Jump to ratings and reviews
Rate this book

Ungenach

Rate this book
Ein junger Mann reist, um eine Erbschaftsangelegenheit zu regeln, in seinen Heimatort. Konfrontiert mit der Vergangenheit, entdeckt er, dass er auf die Fragen, die sie aufwirft, keine Antwort weiß, dass er sie nicht ertragen kann.

76 pages, Paperback

First published January 1, 1968

8 people are currently reading
249 people want to read

About the author

Thomas Bernhard

288 books2,453 followers
Thomas Bernhard was an Austrian writer who ranks among the most distinguished German-speaking writers of the second half of the 20th century.

Although internationally he’s most acclaimed because of his novels, he was also a prolific playwright. His characters are often at work on a lifetime and never-ending major project while they deal with themes such as suicide, madness and obsession, and, as Bernhard did, a love-hate relationship with Austria. His prose is tumultuous but sober at the same time, philosophic by turns, with a musical cadence and plenty of black humor.

He started publishing in the year 1963 with the novel Frost. His last published work, appearing in the year 1986, was Extinction. Some of his best-known works include The Loser (about a student’s fictionalized relationship with the pianist Glenn Gould), Wittgenstein’s Nephew, and Woodcutters.

Ratings & Reviews

What do you think?
Rate this book

Friends & Following

Create a free account to discover what your friends think of this book!

Community Reviews

5 stars
60 (16%)
4 stars
133 (37%)
3 stars
127 (35%)
2 stars
29 (8%)
1 star
6 (1%)
Displaying 1 - 30 of 49 reviews
Profile Image for ArturoBelano.
100 reviews357 followers
January 16, 2018
Slavoj Zizek’in Bergman sinemasına dair söylediği bir şey var;” İngmar Bergman bir yerden sonra İngmar Bergman filmleri çeken bir yönetmen oldu” diye. Bu söze katılıp katılmamak ayrı bir tartışma ancak sanırım bu tespite en uygun düşen yazar Thomas Bernhard olsa gerek.

Thomas Bernhard edebiyatıyla birazcık haşır neşir olmuş herkes, yeni bir Bernhard kitabını eline aldığında az buçuk neyle karşılaşacağını bilir. İnsanlık ve ”büyük” değerleri, meseleyi biraz daraltırsak Avusturya’lı olmak ve onun temsil ettiği kültürel, siyasi, etik ve sıradan haller Bernhard’ın ateş menzillindedir. Öyle ki Avusturya’nın doğası, ormanı ve hatta ağaç dalı bile yazarı boğmakta ve kaleminin hedefi olmaktadır.

“ Temelde dünya, ne açıdan bakarsak bakalım, katlanılmazlıktan ibarettir. Dünya bizim için durmadan daha katlanılmaz olur. Katlanılmaz olana tahammül edişimiz, her birimizin hayat boyu işkence ve eziyete olan yeteneğidir; bir iki ironik unsur vardır insanda, mantıkdışı bir dangalaklık, geri kalan her şey iftiradır.”

Yukarıdaki alıntı Ungenach’dan ama her hangi bir Bernhard kitabınından da olabilir ve o kitapta dahi sırıtmazdı. Bu kitaplarının etrafında döndüğü ve tekrar tekrar karşımız çıkan meselelerin belki de en rafine ve ilk dönem örneklerinden biri Ungenach. Kendine kalan devasa bir mirasdan feragat eden ve ondan bölüştürerek kurtulmaya çalışan “kahramanımızın” Ungenach’a dönüşü ile başlayan eser biri noter vekilinin monologları diğeri üvey kardeşin mektupları olmak üzere iki anlatı üzerinden ilerliyor. Bir de kahramanımızın iç sesi var belli belirsiz duyduğumuz.

Bu anlatı ve diyalogmuş havası katılan monologlar yazarın düşün-roman pozisyonundan konuşmasını kolaylaştırıyor. Roman yazarı, felsefeci ve anlatıcı olarak üçe bölesim var Bernhard’ı ve o sivri dili en çok kendi kendine konuşurken ışıldıyor, diyalogla hiç işi yok, bunu bir kez daha görüyoruz.

Mirasdan feregat etmeyi Bernhard edebiyatı bağlamında değerlendirdiğimizde asıl olarak reddedilen mirasın Avusturya’lı kimliği ve yaşantısı olduğunu görüyoruz. Babaevine duyulan öfkede, eskiden sevilen ama şimdi aidiyet hissi kurulamayan ana yurduna olan öfkeyi görmek gerekiyor. O toprakların o eski halinden eser yoktur şimdi ve kendinden tiksinmeden atılacak bir adım kalmamıştır, çürüyen bir şeyler sadece Danimarka krallığında bulunmuyor nihayetinde.

Thomas Bernhard edebiyatı için orta karar sayılabilecek bu eseri Bernhard severlere ve hayatın boktanlığı üzerine boktan eserler okumaktan bıkanlara tavsiye ediyorum.Bir de bu boka Bernhard’ın gözünden baksınlar, belki hayat sandıklarından daha boktandır.
Profile Image for Mevsim Yenice.
Author 8 books1,268 followers
November 4, 2020
Amerika’dan Avusturya’ya, evine, Ungenach’a kendisine kalan mirası reddetmek ve parça pinçik edip bölüştürmek için dönen bir adamın hikayesi. Kısacık ama inanılmaz etkili.

Tüm mirası pay etmek için görevlendirilmiş bir otoriter Moro var. Onun sesini kitabın yarısına kadar duyuyoruz sonra o otoriter sesi, üvey kardeş Karl’ın mektupları, sayıklamaları bastırıyor. Karl Avusturya’dan yıllar önce Ungenach’tan gitmiş ve yaşayabilmek var olabilmek için Afrika’da yeni bir hayat kurmayı seçmiştir. Ancak babası öldüğünde Karl evine Ungenach’a döner bir süreliğine. Sonra mektuplardan da anlarız ki bir daha Afrika’ya dönememiş, yaşamaktan nefret ettiği Ungenach’ta çakılıp kalmıştır.

Kitap Karl’ın da Ungenach’ta ölümüyle başlar. Kahramanımıza koskoca bir miras kalmıştır böylece. Ve yol boyunca da bence asıl kahramanımızın da Karl gibi o batağa çakılıp kalma korkusuyla, ev, aidiyet, gitmek, kalmak gibi bir sürü meseleyle devam eder.

Karl bir mektubunda şöyle der:

“Gerçekten, kendi kendime bir açıklama bulamıyorum, neden aniden artık Afrika’ya geri gidemeyeceğime dair. Ungenach’ta kalmak da, biliyorum ki, o da cinnet demek (cinnetlerden cinnet beğenmek)

Varolmanın mümkün olduğu tek yere gitmekten vazgeçmek, ya da Ungenach’ta kalmak zorunda olduğuma inandığım için, benim için artık hiçbir anlamı olmayan yerde kalmak.. çünkü aslında, beni Atakpame’ye gitmeye sevkeden de, nerede, ne zaman olursa olsun, ansızın yeniden Ungenach’a dönmeliyim fikriydi sadece.”

Moro mirası bölüştürme işleri yapılırken kahramanımıza şöyle söyler ve bu kısım da kitabın ve Bernhard’ın Avusturya üzerinden aidiyet kavramını kuruşunun özeti gibidir:

“Amerika’nın sizin için anlamını bilmiyorum, hiç Amerika’da bulunmadım... ayrıca kesinlikle Amerika’da yaşayabilecek bir insan değilim.. Avrupa’da herhangi bir yerde yaşayabilecek bir insan bile değilim, anlıyor musunuz, burada bu memlekette, kendi memleketinde bile varolacak biri değilim... ne garip, ikinizin de, üvey kardeşiniz Karl’ın da sizin de bu ülkeyi terk edip gitmeniz, üvey kardeşiniz Karl Afrika’ya, siz ise Amerika’ya... size burada kendinizi geliştirme imkanı verilemediği için. Anlayamıyorum. Bu ülke bütün değerli insanlarını kaçırıyor, dışarı atıyor, neredeyse dünyanın başka yerlerine sürüyor.. bunu anlayamıyorum.. ama tabii bu ülkede hayal edilebilecek en korkunç koşullar hakim, devlet mekanizmamızın çarkını çeviren akla hayale sığmaz bir eblehlik.. bu ülkedeki çoğu şey, hatta her şey gülünç, kabul ediyorum. Doğal olarak acıklı, gülünç, tiyatro... burada bilinçli olarak ölünüyor, yaşayan ölü olunuyor, yaşayan ölü olmaktan başka şansımız yok.. bunu düşününce beni bir ürperme alıyor ama bütün bunlar karşısında çaresiz ve aciz kalınıyor..”


Kitap hayatın katlanılmazlığı ve hep kötüye gideceğine dair süper bir paragrafla bitiyor. Bana da susup onu buraya not etmek, sizlere ve kendime katlanma yeteneği dilemek ve Thomas Bernhard edebiyatını bir kere daha tavsiye etmekten başka çare kalmıyor:

"Dünya bizim için durmadan daha katlanılmaz olur. Katlanılmaz olana tahammül edişimiz, her birimizin hayat boyu işkence ve eziyete olan yeteneğidir, bir iki ironik unsur vardır insanda, mantık dışı bir dangalaklık, geri kalan her şey iftiradır."
Profile Image for Eylül Görmüş.
759 reviews4,822 followers
December 29, 2024
Yıl bitmeden bir Thomas Bernhard okuyayım dedim, minik romanı Ungenach'ı aldım elime. Kötü bir roman asla değil bu ama Bernhard edebiyatına göre biraz vasat diyebiliriz.

Bernhard yine huysuzluğunu ve huzursuzluğunu birilerinin ağzından anlatmayı seçiyor. Amerika'da yaşayan akademisyen Robert, babasının ve üvey kardeşi Karl'ın ölümünün ardından mirası paylaştırmak için ailenin Ungenach'taki devasa orman arazisine gidiyor. Kitap, miras paylaşımından sorumlu avukat/noter Moro'nun monoloğu ve sonrasında da ölen Karl'ın kimi gönderilmiş kimi gönderilmemiş hüzünlü mektupları ve anlatıcımız Robert'ın aralara giren kendi yılgın iç sesinden oluşuyor.

Tabii tüm bunlar olurken Bernhard bize göç etmeye, aidiyetlere, kimliğe, adalete dair bir sürü soru sorduruyor. Sanki kısa felsefi denemelerin kurmacayla birbirine bağlanması yoluyla oluşturulmuş gibi bir roman bu. Mesela şöyle pasajlar okuyoruz: "bugün ne çekiyorsak aklın elinden çekiyoruz, yoksulluktan değil ve yaşlılık gençliğin tersi, ki ben gençliği tamamen doğal bir kendini beğenmişlik olan, itici bir şey olarak tarif ediyorum... umarsızlığa kapılmamak için hangi yana bakmalı? Bu, sizin yaptığınız sevgili Zoiss, bu da bir pes ediş ve ihtimal ki çok daha utandırıcı... çünkü bu paylaştırma, bu, gördüğüm kadarıyla, akıl almaz boyutlarda bölüştürme... çünkü bu gelişme, toplumsallaşma, devletin ve de dünyanın bu şekilde miskinleşmesi de aynı biçimde absürd... çünkü sosyalizm ve komünizm peşinde hep birlikte telef olacağız, tıpkı kralların ve krallıkların peşinde telef olduğumuz gibi, çünkü telef olmak mecburiyetindeyiz... çünkü her şeyin sonuçta varacağı yer orası, çöküş..."

Ezcümle; okuması zor, derdi çok, okurdan efor isteyen, küçücük hacmiyle kocaman sorular soran bir kitap kendisi. Arka kapaktaki şu alıntıyı da ekleyip bitireyim, çünkü bu tam bir Bernhard pasajı: "Hepimiz bir felaket halet-i ruhiyesinde yaşarız. Yapımız anarşiye eğilimli bir yapıdır. İçimizdeki her şey sürekli kuşkunun gözetimindedir. Ortada eblehlik olsun ya da olmasın, her şeyde katlanılmazlık vardır. Temelde dünya, ne açıdan bakarsak bakalım, katlanılmazlıktan ibarettir."
Profile Image for Özgür.
175 reviews165 followers
January 4, 2020
Bir küçücük fıçıcık içi dolu turşucuk

"Akıl hastanelerinde herkesçe bilinen delilik var, derdi sayın vasiniz, akıl hastanelerinin dışında ise yasadışı delilik... ama her şey delilik, başka bir şey değil."
Profile Image for Ece.
11 reviews7 followers
March 17, 2022
Katlanılmaz olana tahammül edişimiz, her birimizin hayat boyu işkence ve eziyete olan yeteneğidir. bir iki ironik unsur vardır insanda, mantıkdışı dangalaklık, geri kalan herşey iftiradır.
Profile Image for A. Raca.
768 reviews172 followers
February 25, 2020
"varoluş daima ekstrem ve varolmak için çabalamak kendi başına zaten bir kendini beğenmecilik... ama gerçek bir sanat."

Miras paylaşımı okudum ya da öyle bir şey...

☀️
Profile Image for Béla Malina.
121 reviews15 followers
May 24, 2025
3/5

Not among his his best works: too disjointed, not enough vision and focus.
Profile Image for Freca - Narrazioni da Divano.
395 reviews23 followers
October 10, 2021
Libro brevissimo, un centinaio di pagine ma molto pregno, da assaporare lentamente anche per la struttura irruenta, pagine di diario in cui discorsi e pensieri si susseguono come onde, partendo per collaterali, lasciando in sospeso considerazioni fin troppo lapalissiane per l'interlocutore, il tutto creando un senso di tumultuoso singhiozzo.
Un libro estremamente malinconico, un monumento al disgregarsi del vecchio mondo dove si è spesa l'infanzia, una nuova filosofia di vita, lontana, che sembra rifiutare il passato che è guardato senza affetto ma giudizio, in un rincorrersi di memorie fra la follia e l'angoscia, racchiuse in un senso di soffocante costrizione. Il tutto rappresentato nella metafora di una vecchia proprietà che viene donata, il giorno del funerale del fratello da parte dell'ormai unico erede trasferitosi in America. La fuga, l'atto liberatorio come riappropriazione finalmente totale della propria vita, non più legata all'incubo delirante.

Ho personalmente apprezzato soprattutto la prima metà con i discorsi dell'avvocato, che, anche apparentemente sconnessi, hanno la capacità di risultare incisivi tutt'oggi.

Il mio primo Bernhard, che mi ha sicuramente conquistata con il suo stile elaborato, con il quale riesce a variare il ritmo in base al contenuto, creando vortici e salti, immergendoti nella realtà allucinata, quasi grottesca, e per le sue considerazioni pungenti: un libro che non ho potuto evitare di sottolineare più volte.
Profile Image for Désirée.
67 reviews4 followers
July 7, 2022
I was disappointed at first but I ended up liking it from the second part when the point of view switches from Robert to his troubled brother Karl.
I liked how the narration got more and more fragmented through letters and approximate notes written by different characters.
I’d still consider it a minor work, not because of its length since to this day I still consider “Walking” Bernhard’s best work and it is pretty much the same length (in an interview Bernhard also recognised Walking as his best work). The reason why I’d call it minor is because the essential plot really resembles one of his most well known books “Extinction” only that the latter is a much deeper and more complete work. However, the plot is not what makes Bernhard’s books unforgettable. I think Ungenach was also missing those powerful, delirious monologues through which Bernhard is really able to penetrate your soul sometimes.
It also missed irony which is another thing that I appreciate in some of his other works like “Woodcutters”, it may sound weird since he mainly speaks about the horror of any aspect of reality but he’s one of the few authors who can make me laugh out loud sometimes.
Profile Image for Martina Cimino.
34 reviews5 followers
July 8, 2021
Quando questo personaggio si ritrova “a casa” nel luogo di un altro, dimora nel segno che l’altro ha tracciato, pensa-progetta-crea in questo solco. Il narratore trova in questa soffitta, appunti e note personali, disegni del progetto di un’abitazione molto speciale, Ungenach, che altrove, non avrebbe potuto. E, ospite dell’esilio, sperimenta l’unica dimensione in cui lo specchio invece di riflettere il corpo si fa attraversare rendendo sostenibile la sua frammentazione e il suo pensiero. Pensiero che per Bernhard consiste nell'esercizio del pensiero, cioè il complesso di tutte quelle attività che nelle sue opere definisce esercizi del pensiero: l’arte propriamente di esistere contro i fatti. Esistere contro i fatti, dunque, consiste nella pratica di un pensiero spietato che mette in discussione ogni fatto, evento, situazione disarticolandoli nei loro aspetti contraddittori, nelle dimensioni della loro stessa sovversione. Attraverso un esercizio che consiste di intensa freddezza intellettuale, di sottigliezza intellettuale e di spietatezza, il pensiero milita contro i fatti, esiste contro i fatti, perché disarticolandoli sottrae ad essi quell’univocità che costituisce il peso insostenibile e terribile dell’esistenza per l'uomo.

Ungenach, come Wolfsegg, è il mondo fatto di cose intollerabili che si sopportano per l'attitudine al tormentarsi.
Profile Image for Rob.
43 reviews5 followers
July 17, 2021
Squisitamente spietato, eppure irresistibile, trascinante.
Ungenach è un luogo di vorticose ossessioni, compulsioni, prigioni mentali, un labirinto di mura che porta alla fuga o alla pazzia.

" Crediamo di aver vissuto e in realtà siamo morti a poco a poco. Crediamo che tutto sia stato un insegnamento e invece non è stato che una scemenza. Noi osserviamo e riflettiamo e non possiamo non vedere come sfugga tutto quello che osserviamo e su cui riflettiamo, come ci sfugga il mondo che ci siamo proposti di dominare o per lo meno di trasformare, come ci sfuggano il passato e il futuro, come noi sfuggiamo a noi stessi e come con l'andar del tempo tutto ci diventa impossibile. Noi tutti passiamo l'esistenza in un'atmosfera di catastrofe. La nostra indole tende all'anarchia. Tutto in noi desta continuamente sospetto. Dove c'è l'imbecillità, dove non c'è, è tutto intollerabile. Il mondo, da qualsiasi parte lo guardiamo, in fin dei conti è fatto di cose intollerabili. "
Profile Image for Fede La Lettrice.
837 reviews87 followers
May 8, 2024
• In una convulsa e provocatoria cavalcata fatta di voci, lettere, diari e spezzoni, nell'assenza di una vera trama, l'autore conduce il lettore nelle ossessioni e nelle paure dei personaggi.

• "lei vede che l’Europa si è messa un’altra volta il berretto da buffone… bisogna proprio che la melma passi un’altra volta sopra di noi… ogni venti o venticinque anni"

• "… chi arriva a Ungenach senza conoscerla, nota Ungenach solo quando le è davanti; all’improvviso, dopo aver camminato un’ora attraverso il bosco, si trova davanti alle mura, al portone chiuso e anche se costui è atteso, può capitare che sia lasciato ad aspettare, ad aspettare, e molti di quelli che arrivano e aspettano non sono lasciati entrare"

• "La nostra indole tende all’anarchia. Tutto in noi desta continuamente sospetto. Dove c’è l’imbecillità, dove, dove non c’è, è tutto intollerabile. Il mondo, da qualsiasi parte lo guardiamo, in fin dei conti è fatto di cose intollerabili. Sempre più intollerabile è per noi il mondo. Se sopportiamo l’intollerabile è per l’attitudine di ciascuno di noi a tormentarsi e a soffrire per tutta la vita, sono un paio di elementi ironici dentro di noi, un idiotismo irrazionale".
Profile Image for Utti.
514 reviews35 followers
January 5, 2024
Thomas Bernhard è un autore che conosco colpevolmente poco. Ossessione della mia docente di tedesco del liceo, ho sviluppato per lui una certa ostilità quando ho provato ad avvicinarmi a "Il soccombente" in tedesco.

A distanza di quasi vent'anni, quella litania quasi ossessiva con cui Bernhard ripete nomi e luoghi (in questo caso Moro, Zoiss e, soprattutto, Ungenach) mi ha ammaliata.
Il protagonista, di cui sappiamo solo che si è trasferito a Stanford negli Stati Uniti, riceve un'enorme eredità di cui vuole liberarsi. Attraverso le parole frammentarie del notaio Moro e dai diari del fratellastro Karl riusciamo ad aprire una finestra sul pensiero di Bernhard, che vede nell'eterno disfacimento l'obiettivo del tutto.

Per questo Robert può e deve abbandonare Ungenach, per essere partecipe di una rovina inevitabile.

Un piccolo gioiello, grazie al gruppo di lettura che mi ha spinta di nuovo verso questo autore.
Profile Image for Sümeyye  Yıldız.
181 reviews11 followers
Read
January 11, 2020
"Yaşadık sanırız, oysa ölüp gitmişizdir".
Bernhard düşüncelerini karakterleri üzerinden anlatıya yerleştirmiş. Robert, Ungenach'a -iki savaş arası Avusturya'sına- kardeşinin ölümünden sonra mirasın bölüştürülmesi için döner. Noter Moro konuşur, diğerlerinden hatırladığı cümleleri sıralar. Karl'ın notları araya girer. Ara ara alınmış notların bir kurgu üzerinden verildiği bir metin. Karakterler not almayı yada iyi cümleler kullanmayı biliyorlar. Kısa bir anlatı olmasına rağmen bazı paragraflar okuyucuyu kendinde donduruyor, metnin deneyimi ve okuyucunun metne davet edilişi bu paragraflarda zenginleşiyor.
Profile Image for Marco Innamorati.
Author 18 books32 followers
June 21, 2021
Come sempre crudele, spietato, ironico, Bernhard descrive la liquidazione di un’enorme proprietà da parte dell’unico erede. Sarà donata a una serie di parenti o semplici conoscenti, in apparenza selezionati in base all’essere indegni o incapaci di amministrare le ricchezze che, pur divise, rimangono notevoli. Ogni libro di Bernhard è un atto di accusa contro l’Austria, sua patria. Ma l’Austria è un simbolo del mondo contemporaneo. Senz’altro Bernhard sarebbe stato ispirato da sentimenti simili anche vivendo in Italia, comunque…
Profile Image for Yaprak.
521 reviews193 followers
April 3, 2024
Ungenach, Beton'dan sonra okuduğum ikinci Thomas Bernhard eseri oldu. Henüz bu yolun çok başında olsam da sanırım şunu söyleyebilirim: Bernhard kendi düşüncelerini aktarabilmek için karakterler yaratıyor :)

Tüm kahramanlarının kendisinden birer parça olduğunu söyleyen yazar bu eserde de aslında kendi düşüncelerini, o upuzun -ve harika çevrilmiş- cümleler aracılığı aktarıyor. Ülkesine inancını yitirip Amerika'ya taşınmış akademisyen Robert karakteri mirasını bölüştürmek istiyor. Kitapta onu ikna etmeye çalışan avukat Moro karakterinin düşüncelerini ve kardeşi Karl'ın mektuplarını okuyoruz. Ya da Bernhard'ın Viyana, göç, beyin göçü, aile kavramlarına dair düşüncelerini okuyoruz da diyebiliriz. Bazı yerlerde koptuğumu itiraf etmeliyim. Çünkü bu bir romandan ziyade altı uzun uzun çizilebilecek felsefi bir metin aslında. Anlama anlamama kaygısını bir kenara bırakırsak, Bernhard ile yolculuğum şüphesiz devam edecek diyebilirim.

“Hayatın diyalog olduğu yalandır, hayatın gerçeklik olduğunun da yalan oluşu gibi. Akla hayale sığmaz bir şey olmadığı gibi, rezilce bir mutsuzluktur, bir dehşet dönemidir, kısa da olsa uzun da hoşnutsuzluk üretmekten ve melankoliden oluşan..."
Profile Image for dv.
1,401 reviews60 followers
July 31, 2021
«Noi tutti passiamo l’esistenza in un’atmosfera di catastrofe. La nostra indole tende all’anarchia. Tutto in noi desta continuamente sospetto. Dove c’è l’imbecillità, dove non c’è, è tutto intollerabile. Il mondo, da qualsiasi parte lo guardiamo, in fin dei conti è fatto di cose intollerabili. Sempre più intollerabile è per noi il mondo. Se sopportiamo l’intollerabile è per l’attitudine di ciascuno di noi a tormentarsi e a soffrire per tutta la vita, sono un paio di elementi ironici dentro di noi, un idiotismo irrazionale, tutto il resto è calunnia».
Profile Image for Selim Karlıtekin.
20 reviews28 followers
January 4, 2020
1967'deki Sarsıntı'dan sonra '69'da Ungenach yayınlanır. Sarsıntı'daki "Prens Saurau" yeni bir kisve kazanır, noter Moro. Üvey kardeşinin delirtici mırıldamalarına, Moro'nun bitmeyen serinkanlı dehşeti eşlik eder. Bernhard'ın Avusturya'ya nükleer atamadığı için kitap yazdığını biliyoruz, seviyoruz, herkese evini böyle tarumar etmek nasip olur inş. Bu minvalde Horacio C. Moya'nın "Tiksinti: Thomas Bernhard San Salvador'da"sını da (Notos Kitap, 2019) şiddetle öneririm.
164 reviews93 followers
November 16, 2021
«perché dobbiamo andare in malora, poiché è la rovina il punto verso cui tutto converge...»

Bernhard è diventato - incredibilmente - uno dei miei autori-rifugio. Nel senso che in momenti di smarrimento, del tipo: ho finito di leggere qualcosa che mi ha provata troppo, subodoro l'inizio di un blocco, e simili, tandan!, mi butto su di lui e passa la paura. Bernhard, insomma, è diventato uno dei miei autori-cuscinetto e - incredibilmente - una specie di consolazione. Strano? Forse. Ma quando leggo Bernhard io so cosa aspettarmi - ah, i grandi scrittori che scrivono sempre lo stesso libro! - e soprattutto so che mi perderò nel labirinto di una mente spaventosamente lucida, mi farò cullare da misantropia e nichilismo, a impatto emotivo zero.

Ungenach, forse, è un libro per completisti. O magari per chi vuole avvicinarsi a Bernhard per la.pra volta - è decisamente più "soft", almeno in termini di scrittura, di quanto non siano certe opere successive, magari l'amico-fratello Thomas stava ancora affinando la sua voce ossessiva, chissà.

Però c'è già tutto: c'è il disprezzo e c'è il fastidio. E, ovviamente, c'è la consapevolezza che il mondo fa schifo, le persone fanno schifo, noi facciamo schifo.

[Thomas Bernhard, Ungenach - Una liquidazione, traduzione di Eugenio Bernardi, Adelphi]
Profile Image for Hakan.
830 reviews633 followers
June 6, 2015
Bernhard'ın şimdiye kadar okuduğum kitaplarından bana en az cazip geleni oldu Ungenach. Bir miras vakası temelinde toplumsal aidiyet meselesi ele alınıyor. Mirasçı kahramanın aile avukatının ifadelerini içeren ilk bölüme kıyasla, kahramanın kardeşinin melankolik mektuplarını içeren ikinci bölüm daha da zorlayıcı. Kolay bir kitap değil, tüm Bernhard kitapları gibi. Bu müthiş yazarın Ungenach'ını es geçebilirsiniz derim. Ama kitabın çarpıcı son cümlelerini de aşağıda alıntılamadan edemedim:

"Temelde dünya, ne açıdan bakarsak bakalım, katlanılmazlıktan ibarettir. Dünya bizim için durmadan daha katlanılmaz olur. Katlanılmaz olana tahammül edişimiz, her birimizin hayat boyu işkence ve eziyete olan yeteneğidir, bir iki ironik unsur vardır insanda, mantıkdışı bir dangalaklık, geri kalan her şey iftiradır."
Profile Image for Johnny il.cacciatore.di.libri.
96 reviews13 followers
April 8, 2024
Vi è mai capitato di provare disgusto, odio e perfino orrore per un luogo che ha caratterizzato parte della vostra vita? A quel luogo sono legati gran parte dei vostri ricordi e delle persone che avete conosciuto. Come un fantasma si insinua in ogni vostro sogno, pensiero o ambizione. Per i fratelli Zoiss questo luogo è Ungenach, sconfinata proprietà terriera dell’Austria.

Robert sarà l’ultimo erede di questa immensa proprietà e non ha dubbi sul da farsi: Ungenach va liquidata. Va distrutta e smantellata una volta per tutte. Perché se “è la rovina il punto verso cui tutto converge”, allora Ungenach è il simbolo della rovina, del deterioramento, del passato. Ma non solo, Ungenach è il simbolo della fine della natura. Del degradante passaggio dell’attività umana. Del passato che dopo il suo cammino lascia solo un presente vuoto e insensato.

Moro, l’avvocato incaricato della liquidazione di Ungenach, non riesce ad accettare il passaggio dal vecchio al nuovo. Tenta di comprendere le motivazioni di questa assurda donazione. Robert, freddo e pragmatico non ha dubbi, vuole liberarsi della proprietà per tornare in America. E Karl, che conosciamo attraverso i suoi scritti sconnessi, esprime tutta la sofferenza di un esistenza fragile.

Con la sua scrittura ossessiva che segue un flusso infinito di pensieri, Bernhard immerge il lettore in una serie di profondissime riflessioni sulla condizione dell’esistenza umana. Con un linguaggio non sempre facile e con un gioco delle parti ben congegnato, colpisce l’incredibile forza e lucidità con cui analizza la condizione umana. In Bernhard - tale riflessione è sempre attraversata da un forte pessimismo - perché “Ogni cosa è ridicola, se paragonata alla morte”.
Profile Image for Donato.
182 reviews18 followers
October 9, 2020
At the moment I'm slowly making my chronological way through the works of Bernhard, Beckett, and Coetzee. Or at least, in the case of Bernhard, mostly chronological: I can't read German [1], some translations are out of print and hard to find, and not everything has been translated. Just getting my hands on this little gem was a feat in internet search gymnastics [2].

When I dive into the work of an author this way (or even just in general), I don't like to read too much about the author or their works. I feel like too much information will influence my reading, my own experience of the work, my own interpretation of it. This can be both good and bad: good because it's fun to map out new territory on one's own, discover, uncover, simply take in; bad because you can miss certain subtleties, or worse you miss the forest for the trees: in truly great works, it doesn't matter if you already know the plot, or already know the influences, or already know anything in advance, there are always mysteries, always more doors to open.

Why am I saying all of this? I'm not sure really. Maybe to explain my way of reviewing. Maybe because I suddenly see Beckett in Bernhard (in Coetzee the influence is well-known, in Bernhard I have no idea (don't tell me!)). Maybe because I'm not sure what to say about this particular work. On the one hand, it just feels like notes to the monumental Correction, just some ideas that need fleshing out. On the other hand, it's a part of the map, without which there'd still be uncharted territory.


[1] Sometimes as I'm reading Bernhard, I think to myself: if I could read German, my head would probably explode.

[2] I exaggerate, bookfinder.com is your friend. But prices can be out of control. For Das kalkwerk, I was "forced" to buy the French translation because the prices for the out-of-print Italian one are outrageous. Why don't I find the English translations, you ask? For some strange reason I can't explain (yet), I find English translations of continental literature lacking.
Profile Image for Wakinglife.
79 reviews17 followers
Read
October 1, 2019
"Huzursuzluk

Kalın ceketimi giyiyorum, kalın ceketimi çıkarıyorum, pantolonumu giyiyorum, paltomu giyiyorum, pantolonumu çıkarıyorum, pantolonumu giyiyorum, paltomu giyiyorum, ayakkabılarımı giyiyorum, paltomu çıkarıyorum, ayakkabılarımı çıkarıyorum, kalın ceketimi çıkarıyorum, pantolonumu çıkarıyorum vs."

"Ungenach'ı dünyanın en alçak yeri haline getirdin, yaşanacak bir yer olan Ungenach'ı, zevksizliğin yuvası haline getirdin"

Yakarış ya da iniltilerle bir iç isyanın bastırması gibiydi, daha doğrusu var olan bitmek bilmeyen devinim halinde alçaklar her yeri almıştı, ele geçirilmeyen -hiç vaad edilemeyecek topraklardan intikamımızı alamazdık.

"babamızın artık hayatta olmaması, Ungenach'ın artık var olmaması demek..."

Piç gibi bıraktık, Adem'e zerre inanmadık, Havva'nın ırza geçilmesine seyirci kaldık. Yok oluşumuzu baştan tasarladık.

"dinimizin kurnaz reji asistanları..."

Roller: Baş roller, yan roller, figüranlar, set işçileri, seks işçileri ve muhteşem yapımcı.
31 reviews1 follower
June 11, 2022
Un libro stranissimo, che non riesco a valutare. È un sogno, una seduta di psicoanalisi, una lezione di filosofia sullo sviluppo dell'animo umano. Tutto ruota attorno a una enorme tenuta boschiva prima amata e poi maledetta perché gestita da una matrigna invisa. Una tenuta di cui disfarsi in fretta perché è diventata il luogo della confusione.
Profile Image for Talha Dinçer.
28 reviews
May 19, 2023
Kitap her ne kadar güzel ifadeler barındırsa da anlatım biçiminden midir bilmiyorum ama bir türlü odaklanmadım ve hikaye çok kopuk kopuk geldi.
192 reviews1 follower
December 24, 2021
"Ungenach", Thomas Bernhard, 1968.

Ci risiamo. Tommasone.

Ungenach è il nome di una sconfinata proprietà fondiaria toccata in eredità ai due fratellu Zoiss. Per entrambi, Ungenach è l'odiato luogo dell'Origine: devono fuggirne, liberarsene.
Questa distesa di case, frutteti, campi coltivati è un labirinto ossessivo dei ricordi e della mente. Ma è anche il solito pretesto usato da Bernhard per parlare dei temi che lo hanno reso straordinario scrittore: l'incomunicabilità, il dolore, l'annientamento, la fissazione per i dettagli, la solitudine.

Lo stile? Quello riconoscibile tra mille e più libri.
Soliloqui di pagine e pagine (qui 98), punti quasi assenti.
A metà strada tra realtà e sogno di una notte di mezza estate: così scrive Thomas.
Equilibro sopra la follia.
Domande senza risposta, cui, se vogliamo, tutta la nostra vita tende.

Lo assorbito, questo libro.
Cicatrici nell'anima.

"Crediamo che tutto sia stato un insegnamento e invece non è stato che una scemenza. Noi osserviamo e riflettiamo e non possiamo non vedere come sfugga tutto quello che osserviamo e su chi riflettiamo, come ci sfugga il mondo che ci siamo proposti di dominare o per lo meno di trasformare, come ci sfuggano il passato e il futuro, come noi sfuggiamo a noi stessi e come con l'andar del tempo tutto ci diventa impossibile."
Profile Image for Canan Elif.
97 reviews2 followers
May 5, 2023
Elime telefonu aldım ve Ungenach hakkında bir şey yazmanın saçmalığını ve Ungenac hakkında bir şey söylemenin imkansızlığını düşündüm. İşimden evime giderken servis koltuğunda. Delilik, cinnet.
Bir yere ait olmanın imkansızlığı ve kaçınılmazlığı. Ungenachta olmanın anlamı ve anlamsızlığı.
Dünyayı anlaşılır kopma çabası ve bunun imkansızlığı.


BLA BALA BLA

20li yaşlarımın hemen başında olsaydım belki beni etkilerdi ama evde bebelerime ne yemek yedireceğim düşünürken bende etkisi 0.


Profile Image for Eric Uribares.
100 reviews17 followers
June 27, 2017
Una de las novelas que mejor muestra el estilo de Bernhard, con una sintaxis muy particular, repititiva, diría yo, hasta musical. El tema de las herencias, la locura, los hermanos. Muy buena.
Displaying 1 - 30 of 49 reviews

Can't find what you're looking for?

Get help and learn more about the design.