“önemlidir farklılıklar yoksa güvelerle çevrili bir kelebek kendini göremeyip bir olmaya çalışır güvelerle”
Susarak hayatta kalmaya çalışan bir kız çocuğunun kırık hayallerinden, kendine kelimelerle bir dünya kurmaya çalışan bir kadının direnişine uzanan, sabrın ve inancın kanat açtığı güçlü bir büyüme hikâyesi. Bu hikâyede şefkatli bir dokunuştan yoksun büyüyen küçük kız; dijital dünyanın sahte yankılarıyla, çağın yalnızlıklarıyla ve sevgisizlikle dolu sessiz ev içleriyle savaşıyor. Yitirilmiş düşlere, gizli defterlere ve çocukluk yaralarına karşı verilen bu kararlı savaşta gerçekler ağır adımlarla ortaya çıkıyor.
Talih ve yetenek arasındaki kırılgan dengede, insanın kendini gerçekleştirme mücadelesini anlatan Baharın İlk Şarkısı, kozasını sabırla ören bir tırtıl gibi, karanlığın içinde kendine yol arayanların ve fırtınalara rağmen umut etmekten vazgeçmeyenlerin romanı.
Bahar Eriş, incelikli anlatımıyla her yara izinin bir şarkıya dönüştüğünü, yeniden doğuşu ve en karanlık fırtınalarda bile saklı olan ilkbaharı usulca hatırlatıyor.
Kısa sürede biten ama etkisi uzun süren kitaplardan biri oldu. Birkaç saatlik bir okuma süresiyle bitirdim ama satır aralarında verilen mesajlar zihnimde yankılanmaya devam ediyor.
Günümüzün can yakan meselelerine dokunması, karakterlerin iç dünyasında kendimi bulmamı sağladı. Uzun uzun anlatmadan da çok şey söylemeyi başaran bir dil var kitapta.
Uzun soluklu bir maraton değil belki ama düşündüren, hissettiren ve yer yer sarsan bir okuma oldu. Tavsiye ederim, özellikle sade ama derinlikli anlatımları sevenlere. 🌿
Kitap öncelikle oldukça akıcı. Yazardan okuduğum ilk kitap olmasına rağmen severek okudum. Hayatın içinden konulara değinilmesi hoşuma gitse de kitabı klişeleştiren birkaç detay vardı. Evet hayatın içinden gerçekler ama belki de rahatsız olabileceğim bir zamanda okudum bilemiyorum. Yazardan başka bir kitap okumayı da istiyorum.
Çok güncel konuları içeren ama çok derinlikli olmayan bir kitap olmuş bu sefer. Bahar Hoca’nın duruşunu, tavrını, tarzını, düşünce şeklini ve diğer kitaplarını seven bir insanım ama bu kitapta yeterli tatmini bulamadım.
Aile sevgisi görmeden büyümüş bir kız çocuğunun, okula başlamasıyla hayallerine uzanan çok zor bir yolculuğun hikayesi…
Ne kadar büyük bir yara anne baba sevgisi olmadan büyümek, buna rağmen sabırla, inançla hayallerine sıkı sıkıya sarılmak…
Çok akıcı, içine alıp götüren bir hikaye. Geçmişin izleriyle anlatılan bir bugün var ve o kadar içinize işliyor ki… Kısa sürede bitse de etkisi uzun sürecek besbelli.
"önemlidir farklılıklar yoksa güvelerle çevrili bir kelebek kendini göremeyip bir olmaya çalışır güvelerle"
İşlediği konu çok güzel , yazarın anlatımı her zamanki gibi mükemmel; ancak alıştığımız Bahar Eriş tarzına göre zayıf kalmış sanki. Daha derinlikli,daha dolu dolu, daha uzun bir eser hayal etmiştim ;hayal ettiğim gibi olmamış ne yazık ki.Ancak yine de kalemine , emeğine sağlık Bahar hocanın .