Çağla Ural is a Turkish-American author with internationally published works, widely recognized for her distinctive storytelling and compelling contributions to the historical fiction genre. Born and raised in Germany, she completed her primary education there before relocating to Istanbul. She earned both her Bachelor's degree in Business Administration and her Master’s degree in Banking from Marmara University. After a successful career in the financial sector, she moved to New York with her husband.
She is a member of the Women's Fiction Writer Association and Historical Novel Society. Ural currently resides in New Jersey, USA, where she continues to write and develop new literary projects.
Kitabı sesli olarak dinledim ve aynı gün içerisinde bitirdim. Uzun zamandır bu kadar sürükleyici ve güzel anlatımı olan bir romana denk gelmemiştim. İç içe geçmiş kesitler var, farklı karakterlerin gözünden bölüm bölüm anlatıyor ama bunu öyle yapıyor ki romanın akışkanlığı bozulmuyor. Malum her yazar bunu başaramıyor çünkü. Okuyucu duygusal bir bağ kuruyor okurken. Sonunda gözyaşlarıma hakim olamadım, bende kesinlikle güzel bir tat ve iz bıraktı.
"Aptal!" diye bağırdı aynadaki kendine. "Hak ettin bunu. Bir de psikolog olacaksın! Ama sen kendini bile kandırmayı başardın. Bir psikoloğu kandırdın. Tebrikler!" Telefonunun her sabah aynı saate kurulu alarmı çalınca saatine baktı. New York Üniversitesi'nde çocuk psikolojisi dersi veriyordu ve acele edip bir an önce çıkmazsa sabahki ilk dersine geç kalacaktı. // burayı görünce dedim ki aha çattık.
Turan?
Evet okuttu kendini, ama bi yerde çok sarmal bir hikaye kurulmaya çalışılmış, ora beni yordu.
aynen kanka herkes Zeynep’e aşık aynen kanka gay yakışıklı doktor Zeynep’in peşinde cimcime ;) diye geziyor. Yok o kimseyi getirmez he böyle yerlere, akrabalarını bile ;)) seni getirmiş ama hayırdır ;))) falan.
Zaten elbette ki zeynep gidip çocuğuna Şahika ismini verecekti yani tabii ki.
*ps örtmenimin önerisidir unutmayayım.
2.5’tan 3 yani.
This entire review has been hidden because of spoilers.
Mira’nın Kırmızı Defteri beni içine alan bir romandı merakla bitirdim. Şahika ve Turan’ın özenilesi turkulu aşk hikayelerinde yaşadıkları talihsizlikleri biraz abartılı bulduğumu belirtmeliyim. Genel olarak kitabı şöyle tarif edebilirim: Damağımda eski tarz bir türk filmi izlemişim gibi bir tat kaldı, çokça hüzünlü bir film.
Matruşka bebek gibi içiçe geçmiş, her kahramanın her biri farklı ama birbiriyle ilintili hikayeleri beni gerçekle masalsı duygulara sürükledi. Uzun zaman sonra ilk defa bir kitabı bu kadar merakla okudum.