What do you think?


Yüzler
"A. D.: Ne çok insan yüzü gördük bir ömür boyu, bre Yaşar! Ne çok, çeşit çeşit insan gördük. Y. K.: Çukurova'dan başlayarak ne çok insan! Çukurova her zaman bir Babil Kulesi'ydi. Oraya Toroslar'dan, Orta Anadolu'dan, Mezopotamya'dan, Doğu Anadolu'dan ne çok insan geliyordu... Kale Kapısı'nı, Yeni İstasyon'un önündeki alanı, tarlaları, Akdeniz Kıyılarını anımsıyor musunuz? Uzatmaya gerek yok..."
Abidin Dino ile Yaşar Kemal'i, sanat tarihimizin 2 büyük ismini yüzlerle buluşturan uzun bir söyleşi. Özel tasarımı ve Abidin Dino'nun desenleriyle...
Abidin Dino ile Yaşar Kemal'i, sanat tarihimizin 2 büyük ismini yüzlerle buluşturan uzun bir söyleşi. Özel tasarımı ve Abidin Dino'nun desenleriyle...
- GenresTurkishNonfiction
80 pages, Paperback
First published January 1, 1992
About the author
Abidin Dino
49 books14 followers1913 yılında İstanbul'da doğdu. Çocukluğu İsviçre ve Fransa'da geçti. Robert Kolej'de eğitim görürken, sanata duyduğu ilgi nedeniyle ortaöğrenimini yarıda bırakarak resim, karikatür ve edebiyatla uğraşmaya başladı. Dino'nun ilk karikatür ve desenleri 1930'lu yıllarda Yarın gazetesinde, ilk yazıları Artist dergisinde yayımlandı. 1933 yılında sanatçı arkadaşlarıyla birlikte D Grubu'nu oluşturdu, 1934'te Atatürk'ün isteğiyle sinema öğrenimi görmek üzere Rusya'ya gitti. 1930'lu yılların son yarısında Londra ve Paris'e giden Abidin Dino, Gertrude Stein, Tristan Tzara ve Pablo Picasso gibi zamanın önde gelen sanatçılarıyla dostluklar kurdu. 1938 yılında Türkiye'ye dönen sanatçı, arkadaşlarıyla birlikte bu kez Liman (Yeniler) Grubu'nu oluşturdu. Dino bu dönemde çeşitli dergilerde yayımlanan yazı ve desenleriyle yeni bir gerçeklik kavramı üzerinde duruyordu. 1940'lı yılların başında İstanbul Sıkıyönetim Komutanlığı'nca Adana'ya sürgüne gönderilen Dino, 1950'li yılların başında Paris'e gitti ve yaşamını orada sürdürdü. Resimleri, dünyanın dört bir yanında resmi ve özel koleksiyonlarda bulunan ünlü sanatçı, aralarında Pertev Naili Boratav'ın Türk Masalları, Nâzım Hikmet'in Kuvayi Milliye ve Yaşar Kemal'in Deniz Küstü gibi yapıtlarının da bulunduğu kitapları resimledi. Abidin Dino, 1993 yılında Paris'te öldü. Ölümünden sonra, Kısa Hayat Öyküsü, Kel ve Verese adlı oyunları; Eller, Pera Palas, Sinan adlı anlatıları ile 1938-1993 yılları arasında yazdığı yazıları Kültür, Sanat ve Politika Üstüne Yazılar başlığıyla yayımlandı.
Ratings & Reviews
Friends & Following
Create a free account to discover what your friends think of this book!
Community Reviews
Displaying 1 - 10 of 10 reviews
October 2, 2019
90 larda iki ustanın yaptığı bence çookkk uzun bir sohbetten yine bence damakta kalan çokk kısa bir tadımlık
September 9, 2021
tatlı tatlı önümde sohbet ediyorlar, ben de ağzım açık hayran hayran dinliyorum gibi bir kitap. 💜
May 1, 2025
Abidin Dino'nun desenleriyle iki düşünürün yüzler üzerine faslına tanık oluyoruz. Çok iyi düşünülmüş bir eser olduğunu söyleyebilirim.
January 21, 2018
Savrun kıyılarında su bekçiliği yaparken ilginç şeyler görmüştüm. O sıralar size gelip demiştim ki, "Toroslardan ovaya yirmiden fazla su akıyor, hiçbir tanesi de öbürüne benzemiyor." Birkaç yıl sonra, Savrun Çayı'yla içli dışlı olunca anlamıştım. Bundan sonra da tekmil doğaya bakmasını yavaş yavaş öğrendim. Hiçbir çiçek, aynı dalda da olsa, hiçbir yaprak, aynı ağaçta da olsa, hiçbir kök, aynı toprakta da olsa, hiçbir çimen, hiçbir pınar, hiçbir ağaç, çalı, hiçbir yüz... doğanın hiçbir ayrıntısı birbirine benzemiyor. Bir de siz bana demiştiniz ki —şaka mı ettiniz, ciddi miydiniz?— "Üç bin tane yeşil var." Ben şaşırıp kalmış, pek inanmamıştım. Ne olursa olsun, sonsuz teşil, sonsuz mavi, sonsuz sarı, hem de ne kadar sarı... sarının sonsuzluğunu ikimiz de çok iyi bilebiliriz; çünkü Çukurova'yı yaşadık.
*
Durmadan usanmadan insan yüzlerine bakabilseydik, bakmayı öğrenseydik, doğaya, evrene, insana kendimize karşı bu kadar sevgisiz kalabilir miydik? Hiroşima'da bütün yüzler silindi birdenbire, toptan... Ya bugün olan bitenler, insan kıyımları... Bir karanlıktan gelip başka bir karanlığa bir daha gelmemek üzere gidiyoruz. Bu gelecek karanlığın acısını, kendimizi bildik bileli çekiyoruz. Bu korkunç acıya nasıl dayanıyoruz? Her şeye karşın, alabildiğinde güzel bir dünyadan, var olan güzel insanlardan vazgeçmeme sevinci... İyi ki bu dünyaya geldik. Azıcık da olsa yaşama sevincini tattık ya, gittiğimiz yerden gelmeyeceğimizi bilsek de bu sevinci, bu sevgiyi tattık ya...
*
Nâzım Hikmet'i benimle siz tanıştırdınız, sizin çok eski ve çok yakın bir arkadaşınızdı. Ben onu Paris'te tanıdığımda altmışını geçmişti. Her davranışıyla yaman bir çocuktu. Ondan aydınlık fışkırıyordu. Arif Dino'dan sonra böyle bir kişiliğe ilk olarak rastlıyordum. Son şiirlerinde büyük, yalın, erişilmez bir ustalığa varmıştı. O şiirler öylesine bir yalınlığa varmıştı ki, sözcüksüz yazmış derdiniz.
*
Durmadan usanmadan insan yüzlerine bakabilseydik, bakmayı öğrenseydik, doğaya, evrene, insana kendimize karşı bu kadar sevgisiz kalabilir miydik? Hiroşima'da bütün yüzler silindi birdenbire, toptan... Ya bugün olan bitenler, insan kıyımları... Bir karanlıktan gelip başka bir karanlığa bir daha gelmemek üzere gidiyoruz. Bu gelecek karanlığın acısını, kendimizi bildik bileli çekiyoruz. Bu korkunç acıya nasıl dayanıyoruz? Her şeye karşın, alabildiğinde güzel bir dünyadan, var olan güzel insanlardan vazgeçmeme sevinci... İyi ki bu dünyaya geldik. Azıcık da olsa yaşama sevincini tattık ya, gittiğimiz yerden gelmeyeceğimizi bilsek de bu sevinci, bu sevgiyi tattık ya...
*
Nâzım Hikmet'i benimle siz tanıştırdınız, sizin çok eski ve çok yakın bir arkadaşınızdı. Ben onu Paris'te tanıdığımda altmışını geçmişti. Her davranışıyla yaman bir çocuktu. Ondan aydınlık fışkırıyordu. Arif Dino'dan sonra böyle bir kişiliğe ilk olarak rastlıyordum. Son şiirlerinde büyük, yalın, erişilmez bir ustalığa varmıştı. O şiirler öylesine bir yalınlığa varmıştı ki, sözcüksüz yazmış derdiniz.
December 24, 2018
Abidin Dino ve Yaşar Kemal beğenilmez mi! İki üstadın söyleşisi. Abidin Dino'nun son sayfalarda dediği gibi Bruno Roy adında bir yayıncı ikisini bir araya getirip bu kitabı basmaya ikna etmiş onları. Başından kalkmadan okunuyor, 1-2 saatlik bir kitap. Süreki birbirlerine soruyorlar, "sen yüzleri nasıl anlatıyorsun?" diye, yazark anlatım ile çizerek anlatanları kıyaslıyorlar. Sabahattin Eyüboğlu'ya, Picasso'ya, Arif Dino'ya atıflar ve nicesi...Tavsiye ediyorum.
December 21, 2019
Abidin Dino nun muazzam çizimleri, Yaşar Kemal 'in üslubu, o güzel sohbet...
1 saatte bitecek bir kitap, 1000 kez de okunsa sıkmayacak sohbetler.
1 saatte bitecek bir kitap, 1000 kez de okunsa sıkmayacak sohbetler.
This entire review has been hidden because of spoilers.
September 2, 2025
Keyifli bir sohbete dahil olmak, yabancılık çekmemek, 2 ustanın da biraz birbirini savuruşlarına tanıklık etmek, yüzleri görmek, onları anımsamak 1 gecede 2 arkadaş edinmek gibi bir kitap.
March 21, 2026
Bize okulda zorunlu olarak okutulmuş olsa da, oldukça keyifle okuduğum, çizimlerine de bir o kadar bayıldığım bir kitaptı.
January 8, 2018
Abidin Dino ile Yaşar Kemal'in içtenlik ve sevgi akan sohbetlerini Abidin Dino'nun müthiş yüzleri ile okumak çok keyifliydi. Karşılıklı saygıları adeta bir güvercini sever gibi ürkek ve içtendi.
March 30, 2019
Yıl 1989. Tam 30 sene önce. Kapıyı çaldık. Yanımda annem, babam ve kızkardeşim. Paris’te Latin Quartier’deyiz. Sanatçıların yaşadığı bohem bir semt. Kapıyı bir adam açıyor. Kocaman bir adam. Uzuuun beyaz saçları o kadar gür ki, karşımda bir ilah var zannediyorum. Sanki peygamber. Bizi içeri buyur ediyor. Annemin sanat yuvası Almelek Sanat Galerisi’de açılacak bir sergi için bu adamdan bir eser almaya geldik. Eşi de yanında, bizi içeri buyur ediyorlar. Adam bize Türk kahvesi pişiriyor. Ne ince bir misafirperverlik. Ve ben bu kadar sene sonra dün okumayı bitirdiğim bu ilginç kitapla, ta o zamanlar bu heybetli adamla, ABİDİN DİNO ile tanıştığımı hatırlayarak hayal meyal bende bıraktığı ilahi görüntüyü düşünürken keyifle ve saygıyla ve ne kadar şanslı olduğumun bilinciyle gülümsüyorum.
Şimdi de ‘Yüzler’ isimli bu eserde iki cennete göç etmiş büyük ustanın (Abidin Dino & Yaşar kemal) birbirleriyle yaptıkları diyaloglarını okuyorum. ‘Yüzleri’ konuşuyorlar. Resimde ve edebiyatta tasvir edilen yüzleri.
Yaşar Kemal:
‘’Silindi sanıyoruz ya...Hiç anımsayamayacağımızı sandığımız bir yüz, bir devinim, bir sözcük, bir türkü birdenbire karşımıza çıkıveriyor. İnsan bir tuhaf yaratıktır. İnsan bir birikimdir. İnsan dehşetli bir saklayıcıdır. İnsan belleğinin dünyayı algılaması korkunç bir macera. Biriktirme önemli. Hele insan yüzleri...
Abidin Dino: ‘’Yaptığım şey bir bakıma bir çeşit oyun, yan yana, üst üste, alt alta, sıram sıram, dalga dalga yüzleri üretirken hızla, bir çeşit coşku duyuyorum. Kilim dokuyan bacıların bir motifi tekrar etmeleri ya da dervişlerin kutsal kelimeleri gece gündüz tekrarlamaları cinsinden bir sevinç....
Mutlaka okumanızı öneririm...
Şimdi de ‘Yüzler’ isimli bu eserde iki cennete göç etmiş büyük ustanın (Abidin Dino & Yaşar kemal) birbirleriyle yaptıkları diyaloglarını okuyorum. ‘Yüzleri’ konuşuyorlar. Resimde ve edebiyatta tasvir edilen yüzleri.
Yaşar Kemal:
‘’Silindi sanıyoruz ya...Hiç anımsayamayacağımızı sandığımız bir yüz, bir devinim, bir sözcük, bir türkü birdenbire karşımıza çıkıveriyor. İnsan bir tuhaf yaratıktır. İnsan bir birikimdir. İnsan dehşetli bir saklayıcıdır. İnsan belleğinin dünyayı algılaması korkunç bir macera. Biriktirme önemli. Hele insan yüzleri...
Abidin Dino: ‘’Yaptığım şey bir bakıma bir çeşit oyun, yan yana, üst üste, alt alta, sıram sıram, dalga dalga yüzleri üretirken hızla, bir çeşit coşku duyuyorum. Kilim dokuyan bacıların bir motifi tekrar etmeleri ya da dervişlerin kutsal kelimeleri gece gündüz tekrarlamaları cinsinden bir sevinç....
Mutlaka okumanızı öneririm...
Displaying 1 - 10 of 10 reviews










