“Gaika. Yuva demek. Ben hiç görmedim. Hiçbirimiz görmedik. Çünkü biz... yüzlerce kuşaktır gemideyiz.”
İstanbul’a bir uzay gemisi düştü. Evrende yalnız olmadığımız artık sır değil. Peki gelenler kim? Misafir mi, işgalci mi?
Ön saflarda antropolog Can Yaban ve biyoakustik uzmanı Karla Silva var. Uzaylılarla ilk teması kuran onlar. Bir yandan da gölgede bekleyen oyuncular sahneye çıkmak üzere: Dışişlerinden kurt diplomat İzzet Derman, kudretli istihbaratçı Konuralp Sarpkaya, Silikon Vadisi’nden hırsını dehasıyla incelten Nathan Sterling ve yeni çağın karizmatik kâhini Alice Collins...
Yerliler, maden mafyası, deriniyle sığıyla yöneticiler, şirket patronları, peygamberliğe soyunan tarikatçılar… İnsanlık, kendi karanlığıyla başka bir evrenden gelenler üzerinden yüzleşmeye hazırlanıyor. Amazon’un derinliklerinden Boğaz kıyılarına uzanan Dünyalılar, yeryüzünün en uzak köşelerinde bile yankılanan temasın izini sürüyor.
Dünyalılar, türler arası karşılaşmanın, gezegen çapında komploların ve kırılgan umutların romanı.
Yalnızca geleceği değil, geçmişimizi de yeniden sorgulatan soluk soluğa bir macera. Bilimin sezgiye, ihanetin sadakate, korkunun meraka dönüşmesine tanıklık etmek üzereyiz.
Özgür Mumcu, İngilizce, Almanca, İtalyanca, Arapça başta olmak üzere 11 dile çevrilen ilk romanı Barış Makinesi’nin ardından çıtayı daha da yükseğe koyuyor. Dünyalılar, sadece uzaydan gelenlere değil, dünyaya sığamayanlara büyük mesajı gönderiyor.
Özgür Mumcu, 1977 yılı Mayıs ayında İstanbul’da doğdu. İlk adı Şinasi olan Özgür Mumcu, Türkiye’nin tanınmış gazetecilerinden Uğur Mumcu ile CHP İzmir Milletvekili ve TBMM Başkan Yardımcısı Şükran Gürdal Mumcu’nun oğludur.
Babası Uğur Mumcu'yu 1993 yılında bir suikast sonrası kaybeden Özgür Mumcu Ankara Büyük Kolej’den 1995 yılında mezun oldu. Galatasaray Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nden 1996 yılında mezun olan Mumcu, Fransa’nın ünlü Sorbonne Üniversitesi'nde 2003 yılında Uluslararası Hukuk ve Uluslararası Örgütler Hukuku doktorası yaptı. Mumcu, halen Galatasaray Üniversitesi'nde araştırma görevlisi olarak çalışmaktadır.
Özgür Mumcu, 2007 yılında Ulaş Bayraktar, Burak Cop, Sinan Altuç gibi genç kuşak yazarların yenisoz.net web sitesindeki yazılarıyla dikkatleri üzerine çekti. Özellikle yenisöz.net sitesindeki "AKP'yi savunmak demokratlık değildir" yazısıyla sadece muhalif sol camia tarafından yeni nesil solcu gençlere rol model oldu. Aynı zamanda akademisyen olarak mesleğini sürdüren Özgür Mumcu, 2009 yılında bir süre Birgün gazetesine muhalif yazılarıyla destek verdi ve daha sonra 2010 yılında Radikal gazetesinde yazarlık kariyerinin parlak günlerini yaşadı.
Özgür Mumcu 1 Ağustos 2014’ten bu yana Cumhuriyet gazetesinde yazmaktadır.
Uzaylıları ilginçtir hiç cringe hissetmeden okudum üstüne yarattığı dünyayı da çok sevdim. Bundan sonra uzaylılarla ilgili bir şey düşündüğümde Özgür Mumcu’nun betimlediği uzaylı gelecek gözümün önüne. Dünyalılar kısmı zaten bizim çok aşina olduğumuz entrikalarla dolu.
İlk 150 sayfayı okumak biraz zor oldu ama sonrasında kitabı okuyup bitirebildim. İstanbul’a inen uzaylılar ve ana karakterler üzerinden onlarla nasıl iletişime geçildiği, vb anlatılıyor. Sonu güzel bitti.
Türkçe yazılmış, sürükleyici bir bilim kurgu romanı bulmak oldukça zor. Bu nedenle Dünyalılar’a yüksek bir beklentiyle başladım. Ancak ilerledikçe hikâye beni tatmin etmekten uzaklaştı. Bilim kurgu türü açısından değerlendirildiğinde, özgünlükten yoksun bir anlatımla karşılaşıyoruz. Uzaylı teması yüzeysel geçilmiş; bunun yerine güncel siyasi meseleler, karakter isimleri değiştirilerek hikâyeye dahil edilmiş. Farklı bir evrene kaçmak, gündemden uzaklaşmak istiyorsanız bu kitap amacınıza hizmet etmiyor. Aksine, paralel evrende geçen olaylar aracılığıyla günümüzün politik atmosferiyle yüzleşiyorsunuz.
Dil açısından bakıldığında, metin akıcı olsa da edebi anlamda ne derinlik sunuyor ne de etkileyici bir ritme sahip diyebilirim. Sonuç olarak, bilim kurgu beklentisiyle başlayan okuma süreci, siyasi bir alegoriye dönüşerek hayal kırıklığına neden oldu.
kurgusal olarak biraz aceleci bir anlatıma sahip bir kitap olarak yorumluyorum. yazarın, bilim kurgu ile siyasi, toplumsal, ekonomik etmenleri harmanlamaya çalıştığı yerde daha yoğun bir içerik beklentim vardı.
Keyifli, akıcı ve zorlamayan bir pazar okuması. Hikâye merak uyandırıyor ve kendini bir solukta okutuyor. Bilimkurgu olarak başlayıp zamanla hafif siyasal çalkantılarla daha sıradan bir kurguya evriliyor. Derin bir bilimkurgu beklentiniz yoksa, gündelik tempodan uzaklaşıp keyifle vakit geçirmek için ideal bir kitap