Bürokratlar, Erhan Bener’in yapıtında birçok açıdan dönüm noktası oluşturan bir eserdir. Mesleki yaşamında edindiği anı ve gözlemlerinin öyküleştirilmesinden oluşan ve kendisinin de “anı-öykü” olarak tanımladığı bu metinlerle yazar, psikolojik çözümlemelere dayalı ilk dönem romanlarının dışında bir tür ve biçemle okurun karşısına çıkmaktadır. Bürokratlar’da Bener, bürokrat oluşu ile yazar kimliğinin bağdaştırılamamasını ve bu tutkusu yüzünden başına gelen olayları da esprili bir şekilde anlatır. Her ne kadar “yazar Erhan Bener” ile “bürokrat Erhan Bener”in farklı kimliklere sahip olduklarını ve bu kimliklerin zaman zaman çatıştıklarını vurgulasak da, aralarında tekinsiz bir ilişki olduğunu teslim etmemiz gerekiyor. Bürokratlar’ın belki de en ilginç özelliği, edebiyatçı Erhan Bener’le bürokrat Erhan Bener’i tek potada eriten, ikisini bir anlamda bütünleştiren bir eser olmasıdır.
Yazar Erhan Bener, 1929 yılında babasının görevli bulunduğu Kıbrıs’ta dünyaya geldi. İlk ve orta öğrenimini Anadolu’nun çeşitli il ve ilçe merkezlerinde tamamlayan Bener, 1950 yılında Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi’ni bitirdi. Bener, 1956 yılında Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nden de lisans diploması aldı.
Erhan Bener, 1951-58 yılları arasında Maliye Hesap Uzmanı olarak görev yaptı. 1958-1973 yılları arasında yurt dışında çeşitli görevlerde bulunan Bener, 1975 yılında Emekli Sandığı Genel Müdürü iken kendi isteğiyle emekliye ayrıldı.
Türkiye'nin ilk fen doktorlarından Raşit Bener'le Mediha Hanımın oğlu, felsefeci Cemil Sena Ongun'un yeğenidir. Yazar Vüs'at Orhan Bener'in kardeşi, Yiğit Bener'in babasıdır.
GENÇ YAŞTA YAZMAYA BAŞLADI Kısa bir süre avukatlık yapan Bener, edebiyat yaşamına 1945 yılında çeşitli dergilerde yayınlanan şiir ve öyküleriyle başladı. Bener, 30’un üzerinde kitaba imza attı, kimi yapıtları da yabancı dillere çevrildi. Çocuk kitapları, çevirileri ve radyo oyunları da bulunan Bener’in “Yalnızlar”, “Ölü Bir Deniz”, “Böcek”, “Aşk-ı Muhabbet” ve “Sevda” adlı yapıtları sinemaya ve televizyona uyarlandı.
Bener’in, “Hızır Doktor”, “Bürokratlar” ve “Şahmeran” adlı oyunları, İstanbul Şehir Tiyatrosu, Ankara Halk Tiyatrosu ve Ankara, Konya, Diyarbakır Devlet Tiyatroları’nca sahneye konuldu.
BİRÇOK ÖDÜLÜ VARDI Erhan Bener, Fransız-Türk Kültür Cemiyeti, Yunus Nadi ve Orhan Kemal roman ödüllerine, Haldun Taner, Yunus Nadi ve Dil Derneği Ömer Asım Aksoy Öykü ödüllerine, Muhsin Ertuğrul Oyun Ödülüne layık görüldü.
Edebiyatçılar Derneği Onur Ödülü altın madalyası sahibi olan Erhan Bener, Fransa’nın uluslararası L’Officier de Lordre des arts et des Lettres (Sanat ve edebiyat ustası) ve Uluslararası Film Festivalleri Kurumu’nun “Sanat Çınarı” unvanına da sahipti.
Kedi ve Ölüm adlı romanı Le Chat et la mort adıyla, Baharla Gelen adlı romanı ise Ce qui arriva avec le printemps adıyla Fransızcaya çevrildi.
Okuması oldukça keyif verici olan bürokratlar, hem Türkiye'nin bürokratik yapısını anlatıyor hem de anlattığı 60'lı 70'li yılların siyasi ortamına ışık tutuyor. Dönemin yaşanmışlıklarını da aktaran bürokratlar, mizahi yönü ağır basan bir anı kitabı. Her ne kadar kitabın anlattığı yıllar uzun zaman öncesine ait olsa da günümüzün bürokratik ilişkilerinde pek değişen bir şey olduğunu sanmıyorum. O yüzden, bürokratların dünyasını merak edenlere tavsiye edilir.
Okumayı uzun zamandır planladığım bir kitaptı çünkü hatıra kitapları seven biri olarak, edebiyatçı bir insanın bürokratlık yaşamına dair kaleme aldıkları epey merak uyandırıcıydı benim açımdan. Son baskısı tek bir ciltten oluşuyor ama ben 70’li yıllardaki ilk baskısını okudum ve 3 ciltten oluşuyordu. (Tek ciltli yeni baskıda bazı yazıların kaldırılmış olduğunu farkettim)
Türk siyasi tarihine dair komik, trajik ve trajikomik hikayeler.. hepsi de gerçek elbette. 50’li yıllar ve 70’li yılla arası yaşananlar.. Fotoğraf destekli olmasını arzu ederdim ama bu haliyle de epey sürükleyiciydi benim açımdan.