Kuluçkaya yatan yazarlardan o, hep sıcak tutmuş yumurtayı! dedim, dekadansı yatakta geçirmiş, batışı? Simge yazar; uygarlık ölüme doğru ilerliyor ama ne kadar soğukkanlı? Çağdaşı Kafka ne kadar da farklı? İnanılmaz zaafları da cabası? dedim.
Bir yazar olarak Leyla Erbil toplumsal/siyasal sorunlara karşı duyarlılığı, coşkusu ve tavrıyla aydın sorumluluğunun anlamlı bir örneğini oluşturur. - Öner Yağcı-
Leylâ Erbil is one of the leading female contemporary writers of Turkey, author of four novels and three collections of short stories, a book of essays and a biographical text about one of the best woman writers in the Turkish language, Tezel Özlü, who died in her early forties. Educated in Istanbul, she has also worked as a translator. In the 1960s she was involved in the activities of the Turkish Labor Party, which was the most influential socialist party at the time. Her stories are usually based on emotional and sociological conflicts of individuals and the society. Whether it is a love story or the story of a family or about the political and social developments of society, she usually presents contradictory states and situations and motivates the reader to deepen his/her thought about the matter. One of the author's main principles is that her works are not to be nominated for any of the literary contests or for any organizations that distribute awards. The author’s latest novel "The Three Headed Dragon" (Üç Başlı Ejderha) has been published in 2006. Other Books:
Novels Tuhaf Bir Erkek 2013 (A Strange Man) Kalan 2011 (Rest) Üç Başlı Ejderha 2005 (The Three Headed Dragon) Cüce 2001 (Dwarf) Mektup Aşkları 1988 (Love’s Letters) Karanlığın Günü 1985 (Darkness of the Day) Tuhaf Bir Kadın 1971 (A Strange Woman)
Short Stories Eski Sevgili 1977 (Old Sweetheart) Gecede 1968 (In the Night) Hallaç 1959 (The Wool Fluffer)
Leyla Erbil, 7-8 başlık altında hayata, sanata, arkadaşlığa, kitaplara, siyasete ve yaşadığı tüm dönemlere ilişkin gözlem, analiz, kavga ve duruşunu anlatıyor. Kimi zaman anlatı ve deneme tadında gidiyor. O dönem siyaset ve edebiyatında neler olduğu hakkında çokça fikir sahibi oluyorsunuz. Sanırım Orhan Pamukn Edebiyat ödülleri ve Sol siyaset hakkında uzun uzun anlatımları fazlaca yordu beni. Yorumum da kitabın gidişatı gibi biraz kopuk kopuk oldu. Sanırım bendeki hissiyatı 3 yıldızla son bulacak. Saygılar.
Zihin Kuşları kitabında Leyla Erbil'in derlenmiş yazıları var.
Leyla Erbil Orhan Pamuk, Bilge Karasu, Onat Kutlar, Tezer Özlü gibi yazarlardan, ölüm oruçlarından (1996), medya araçları karşısında edebiyatın geleceğinden bahsediyor. Tezer Özlü ile ilgili yazıları Tezer Hanım'ın mektuplarını içeren "Tezer Özlü'den Leylâ Erbil'e Mektuplar" isimli kitapta da var.
Leyla Erbil'in katılmadığım görüşleri ve sorunlu bulduğum ifadeleri olsa da yazılarını severek okudum. Nobel edebiyat ödülüne aday olan ilk kadın yazarımızın gözünden özellikle diğer edebiyatçıların ve eserlerinin değerlendirmesini okumak hoşuma gitti. Bu yazıları okurken Leyla Hanım'ın 1931 yılında doğduğunu, Mustafa Kemal Atatürk'ün ilke ve inkılaplarına gönülden bağlı olduğunu fakat eleştirel tavrını koruyabildiğini, oldukça hırslı bir yazar ve aynı zamanda vicdanlı bir insan olduğunu unutmamak gerekiyor.
Deneme ve anı okumayı seviyorsanız tavsiye ederim.
Leyla Erbil'in hayat, siyaset, edebiyat hakkındaki görüşlerini içeriyor. İçinde Tezer Özlü, Sait Faik, Mustafa Suphi sıkça yer alıyor. Üzerine düşünerek yazmış ve yaşamış Sayın Erbil. Böyle hayatlardan ne kadar yoksunuz şimdi. Onu okumuş olmak, okurunun da zihninin kuşlarını uçuracaktır.
Leyla Erbil büyük yazardır, Leyla Erbil büyük kadındır, Leyla Erbil büyük düşünürdür. İnsandır herşeyden önemlisi. Hepsi yaralı, hepsi hasarlı dediği insanlardan biri. Ne söyleyebilirim ki kitap bittikten sonra bir kez daha hayran oldum Erbil'e sanatına, uçsuz bucaksız düşünce dünyasına. Bir gün yazar olacağım diye kendime söz verdim ben daha 12-13 yaşlarında sonra o söz değişti 20'lerimin ortasında diyorum ki Bir gün Leyla Erbil gibi bir yazar olabilirsem ne mutlu bana. Zihin Kuşlarında beni en etkileyen bölümler kitabın sonundaki iki bölüm. İlkinde Tezer Özlüye duyduğu o buruk sevgiyi anlatışı son bölümde ise edebiyat, toplum üzerinden ortaya koyduğu kusursuz görüşler. Leyla Erbile dair sayfalarca yazabilirim ama çok uzatmak istemiyorum, kimseyi sıkmak istemiyorum. Okuyun o size anlatsın. Okuyun çünkü Erbil gerçek bir modern çağ filozofu. Sait Faik tutkusu, Orhan Pamuk öfkesi derken alıp götürecek kitap sizi.
Bu kitabı bir deneme kitabı olduğunu bilmeyerek aldım ve daha önce Leyla Erbil de hiç okumamştım. O yüzden bölümler arası konu farklılığı ya da bahsettiği konuları çok yakından biliyor olmamam gibi faktörler beni okurken yordu. İlk bölümde okuduğu bir kitaptan etkilenen yazar kitapta adı geçen besteciyi gerçek dünyada aramaya başlıyor. Bu bakımdan kendime benzettim. Bu tip şeylerden ben de çok keyif alırım. Ladino şarkılar dinleye dinleye Cordoba'da gezerken aldığım haz da buna benzer bir şey. Ya da gezdiğiniz yerlerde geçen bir kitabı yeni bitirdiyseniz gördüklerinize farklı anlam yüklemek... Onun haricindeki denemeler dönemsel bazı politik olaylar, dönem edebiyatçıları, onların eserleriyle ilgili gibi. Birçoğuna hakim değilim. Genel olarak din yorumlamasını beğendiğimi söyleyebilirim. Ara ara anlattıklarına yedirmiş. Sanırım bir romanını okursam daha iyi anlayacağım yazarı.
Leylâ Erbil'in kendine uydurduğu ve yıllarca oynadığı oyuna, her yerde Vinteuil'i aramasına bayıldım. Sait Faik, Tezer Özlü ve dönemin birçok yazarı ile ilgili çok güzel anekdotlar sunmuş. Dönemi farklı bir gözle okumak keyifliydi. Orhan Pamuk ile ilgili söylediği şeylere pek katılmasam da farklı bir fikir olarak değerlendirme imkanı sundu bana. Sonunda yer alan uzun söyleşi de okuduğum en keyifli söyleşilerden. Hayranım kendisine.
1990'ların sonuna doğru yayımlanan bu derleme edebiyatımızı, toplumumuzu anlamak için zihin açıcı ve hala güncelliğini koruyan, mücehver niteliğinde bir kitap.
Bu kitabı kendime tatil okuması kitabı seçerken farketip, hmm Leyla Erbil diye hızlıca alıvermiştim. Başı biraz sıkılıp uzun süre köşede bırakmama neden oldu. Sonra biraz daha devam edeyim derken çok keyif alarak hızlıca bitti.
Kitapla bir taraftan Leyla Erbil'in gözünden kitaplara, arkadaşlarına, edebiyata, tarihe diğer taraftan da '90lar siyasetine, olaylarına, sola bakıyorsunuz.
Doğrusu romanını okumayı tercih ederdim. Tavsiye olunur, ama sanki ilk kitap olarak okuyacaksanız bu kitaptan başlamayın.