“Mayıs güneşi, inatçı Karadeniz, gökteki bulutlar, yamaca tutunmuş ağaç, uçan kuşlar! Duydunuz mu beni? Size diyorum, ben Bahar’a âşığım!”
Göğsümde duran başı hareket etti. Göğsümü yarıp içine girmeye çalıştı. Ben yeniden bağırdım. “Hepiniz duyun. Herkes bilsin! Ozan, Bahar’a deliler gibi âşık!”
Nasıl bağırdıysam susup Bahar’a baktığımda boğazımda karıncalar geziyordu. “Sen de duydun mu?” dedim ona. Göğsümden uzaklaşmadan başını kaldırdı, gözlerinde mutluluk yaşları parlıyordu. “Ayaklarımızı ısıran balıklar bile duydu,” dedi bana.
Nereden başlasam nasıl anlatsam hiç bilmiyorum ama o kadar güzeldi ki... 🤗 Önceki kitabı kavuşmayla bitirmiştik. Bu kitapta da dolu dolu çiftim ve mutluluk vardı. Tabii ki her şey her zaman güllük gülistanlık değildi yaşananların izi de kaldı ama yine de bir aradaydık ve bütün zorlukları beraber atlattık. Canım Bahar o kadar güzel bir karakter gelişimi gösterdi ki onunla gurur duyuyorum. Ama onun da daha yolu var daha tamamen iyileşebilmiş değil. Bunu sonlardaki sinir krizinden de anlıyoruz zaten. Annesine üzülsem de Bahar'ın da hasta olduğunu unutmamak lazım diye düşünüyorum. Her şeyi Ozan'ı kaybetme korkusundan yaptı. Ozan'a gelecek olursak da içinde yaşadığı çelişkilere rağmen Bahar'a karşı anlayışlı tavrı o kadar güzel verilmişti ki bayıldım. Ozan sen bu evrendeki iyi olan her şeyin toplamısın. Kitap olmadan önceki orijinal halini zaten okumuştum ben ama eklenen ve değişen sahneler çok çok daha iyi olmuş. Levent ve Lale tanışması da bunlardan biri. Onları okumak da çok keyifliydi. Nefret ettiğiniz bir karakteri sevdirmek konusunda Anita'nın üstüne yoktur. Lale de benim için onlardan biri. İlk kitap ne kadar nefret ediyorsam şimdi o kadar çok seviyorum. Onları final kitabında da bolca okuyacağımızı düşünüyorum. Çok güzel bir dörtlü arkadaş grubu oldular. Her sahnelerini ağzım kulaklarımda okudum. Ozan ile Bahar'ın her sahnesinde kalbimde kelebekler uçuştu resmen. Mutluluğu onlar kadar hak eden az çift vardır. Bu kitapta smut sahneleri daha fazla çünkü malum kavuştuk ama asla sıkmıyor bence. Bahar'ın mezuniyeti, annesiyle babasının geldiği kısımlar falan çok keyifliydi. Ozan'ın onlara kendini sevdirme çabası da hem komik hem buruk hem de keyifliydi ama sen zaten çabasız sevilesi bir insansın Ozan diyesim geldi. Oktay'ın varlığına tahammülüm yok bu kitapta azıcık görmemize rağmen delirdim sinirden. Sonlara doğru onun yüzünden bir düştük çünkü Ozan'ın öğrendikleri ona çok ağır geldi ama kalkmasını da bildik şükür. Final kitabı için aşırı heyecanlıyım ve sabırsızlıkla bekliyorum. ❤️
Bir kitabın her sayfası mı güzel olur ya🥹💜🫂 Canım Ozan, canım Bahar, sizi çok seviyorum çok çok çok🥹🫂💜 Onlar birbirlerine âşık, ben onlara âşığım💜 Lale-Levent’i de çok sevdim😍 Sinyalleri verdiler, 4.kitapta okuyacağız galiba😍