Sabaha kadar uyuyamıyacak anlaşılan. Yatağın içinde bir o yana, bir bu yana dönüp duruyor. Gözleriyle, göz kapaklarının arasına gelip çakılan olaylar, hayaller giderek canlanıyor. Ya bir pişmanlık kaplıyor için. Ya bir umut. Sevinç ve üzünç, aynı anda birbirine dolanıp sarmaşıyor bazen. Ve uykuyu, kendi isteğiyle kovuyor. Biraz ağırlaşsa, biraz acısa gözleri, yeni bir dönüşle, kaldığı yerden sürdürüyor aklındakileri. Karısı, yanı başında uzanmış, düzgün nefesle uyuyor olmalı. Kimbilir... Belki, o da, düş görüyordur. O da, geleceği kuruyorsa, mutludur uykusunda.
Ortaokul mezunu olan Toy, çocukluğundan itibaren çalışarak yaşamaya başladı. Fırıncılık, bankacılık, vurgun yiyen süngercileri sigortalama gibi işlerde çalıştıktan sonra, İstanbul'a yerleşti. Bank-İş sendikasanın kurucuları arasında yer alarak sendikacılığa başladı. Gazetelerde yazıları yayımlanan Erol Toy, ilk öyküsünü 1952 yılında Çınar dergisinde yayımladı. YAZKO Yönetim Kurulu başkanlığı yapan yazar, romanlarında Türkiye'nin toplumsal, ekonomik ve politik sorunlarını işledi. Toplumcu gerçekçi bir çizgide yürüyen Toy, ilk basımı 1974 yılında yapılan ve Vehbi Koç'un yaşamöyküsünün anlatıldığı iddia edilen İmparator adlı romanıyla okur kitlelerine adını duyurdu. Öykü, roman, deneme ve eleştiri yazılarının dışında sahnelenmiş tiyatro oyunları da bulunan Erol Toy, 1962 Ali Naci Karacan Üçüncülük Ödülü sahibidir.