Nil, on iki yıl süren ilişkisini geride bırakmış, aşka sırtını dönmüştür. Yeni hayatında kendine bir söz verir: Artık önceliği sadece kendisidir… Ya da öyle olduğunu sanmaktadır. Ancak arkadaşlarıyla çıktığı on dört gün sürecek cruise tatili, bu dengeleri altüst edecektir.
Sinan, geçmişte yaşadığı derin bir kalp kırıklığının izlerini taşıyan, düzenli ve yalnız bir hayat sürmektedir. Sessiz suların dinginliğini ararken Nil’le yollarının kesişmesi, içindeki dalgaları harekete geçirir. Ancak bu ikilinin yolculuğu, sıradan olmayacaktır.
Nil’in arkadaşları, planlarıyla devreye girer. Eğlence dolu bu plan, Sinan ve Nil’i aşkla sınayacak, onları iç dünyalarına doğru bir keşfe çıkaracaktır.
Nil ve Sinan, iki yaralı kalp, önce geçmişlerinden kurtulup kendileriyle yüzleşmek, sonra birbirlerine şans vermek için cesaret bulabilecek mi? Peki, bu romantik macerada galip gelen arkadaşlarının çabaları mı yoksa mavi suların özgürleştirici büyüsü mü olacak?
Aşkın kurallara ihtiyacı yok, ama bazen arkadaşlarınızın planlarına ihtiyacı olabilir!
1979 yılında İzmir’de doğdu. Dört çocuk annesi olan Eda Yıldırım, üçüncü çocuğunun doğumundan kısa bir süre sonra amatör hikâyeler yazma- ya başlayarak yazım dünyasına adımını attı. İlk olarak internet sitelerinde fanfiction adı verilen hayran kurgu eserleri yazıp yayımladı. Yazım uğraşı içerisindeyken kendini geliştirebilmek adına sürekli bir okuma, araştırma sürecine girdi. Çabalarının sonucu olarak 2014 yılının Eylül ayında, ilk kitabı olan Sadece Seni Sevdiğimi Söylemek İçin Aramıştım adlı eseri yayımlandı. Yazım hayatına hiç ara vermeden, 2015 yılının Mart ayında ikinci kitabı olan, Kadınımın Şarkısı isimli eserini edebiyat dünyasının beğenisine sundu. 2016 yılında psikolojik gerilim kitabı olan Karanlık Saklasın Bizi yayımlandı. Şimdilerde yine yazmaya, öğrenmeye ve okurlarını yeni kitaplarla buluşturmaya devam ediyor.
Herkese merhaba #cevizinseçkisi grubunda bu ay "denizli kitaplar" konseptiyle kapağında deniz olan kitapları okuyoruz. Ben de arkadaşım @eda_yildirim_alsen in yeni kitabı #rota14gündeaşk konsepte uyduğundan onu seçtim. Bu arada kapak görselini ve seçilen tonları çok başarılı buldum. Kısaca konusundan bahsedersem, Nil, ayrıl barış şeklinde yıllarca tek bir adama bağlı kalmıştır. En son ayrılmalarında ise Sarp evlenmeye karar vermiştir. Nil bu ayrılığın acısını üstünden atamaz. Her gün hayata yeniden kendine bağlamaya çalışıp denemeler ve yanılmalarla yoluna devam etmeye uğraşırken aşktan ve onun getireceği acılardan vazgeçmiştir. Yakın arkadaşları Melis ve cansu'nun gazıyla 14 günlük bir gemi turuna çıkarlar. Daha gemiye biner binmez sinan ile karşılaşır 😂😂😂 daha sonra br grup haline geldikleri çeşitli insanlar arasında sinanı da tanımaya başlar. Tarih profesörü olan sinan gittikleri yerlerde bilgileriyle hep grubun içindedir. Melis ve cansu Nil'in 14 günde aşkı bulması üzerine operasyona başlarlar. Nil, Anxious attachment bağlanma stilini tam anlamıyla gösteren bir kız. O yüzden özellikle kendimi karaktere yakın hissettim. Öz değerini bulduğu bu yolculuk bana da geçtiğim yolları hatırlattı. Karakter odaklı ilerliyor. Bu arada cansu karakterinin tepkileri ve karakterlerin de on olan tepkileri, birbiriyle yetişkin değil de 11-12 yaş gibi sürekli çekişmesi garip geldi. Yetişkin kadın arkadaşlıklarında pek olmuyor bu durum. Nil ve melis sürekli cansuya laf sokuyorlar buna rağmen arkadaş kalmaları çok gözüme battı. Ancak neyse ki diğer karakterler ile kurtardık. Karakterlerin gemi yolculuğu boyunca gezdikleri yerler ile ambiyans kesinlikle tatile yakışan bir kitap olduğunu gösteriyor. Ve karakter odaklı bir kitabı çok güzel süslemiş. Hele ki sizin de böyle bir tur planınız varsa kitap tam uygun. Genel anlamda konuşmalar ve karakter davranışları ile ilerlediğinden kolayca reading slumpdan sizi çıkarabilir. Sürekli romance okuru olan özellikle daha ağır atmosferleri ( fantastik, dark ve literary'de özellikle travma ve toplumsal ailesel sıkıntılı karakterler ile olan)ve plot twistleri deneyimlemiş okurları tatmin edeceğini söyleyemem, ama benim gibi nadiren özellikle yazın romance okuyayım diyenler kesinlikle seveceklerdir.