“Bir gün bu hançer ikimizden birine saplanacak ama en çok hayatta kalanı yaralayacak.”
Megan Maureen Sheran, ölümün kıyısından döndükten sonra sakladığı sırların onu sürgüne göndereceğinden habersizdir. Tarihte tacını en hızlı kaybeden kraliçe olmadan önce, hazırladığı intikam planına devam edebilmek için hapsolduğu dağ evinden kaçmanın yollarını arar ama buz mavisi gözlere karşı koymakta zorlanır.
Sevdiklerinin ihanetine uğrayan Leonard Ares Henderson, babasının ona devrettiği kanlı tahtın ağırlığı altında ezilirken ülkesini iç savaştan korumaya çalışır. Bir yandan düşmanlarla boğuşurken diğer yandan eşinin sakladığı sırların peşine düşer.
Artık birbirine güvenmeyen Ares ve Megan’ın verdikleri savaş yalnızca düşmanlarına karşı değildir. Buz Krallığı parçalara ayrılırken birbirine meydan okuyan kral ile kraliçenin amansız savaşı tüm dengeleri altüst etmek üzeredir.
“O kadar güzelsin ki…” Ares saçlarımın diplerini okşarken burnunu burnuma sürttü. “O kadar güzelsin ki sana karşı kazanmak istemiyorum, Megan.” Gözlerimiz buluştuğunda tüylerim ürperdi. “Senin aksine ben, seni karşıma almak istemiyorum.”
aksiyon dolu bir kitaptı ve çookk sürükleyiciydi. çok ama çok uzun zamandır hiçbir kitabı tek günde bitirmemiştim, bu şekilde kendini okutması beni çok mutlu etti.
megan ve ares arasındaki gerginliğin kısacık tutulmayıp uzun bir zamana yayılmasını çok sevdim, yaşananların hiçbiri kolay atlatılır şeyler değildi. bu anlamda her şeyin gayet iyi geliştiğini düşünüyorum.
roberto ve nancy'yi okumaya ise BAYILDIM. roberto karakteri tam olarak benim seveceğim bir karakter tipi zaten. nancy ile olan sahnelerini okumak ise çookkk keyifliydi🥹
VE tabii ki darion... onun aslında elijah mikaelson olduğunu nereden bilebilirdim ki? aşşşırı hoşuma gitti bu durum. umarım darion'ın kendi kitabı da olur ve bu yönünü daha fazla okuyabiliriz!!
söylemeden geçemeyeceğim; bu kitapta öğrendiğim şeylerden sonra kurguda bazı noktalarda çelişkilerin olduğunu hissettim, mesela ares'in annesiyle dertleştiği kısım biraz anlamsızlaştı benim için. oynanan oyunlar ile anlatılan hislerin birbirini tutmadığını düşündüm.
ilk kitaba yönelik eleştirilerim bu kitapta da geçerli. üçüncü kitabı ise büyük bir merakla bekliyorum, olayların nasıl gelişeceğini bir an önce okumak istiyorum🥹 özellikle de ares'in neler yapacağını...
ilk kitabı zaten çok beğenmiştim buda çok güzeldi sadece Ares'e bu kitapta çok sinir oldum ama yine de çok güzel bir kitaptı bu kitapta favori karakterim tabiki de Prens Darion'du ve Prens Roberto'ydu ikiside bir birinden güzel ve mükemmellerdi bu kitabada bayıldım
ilk kitaptan daha güzeldi. hızlı okudum. bence de karakterilerin yaşanan onca şeyden sonra bir durup sakinleşmeleri şarttı. (bir de kapakcok şirin^^) devamını bekliyorum!