Kahramanmaraş’da doğan yazar,İstanbul Yüksek İslâm Enstitüsü’nden mezun oldu.
Öğretmenlik mesleğine Milli Eğitim’in değişik kademelerinde 35 yıl emek verdi.Türk çocuklarının eğitimine katkıda bulunması için Berlin’e tayin edildi.6 yıl Almanya’da çalıştı.
İlk kitabı olan “Mehmet Akif” 1968 yılında yayınlandı.O günden bugüne 40 esere imza attı.Bunlar tarih,edebiyat, din ve psikoloji konularındadır.
Eğitimciliği ve eserleriyle yepyeni bir gençlik yetişmesinde hizmeti büyük oldu. İlk gençlik yıllarından itibaren, toplumu eğitici binlerce konferans ve seminerler gerçekleştirdi. Hayatın manası, muhtevası ve özü sevgidir gerçeğini yaşayarak yaydı ve kitaplarıyla gönüllere yerleştirdi. “Sevgi Merkezli Eğitim” projesiyle hem eğitimcilere, hem anne-babalara hem de gençlere etkili rehberlik yaptı.
Sadece “Bir Destandır Çanakkale” başlığıyla yurtiçi ve yurtdışında verdiği konferanslar 1200’ü buldu."Ailede Sevgi İletişimi" konusunu da binlerce defa değişik açılardan topluma yansıttı.
Yeni bir Çanakkale ruhuyla dirilmenin ve sevginin özünü yakalayarak kendine gelmenin önemli temsilcilerinden biri oldu.
Bu çerçevede sevenlerinden oluşan “Sevgi Ailesi” bütün dünyada hızla gelişmekte ve sevgi bayrağını her gün biraz daha yükseltmektedir. Mutluluğu, gönüllerden gönüllere sevgi iletişimi kurmaktır.
Ona göre, eğitim hizmetlerinden emekli olmak imkansızdır zira “Hocanın rahmetlisi olur, emeklisi olamaz” Bu sebeble, bütün yeryüzünü bir okul haline getirmeye, seminer ve konferanslar halkasını genişletmeye çalışıyor. ”Gidemediğin yer ne kadar senin değilse, giremediğin gönül de o kadar senin değildir”,der...Gençleri çok sever.Gençlerle gönül saflarını sık tutmanın, geleceğimizin garantisi olduğuna inanır.
Öğretmenlere yol gösteren güzel bir kitap. Tavsiye ederim. Öğrencilerin enteresan sorularına onlara akıl yürütmeyi öğreterek cevap bulmalarında yol göstermek için öğretmene nasıl bir yol izleyeceğini çok güzel anlatan bir kitap olmuş. Öğrencilerin, evrim teorisi gibi hiç bir bilimsel gerçekliğe dayanmayan, yıllardır kanıtlanmış bir bilgiymiş gibi aktarılıp, bir yalanla tüm dünyayı aldatan bu aldatmacanın aslında teoriden ileri gidemeyen bir iddia olduğunu, hem bilimsel açıklamalarla hem de beyin fırtınası yaparak sorgulayarak doğruyu öğreten bir yol göstermiş. Özelden genele hayatla ilgili hemen hemen tüm noktalarda öğrencilerin yol ve yön bulmasında öğretmenin nasıl bir rehber olunacağını, öğrencilerin hayatında nasıl daha da etkin bir rol üstlenilebileceğinin güzel örneklemeleri sunulmuştur. Kitapta inancını kaybetme korkusu yaşayan öğrencisi Esengüle' e yardımcı olmaya çalışan öğretmenin öğrencisine hitaben;-"Yolumdan çekil diyorsun. Evladım günahlara giden yolda senin önüne çıkan ve fren olan şey ben miyim? Keşke, sana böyle bir güçlü fren olabilsem. Sana ve bütün Esengül'lere. Ama sanırım seni tutan ve durduran şey kalbindeki imandır. Onu ilk benden duyduğun için mi beni günahlara engel görüyorsun bilmiyorum. Bildiğim şey ise, benim bu rolden memnun olduğumdur. İnan yavrum, elimde olsa günahlara giden yolda büyümek,büyümek.büyümek ve aşamayacağın bir engel olmak isterim." diyor. Burada öğretmenin,öğrencisinin hayatında sadece okulda programı belirtilen dersleri öğretmekle sorumlu bir kişiden ibaret olmadığını,öğrencisinin iç dünyasını,inanç dünyasını sarsan olaylarda ona yol gösterici olan bu bunalımlı süreçten çıkış yolunda rehberlik etmeye çalışan,kötülüklerden uzak tutup iyiliğe yönlendiren,hayatında yeni bir çığır açarak herşeye yeniden başlamasında etkin bir rol oynayan yönü çok etkileyici bir şekilde anlatılmıştır.
Yıllardır tüm dünyaya bilimin ışığında kanıtlanmış bir gerçek gibi dayatılan Darwin'in Evrim Teorisinin yanlışlığını öğrencilerine çeşitli sorular sorarak onların akıl yürütmelerine, beyin fırtınası yaparak mantıklı sonuçlara varmasını sağlayan öğretmenimiz, bu çürük teoriyi savunanların söylediklerine itirazlardan biri olarak şu fikir söylenebilir;-"Maymunun insana dönüştüğüne dair hiç bir ilmi ve ciddi delil bulunamamıştır.Bunu gören kimse de yoktur.Yarat Allah ise, topraktan ilk defa Hazreti Adem'i insanlığın babası olarak varettiğini bildirmektedir.Maymunun evrimleştiğini 19.asırdan bu yana iddia edenler ise yaptıkları kazılarda buldukları birtakım kemikleri delil diye ortaya atmaktadırlar.Bu kemik kırıntılarına bulundukları yerlere göre isim verilmekte;Cava Adamı, Pekin Adamı vs. denilmektedir. Kaldı ki, bu çene ve kafatası kemikleri üzerinde birçok sahtekarlıklar da yapılmıştır. İnsan kemikleriyle maymun kemikleri birleştirilerek evrim isbatlanmaya çalışılmıştır. Ayrıca tarihiçok yeni kemikler,çok eski diye yutturulmak istenmiştir. Fakat gerçek ilim adamlarıaraştırmalarıyla bunların sahteliğini ortaya koymuştur." Darwin'in evrim teorisini savunanların ortaya attığı ; insanın maymundan evrimleştiği iddiasını,öğrencilerine- ilmi delil olmadığı halde doğruymuş gibi aktarılmasına karşılık bunun bir gerçekliği olmadığını,bu konuyla ilgili yapılan sahteciliği,bilimsel kitapların yayınları ile ortaya çıkarıldığını anlatmış,böylece kanıtlanmış hiç bir bilgi olmadan sadece kendi iddiaları ile doğruymuş gibi tüm dünyaya empoze ettiklerini göstermiştir.