Asil Vasilyev kanı, çocukluğundan beri yasaklar ve kısıtlamalarla büyüyen Talya'nın damarlarında kaynamaya başladığında gerçeklerle arasında yalnızca bir tabut, ıssız bir kalp ve mühürlenmiş dudakları vardı. Sessizliğin seni yaşatacağını düşünüyorsan yanılıyorsun. Boğazından zehir zıkkım olup inerken soluk borunu tıkayan her ne varsa tükürmeliydin. Belki de şeytanın derinliğiyle seni pençeleri arasına alıp canını sıkan ama asla öldürmeyen zehir gözleri vardır. İstediğini sandığı şeyi söyler durur, körkütük koşar peşinden her şeyin kalbini attıran. Belki de şeytanın, göreni tekrar döndürüp baktıran bir güzelliği vardır ve tek isteği o çok sevdiği adamın göğsüne elini daldırabilmekken tek amacı aslında avuçlarının arasına aldığı taştan kalbi sıkabilmektir suyu çıkana dek çünkü derdi intikam almaktır. Ama bu tam da şeytanın söyleyeceği bir şey ne de olsa, Tanrının cennetinden çoktan kovulduktan sonra.
Yazmaya küçük yaşlardan beri ilgi duyan ve her fırsatta eline bir kalem kağıt alıp aklında ne varsa karalayan, elinden geldiğince insanlara duygu yüklemeye çalışan yazar, hâlen İstanbul’da lise öğrenimi görmektedir. Günlük tutmaya, fotoğraf çekmeye, piyano çalmaya ve dansa ilgisi vardır. Bütün insanların bir gün mutlu olmak için ortak bir nokta bulacağına inanır. Çünkü mutsuzluğun dünyadaki bütün sorunların yegâne sebebi olduğunu bilir. Kafasında kurguladığı hikâyelerin temeli rüyaları ve hayalleridir, bu yüzden kaç yaşına gelirse gelsin sonsuza dek posta kutusunda bir Hogwarts mektubu bekleyecektir.
tek bir şey diyeceğim tüm kitabın altını çizmek isterdim. buraya da bir kaç alıntı yazıcam ama; Gazel hanvezir……. sana karşı ciddi duygular besliyorum haberin olsun yani.
“ve sana ait olan, seni bulur. köşe bucak ondan kaçarken akla karayı seçsen de.”
“insanların mevsimleri yoktur ama hastalıkların vardır.”
“dile getiremeyip yuttuğun her bir kelime, boğazından aşağı hançeri soluk boruna geçiriyor ve kan kusturuyor geceleri.”
“Bana acı veren tüm bu anılar, nasıl bırakılır bilmiyorum; bana bu anıları veren insanları tüm kalbimle sevdim ve nihayetinde gittiler, terk ettiler— onlara dair sahip olduğum tek şey bu anılar, geriye sadece anılar kaldı, geriye sadece yaralar kaldı,”
uzun zaman sonra kitap okumamamı sağlayan o kitap. ya ne desem bilmiyorum sadece çok beğendim. talya karakteri ile kendimi o kadar bağdaştırdım ki. onu anlıyorum ve çok seviyorum. en sevdiğim besa karakteri alenaydı onun yanına eklendi talya da. gazel’e de aşık oldum hocam, nerden bulabilirim onu??? kitabın havası, konusu, karakterleri her şeyi o kadar güzeldi ki. hani dedim bu kitap benim için yazılmış. ihtiyacım vardı bu kitaba. besa’nın siyah ve beyaz evrenlerini de okumuş ve seven biriyim ama tam olarak bu evrene aitim diye seçemiyordum hiçbir zaman. herkes siyah ya da beyaz evreni seçiyordu favorisi olarak ama ben iki evreni de tam olarak seçemiyordum. şimdi ise gri evren diyorum. benim ait olduğum yer kesinlikle gri evren. çok çok sevdim gerçekten ya. kızlar ve kendilerini buldukları kitapları.🫶
Tekrardan Beyza Aksoy okumaya başlamak bir yandan çok güzel bir yandan sinir bozucu ve bu hiçbir kitabında değişmeyecek sanırım. Onun kalemini hem çok seviyorum hem de sinir oluyorum ama gariptir ki vazgeçemiyorum da biliyorum ilerde diğer kitaplarını da okuyacağım. Uzun zamandır lise kurgusu okumak istiyordum ve bu kitabın da lise kurgusu olarak önerildiğini hatırlayıp okumaya başladım. Yeni yıla girmeye bir kaç gün kala dışarda her yer bembeyaz karlarla dolu iken okuyorum kitabı ve bu inanılmaz bir keyif veriyor. Onun yazış şekli bir şekilde hep kalbime dokunuyor o yüzden hikayede olanlar sinir etse de okumayı çok seviyorum. Siyam okurken de Karaca içinden geçenleri söylese milyon tane sorun çözülebilir karakterler birbirini anlar ve doya doya severdi diye düşündürdüm. Gene aynısı işte ama bu sefer bu karakter düşündüklerini istese de söyleyemez. Bir hikayeyi okurken iki insanın sırf inatları yüzünden birebirlerini anlayamamalarını ya da yanlış anlamalarını okumaktan nefret ediyorum. Genel olarak inatçı ve konuşmayan karakter sevmiyorum ama işte bazı yazarların bazı karakterleri böyle ve ben gene de bir şekilde onu anlamak ve okumak istiyorum. Talya ve Gazel çocukluk aşkı olup birbirinin yarasını saracak iki karakter aslında ama öyle olmadı tabiki tam tersine yanlış anlaşılmalarla ve duyguların sadece karakterin içinde yaşadığı anlarla dolu onların hikayesi de. Yazar sanki istemiyor ya karakterlerin birbirleriyle duygularını paylaşmalarını okumamı istemiyor ama bu benim en sevdiğim şey o hisleri okumak hep en sevdiğim kısımlar ama olmuyor galiba Beyza Aksoy kitapları bu yüzden benlik değil bu yüzden tam anlamıyla sevemiyorum. Şimdi kitabı bitirmiş halimle kötü bir kitap okumuş gibi hissetmiyorum ama aşkdan çok bu kadar mafya işi olayların olduğu bir kitap okumayı beklemediğim için aradığımı bulamadığımı hissediyorum. Son sayfalarda bir sürü şaşırdığım olaylar oldu yalanlar, gerçekler, ortaya çıkanlar, aileler, dostlar, düşmanlar etkileyici olması gereken çok şey oldu ama bunlar değil beni etkileyen kitaba bağlayan bu karışıklık değil hiç olmadı. Duygulara ihtiyacım var sevgi de nefret de aşk da karakterlerin bunları yaşayışını derinden hissetmek istiyorum aslında okuduğum her kitapta ve bu kitapta bunu bulamadım en azından beklediğim kadarını bulamadım o yüzden çoğu kısmı hayal kırıklığı oldu.
This entire review has been hidden because of spoilers.
Kitabi dün gece bitirdim. Ben zaten Beyza Aksoy un yazilim dilini ve kitaplarini hep sevmisimdir. Bu kitabi da keza çok sevdim. Ask acisi, ihanet, aile, intikam, kin ve nefret... hepsi asiri iyi islenmisti. Besa boys takimina yeni eklenen üyem, Gazel... çok ama çok sevdim. Sadece Talya ve Gazel in ikili iliskisini yeterince okudugumuzu düsünmüyorum. Bence yarim kaldilar, daha fazla okumak isterdim ikisini. Hazar karakterini Siyam da cok sevmistim ama bu kitapta pek sevdigim söylenemez. Ama nefret ettigim bir karakter de degil kendisi. Kitabin sonunu da tahmin etmistim ben. Artik Beyza Aksoy un olay akislarini çözüyorum ;) Beyza'nin karakterlerinde kendime en çok benzettigim kisi Alena Dorandi ama Talya onunla kapisir bu konuda... Ve her Beyza Aksoy kitabinda yasadigim gibi, kitabin sonu beni asla tatmin etmedi. Ama kitaplari her zaman bana anlamadigim bir sekilde ilaç gibi geliyor...
hayatimin en boktan donemlerden birinde okudum ve talya’nin her cumlesinde kendimi gordum. gazel hanvezir’e ciddi anlamda asigim 0 sakayla soyluyorum bunu, edebiyat dersinde ondan baska bir seyi dusunemiyorum ve hoca gazel dediginde daydreaming saatim geliyor… asigim galiba ya bilmiyorum. ben eskiden panik atakla alakali hicbir sey okuyamazdim cunku maalesef hala tam olarak bitmesi, iyilesemedim ama bu kitap beni bu konuda olgunlastirdi ve artik birisi panik atakla alakali bir sey dediginde kendimi diken ustunde otururkabn bulmuyorum??? bambaska bir mevzusun beyza aksoy… tesekkur ederim bu kitabi yazdigin icin ve yayimladigin icin. asla hicbir kitabi onun kadar sevmeyecegim. cok ciddiyim. aslinda 1 gunde bile bitirirdim kitabi o kadar akiciydi ama dedigim gibi cok zor bir donemden gectigim icin anca okuyabildim, buna da sukur!!!!!!!!! 🥹
delirdim kafam karıştı ben gazel ve talyanın hikayesini okumak istiyordum ya ne demek ikinci kitap hazar hakkında 😭😭😭 en kalpkıran olmayan besa erkeği?
Öncelikle Beyza,bu kitabı yazdığın için teşekkür ederim. Sayfalarında kendimi buldum, sustuklarım dile geldi. Anlaşılmak böyle bir şeymiş meğer. Kalbime dokunduğun için teşekkür ederim.