Eşyaların lisanını öğrenen bir kız çocuğu geziniyor evin içinde. Annesinin terliklerinden, köşedeki ceviz vitrinden, dantel örtülerden, koltuklardan,halılardan, duvarlardan gelen seslere kulak veriyor… Esra Kahya, kuşaktan kuşağa kadınları, annelerin kızlarından neler aldığını, çocukluk denen kuyunun insanı nasıl içine çektiğini, aşkın güzel bir şey olduğunu ve sahne gerisinde dönemleri, şehirleri anlatıyor. Tepsideki Melek, inceliklerle örülü bir aile tarihi romanı. Durup durup güldüren deli bir ağlama gibi.
Melekli tepsi ev halkından biri. Büyük büyük anneanneden mi ne kalmış. Kocakarı melek, hepimizden yaşlı. Uzak diyarlardan gelmiş. Yorgunluk nedir bilmez, her işe yetişir kanatlarıyla. Çay ikram eder, pirinç ayıklar, kahve sunar, mutfağın başköşesinde, musluğun borusuna yaslanıp oturur. Hepimizi izler oradan.
Eşyaların lisanını öğrenen bir kız çocuğu geziniyor evin içinde. Annesinin terliklerinden, köşedeki ceviz vitrinden, dantel örtülerden, koltuklardan, halılardan, duvarlardan gelen seslere kulak veriyor… Esra Kahya, kuşaktan kuşağa kadınları, annelerin kızlarından neler aldığını, çocukluk denen kuyunun insanı nasıl içine çektiğini, aşkın güzel bir şey olduğunu ve sahne gerisinde dönemleri, şehirleri anlatıyor. Tepsideki Melek, inceliklerle örülü bir aile tarihi romanı. Durup durup güldüren deli bir ağlama gibi.
Esra Kahya ne yazmayı seviyor diye sorsanız, bağsız, köksüz anne kız hikayeleri derim. Yine temelinde sevgisizlik olan bir hikayemiz var. Tüm kurgu bunun üzerine kurulu değil elbette ama kitaptan bana en çok kalan bu oldu. Ha, bir de aşk…
Çok oyuncaklı açılıyor kurgu. Eşyaların dilinden anlayan bir kız çocuğu çıkıyor karşımıza, Güliş. Sonra yavaş yavaş babasının, sürekli ağlayan annesinin ve iki kere anne dediği ananesinin sesleri doluyor zihnimize. Her biri kendi hikayesini anlatıyor; aşklarını, heveslerini, ideallerini, olmayışlarını ve bütün o karmaşık duygularını.
Ne diyebilirim ki… Bazen neşeli, çoğu zaman yaralı bir anlatı bu. Ben sevdim. Umarım Esra Kahya üretmeye, biz de onun hikayelerinin peşinden gitmeye devam ederiz.
Tepsideki Melek kitabından çok etkilendim. Özellikle Güliş'in büyük halinin yazdığı bölümler kalbime dokundu. Yazar, kuşaklar boyunca kadınların aşklarını, acılarını ve dayanıklılığını sade ama güçlü bir dille anlatmış. Aynı olayları farklı karakterlerin gözünden okumak başta biraz yorsa da, hikaye öyle güzel evriliyor ki kitap bitsin istemedim. Esra Kahya’nın sade diliyle bu kadar yoğun bir hissiyat yaratabilmesine hayran kaldım.