"Bir daha kimsenin seni benim üzdüğüm gibi üzmesine izin verme"diyerek Melike'nin hayatından çıkıp gitmiştir Çağrı. Gitmenin hiçbir derde çare olamayacağını bile bile kendine başka bir şehirde yeni bir hayat kurmuştur. O hayatta Melike'nin olmaması ise en büyük eksiğidir... Melike ise henüz ayrılığın acısını atlatamadan sevdiği adamın mektubuyla derinden sarsılmıştır. Yüreği Çağrı'nın peşinden gitmek için can atarken, o mantığını dinleyip aşkından vazgeçmeyi seçmiştir lakin günler ve geceler boyu duyduğu o yoğun özlemi dindirebilmeyi hiçbir şekilde başaramamıştır.Sonra bir gün genç çiftin ortak bir kararla ayırdıkları yolları, kaderin oyunuyla aynı noktada tekrar birleşir... Geçmişin acılarını unutup birlikte yeni bir başlangıç yapmaları mümkün olacak mıdır? Peki ya aşk bir yolunu bulup tekrar iki yürekte o en saf haliyle var olmayı başarabilecek midir?
"Seni ömrümün sonuna kadar beklerim. Bu zamana kadar nasıl beklediysem, bir o kadar daha beklerim. Yeter ki sen bana gelmekten hiç vazgeçme."
Aslıhan Akagöz, 1988 yılında İstanbul’da doğdu. 4 yaşında ailesiyle birlikte Almanya’ya göç eden genç yazar, 2012 yılında üniversite işletme bölümünden mezun oldu.
Yazma aşkını lise döneminde keşfettikten sonra ilk özgün hikayesini 2006 yılında kaleme aldı. Ve hâlâ sosyal platformlarda hikayelerini okurlarıyla buluşturmaya devam ediyor.
veee yazdan beri bekledigim muhtesem finalime sonunda kavustum :) ilk kitabin sonunda beni hoykurdeterek aglatan yazar, bu kitap ile okudugum en ama en mutlu kitabi yazan tek yazar kadrosuna kendisini oturtmus bulunuyor.
kitap neden seri olarak cikti merak icerisindeyim kesinlikle tek kitap olabilirmis. resmen final kismini kitap olarak okudum :)
iki ayri kitap yorumu yaparsak ikincisi cok basit kaliyor tabi ilk kitabin dolulugu karsisinda ancak ama ben butun bir yorum yapacagim.
aslihan'in kalemine kesinlikle hayranim ve yazdigi kitaplari buyuk bir keyifle alip okuyacagimdan eminim, yazim dili son zamanlarda bre yazarlara fark atacak kadar gosteriyor kendisini, bu kitaba geri donersem kesinlikle Çağrı icin bekledigim bir mutlu son okudum ve bundan kesinlikle cok mutluyum :)
yazarimin ellerine saglik diyorum ve diger kitaplarinin cikmasini dort goz bekliyorum :) kucuk kizin buyuk kutuphanesi www.tarihiaskromani.blogspot.com
İlk kitaptaki o finalden sonra çok çabuk bir mutlu son olmuş. Bilemiyorum, beklediğim bu değildi. Daha sancılı bir süreçten geçmeleri gerektiği kanısındayım. O finalde hissettiğiniz acıdan sonra, ikinci kitabın böyle 50. sayfalarında mutluluğu bulmaları bana ilk kitaptaki gerçekliliği vermedi. Mutlu sonları severim ama istediğimi bulamadım. Hele ki Ömer faktörü için ilk başta verilen izlenimin 10 sayfa bile sürmeden değişip adamın süt liman olması da bana çok gerçekçi gelmedi. İlk kitap halen favorim.
Kitap için tek yorumum çok basit olduğu. Her sayfasında buram buram mutluluk vardı. Yorum gerektirecek bir olay bile geçmedi. İlk kitabı beğenmiştim fakat bu onun yanında çok yavan kaldı.