Jump to ratings and reviews
Rate this book

Yazsonu

Rate this book
Bir kimse neden oltasını, içinde tek balık olmadığını bildiği göle sarkıtır?"

"Güveler kumaşı, pas demiri, kurtlar elmayı, geçmiş ve şimdi de insanı kemirir(mis?)."

Birey ve toplum gerçeğinin nasıl bütün olduğunu, bunların herhangi birini yok sayarak bir edebiyat ürünü yaratılamayacağı gerçeğini vurguluyor. Yazsonu'nun önemli mesajı belki de bu.
-Doğan Hızlan-

Bir de Adalet Ağaoğlu'nun Yazsonu adlı eseri çok güzel. Benim en sevdiğim kitabı Ağaoğlu'nun…
-Peride Celal-
(Tanıtım Bülteninden)

235 pages, Paperback

First published September 1, 1981

7 people are currently reading
348 people want to read

About the author

Adalet Ağaoğlu

66 books175 followers
Adalet Ağaoğlu, a writer born in Nallıhan in 1929, graduated from Ankara University's Faculty of Language and History-Geography, Department of French Language and Literature in 1950. Subsequently, she joined Ankara Radio in 1951, where she worked as a dramaturg, radio theater director, and program specialist following the establishment of TRT. He departed from his post in 1970, having served as the head of the Radio Department. Ağaoğlu's foray into poetry commenced with the publication of her work in the 1948 and 1949 issues of Kaynak magazine. She subsequently made her theatrical debut with the play "Bir Piyes Yazalım" (Let's Write a Play), which was staged in Ankara in 1953 and co-authored with a colleague. The initial work of fiction by Adalet Ağaoğlu was the 1973 novel Ölmeye Yatmak.

Ratings & Reviews

What do you think?
Rate this book

Friends & Following

Create a free account to discover what your friends think of this book!

Community Reviews

5 stars
35 (26%)
4 stars
44 (33%)
3 stars
38 (29%)
2 stars
9 (6%)
1 star
4 (3%)
Displaying 1 - 15 of 15 reviews
Profile Image for Jenny (Reading Envy).
3,876 reviews3,724 followers
April 30, 2014
Summer's End is translated from the Turkish, originally written using tenses that don't exist in English (like the storytelling, heresay tense) - how does a translator make that work? An interview with the author explains some of the questions I had.

The book meanders between a woman staying at a hotel and her imagining of people that might have stayed in a little abandoned house next to it. She is at times very circular, other times very poetic, and it can be hard to follow.

Still, this is a very different novel from the other Turkish literature I have read. It isn't "classical," it isn't inherently Muslim, and the characters have a wide range of beliefs, educations, and sexual conduct. This is definitely the first Turkish novel to include items such as bathing suits and Playboy. It is set in the late 1970s along the coast of the Eastern Mediterranean, not Istanbul as many Turkish novels are.

Here is one example of the translated text, from pages 149-150.
"The fact that people are growing more distant from each other every moment, that they are stubbornly avoiding looking into each other's eyes, that the smell of aged blood, of rotten meat in the land, are being covered up. We were covering ourselves. We were so accustomed to being covered, to being locked that we could no longer manage to be completely open, to be just ourselves in those letters, over the phone, in coming face to face with averted gazes. We were like ancient cities buried seven stories under the ground. ... Doubtless, we had lived; it is obvious from the excavations that we had lived. What does a life mean when its lock is not broken, its cork is not removed, when it hasn't joined itself to life? We were not there, we never existed."

And most of the book is written this way. Very little dialogue; long meandering blocks of thought. But you can get into the rhythm of it.

There is also a lot of commentary on identity, letting go of morality and being authentic.

"My history, that bearded father of mine, was leaving me, retreating from my inner self. It couldn't make me do what it said. You see, we always see ourselves as objects. And then we get mad at men for seeing us as objects."

The place of the novel is also important, that eastern Mediterranean shore. When the author originally wrote the novel, she was concerned about the potential for overcommercialization of the beautiful scenery, something which has in fact happened since. It is clearly a special place, a unique place, in her mind, not just because of the landscape but because of the mingling of the city people and the mountain people.

"...You cannot disregard people who are subjected to massacre and suffocation in cities. The longing they, too, have for sunny shores, for a rest for a moment on the shores."

I sincerely hope more of Ağaoğlu's work is translated into English. I'm particularly interested in "A Chill in the Soul," taking place in a bed while a man and woman make love.
Profile Image for Betül.
16 reviews
April 23, 2025
Ne kitabın karakterleri güzel anlatılmış ne hikaye güzel betimlenmiş, yarıda bırakmayı sevmediğim için kendimi okumaya zorladım ama maalesef zaman kaybı. Yazarın kitabı yazarkenki düşünceleri ve kitabın ana karakterinin yaşadığı şeyler iç içe, bir şey anlamak mümkün değil, betimleme salatası olmuş çok kötü, her şey kararında güzel
Profile Image for Marieke.
333 reviews192 followers
Read
December 17, 2014
I can't rate this yet. This is a strange book, quite beautifully written, and I am certain I don't understand it. I will wait to rate it until I have a better grasp on what I can and can not understand about it. Hopefully some friends in my MENA Lit group will be game to sort this out with me.
101 reviews3 followers
October 6, 2020
Kitap içinde kitap, ilginç bir kurgu.
Yaşamda, gerçek ile kurgu ayırt edilmesi çok zor şekilde iç içe.
“Yaşamlarımız bir şaka mı yoksa!”
Tabii ki yaşamdan yanayız ama kurgu nerede başlar nerede biter bilen var mı? İnsan romansız olmaz.

Kitaptan Alıntılar:

Herşey kendi doğrusunu bulur.

Yaşar gibi yaptığımızı anlayamadan kaybolup gideceğiz.

Anlar içinde ansızın bir ışık çakar. Önceden bildiğiniz, algılayıp duyumsadığınız ne varsa, hepsinin biçimini çarpıtır, dönüştürüp, değiştirir.

Düşünceler; yerini, öncekilere eklenmiş yeni düşüncelere bırakmışsa, altta kalıyor, silinip gitmiş gibi oluyor.

Ne şu vardır ne de bu, başka bir şey vardır.

Beni yalnız yalnızlığım çoğaltır.

Tanrılar tanrı olmayı bilememişlerse, insan da olamamışlarsa ve yüzyıllardır yalnız insanla insan varsa, insanın insanı hiçlememesi, bizim biz olmamıza bağlıdır.

Herşey bizimdi ve hiç bir şey bizim değildi.

Kendi kendisinin savcısı olanların işi çoktu ve büyük işti. Yorardı, acıtırdı. Kendini acıtmayan hiç kimse, hiç bir şey bizi acıtamazdı.

Büyük kentlerde, günlük yaşam içinde, insanların arasına kendini ele vermeme çabaları ve sonsuz güvensizlikler girer. Bizi kendimiz değil, kendi geçmişi içinde, yorgun, kuşkulu her an savunuya hazır, ürkek yüreklerimiz yönetir.

Yüzleri, bakışları, bakışlardaki anlamı büsbütün gizlemeye yardımcı olmayan bir aydınlık. Bizi birbirimize ve kendimize apaçık gösteren bir aydınlık.

Akdenizlidir, aşka şiire ve ölüme inanır.

Eyy bu topraklar için toprağa düşmüş asker, yaşamanın dışında ne var ki, cevap ver!
Profile Image for Kaderin.
5 reviews
Read
July 23, 2020
Soğuk katı toprağın
Kıyıya aktığı zamandır bu,
Yaşam yittiği zaman
Dağ koyaklarında.
Davar, davul, çadır, çuval ve mavzer
Yörük işi, yayık sesi
Bir avcıdır ölüm şimdi
Dirim bir ceylan
Ve biz,
Aşkla kinin ateş hattında
Ölüme bir çağrı,
Yıkıma kışkırtıyız
Göğüs göğüse geldiği an
Dağlarla deniz.


Kitapla ilgili en çok sevdiğim şey Adalet Ağaoğlu'nun çok alışkın olduğumuz, rutin, tecrübesi kaçınılmaz veya hissiyatını çok iyi bildiğimiz şeyleri kusursuz bir biçimde dizelere dökmesiydi:
'pek çok değerli şeyi bir an'da toplamak isteyen bir eldi sanki'

'ayrıca insan bildiklerinde başkalarına karşı cömert davranmalıymış, ama bu cömertlikle gevezeliğin nerde ayrıldığını saptamak da güç.'

'uykudan uyandığınızda her şey, her söz sizde açık seçiktir ama bir türlü dile getiremezsiniz'

Yer yer gülümseten, içimi ısıtan ama en çok kitabın yoğun anlatımından boğulmamaya çalışarak birkaç gün içerisinde bitirdiğim bir deneyim oldu.
(-spoiler-
kitabın dördüncü ve son kısmına gelindiğinde roman yazmak için sahil kıyısında bir otele yerleşen anlatıcı yazarın sahipsiz eski bir briket görmesiyle yazmış bulunduğu kitabın içinde olduğumuzu anlıyoruz ama buraya kadarki yolculuk her ne kadar bizi içine sürüklese de oldukça karmaşık.)

kitabın dizeleri arasında kaybolmuş ve özellikle yarısından sonra elimden bırakamamış olsam da kitabı bitirdiğimde puanlayamadığımı fark ettim.
açık konuşmak gerekirse son sayfayı çevirip kitabı masanın üzerine koyduğumda anladığımdan emin değildim... ta ki kitapla ilgili birkaç eleştiri ve tez okuyana dek... hala her şey tam yerli yerine oturmuş değil ama özellikle Adalet Ağaoğlu'nun okunan ilk kitabıysa kitap bittikten sonra da üzerine bir şeyler okunmasını tavsiye ediyorum.
adalet ağaoğlunun bütün kitapları ele alınarak yazılmış bir tez, yazsonu ile ilgili kısımlar okunabilir.
http://nek.istanbul.edu.tr:4444/ekos/...
87 reviews3 followers
September 23, 2014
İlk olarak 1980de yayınlanan bu romanı çıkan yeni baskısının hatırlatması ile okuma şansım oldu. Her satırı etkileyici idi. Elimden bırakamadım açıkçası.
"Eski aynalarda, yeni tıraşlar yapan berberi de görmeliyim"
"Bozgun bizans" kişi mi coğrafya mı?
Profile Image for Muharrem Enes Erdem.
46 reviews1 follower
December 30, 2024
Adalet Ağaoğlu’nun Yazsonu kitabı, başından sonuna kadar içsel bir yolculuğa çıkaran, insanın geçmişini ve hayallerini sorgulamasına sebep olan muazzam bir eser. Kitap, bir insanın koskoca bir hayatının kısa bir Yazsonu’na nasıl sığdırılabileceğini incelerken, hayatın ne kadar hızlı geçip gittiğini, zamanın insanı nasıl bir bakış açısıyla etkilediğini derinlemesine işliyor. Yazsonu'nu okurken, kitabın sunduğu atmosferin, bir günbatımı ile gündoğumu arası bir merhale gibi olduğunu düşünüyorum; tıpkı bir anın geçiciliği gibi, ama içinde her şeyin bulunduğu, her şeyin yoğunlaştığı bir zaman dilimi. Ağaoğlu’nun yazımı, bir şekilde zamanın kıymetini derinden hissettiriyor.

Kitabın ana karakteri, hayatını çevreleyen hayal kırıklıkları ve gerçeklerle yüzleşmesi arasında sıkışıp kalırken, yağmurların ardında sıradan, ancak bir o kadar da derin bir yaşam acısı barındırdığı hissini uyandırıyor. Yağmurların, iri damlalarla, hayallerden koparıp sert ve acımasız bir şekilde gerçeğe atma metaforu, gerçekten etkileyici. Bu iki zıtlık arasındaki dengeyi Ağaoğlu o kadar başarılı bir şekilde kurmuş ki, bir yanda hayallerin muazzam güzellikleriyle bezeli Afrodit’i görmüşçesine büyülenmişken, diğer yanda bu hayallerin tıpkı bir illüzyon gibi parçalandığını hissediyorsunuz.

Yazsonu’nu ben, kitabı gerçekten okumanın “sonunu” biraz daha geciktireyim diye, yaz sonuna doğru okumayı tercih ettim ve bu kararım çok yerindeydi. Kitap sadece bir anlatı değil, zamanın ve hayatın ne kadar keskin hatlarla bölündüğünü, ancak o hatların ardında aslında bir bütünlük olduğunu fark etmenize yol açan bir yolculuktu. Adalet Ağaoğlu, insanın ruhundaki karmaşayı ve kırılganlıkları, derin bir duygusal yoğunlukla işlemiş ve bizi kendi hayatımızla yüzleştiriyor. Kitap, hem bir kayıptan hem de varoluşun sorgusundan kaçamayan bir karakterin içsel dünyasına ışık tutarak okuyucuya büyük bir empati sunuyor.

Hayal ve gerçek arasındaki ince çizgiyi bu denli incelikle betimleyen, zamanın geçişini ve insanın hayallerini ne kadar gerçek ve bir o kadar da hayalperest şekilde kucakladığını gösteren bu eser, çok anlamlı bir okuma deneyimi sundu. Kitap, yaz sonunun sonrasındaki hayatta karşımıza çıkan tüm gerçeklerle, yüzleşmek ve içsel hesaplaşmamızla kalıyor.
Profile Image for İlke.
109 reviews21 followers
July 16, 2020
💭Her şey kendi doğrusunu bulur..Ne menem bir doğrudur bu, bunca karmaşık, çok zikzaklı, enine, boyuna, derinliğine sayısız ucu olan?💭
🌸
🌸
Adalet Ağaoğlu'nun 1980 yılında yayımlanan, Türk edebiyatının postmodernizme açılan ilk kapılarından, üstkurmaca tekniğinin ilk örneklerinden olan Yazsonu kitabı gerçekle hayal arasında bir kurgu✨
🌸
🌸
Genç bir kadının roman yazmak için gittiği tatil kasabasında gördüklerinden, hissettiklerinden yola çıkarak zihninde yeni bir roman fikrinin ortaya çıkmasıyla başlıyor. Romanının kahramanları, isimleri sayfalar ilerledikçe şekilleniyor. Bu anlamda kitap içinde başka bir kitap var, yazarın gerçekliği ile zihnindeki kurgusunun gerçekliği birbirine karışırken bize de gerçek olarak algıladığımız kendi dünyamınızın belki de bir kurmaca olabileceğini sorgulatıyor🧐Ortaya çıkan karakterlerin ruhsal durumları üzerinde duruyor yazar, insanlar arasındaki iletişimsizlik, toplumdan kaçış ve yalnızlık üzerine bir anlatı💫
🌸
🌸
Ağaoğlu'na göre hayatta çarpıcı bir son yok. Önemli olan sonuç değil, süreç. Yani yaşamak ve anlatmak. Bu tam bir anlatı romanı. Sonuç nereye varacak telaşına düşmeyen bir kurgu👌💫
🌸
🌸
Benim Ağaoğlu ile tanışma kitabımdı Yazsonu. Beklentimin ve yazıldığı dönem edebiyat anlayışının çok ötesinde, şaşırtıcı bir roman. Ancak yazar külliyatına başlangıç için uygun olamayacak kadar zorlayıcı olduğunu düşünüyorum. İlk kitap olarak önermiyorum ama Adalet Ağaoğlu'nun mutlaka okunması gereken bir yazar olduğu kesin🙏🏼Ben önümüzdeki ay Dar Zamanlar serisine başlamayı planlıyorum🌹
Ve külliyatını bitirmeyi hedefliyorum🙏🏼
Profile Image for zülal.
1 review
January 15, 2026
hisler güzel. anlatıma alışmam biraz zaman aldı o biraz sıkıntı oldu. okumam baya uzundu bu da kitaba dalmamı etkiledi aslında. ama ilk adalet ağaoğlu kitabımdı o yüzden napalım diyelim. kitabı okurken sürekli bu hikaye gerçek mi? kurgu mu? oteldeki kişi kimdi? gibi sorular sorup durdum ama sonunda yine çok açık olmasa da bi cevap aldım gibi. en iyi şey şuydu: kitabı bitirdikten sonra ilk sayfaları okudum bir daha ve orada kitabın asıl sonuyla ilgili cevapları bulmak baya iyiydi. en son nevinin kapısına onu sürekli izleyen (asıl izleyen, yusuf yazı makinesini izliyordu) ‘sakat delikanlı’nın gelmesi, devamında nevinin korkuyla denize koşması ve dalgalara kapılması. delikanlının da kayalıklarda ölmesi. güzeldi. spoiler verdim kendime ama unutuyorum daha sonradan. ama kitabı okurken değişik yerlere değinmesine şaşırdım ara ara. AMA böyle hissettiren bi eve sahip olmak ÇOK istiyorum. iykyk
This entire review has been hidden because of spoilers.
Profile Image for nandor.
14 reviews
August 26, 2022
belki benim salakligimdan kaynaklidir bilemiylrm ama hic anlamadkm ya ve hic zevk almadim okurken sifir
Profile Image for Bengu Vahapoglu.
42 reviews8 followers
September 27, 2025
Adalet Ağaoğlu kitapları ilk üç sıralamam:
1- Göç Temizliği
2-Yazsonu
3- Hayır...
Profile Image for KT.
86 reviews
June 29, 2021
This book made my head hurt but in all the right ways.
Profile Image for Osama Mohamed.
394 reviews18 followers
September 7, 2015
قرأت اكثر من نصف الرواية وتركتها دون أن أكملها .
الرواية مملة جدا وبها شئ غريب في الترجمة
Displaying 1 - 15 of 15 reviews

Can't find what you're looking for?

Get help and learn more about the design.