"Heidegger, düşünmenin aslında bir Holzweg'i, bir ormancının Karaorman'da izlediği patikayı takip etmeye benzediğini ileri sürer. Bu benzetmenin üzerinde çokça durur. Ormancının yolu kafa karıştırıcıdır, etrafı yoğun bir ağaç kütlesiyle çevrilidir ve uzağı görmek pek mümkün değildir. Filozofa göre, yürüyüşçü bir yolu, sonunda bir yere varacağı inancıyla izler. Ne var ki kişinin yürürken veya düşünürken doğru yolda olduğundan emin olması çoğu zaman güçtür. Yol bir çıkmaza girebilir veya bir çemberin etrafında dönüp durabilir. Ancak tanıdık gelen veya geniş bir kır manzarasına tepeden bakma imkanı veren bir açıklığa vardığımız ender durumlarda yönümüzü kestirebiliriz. Heidegger'e göre, düşünme, daha önce oradan geçmiş diğer kişilerin toprakta iyi kötü açtığı bir yolu izlemeyi, en vaatkâr dönemeçlerden sapmayı, bazen yolunu kaybetmeyi, bazen de ormanda aydınlıkta yönümüzü tayin edebileceğimiz bir kayrana varmayı gerektirir. Böylesi bir düşünme bir başlangıç noktasından hareket etmeyi ve yol üzerinde karşılaşılacak bulgulara açık olmayı gerektirir. Ne düzenlenmiş bir sistem ne de mantıksal bir işlem içerir. "