Büyük İstanbul depremi kenti enkaza çevirirken, Ayasofya ve Mimar Sinan’ın abidevi eserleri uluslararası güçlerin satranç tahtasına dönmüştür. Ortaya çıkan ipuçları tek bir hakikati işaret etmektedir: Sinan eserlerini yalnızca taşlarla değil, çağlar boyu gizlenmiş sırlarla da örmüştür.
Teğmen Demet ve Yüzbaşı İlhan, YouTube’da “Yargıç” adıyla yayın yapan karanlık bir figürün peşine düştüklerinde, küresel güç oyunlarının tam ortasında tek bir isme ulaşırlar: Kenan Ruzly. Uzun süredir kayıp kabul edilen bu isim, şimdi tüm dengeleri değiştirecek şekilde geri dönmüştür.
Arşivlerden günümüzün siber saldırılarına uzanan karanlık bir zincir dostluk ile ihanetin, işgal ile kurtuluşun sınırını çiziyor. Kim kahraman, kim hain? Cevap İstanbul’un bedbaht sokaklarında saklı.
Arif Ergin’den Mimar Sinan’ın sessiz mirasını, İstanbul’un kaderini belirleyecek bir bulmacaya dönüştüren, unutulmaz bir hikâye.
Arif Ergin is a Turkish author and businessman. He is author of "Tekvin" (Genesis), which has become a bestseller since the first week of publishing. Ergin was born in Kayseri and grew up in Istanbul. He is an Industrial Engineer with masters degrees over business administration, mechanical engineering and finance. His main business area is environment and he is a climate change activist.
Kurgunun anafikri harika, arka planı için titiz bir araştırma da yapılmış çok belli. Keyif alarak okudum. Fakat diyaloglar dikkatimi çok dağıttı. Bu kapsamda bir kurgu desenini yapabilen yazardan daha iyi diyaloglar bekledim. Okurken diyalog okuduğumun bilincinden çıkamadığım için kitabın dışına attı beni sürekli. İki kişi arasında geçen uzun bir karşılıklı konuşmada, karakterler her iki cümlede bir birbirlerinin ismini söylüyorlar. Bu çok yorucuydu ve anlatımın akışkanlığını perişan etti. Kitabı yanlış bir sırada okudum sanırım. Çünkü geçmişe dönük referanslarda iki ana karakterin önceki macerasından bahsediliyordu. O da yazarın ilk kitabıymış. Yani bundan önce Tekvin okunmalı sanırım.
4 gün boyunca yol arkadaşımdı. Hikaye bir yerden sonra o kadar çok sardı ki kendimi yer yer 2035 yılının virane İstanbul'unda buldum. İyi ki önüme düştü ve iyi ki okudum dediğim bir kitaptı. Yerli tarihi kurgu ve gizem okumak gerçekten çok iyi geldi.
Tekvinden sonra Gizlenen de aynı tadı veren müthiş bir hikayeydi. Bu sefer hikaye, büyük bir depremden sonra enkaza dönmüş bir istanbul geleceğinde geçiyor. Tarihi ve mimari olarak büyük öneme sahip Mimar sinan eserlerinin uluslararası güç dengeleri elinde oyuncağa döndüğü bir hikaye. Youtube üzerinden yargıç lakabıyla yayınlar yapan gizemli bir adamın peşine düşen Teğmen Demet ve Yüzbaşı İlhan yapayzekanın uluslararası güçlerin ve tarihi yapıların gölgesinde büyük bir komplo ile karşı karşıyalar.
“Bazı sırlar taşlara işlenir ve yüzyıllar boyu susar…” gibi bir cümle ile metaforların olduğu ve pek çok türü içinde barındıran bir başyapıt. Tarih,Felsefi,din,ve mitlerin iç içe olmasıda derinliğine derinlik katıyor hikayenin. Gerçeklik ve kurgunun iç içe olması ise sorgulamaya itiyor okurları. Yine soluksuz okunan gerilim ve macera dolu bir hikaye.
Tekvin'i okumuş ve sevmişseniz Gizlenen'i de mutlaka çok seveceksiniz. Hem tarih, hem matematik, hem gizem, hem macera heyecan, hem de polisiye hepsini bünyesinde barındıran harika bir kitap. Çok sürükleyici. Özellikle ilk 100 sayfadan sonrası. İlk sayfalar, okuduğunuz distopya sebebiyle epey zor gidiyor ama sonra açılıyor. Son 200 sayfa nasıl geçti anlamadım resmen.
Nasıl da kolayca buluverdiler Mimar Sinan’ın eserlerinde o küçük tıpalı şişeleri…Hooop birleştiriverdiler onlarca tıpalı şişe içindeki şifreleri..Google arama, chatgpt, Mimar Sinan’ın camii, medrese ve hamamları, Kuran’ın sureleri, sayıları, anlaşılmaz bir Vatikan dayanışması, öf daha neler neler. Ortaya karışık bir durum..Diyaloglar da ilkle ortaokul seviyesinde, “Derya”, “efendim Kenan”..
Ve ve muhafazakarlık ve milliyetçiliğin propagandası da var bu kitapta ki hayli tehlikeli aslında. Anlam arayan gençlere binlerce yıldır pompalanmaya çalışılan ve hayrını da görmediğimiz bu iki öğeyi kurgu ile pompalamaya devam etmeseydi iyiydi. Ne gerek vardı ki?!
Yapılan ön araştırmalar ve arada bana da yaptırılan google aramalar hatrına iki yıldız vermiştim ama sildim onu da, tek yıldız.
This entire review has been hidden because of spoilers.
Tansiyonun hiç düşmediği Mimar Sinan üzerine kurgulanmış öyküde sosyolojik hikayeler, dinler tarihi ve bolca teolojik detay var. Emek verilerek hazırlandığı belli olan eseri keyifle takip ettim. Bazı noktalarda katılmadığım şeyler olsa da emeğin ve olay örgüsünün hatrına 4 yıldızı helal ettim.
Tahminime göre Kenan’ın hikayesi burada bitmedi, devamını da okuyacağım diyebilirim.
Tavsiye eder miyim? Gizemlerin çözüldüğü hikayeleri seviyorsanız çok şey beklemeden evet. Başlayacaksanız yazarın önceki eseri Tekvin’i okumadan Gizlenen’e girişmeyin. :)
Bizim yerli Dan Brown’umuz. Tekvin’i bir solukta okumuştum; Gizlenen ise “bir bölüm daha” derken elimden düşmedi. Okurken bol bol yeni şey öğrendiğim, Mimar Sinan’a bir kez daha hayran kaldığım bir kitap oldu. Kurgu mantığı çok sağlam, tempo yüksek… Finalde okuru şaşırtan hamleler ve zekice kurgulanmış sürprizler ise gerçekten harika. 📚✨
Son zamanlarda okuduğum en iyi kurgu eserlerden birisi.Genelde hep yabancı yazarlardan akıllım olduğumuz komplo teorisi soslu macera romanlarının iyi bir yerli örneği olduğunu düşünüyorum.Kurgusu,kültürel öğeler ve temposu gayet iyi,tek takıldığım şey İstanbul depremi sonrasında yardım için gelen yabancı kuvvetlerin yanında devlet yetkililerinin de roman kurgusunda daha gazla yer almasını beklerdim.Evet esas olarak Kenan Ruzly ve direniş ekibine odaklanılmış ama koca ülkenin yönetici sınıfı,hükümeti vb biraz daha faal gösterilebilirdi.Tam dizisi çekilecek hikaye ;)
Tekvin’i çok severek okumuştum bu yüzden çıkar çıkmaz aldım Gizlenen’i de. İlk başları biraz sarmadı ama konu Mimar Sinan eserlerine odaklanınca yine İstanbul ve gizemlerine gelince harika bir akıcılıkta ilerledi. Yazarın tarihi bilgileri çok güzel araştırıp gelecekte bir kurgu oluşturması bana güzel geldi ve beni içine çekti. Tekvin’i yakın zamanda okumuş olmak bu kitabı okurken de bir avantaja dönüşebilir çünkü bazı kısımları unuttuğumu fark ettim.
İlk kitap Tekvin’i okumadan buna başlamayın. Başladığınızda da zaten elinizden bırakamazsınız. Yazar gerçekle kurguyu o kadar güzel birleştirmiş ki okurken kendinizi bir taraftan internetten araştırma yapıp bir taraftan olayları zihninizde yaşarken buluyorsunuz.
Arif Ergin’in Gizlenen kitabında beni en çok etkileyen şey, yazarın konuları ne kadar detaylı araştırmış olmasıydı. Kitabın içinde tarih, mitoloji, yapay zeka, siyaset ve mimari var. Özellikle Mimar Sinan kısmı çok güzeldi; daha önce hiç duymadığım pek çok bilgi öğrendim.
Kitap kalın olmasına rağmen temposu hiç düşmüyor ama bu durum beni okurken epey yordu. Sürekli bir koşu hali var, biraz nefes nefese okumak gibiydi. Yapay zeka ve şifreli kısımlarını açıkçası tam anlayabildiğimi düşünmüyorum.
Çok tercih ettiğim bir tarz olmasa da büyük bir emeğin ürünü olduğu belli. Düşündüren, araştırma isteği uyandıran bir kitap. Aklımda en çok kalan cümle ise şuydu:
"Tanrı insanı yarattı, insan yapay zekayı yarattı. Yapay zeka neyi yaratacak?"
İlk kitabinda "ortalamanın üstünde Turk Dan Brown" demiştim. Bu kitap da gayet sürükleyici ve yine Dan Brown'u çağrıştırıyor. İlkinde pek fark etmediğim ya da beni rahatsız edecek düzeyde olmayan diyeyim ancak ikincisinde cok belirgin ortaya çıkan bir İslami doku var. Camiler, Mimar Sinan bunu bir yere kadar açıklayabilir. Çatışmaya girmeden çekilen besmeleler, hackerlarin çantasında taşınan kuranlar vs biraz abartılı olmuş. Onun dışında yine hızla okunan keyifli bir kitap.
10 puan olsa 10 puan verirdim. Bir roman ki insana heyecan veriyor, bilgi veriyor, tarih, teknoloji, sanat, mimarlık, din, her birini ustalıkla harmanlıyor ve tadında bırakıyor. Sonunda da bir bilmeceyle bitiyor (ki yazarın önceki romanı Tekvin de böyleydi.) e daha ne olsun demekten başka bir şey diyemiyorum. Mükemmeldi.
yazarın okuduğum ilk kitabı. konu muazzam, işleme akışı güzel ama ne yazık ki anlatımda yer yer kopuklar, sıçramalar ve zıplamalar bulunmakta. bu da akıcılığı engelleyip okuma güçlüğü çektirdi bana, hatta okumalarıma ara vermemi bile sağladı diyebilirim. ama yine de tarihsel olarak gelişmemi sağlayan bir eser oldu, özellikle de Mimar Sinan hakkında.
belli ki metnin arkasında yazarın çok geniş, detaylı araştırmaları var. ancak tüm aksiyonun bir şifre çözme üzerine kurgulanmış olması #danbrown beklentinizi tam manasıyla karşılayamıyor.