Avrupa câmiasında yer almayan çağımızın Türklüğü, tekrar manevî değerlere temellenmiş bir âdil iktisat nizâmı oluşturarak millî toplum (sosyal) devletini vucuda getirmek zorundadır. Devletin, millî olmasının anlamı, medeniyetin eğitim-öğretim, siyaset, iktisat ile askerlik cephelerinden giriştiği amansız saldırılara karşı koyma irâdesi ile istidâdını bulundurmasıdır.

208 pages, Paperback

First published December 1, 2010

1 person is currently reading
79 people want to read

About the author

Ş. Teoman Duralı

19 books38 followers
Doğum yeri ve tarihi: Kozlu (Zonguldak), 7 Şubat 1947.
İlköğrenim: Çatalağzı (Zonguldak) ve daha sonra Ankara.
Ortaöğrenim: TED Ankara Koleji.
Yükseköğrenim: İstanbul Üniversitesinde felsefe (klasik mantık, felsefe tarihi, bilgi ile bilim teorileri) ve biyoloji (hücre bilimi, klasik genetik, moleküler biyoloji, evrim, çevrebilim, insan fizyolojisi ile anatomisi, karşılaştırmalı hayvan fizyolojisi ile anatomisi).
Mezuniyet: İ.Ü. Felsefe Bölümü (1973).
Askerlik: 1976 Topçu Asteğmen (Polatlı).
Medenî hâl: Evli, bir oğul (Tıp Dr, evli, kız babası) ile kız babası (İTÜ Kimya talebesi).

Üniversitedeki görevler ile Akademik etkinlikler

1975 Mart: İstanbulÜniversitesi. Felsefe Bölümünde asistanlık.
1977 Mayıs: Felsefe doktoru (tez, biyoloji felsefesine dair).
1978: NATO bursuyla Pariste biyoteknoloji seminerlerine iştirâk (temmuz-eylül).
1982 Mayıs: Yardımcı Doçentlik.
1982 ekim: Doçent (Tez, yine biyoloji felsefesi üzerine).
1985: Penn State University (A.B.D.)de “Kant'ın A Priori Bilgi İstidâtı” konulu konferans verilmesi.
1988 Eylül: Profesörlük.
1992 – 1993: İSTAC Kuala Lumpur/ Malezya'da misâfir öğretim üyeliği.
1994: Viyana Üniversitesi Bilim Felsefesi Bölümünde Şubat – Haziran döneminde misâfir öğretim üyeliği.
1996: İstanbul Üniversitesi Araştırma Fonunun mâlî desteğiyle Orta Asya Türk Cumhuriyetlerinde Ekim – Kasım döneminde (Kazakistan, Kırgızistan, Özbekistan, Tacıkistan ile Türkmenistan) araştırma gezisi yapılması.
1995, 1997 ile 1999: ISTAC (Kuala Lumpur)da Haziran – Eylül döneminde misâfir öğretim üyeliği.
2002 Temmuz: Bulgaristan – Makedonya – Kosova gezisi.
2006 Mayıs: Pakistan gezisi.
2006 Haziran: Bosna gezisi; Berlin’de konuşma.

Ratings & Reviews

What do you think?
Rate this book

Friends & Following

Create a free account to discover what your friends think of this book!

Community Reviews

5 stars
14 (31%)
4 stars
16 (35%)
3 stars
10 (22%)
2 stars
4 (8%)
1 star
1 (2%)
Displaying 1 - 4 of 4 reviews
Profile Image for Esra Mercan.
51 reviews1 follower
September 6, 2018
Ortege y Gasset’in İspanyolların makus tarihini anlatımıyla Türklüğün halipürmelalini benzettiği için , kitaba adını Gasset’in Omurgasızlaştırılmış İspanya adlı kitabından esinlenerek vermiş hoca.
Kitap Kant’ın bir cümlesi ile başlıyor: “Bir millete , hayat iksiri ruhu ile dilinin onun elinden alınmasından, daha büyük zarar verilemez.” Kitabı özetleyen bir cümle aslında bu. Türklüğün tarihi ve bu tarihin felsefesi ile birlikte belirli bir soyu esas almayan ‘ülkü devleti’nden nasıl ulus devlete evrildiğimizi anlatıyor kitapta. Tarihten, dilden, kültürümüzü oluşturan değerlerden bahsederken her zamanki üslubuyla yine kavramlara yüklenerek düşünmemizi sağlıyor çünkü ona göre ‘İnsan, kavramla düşünür, o halde kavram hakikatin eşiğidir…’.
Kitabın başlarından; “İmdi dirimsel-türsel kalıtım ‘gen’ aracılığıyla olurken, toplumsal-milli miras ‘yazı’ yolundan gerçekleşir.Şu durumda ‘gen’i değiştirirseniz, beşerin türe dayalı bireysel bünyesini bozarsınız. ‘Yazı’yı başkalaştırırsanız, insanın bireysel ve /ya toplumsal varlığını dumura uğratırsınız. Tarihi-milli yazının iptali, toplumu oluşturan bireylerin maşeri(collectif) bunaması demektir. Bunamış birey ve/ya toplum, mevttir.Kişiyi bunattınız, cinayet; toplumun yahut milletin bunaltılmasıysa, kültürel-toplumsal soykırım. Türk milletinin encamını varın, sizler, hesaplayıp kararlaştırın.”
Ben en çok ‘Felsefe-Bilime Ramak Kalmışken’ bölümünden etkilendim. Felsefe ve bilimin kurucu unsuru , yürütücüsü, kılavuzu olarak gördüğü ‘ahlak düzeni’nden bahsettiği bölüm… Çok uzak olmadığımız düşünceleri felsefi zeminde anlatıyor, birkaç kez dönüp dönüp okutturuyor 
Sonuna da reçeteyi koymuş. Okumak isteyenlere…

Profile Image for Sema.
126 reviews1 follower
May 22, 2025

Bir kültürün varabileceği en üst orun, felsefileşmiş medeniyet seviyesidir.

Nereden başlamalıyım bu eseri anlatmaya? Okuduktan sonra kendi tarihime ve kültür bilincime dair bakış açımı değiştiren, Türk tarihine, diline ve sosyolojisine dair felsefi bir bakış açısı kazanmamı sağladı desem basitçe açıklamış olurum sanırım. Değindiği konuların hiçbirini muallakta bırakmama, her şeyi detaylıca ve hassas bir şekilde açıklama yaklaşımı var Duralı'nın. Ekler kısmı başlı başına ayrı bir kitap olabilecek titizlikte yazılmış. Kitap sohbet havasında ama ciddiyeti ve tenkiti hiç elden bırakmıyor. Tarih kitabı değil ancak verdiği tarihi bilgilere dair gösterdiği kaynaklar açısından oldukça besleyici. İlk kez Teoman Duralı'nın yazdığı bir kitabı okudum, üslubu ağır olur diye çekiniyordum ancak oldukça kolay anlaşılır bir dili var, sadece bilmediğim çok fazla kelime vardı onları da öğrenmiş oldum sayesinde...

Herkesin okuması gereken kitaplardan biri olduğunu düşünüyorum. Bu konuda aynı fikirde olmayanların bile eleştirel bakışa sahip olmaları açısından önemli.

Aslında 'hukuk devleti' denmesinin âlemi yoktur. Zirâ 'hukuk', haddizâtında 'devlet'in içlemindedir. 'Hukuksuz' devlet olmaz.

Karşı konulmaz cinsten açık çağrının açık bir biçime dönüştürülmüş hâline ülkü diyoruz.

Türklerin, imparatorluk devleti kurma uğruna savaşma irâdesi, Müslümanlaşmalarıyla mânâsını kazanmıştır.

Giderek, tam anlamıyla milletleşmiş toplum ancak, insanlığa hayat iksîri olacak üstün kültür başarılarını ortaya koyabilir.

Zirâ bilgelik, kişisel varoluştan sökülüp ayrılamaz. 'Zekilik' her ne denli olaylar ile insanların doğru değerlendirilmesi hüneri anlamına gelebilirse de, tamamıyla yarara yönelik olması, 'biigelik'le örtüşmesini önler.

İnsan ancak toplum hâlinde varolabilir. Toplum hâlinde varolabilen insanların birbirleriyle kurdukları her çeşit ilişki ahlâkı oluşturur.

İnsan sorunun iki aslî cephesi vardır: Ahlâk ile sanat. (...)

Kimilerinin son yirmi yılda diline pelesenk olmuş iddiası uyarınca, Türklerin yüzde altmışı ahmakmış. Bir millet yahut kavim, fıtraten, aptal olamaz. Böyle bir şeyi kanıtlar mahîyette aklı başında delîl yok. Günü çoktan geçmiş Kuzey kavmiyetci ırkçılığını çağrıştırır bir saçmalık.

Dil, düşünme ufkumuzdur.

Maneviyâtı çökmüş, özsaygısını yitirmiş kimsenin, değerlendirme ile anlam atfetme kâbiliyeti de kalmaz.

(...) O hâlde İslâmcılık, son derece yanlış ve kerîhtir. İslâmı ideolojileştiremezsiniz. (...)

Şu satırları kaleme almaktaki maksadımız, aradaki kin ile düşmanlığı tahrîk edip artırmak değil. Kader icâbı yan yana yaşamak zorundayız. Birbirimizi tanıyıp öğrenmeğe aynı derecede mecbûruz.(...)
Profile Image for monster.
1 review1 follower
November 22, 2024
Dili nefis, değindiği konular ilgi çekici, ancak yanlı yazılmış kitap. Teoman hoca samimi bir şekilde fikirlerini dökmüş. Tabii çekenin elinde kalacak konular, siyasal İslam'a bol malzeme, öte yandan Kemalizm ile ilgili onu dinselleştirme tespitleri de çuvaldızı biraz da kendine batırma gereğini hatırlatıyor. Çok kültürlü coğrafyalar, siyaset, yönetim biçimleri, yöntem, kimlik, ırk, dil ve din üzerine düşündürtüyor. Latin alfabesine geçiş, kadın-erkek toplumsal roller, kimimize göre demode ya da yanlı diyebiliriz. Ama tartışmaya ve düşünmeye sevk ediyor. Lafazanlık ve sırf haklılık uğruna kamplaşılacak konular değil bunlar. Aslında mesafe alıp, dairenin tam orta noktasından tüm bu fikirleri katılsak da katılmasak da izleyip okumak son derece tatminkar, hele de o muhteşem dil hakimiyeti! Elimden bırakamadım desem yeridir.
41 reviews
June 18, 2021
Neo-Osmanlı dış politikaların ve genel olarak 2009-2016 yılları arasında Türkiye'de uygulanan politikaların esin kaynaklarından birinin bu kitap olduğunu düşünüyorum.
Displaying 1 - 4 of 4 reviews

Can't find what you're looking for?

Get help and learn more about the design.