Çok satan kitaplar listelerinde haftalarca en üst sıradaki yerini sürdüren Botter Apartmanı yazarından yeni bir çarpıcı roman... Markiz’deki Kadın, 1970’li yılların başında ülkenin çalkantılı siyasal olayları içinde aşkı ile ailesi arasında sıkışıp kalan özgür ruhlu bir kadının, Nilüfer’in hayata tutunma mücadelesini anlatıyor... Botter Apartmanı’ndaki dairesinde yeşil bir berjere oturup geçmişin sızılarını sağaltır gibi Fransızca aşk romanları okuyan Nilüfer Hanım, bu kez yıllar öncesinde, İstiklal Caddesi’nin tılsımlı mekânı Markiz Pastanesi’nde bir genç kız olarak karşımıza çıkıyor… Ve İlkbahar Panosu’ndaki kadına aşkını emanet ediyor… Ayşe Övür, bu yeni romanında dönemin toplumsal koşullarında bir insanın özgürlük mücadelesinde ne kadar ileriye gidebileceğini göz önüne sererken okuyucuyu, Markiz’den, Mısır Apartmanı’na ve Sansaryan Han’a kadar uzanan bir serüvene götürüyor.
Ayşe Övür'ü geçen sene tanıdım ve kalemini çok sevdim. Botter Apartmanının başlangıç kitabıymış ve Ayşe hanım bunu üçleme olarak yapacakmış.
Burada 79 yılındaki olaylardan etkilenen bir aile odak noktada ama her bir hikaye anlatım resmen film gibi yaşattı. Bu seriyi herkese tavsiye ederim. 3. Kitabi da merakla bekliyorum daha çıkmamış.
Çok çok çok güzel bir eser. Uzun zamandır okuduğum kitapların içerisinde en çok birlikte yaşadığım, kahramanlarını içselleştirdiğim kitap oldu. Emeğinize sağlık Ayşe Övür ❤️
Malumatfuruş demek istemiyorum ama yazar belli ki iyi gazete taraması yapmış bir dönem öyküsü yazmak istemiş ama sığ kalmış. Bu benim görüşüm tabii belki o dönemleri hiç bilmeyen duymamış birine ilginç gelir.