التاريخ حافل بالأحداث والمغامرات؛ بعضها شائع ومعروف، والكثير منها يكتنفه الغموض. وفي رواية "الهامسات في أُذن الرّياح" تحملنا الكاتبة رانا ديميريز على أجنحة الخيال إلى ماضٍ بعيد، تُحاك فيه المؤامرات، وتُقاتل فيه فارسات جسورات... ففي رحلة محفوفة بالأخطار والصعوبات، تمتطي ماهسيما خاتون صهوة فرسها بشجاعة، وتخوض للمرة الأولى تجربة القتال وحدها ببراعة.. إذ إن حاكمتها ماما خاتون تواجه مصيراً قاسيًّا؛ بعد أن سُلِب منها عرشها، ووُضِعت في زنزانة حقيرة لتعاني الذل والألم وحدها... تُرى، هل ستنجح ماهسيما خاتون في إنقاذ حاكمتها وإعادتها إلى عرشها؟ أم ستقع في الأسر بدورها؟
من أجواء الرواية نقرأ: "... لفتَت انتباهي مقالةٌ مكتوبةٌ عن المتعلقات الشخصية للسلطانات. لم تكن الفترة العثمانية ضمن مجال اهتمامي، هذا صحيح، لكن أليس الحريم موضوعاً يثيرُ فضول الجميع؟ نقرتُ على مقالة الباحث، وألقيتُ نظرةٌ سريعةٌ عليها. كان يعرض بعض المقتنيات الشخصية للسلطانة هُرَّم، فنزلتُ إلى الجزء الذي يحوي الصور. وفيما كنتُ على وشك إغلاق هاتفي، سمعتُ جرس آلةِ صُنْعِ القهوة، غير أنّني بقيتُ مشدوهةً أمام ما رأيتُه. هل كانت رؤيتي مشوشةً من قلة النوم؟ أو كان عقلي يخدعني ويختلق؟ فإلى جانب بعض الزجاجات وعلبة، كانت صورتها هناك. إنّها نسخة مماثلةٌ لليد نفسها التي تقبع على مكتبي. متى صارت من المقتنيات الشخصية للسلطانة هُرَّم؟ (...) وقلتُ وأنا أذرع الغرفة: "أظنني فقدتُ عقلي". كانت يدي فوق الطاولة، لذا قلتُ مجدّداً: "كيف ذلك؟".
Rana Demiriz’in kalemini çok severek okuyorum. Bu da kendisinden okuduğum dördüncü kitaptı. Cidden inanılmaz bir birikimle yazıldığı her halinden belli olan bir kitap. Okuduğunuz zaman ne demek istediğimi siz de çok iyi anlayacaksınız zaten. Kitap tarihi anlamda oldukça bilgili yazılmasının dışında o kadar gerçekçi betimlemelere sahip ki okurken kendinizi bir anda baş kahramanımız Mahsima Cihan Hatun’un yerinde Mama Hatun’u kurtarma peşinde koşuyor gibi hissediyorsunuz. Kitapla alakalı tek sıkıntım biraz yanlış bir zamanda okumaya başlamış olmamdı. Yoksa iki-üç günde bitecek bir kitaptı. Kesinlikle 5/5 hemde en yıldızlısından ✨ Bu senenin favorileri arasında yerini aldı bile ✌🏻
Mutlaka okuyun diyebileceğim bir kitap ❤️ Ben çok beğendim. 11/11 13+
Mahsima Cihan Hatun çok güçlü bir karakter. Keşke Mahsima Hatun kadar güçlü olsaydım dediğim anlar çoktu. İki erkeğin taşıyamadığını taşıyor, savaş ve muharebelerdeki yiğitliği ve cesareti ile nam salmış. Ama güçlülüğü sadece fiziksel anlamda değil. Oldukça gururlu Hatta çoğu Hakan'dan daha da kuruluyor ve sabır hariç duygularına hakim, tek kötü huyu da sabırsızlık zaten. Olaylar boyun hükümdarı olan Mama Hatun'un esir alınışı ve - bir nevi onun yaveri olan- Mahsima Cihan Hatun'un yine bir kadın hükümdar olan Tamara'ya yardım istemeye ardından da Işıklar Ülkesi'ne gidişi ile başlıyor. Mahsima bu yolda tek başına, yoldaşları esir, kendisiyse kaçak. Bir vatan haini o. İsmini gizliyor, kimliğini gizliyor. Yeni adını da Kuzgun olarak seçiyor. Bu uğurda, kendini korumak için eşkiyaların saldırısına uğramış bir tüccar ve bey kızı rollerine bürünüyor. Derken yolda bir haksızlığa rast geliyor ve seyirci kalamıyor. Öldürülmek üzere olan Ayaz Bey'i kurtarıp onu yol üzerindeki en yakın yer olan bir manastıra götürüyor. Ayaz Bey iyiliğe karşılık vermek için ona Işıklar Ülkesi'ne doğru rehberlik yapıyor. Orada eski bir şifacının yardımıyla aradığı formülün tek tek ipuçlarını buluyor. 🌟 Kapak tasarımı şahane.🌟 Çook beğendim 💖 Yazarın en sevdiğim kitabı oldu😊 13+ ve gençler kaçırmasın derim ❤️ ❤️ ❤️ ❤️ ❤️
The story was so good. I read it with great excitement. But I was expecting a development, a relationship between Mahsima Cihan Hatun and Ayaz Bey in the final. I also wanted to read about Mama Hatun's rescue and return to the throne. It ended very poorly in my opinion.
This entire review has been hidden because of spoilers.
4.5/5 kitabın sonu bir anda ve çat diye kesildiği için sanki okumam gereken bir 50 sayfa daha varmış gibi hissediyorum:( Hikayenin bu şekilde kesilip, kitabın bitirilmesi mantıklı aslında ama yine de bir 50 sayfa daha okumak isterdim açıkçası
Rana Demiriz’i ve tarihi kurgu kitaplarını çok severek okuyorum. Ancak bu kitapta kurgu ve detaylar hem çok tekrar hem de beni etkilemedi. Çok üzülerek beğenmedim