Felsefi gelişime yalnızca düşüncesiyle değil, yaptığı çeviriler ve bulduğu kavramsal karşılıklarla da önemli katkılar sağlamış, Antik Yunan ve Roma arasında köprüler kurmuş olan Cicero, Ölüme Övgü'de, Antik çağdaki Yunan felsefesinin Stoacı ve Epikürist ölüm algısına karşın, daha çok tek tanrıcılık mistisizmine yakın duran Yeni Akademi felsefesini ortaya koyarken sergilediği düşünme yöntemiyle oldukça keyifli bir okuma vaat ediyor. Eflatun ve Sokrates arasında geçen diyaloglardaki gibi bir üslupla kaleme alınmış, karşılıklı konuşmalarla düşünceyi geliştirmeyi hedefleyen Ölüme Övgü, bugün unutturulmaya çalışılan felsefenin, hayata tutunabilmek için ne kadar elzem bir faaliyet olduğunun kanıtı gibi.
Hayatın yatay akış mantığını kavramanın yolu, Ölüme diklemesine bakmaktan geçiyor. Bunu gözünü kırpmadan yapıyor Cicero: Dünden de yakın bir tarihte kaleme alınmış kadar diri, uyarıcı, ufuk açıcı bir rehber...
Born 3 January 106 BC, Arpinum, Italy Died 7 December 43 BC (aged 63), Formia, Italy
Marcus Tullius Cicero was a Roman philosopher, statesman, lawyer, political theorist, and Roman constitutionalist. Cicero is widely considered one of Rome's greatest orators and prose stylists.
Note: All editions should have Marcus Tullius Cicero as primary author. Editions with another name on the cover should have that name added as secondary author.
Cicero'nun yine Platon gibi diyaloglarla kaleme aldığı "Tusculan Disputations I: On the Contempt of Death / Ölüme Övgü", Platon'un "Phaidon" eserinin izinden giderek ölüm ve ruh kavramlarını tartışıyor. Buna rağmen "Phaidon"un hem edebi hem de felsefi değerinin yanına yaklaşamayan kitabın açıkçası okuduğum en zaman aşımına uğramış felsefe eseri olduğunu söyleyebilirim. Cicero tarafından sunulan teori ve önerilerin kendisinden çok önce yaşamış Platon tarafından çoktan tartışılmış ve geliştirilmiş olduğunu okuyan herkesin bu kitaptan pek etkileneceğini düşünmüyorum. Buna ek olarak Sel Yayıncılık tarafından basılan eserde yazım yanlışlarına rastlamak da mümkün. "Tusculan Disputations" belki bütün eser olarak değer taşıyor olabilir ama ilk bölümün tek başına pek başarılı olduğunu söyleyemeyeceğim.
Buyuk politikaci ve retorik ustasi Cicero, olume hep yanilgiya dustugumuz canli acisindan degil de olunun acisindan yaklasarak, olumun sanildigi gibi korkulacak bir durum olmadigini eski Yunan ve Roma'dan orneklerle akici bir bicimde anlatmis.
Cicero'nun bu kitabini epeydir merak ediyordum. Bir cuma gunu baslayip haftasonu bitirdim. Kendimi sanki ciceronun evinde kampa girmis gibi hissettim :)
Demokritos'u bir yana atip kabul etmemekte ne kadar hizli Cicero!
Ne olursa olsun; ruhun, olumden sonra yukselip yildizlara ulasip yerini yurdunu bulacagi, orada yildizlarin besinleriyle beslenip sonsuza dek yasacagi dusuncesi, kabul edelim, siirsel ve belki de arzu edilir bir sey geliyor kulaga... Yildiz tozuyduk, yildizlara donecegiz yeniden..._
(Bir de gordugum kadariyla online Latince metinlerde kitap basliklari yok. Ingilizceye "On the contempt of death" diye bir baslik uygun gormusler. "Olume Ovgu" bence, albenisine ve pek de yanlis olmamasina ragmen, biraz asiri kaciyor. Ben olsam biraz daha muhafazakar, kolayci, "olum hakkinda", "olum uzerine" gibi daha ortayolcu bir baslik tercih ederdim.)
Olumu sorgulayan Cicero bu kitabinda olumun neden korkuldugu gibi kotu bir sey olmadigini nedenliyor, bunu da bir diyalog seklinde sunuyor. Bazi degisik fikirler ve bakis acilari sunmakta kitabinda, kisa bir kitap oldugu icin de okunabilir.