Bazı tesadüfler, hayatın seyrini geri dönüşü olmayan bir şekilde değiştirir. Bazen bu an, sokakta ağlayan bir yabancının gölgesinde ya da buğulu bir kafede gizlenmiş olur.
Feza'nın hayatı, çok sıradan diye düşündüğü bir gecede değişecektir. Visal’in önünde dizlerinin üzerine çökmüş bir çocuk ve her şeyin başlangıcı olan o soru: “İyi misiniz?” Dorukhan Falay, altyapıdan A takıma yükselmeye çalışan genç bir basketbolcudur. Elinde sadece bir top değil, aynı zamanda umutları ve hayal kırıklıkları da vardır. Bu iki yabancı, bir sokak lambasının altında hayalleri kadar güçlü bir bağ kurarlar. Artık zaman bambaşka akacak, yeni umut ve heyecanlara yelken açacaklardır. Çünkü bazı karşılaşmalar tesadüf değildir ve bazı insanlar, ilk anda hayatınızda derin izler bırakır.
Azra Izgüner'in ilk romanı Dört Çeyrek, zaman zaman gülümseten, zaman zaman da yürek burkan bir anlatımla aşkın, hayallerin ve en güzel tesadüflerin izlerini okurlarla buluşturuyor.
öncelikle bu kitap daha basılmadan önce wattpaddeyken ve sadece 16 bölümü varken okuduğum için kendimi tebrik ediyorum. yeni bölümü gelene kadar baştan güncele bi kaç kez okuduğum ve aşırı sevdiğim için basılı hâlini de aldım ve tekrar okudum bu yüzden çok objektif yorum yapamıyorum ÇÜNKÜ 500 KERE OKUDUM VE İLK OKUDUĞUM ANDAKİ TEPKİLERLE AYNI TEPKİLERİ VEREMİYORUM. buraya kitap girerken çok açıklama yazmıyorum bunun nedenlerinden biri girdiğim çoğu kitabı reread yapmış olmam ya da "aaa bunu okumuştum giriyim" diyip kitap girmem. çok uzattığım için alıntılar ↴ "arkandaki kafede çalışıyorum. belli ki birinin seni dinlemesine ihtiyacın var. içeri geçmek ister misin?" "nesin sen? melek misin?" 🌟 "öyle şeyler başarıcaksın ki doruk... çok daha iyisini çok daha lüks yerlerde kutladığın zaman benim kıytırık pastamı hatırlayıp gülümsersin belki. ne bileyim, belki insanlara anlatırsın. güzel bir anı olarak kalayım aklında." "anılarımda kalma. çok daha iyisini çok daha lüks yerlerde kutladığımda bir kız bana pasta yapmıştı demek yerine, bu kız bana pasta yapmıştı diyerek göstereyim seni." 🌟 "...iyi şeyler pek bulmaz beni ama sen elinle koymuş gibi buldun. iyi ki buldun." 🌟 "...saçma sapan bahaneler üretiyorum yanına gelmek için çünkü ben bir basketbol oynarken bir de senin yanındayken kendimi bu kadar iyi hissediyorum." diğer şeyler︙ ✰ doruğun forma numarasını 15 yapması, ✰ o kadar profesyonel çekim olmasına rağmen feza'nın çektiği fotoğrafla gönderi atması, ✰ feza'nın vitrine koyulmayan tatlılarını ondan habersiz sipariş etmesi, ✰ 15. sayıyı attıktan sonra feza'ya işaret yapması, bu çocuğu sevmeyelim de taşa mı dönüşelim...
This entire review has been hidden because of spoilers.
Çok keyifli bir spor romantizm kesinlikle🤌 karakterlerin yaşlarına uygun davranışları, o yaşlarının getirdiği hisler ve sorumluluklar çok güzel işlenmişti. Severek okuduğum bir gençlik kitabı😍