Jump to ratings and reviews
Rate this book

Yorulsanız Bile

Rate this book
Yorulmadan beni takip edeceğinizi söylüyorsunuz. Fakat arkadaşlar, yorulmadan ne demek? Yorulmamak olur mu? Elbette yorulacaksınız. Benim sizden istediğim şey yorulmamak değil, yorulduğunuz zaman durmadan yürümek, yorulduğunuz dakikada da dinlenmeden beni takip etmektir. Yorgunluk her insan, her canlı için doğal bir durumdur. Fakat insanda yorgunluğu yenebilecek manevi bir kuvvet vardır ki işte bu kuvvet yorulanları dinlendirmeden yürütür.

Sizler, yani yeni Türkiye’nin genç evlatları, yorulsanız bile beni takip edeceksiniz. Ben bu akşam buraya yalnız bunu size anlatmak için gelmiş bulunuyorum. Dinlenmemek üzere yürümeye karar verenler asla ve asla yorulmazlar. Türk gençliği gayeye, bizim yüksek idealimize durmadan, yorulmadan yürüyecektir. Biz de bunu görmekle bahtiyar olacağız.

Mustafa Kemal Atatürk’ün Yorulsanız Bile adlı bu ciltte bir araya getirilen konuşmaları 1905-1937 arasında yapılmışsa da kitap ağırlıklı olarak 1921-1925 yılları arasında, Ankara’daki meclis hükümetinin işlerlik kazanmasıyla cumhuriyet rejiminin rayına girmesi arasındaki dönemde yaptığı konuşmalara odaklanıyor. Bu gezilerdeki konuşmalar büyük mitingler şeklinde değil, küçük kalabalıklarla sohbetler şeklinde düzenlenmiş.

Yorulsanız Bile, Mustafa Kemal Atatürk’ün Türk toplumuna dair son derece ayrıntılı, gelişkin, tarihsel ve kuramsal bilgiyle desteklenmiş vizyonunu adım adım nasıl şekillendirdiğini ve şehir şehir dolaşıp halka anlatıp benimsettirdiğini, bunu yaparken de yeni rejimin sahibi olarak gençlere ne kadar güvendiğini gösteriyor.

184 pages, Paperback

Published July 1, 2025

3 people are currently reading
30 people want to read

About the author

Mustafa Kemal Atatürk

219 books478 followers
Kemal Atatürk, originally Mustafa Kemal led and founded modern Turkey, in 1919 organized the nationalist party, established a rival government to the Ottoman sultan, and after a civil war served from 1923 as president of the republic.

Ali Riza, a customs official, turned lumber merchant, fathered Mustafa, and died during his boyhood. Zubeyde, his mother, a devout and strong-willed woman, reared him and his sister. People first enrolled him in a traditional religious school, but he quickly switched. In 1893, he entered a military high school, where his mathematics teacher gave the second name Kemal, meaning perfection, to young Mustafa in recognition of superior achievement. People thereafter knew him as Mustafa Kemal.

From the academy in Istanbul in 1905, Mustafa Kemal graduated with the rank of staff captain.

In 1915, when people launched campaign of Dardanelles, Mustafa Kemal, colonel and hero, won successive victories and finally repelled the invaders. Promoted to general at 35 years of age, he liberated two major provinces in east in that year of 1916. In the next two years, he as commander of several armies in Palestine and elsewhere stopped the enemy advance at Aleppo to achieve another major victory.

On 19 May 1919, Mustafa Kemal Pasha landed in Samsun, the port on Black Sea, to start independence. In defiance, he rallied a liberation army in Anatolia and convened the congress of Erzurum and Sivas as the basis for the new effort. On 23 April 1920, people inaugurated the grand assembly. They elected Mustafa Kemal Pasha.

His forces fought on many fronts to victory against rebels and invading armies. Following the triumph at the two major battles at Inonu in west, the grand assembly conferred the title of commander-in-chief with the rank of marshal on on Mustafa Kemal Pasha. At the end of August 1922, the armies won their ultimate victory. Within a few weeks, people completely liberated the mainland, signed the armistice, and abolished the rule of the dynasty.

In July 1923, people signed the treaty of Lausanne with Great Britain, France, Greece, Italy, and other powers. In mid-October, Ankara served as the capital of the new state. On 29 October, people proclaimed and unanimously elected Mustafa Kemal Pasha.

Dramatics account fifteen-year saga of Atatürk. With indefatigable determination, he created a new political and legal system, abolished the caliphate, made secular education, gave equal rights to women, changed the alphabet and the attire, and advanced arts, sciences, agriculture, and industry.

In 1934, the parliament adopted the surname law and then gave him the name "Atatürk," father.

Following an illness of a few months, the liberator and the father on 10 November 1938 died. Nevertheless, his legacy to his people and the world endures.

Ratings & Reviews

What do you think?
Rate this book

Friends & Following

Create a free account to discover what your friends think of this book!

Community Reviews

5 stars
6 (100%)
4 stars
0 (0%)
3 stars
0 (0%)
2 stars
0 (0%)
1 star
0 (0%)
Displaying 1 - 2 of 2 reviews
Profile Image for Tuğçe Güçlü.
87 reviews2 followers
October 29, 2025
Bu aralar onu bir yerlerden değil ondan dinlemek istiyorum. Yazdıklarını, konuştuklarını, üstünde durduklarını, aslında ne demek istediğini, satır aralarını anlamak istiyorum. Bu sebeple 1921-1925 yılları arasındaki konuşmalarının derlendiği Yorulsanız Bile’yi elime almıştım.
Hakkında bunca okumaya rağmen yine şaşırdım, duygulandım çokça ağladım. Bilmem ki bir Türk gencinin bundan daha mükemmel ve doğru motivasyon kaynağına ihtiyacı olsun.
Böyle bir dahinin bu topraklarda doğmuş olmasına şükürler ediyor ve evet şu okuduklarıma bugün bile hala şaşırıyorum:
* Sadece bir şeyleri yapmakla kalmamış. Bunları köy köy, ilçe ilçe camide, üniversitede, elçiliklerde, kahvede tek tek halkın yanına giderek bıkmadan usanmadan anlatmış. İnsanların arasına karışıp sorularını toplamış, onları cevaplandırmış.
*İnanılmaz bir umudu var. Her zaman ve her koşulda. Ancak bu umut boş bir hayalperestlik değil bir planın ve Türk milletine inancın sonucu.
*Sadece askeri bir deha değil zira bunun tarihte örnekleri çoktur. Hem cephede düşmanla savaşıp hem sanattan,bilimden,tarihten,dilden,kültürden anlayan ülkeyi bu alanlarda da geliştiren bir lider.
*Korkusuz. Fikirlerini en umulmadık yerde herkese her seviyeye karşı inanılmaz bir açıklıkla dile getiriyor. Elçiye biz dostununuz ama topraklarımıza göz dikerseniz en büyük düşmanınız mesajını veriyor. Camide sanattan, kadın erkek eşitliğinden konuşuyor. Doğru bildiğini söylemekten geri durmuyor.
*Bunca tecrübeye rağmen çalışmalarda gidilecek genel yönü çiziyor ama konuyu uzmanlarına bırakıyorum diyebiliyor.
* Türk milletine inancı sonsuz. Batıyı örnek alalım ama her daim bunun Türk karakterine uygunluğunu kontrol edelim ancak böyle kalkınabilirizin altını çiziyor.
*Çok çalışkan ve mutluluğun sadece kendini düşünerek elde edilemeyeceğini toplum, gelecek nesiller için çalışmanın elzem olduğunu söylüyor.
Ben hep düşünürdüm. Bunca fedakarlık sonrası acaba pişman mı hayatını yaşayamadı diye ama anladım ki onun hayat için planı en başından beri buymuş:Türk milletini bağımsız ve müreffeh bir seviyeye getirebilmek.
Bu yolda kurduğu Cumhuriyetimizin Bayramı kutlu olsun.
Cumhuriyetimiz ilelebet payidar olsun.🇹🇷
Büyük bir minnet,özlem ve saygıyla.
Profile Image for Polat Paksoy.
22 reviews1 follower
November 13, 2025
“Bak birader, böyle milletten nasıl ayrılırsın? Bu paçavraların içinde perişan gördüğün insanlar yok mu? Onlarda öyle yürek, öyle cevher vardır ki olmaz şey! Çanakkale’yi kurtaran bunlardır. Kafkas’ta, Galiçya’da, şurada burada arslan gibi çarpışan, mahrumiyete aldırmayan bunlardır. Şimdi bu adamcağızların seviyesini toplumsal olarak yükseltmek herhangi bir hükümetçilik hırsından daha iyi değil midir? Bu insani mücadelelerin yanında siyasi mücadeleler bayağı kalırlar değil mi ya? Siyasi kavgaların çoğu boştur. Fakat toplumsal çalışma her zaman için verimlidir. Memleketi gezmeli, milleti tanımalı. Eksiği nedir görüp göstermeli. Milleti sevmek böyle olur. Yoksa lafla muhabbet fayda vermez.”

Şu cümlelerdeki memleket sevgisine bak ya… Ona göre asıl iş, siyasi kavga değil cephede direnen, memleketin bütün yükünü omuzlayan insanların yaşamını uygar bir seviyeye çıkarmak. Memleket sevgisini bir duygu değil bir sorumluluk gibi taşıyor. 106 yıl önce yaptığı ufak bir sohbetle bile bugün hâlâ bu sorumluluğu hissettirebilmek ancak payidar bir lidere yaraşır.

Seni sadece özel günlerde kuru sözlerle değil fikirlerini anlayıp sorumluluğunu taşıyarak ilelebet yaşatacağız.
🖤♾️
Displaying 1 - 2 of 2 reviews

Can't find what you're looking for?

Get help and learn more about the design.