Jump to ratings and reviews
Rate this book

Eşekarıları, Kadınlar Savaşı ve Diğer Oyunlar

Rate this book
Aristophanes (İ.Ö. 450 civarı-İ.Ö. 388 civarı): Yaşamı hakkında hemen hiç bir şey bilinmeyen, yazdığı kırk kadar oyundan günümüze ulaşan on bir tanesiyle kenti Atina'dan yola çıkarak, çağının tanıklığıyla komedya sanatının tüm inceliklerini buluşturabilmiş gerçek bir tiyatro atasıdır.

Nitekim, elinizdeki ciltte biraraya getirilen Eşekarıları, Kuşlar ve "Barış Oyunları" olarak da adlandırılan Barış, Kömürcüler ve Kadınlar Savaşı da yazarın, kendinden sonraki tüm çağların seyirci ve oyun yazarlarını neden etkilemeyi sürdürdüğünün en iyi kanıtlarıdır.

370 pages, Paperback

First published January 1, 426

6 people are currently reading
186 people want to read

About the author

Aristophanes

2,255 books746 followers
Aristophanes (Greek: Αριστοφάνης; c. 446 – c. 386 BC) was an Ancient Greek comic playwright from Athens and a poet of Old Attic Comedy. He wrote in total forty plays, of which eleven survive virtually complete today. These provide the most valuable examples of a genre of comic drama known as Old Comedy and are used to define it, along with fragments from dozens of lost plays by Aristophanes and his contemporaries.
Also known as "The Father of Comedy" and "the Prince of Ancient Comedy", Aristophanes has been said to recreate the life of ancient Athens more convincingly than any other author. His powers of ridicule were feared and acknowledged by influential contemporaries; Plato singled out Aristophanes' play The Clouds as slander that contributed to the trial and subsequent condemning to death of Socrates, although other satirical playwrights had also caricatured the philosopher.
Aristophanes' second play, The Babylonians (now lost), was denounced by Cleon as a slander against the Athenian polis. It is possible that the case was argued in court, but details of the trial are not recorded and Aristophanes caricatured Cleon mercilessly in his subsequent plays, especially The Knights, the first of many plays that he directed himself. "In my opinion," he says through that play's Chorus, "the author-director of comedies has the hardest job of all."

Ratings & Reviews

What do you think?
Rate this book

Friends & Following

Create a free account to discover what your friends think of this book!

Community Reviews

5 stars
41 (34%)
4 stars
59 (50%)
3 stars
16 (13%)
2 stars
2 (1%)
1 star
0 (0%)
Displaying 1 - 15 of 15 reviews
Profile Image for Hikmet.
38 reviews19 followers
May 14, 2021
Aristofanes düşünce ve ifade özgürlüğünü savunan bir şairdi. Kendisini halkı eğitmeye adamıştı. Gülünç ögeleri, alegoriyi, soyutlamayı ve groteski ustaca kullanırdı. Dionysos, Herakles, Euripides, Aiskhylos, Prometheus gibi ünlü isimleri sahneye taşıyarak halkın gözü önünde tartıştırırdı onları ve bunu yaparken de yergiyi, kelime oyunlarını, müstehcen şakaları, ironiyi ve mübalağaları eksik etmezdi. Adaletin, yurttaşlık hakkının ve hepsinden önemlisi barışın sözcüsüydü. Dönemin askeri kumandanı Kleon'a yaptığı bir misillemede, "Ben bir komedya yazarıyım, o hâlde duymak size ne kadar zor gelirse gelsin adaletten dem vuracağım." demişti.

Komedyadan bahis açmışken kökenine de inmek gerek. Yunanistan'da, şarap tanrısı Dyonisos onuruna kutlanan geleneksel festivallerde doğuyor komedya. Geniş tabiriyle içkili eğlence, âlem gibi anlamlara gelen "comos" ve şarkı anlamına gelen "oide" sözcüklerinden türemiş. Aristofanes'ten günümüze kalan on bir oyunla biliniyor ama kökeninin çok daha eskilere gittiği düşünülüyor. Birçok Yunan filozofa göre bayağı ve trajediye kıyasla aşağı görülüyor. Hatta Platon tiyatroya karşı olmasına rağmen trajedinin kimi zaman halkı eğitmek ve aydınlatmak için kullanılabileceğini, komedyanınsa faydasız, absürt ve akıl dışı bir uğraş olduğunu söylüyor. Buna karşı Aristofanes ise "komedyanın yalnızca eğlence için olmadığını, aynı zamanda toplumun beğenisini yeniden eğittiğini (ki burada 'sakat bir organı yeniden çalışmaya alıştırmak' anlamına gelen bir fiil kullanıyor), politik ahlakın eğiticisi olduğunu" söylüyor.

Kömürcüler ve Barış oyunları dışındaki oyunları okuduğum bu kitapta benim ele almak istediğim oyun Kadınlar Savaşı ya da nam-ı diğer Lysistrata. Tabii önce Antik Yunan'da kadının toplumdaki yerine bakmamız lazım. Antik Yunan toplumunda kadın-erkek rollerinin kesin çizgilerle belirlendiğini kolaylıkla söyleyebiliriz. Yönetim yapısı demokratik bir düzen üzerine kurulu olsa da bu demokrasi bizim bugün anladığımız demokrasi gibi değil (belki bugünün ileri demokrasisi gibi). Antik Yunan demokrasisine göre tüm yurttaşların yönetimde söz hakkı vardı lakin köleler, kadınlar ve çocuklar bazı istisnai durumlar haricinde yurttaş olarak görülmediği için bu demokrasi erkeklere tanınmış bir demokrasiydi. Yani toplumsal türdeşliği sağlayan bir yapıdan söz edilemezdi. Diğer antik medeniyetlerin aksine Yunan kadınlarının genellikle ne bir statüsü ne de bir yüksek makamı vardı. Hatta Perikles bir söyleşide şöyle demiştir: "Kadınlar ne kadar görünmez olursa herkes için o kadar iyi." Bir erkek yalnızca soyunu devam ettirecek, aile kültünü sürdürecek, mirası taşıyacak çocuklara sahip olmak için evlenebilirdi. Kadınlar kent yaşamından hariç tutulmuş, evin içine hapsedilmişti. Mesela olimpiyatlara yalnızca erkekler katılabilirdi. Hatta bazen kadınlar yalnızca olimpiyatlara değil, tapınaklara da kabul edilmezdi.

İşte böyle bir dönemde yazıldı Lysistrata. Ben bu oyunu feminist literatürün atası olarak görüyorum, her ne kadar tiyatro hocam benimle aynı fikri paylaşmasa da.

Ve gelirsek Lysistrata'ya... Bu oyunda cephedeki kocalarından, babalarından, çocuklarından uzak kalmaktan, savaşın bitmek bilmezliğinden bıkan kadınların isyanı anlatılır. Kocaları barış imzalamadıkça tabiri caizse bir seks grevine giderler, kamu hazinesine ve devlet yönetimine el koyarlar.

Oyunun daha ilk sahnelerinde, sayfa 316'da iki kadın, Kleonike ve Lysistrata konuşmaktadır ve kendileri hakkında söyledikleri şu sözler kadınların toplumsal rolünün de bir yansımasıdır:
LYSISTRATA. "....bir iş için toplanalım, konuşalım dedik, hem şöyle böyle bir iş de değil; uykularına kıyıp gelemiyorlar."
KLEONİKE. "Sabret şekerim, gelirler. Kadın kısmının evden çıkması kolay mı? Kimi kocasına bakacak, kimi çocuğunu yatıracak, yıkayacak, yedirecek."

Sayfa 341'de Lysistrata ile Probulos arasındaki diyalog ise sanki Arsitofanes'in ve dönemin kadınlarının sesidir. Sanki Aristofanes, Lysistrata karakteriyle kendi fikirlerini aktarır bize. Ve bana hep şöyle gelmiştir: Tıpkı Moliere'in kendi yazdığı oyunlarda yine kendisinin de oynaması gibi, eğer ufak bir oyunculuk yeteneği varsa, ki o zamanlar oyunculuk tekniklerinin de gelişmediğini düşünürsek çok gerekmemiştir, Aristofanes de kendi oyunlarında yer almış olabilir ve bu oyunda yer aldıysa Lysistrata karakterini canlandırmıştır. Ufak bir not: O zamanlar kadın karakterleri de erkekler canlandırıyordu.

PROBULOS. "Peki, siz ne yapacaksınız da bu memleketteki bunca kargaşalığın önüne geçeceksiniz?"
LYSISTRATA. "O kadar kolay ki!"
PROBULOS. "Ama nasıl? Söyle bakalım."
LYSISTRATA. "Yünü nasıl işlersek öyle. Yumak karıştı mı, ne yaparız, bir o yana çekeriz, bir bu yana çekeriz, hemen düzelir. Savaşın da hakkından geliriz. Bırakırsanız bir oraya elçi, bir buraya elçi, düğümü çözeriz."
PROBULOS. "Ya, demek bulduğunuz çare bu! Sizin yününüz yumağınızla her şey düzelecek ha? Ne akıl ne akıl!"
LYSISTRATA. "Elbette, sizde de biraz akıl olsaydı, her işinizi düzeltirken bizim yünümüzden yumağımızdan örnek alırdınız."
PROBULOS. "Ya? Nasıl bakalım?"
LYSISTRATA. "Şöyle: Önce ham yün ne yapılır, bir güzel yıkanır, sonra yalağın üstüne serilir, tokmaklarla dövülüp kabası ayıklanır. Atina'nın da tıpkı onun gibi kirini pasını, kötüsünü kabasını def etmeli, mevki sahibi olacağız diye birbirine girip kördüğüm olanları tarakla ayırmalı, birer birer kafalarını koparmalı, geriye kalan iyileri toptan bir sepete doldurmalı, azınlık çoğunluk, yerli yabancı demeden hepsini bir araya koymalı. Bu memleketten göçmüş, başka şehirlere yerleşmiş insanları da öteye beriye saçılmış yün parçaları gibi toplamalı, onların ipliğini de bizimkilere katıp kocaman bir yumak hazırlamalı, sonra da bu yumakla halkın hırkasını örmeli."

Son olarak da oyundaki bir detaya ilgi çekmek istiyorum. Komedyalarda alışık olduğumuz üzere bu oyunda da koroya yer verilmiş. Lakin bu sefer iki koro söz konusu: Erkekler korosu ve kadınlar korosu. Erkek korobaşının isminden bahsedilmezken, kadın korobaşının bir ismi vardır: Stratyllis. Aristofanes kadın korobaşını, kadınları da kayda değer bir konuma yerleştirmek için bilerek bireyleştirmiş gibidir.

Edit: Eklemeyi unuttum, oyunun sinemaya uyarlamaları da var. Bizde 1983 yapımı Şalvar Davası filmiyle uyarlandı, diğeriyse Lübnanlı yönetmen Nadine Labaki'nin Et maintenant on va où? (Peki Şimdi Nereye?) filmi. İkisini de beğenmiştim. Başka uyarlamalar var mı bilmiyorum.
Profile Image for Renin.
105 reviews62 followers
February 13, 2020
Hiç aklımda yokken, sırf Elias Canetti yüzünden okudum bu kitabı.

Elias Canetti, 1921-1924 yılları arası Frankfurt’ta yaşarken pek çok miting ve toplantıya katılıyor, sokak tartışmalarını takip ediyor. Almanya o dönemde çok zor koşullar altında, enflasyon, işsizlik, vs.. Canetti içinde bulunduğu karmakarışık olayların Aristophanes komedilerindeki dünyaya çok benzediğini düşünüyor ve Frankfurt yıllarını “Aristophanesçi çıraklık dönemi” olarak betimliyor. Şöyle diyor: “O sıralarda Aristophanes’i okuyordum ve komedilerinin her birinin şaşırtıcı bir temel fikrin etrafında dönmesi, bu anlamda çok güçlü ve tutarlı olması bana çok çarpıcı gelmişti. (...) Çevremden algıladığım şeylerle bu oyunlar arasındaki benzerliği görmemek için kör olmam gerekirdi. Burada da herşey tek bir temel koşuldan, paranın hızla değer yitirişinden kaynaklanıyordu. Esin falan değildi bu, gerçeklikti; bu yüzden de gülünç değildi, korkunçtu. Ama bütünlüğü olan bir yapı olarak, insan öyle görmeye çabalarsa, bu komedilerden birini andırıyordu. Hatta denilebilir ki, Aristophanes’in bakışının acımasızlığı, binlerce küçük parçaya ayrılmakta olan bir dünyayı bir arada tutmanın tek imkanını sunmaktaydı.”

Milattan önceden beri har har aynı dertlerle uğraşıyoruz anacığım, nasıl olacak bu iş?
Profile Image for Alp Turgut.
430 reviews141 followers
May 19, 2018
Tragedya türünde Aeschylus, Sophocles ve Euripides nasıl önemliyse komedya türünde o kadar önemli bir isim olan M.Ö. 400'lü yıllarda yaşamış olan Aristophanes'in geriye kalan 11 oyunun 5'ini içinde barındıran "Eşekarıları, Kadınlar Savaşı ve Diğer Oyunlar", yazarın barışa olan özlemini dile getirmek için kullandığı eleştirel mizahını harika bir şekilde okuyucuya sunmayı başarıyor. İçinde sırasıyla "The Wasps / Eşekarıları", "Birds / Kuşlar", "The Acharnians / Kömürcüler", "Peace / Barış" ve "Lysistrata / Kadınlar Savaşı" oyunlarını okuma şansı bulduğumuz eserde komedi türünün ilk örneklerini okumak gerçekten harika. "Karagöz ile Hacivat" başta olmak üzere bir sürü komedi türüne ilham vermiş Aristophanes'in şiirlerindeki lirizm ile eleştirinin harika uyumu ilgiyi hak ediyor.

09.12.2014
İstanbul, Türkiye

Alp Turgut

http://www.filmdoktoru.com/kitap-labo...
Profile Image for Baris Ozyurt.
926 reviews31 followers
October 22, 2025
“ÇOCUKLAR
Ne yoldan çıkıyorsun bu yolculuğa?
Seni bir gemi mi götürecek?

TRYGAİOS
Gemiye binmem, kanatlı bir atım var.

ÇOCUKLAR
Hiç olur mu, a baba, koşum takılır mı osurgana
Tanrılara gitmek için?

TRYGAİOS
Neden takılmasın? Ezop diyor ki kanatlılardan
Yalnız osurgan ulaşırmış tanrılara.

ÇOCUKLAR
Masal o, inanmam,
Pis kokulu bir böcek nasıl ulaşır tanrılara?

TRYGAİOS
Ulaşmış işte, kartala inat, ulaşmış vaktiyle,
Kuşa meydan okuyup yumurtalarını da atmış aşağıya.

ÇOCUKLAR
Bir kanatlı at koşmalıydın
Tanrılara daha trajik görünmek için.

TRYGAİOS
İyi ama, çift yemek isterdi o zaman,
Oysa şimdi kendi yediğim
Bu hayvanı da doyuruyor.”(s.254)
Profile Image for Kadir Kılıç.
389 reviews19 followers
January 26, 2020
Eşekarıları, Kadınlar Savaşı ve Diğer Oyunlar kitabını okudum. Bu kitapta Aristophanes'in günümüze ulaşan 11 oyunundan 5 tanesi yer alıyor.

İlk oyun olan "Eşekarıları"nda, yazar Atina'nın bozuk adalet sistemini eleştiriyor. 2. oyun olan "Kuşlar"da, Atina'nın vergilerinden ve bozuk adalet sisteminden kaçan iki Atinalı'nın kurduğu ütopik devlet anlatılıyor. Son üç oyun ise savaş karşıtı birisi olan yazarın, Atinalılar ve Spartalılar arasında barış yapılsın diye yazdığı oyunlardır. 3. oyun olan "Kömürcüler"de yazar barışın faydalarını göstererek barışı tesis etmeye çalışırken, 4. oyun olan "Barış"da tanrıları ve dini kullanarak halkını barışa ikna etmeye çalışır. Son oyun olan "Lysistrata (Kadınlar Savaşı)"da ise erkekleri barışa ikna edemeyeceğine kanaat getiren yazarın barışı sağlamanın tek yolunun kadınlardan geçtiğini düşünür ve kadınlara yapmaları gerekenleri anlatır.
Profile Image for Mert.
Author 15 books84 followers
September 16, 2021
Puanım 5/5 (%92/100)

Aristophanes'in 11 tane oyunu günümüze ulaşmış ve bildiğim kadarıyla bunların 7 tanesi çevrildi. Bu kitapta toplam 5 oyun var (Eşekarıları, Kuşlar, Kömürcüler, Barış ve Kadınlar Savaşı). Onlar dışında Kadın Mebuslar ve Ploutos (Servet) de İş Bankası tarafından çevrildi. Devamının da geleceğini düşünüyorum çünkü başka yayınlardan eski çeviriler var.

Kitabı genel olarak çok beğendim. Aristophanes sevdiğim Antik Yunan yazarlardan, özellikle komedya alanında onun yanına yaklaşacak kişi sayısı azdır. 7 oyununu tamamen okumuş ve diğer 4 tanesinin de ne anlattığını bilen birisi olarak Ploutos'un bendeki yeri ayrı. Onun dışında Lysistrata (Kadınlar Savaşı) da çok severim. Çok zekice yazılmış diyaloglar var, karakterler gerçekten komik ve absürtlüklerine rağmen günümüzde bile karşımıza çıkacağımız insanlar gibi davranıyorlar. İşlediği konular da aslında günümüzde problematik olarak konular için güzel. Şimdi bu kitaptaki oyunlardan kısa kısa bahsedeceğim.

1-Eşekarıları
Atina'nın yargı sistemi ve ünlü general Kleon ile dalga geçtiği çok eğlenceli bir oyundu. Ana karakterlerin isimlerinin de Kleon Dostu ve Kleon Düşmanı olması da güzel bir detay. Kitaptaki en beğendiğim oyunlardan oldu.

2-Kuşlar
Fantastik elementler de taşıyan bir oyun. Pisthetairos (Arkadaşına Güvenen) ve Euelpides (Umutlu) karakterleri ön planda. Kuşlarla anlaşma yapıp onları tekrar tanrı statüsüne ulaştırmayı hedefleyen bu karakterler üzerinden gidiyor. Göndermeler çok iyiydi.

3-Kömürcüler
Kleon gibi politikacılara göz yummadığını gösteren Aristophanes'in aşırı absürt ve etkileyici oyunu. Dikaipolis adlı karakter üzerinden gidiyor Peloponez Savaşı'na da bol bol göndermeler yapıyor. Euripides'i karakter olarak da görmek güzeldi.

4-Barış
Trygaios üzerinden geçen ve yine Peloponez Savaşı ile ilgili bir oyun. Kleon'a laf çarpmayı da unutmuyor Aristophanes. Sonu herkes için olmasa da mutlu diyebiliriz. Savaş ve barış, zengin ve fakir gibi ikilemelerin de olduğu yine absürt bir komedi.

5-Kadınlar Savaşı
Önceden İngilizce olarak okumama rağmen kitapta yine favorim olan oyun. Ataerkil topluma karşı yazılmış oldukça yenilikçi, feminist, absürt ve Aristophanes'in diğer oyunlarına göre farklı özellikler taşıyan muazzam bir oyun. Lysistrata adlı kadının ataerkil topluma kadınları toplayarak baş kaldırmasını konu alıyor.
Profile Image for İlkim.
1,472 reviews11 followers
April 22, 2018
Eşekarıları - 4*
Kuşlar - 3*
Kömürcüler - 3*
Barış - 3*
Kadınlar Savaşı - 4*

Komedinin içine göndermeleri çok iyi yerleştirmiş, orası kesin.
Profile Image for Uğur Demirelce.
51 reviews5 followers
February 18, 2019
Kitabın çevirisini harika bir Türkçe ile Sebahattin Eyüboğlu ile birlikte yapan Azra Erhat'ın önsözünün bir kısmını buraya almak istiyorum. "Özgürlüğü bayrak edinen demokrasilerin hiçbiri, eski Atina komedyasındaki eleştiri ve taşlamaların en hafifine bile göz yumacak kadar hür ve geniş görüşlü değildir. Aristophanes'in, her kurumu, her insanı hedef tutan taşlaması zamanımızda düşünülemez bile." Barışa olan özlemin antik dönemlerde de nasıl önemli olduğunu hissetmek, ilk komedya örneklerini okumak çok güzel bir deneyim.
Profile Image for Merve Sarıoğlu.
245 reviews13 followers
October 27, 2022
Tragedya ve destan ağırlıklı Antik Yunan Edebiyatının az sayıdaki komedyasının çoğunu Aristophanes komedyaları oluşturmakta. Bu kitap içerisinde bulunan Eşekarıları, Kuşlar, Kömürcüler, Barış ve Kadınlar Savaşı komedyalarının hepsinin ortak özelliği Aristophanes’in barış özleminin ve halka yaptığı barış çağrısının harika birer örneği olmaları. Bu beş oyunda da halkın gözünü açmak, barışın gerekliliği konusunda
onları uyandırmak için nasıl çabaladığını çok net bir şekilde görebiliyoruz. Ben oyunların hepsini ayrı ayrı çok sevdim ama özellikle Kuşlar ve Kömürcüler’i bir başka sevdim.
Profile Image for Saynur Çetinkaya.
27 reviews
May 4, 2025
Antik Yunan edebiyatının en bilinen ve komedya yazarlarından Aristophanes’in günümüze ulaşmış oyunlarından derlenen bir eser. Oyunlarında dönemin liderlerini ve sistemi eleştirmekten geri durmaz. Ayrıca argo ve cinsel içerikli şakalarıyla yaptığı göndermelerden anlıyoruz ki ülkemizin mizah anlayışıyla da uyan bir dili var.
Profile Image for Kutşın Sancaklı.
76 reviews20 followers
April 13, 2016
'-Bana öğüt değil, kanat lazım.
-Ben de sana akıllıca söz etmekle
Kanat takmış oluyorum kafana..'
Kuşlar'dan..
Profile Image for Fatma Burçak.
Author 17 books42 followers
February 21, 2018
Sabahattin Eyüboğlu ve Azra Erhat'ın yetkin çevirileriyle Aristophanes'in komedyaları... Konular güncelliğinden pek de bir şey kaybetmemiş.
Displaying 1 - 15 of 15 reviews

Can't find what you're looking for?

Get help and learn more about the design.