Rüzgârın uğultusu, son köpeğin telaşlı adımları, kuzeyde kırık bir şimşeğin sessiz resmi, uykusu bölünmüş bir tarla faresinin kuşkuyla çevresini koklayışı, uçamayan bir kuşun ötüşü, buzlaşmış karın hışırtısı ve az ötede ince, öfkeli bir ses; çocuk sesi: “...Ba-bam tö-rö-ist be-nim. Ba-bam öldö-recek seni...”
İstanbul öksürüyor, Taksim’de barikatlar... Cümle isteyen GV, dağınık yatak, eksik defter, Leyla Sayar afişi, Marilyn kapıya gelmiş, Ahmet Abi Zinar’la konuşuyor. Serap sorular soruyor. Cihangir’de bir apartman, Basmahane’de bir tren, roman içinde roman...
2013 Haziranı’nda insanlar iyimserken, umutluyken, devran başka türlü dönerken...
Yaralı bir adamı anlatıyor Mehmet Eroğlu. Sokaktan gelen çocuğu, ruhu bereli olanı, İsa’nın Meryem’i öldürdüğünü gören bebeği, unutmaya ve arınmaya çalışan bir yazarı. “Sağlığına Cyrano.”
9,75 Santimetrekare, Mehmet Eroğlu dünyasının sıcak ve yaralı yüzü.
Mehmet Eroğlu (born 2 October 1948) is a Turkish novelist. His most known work is Issızlığın Ortasında ("In the Midst of Isolation").
He was born on 2 August 1948 in İzmir. In 1971, he graduated from the Department of Civil Engineering at the Middle East Technical University. He then worked as a civil engineer at the Turkish General Directorate of State Hydraulic Works, the Tourism Bank and at a private company.
He shared the first award at the Milliyet Novel Contest (of the Milliyet news paper) in 1978 with Orhan Pamuk, with his novel Issızlığın Ortasında (In the Midst of Isolation).[2] He also collected the Madaralı Novel Award in 1985 with the same work and the Orhan Kemal Novel Award in 1985 with Geç Kalmış Ölü (The Delayed Dead), which was a continuation of the previous book. His work reflects various situations of humanity by creating anti-heroes, while also not concealing his political point of view.
Kitap Gezi Direnişi ile başlayıp, Doğu'da bir köyde yetişmiş Kürt bir çocuğa uzanan; bugün ve dün arasında güzel geçişler barındıran ve Gezi'ye tekrar yüz sürerek eşcinsel birinin yanında soluklanan bir roman. Yavaş ve sindirerek okunmalı.
okurken icimin eridigi bir kitap oldu hakkinda soylenecek cok sey var ama bir alintiyla anlatabilirim
“”Ölüm,doğum anında kök salar ve insan ömür boyu bu kökü sulayıp yetiştirmekle yükümlüdür.” Bunu kim yumurtlamıştı? Eğer sözün sahibini bulursam ona bahçıvan olmadığımı söyleyeceğim.”
This entire review has been hidden because of spoilers.