Valeri Dinç’in önünde iki seçenek vardır: Ya kalbinin sesini dinleyip Songur Yakut’un izinden gidecek ya da karanlıkta zihnine fısıldayan seslere kulak verip sadece intikam peşinde koşacaktır. Songur Yakut ise hâlâ bir kalbi olduğunu kabul edip hayatında ilk defa birine güvenmeye karar verir. Bu seçim onu büyük bir yıkıma mı sürükleyecek yoksa tahtında güvenle oturmasını mı sağlayacaktır? Valeri ve Songur, sırlar, ihanetler ve bilinmezliklerle dolu dünyalarında kapana kısılmışlardır. Etrafları dost görünümlü düşmanlar, cevaplarını bilmedikleri sorular ve artık alışkın oldukları karanlıkla sarılıyken çıkışı bulabilecekler midir? “Karşımda bir kasırgaya dönüşüyorsun. Sana baktığımda düşündüğüm her şeyi benden söküp alıyor bu gerçek. Çünkü biliyorum ki beni yakıp yıkmaya bir başlasan bir daha asla durmayacaksın.”
Bitiremedim bile okuması bu kadar zor bu kadar saçmalıklarla dolu bir kitap olacağını düşünmemiştim gerçekten. İlk kitaptaki gibi İki sayfa boyunca bir olaydan bahsediyorlar okurken ne olayı anlıyorsun ne isimleri tanıyorsun mal gibi okuyorsun sonra Valeri soruyor olay ne diye Songur geçmiş olay boşver diyor. Aynen böyle olan kısımlar iki kitapta o kadar çok oldu ki neden ya neden anlamsız bu kadar fazla diyalog var bu kitaplarda ne gerek vardı böyle saçmalamaya. Karakterlerle de olaylarla da hiçbir bağ kuramadım gerçi anlayamadım bile bazı şeyler o kadar mantıksızdı. Sevdiğim seri bitmesin araya başka kitap ekliyim düşüncesiyle okuduğum kitaplardı ama bittiler ve fazladan sinir sahibi olmuş gibi hissediyorum çok garip gerçekten ben ne okudum.
Kasırgaya Kanan Saka bitti, nasıl toparlayacağımı bilmiyorum o kadar keyif aldım ki okurken. bazı kitaplar olur ya size günlük gibi hissettirir, hazel’in kitapları da bana hep öyle hissettiriyor.
bu seri biraz daha olaysız ilerliyor bana göre son 200 sayfa çok heyecanlıydı ama genel olarak Valeri’yi okuduk bence ve benim çok hoşuma gitti, özellikle beni çok üzen bir kısım vardı, bildiğim halde beni inanılmaz üzdü🥲
Perva ve Odkan sadece uğramış olsalar bile çok güzel bir detaydı, alıntıları çok güzeldi, onlar bu dünyanın en güzeli💙
"songur, ben sen değilim ve sen benim ne kadar yalnız olduğumun farkında bile değilsin. güçlü olduğumu kanıtlayabileceğim biri bile yok benim yanımda."
başlar baya yorucuydu. karakterlerin birbirine inanması güvenmesi zor oldu ve karakter depresyondaydı baya ama sonu baya tempoluydu 3. kitaptan daha da ümitliyim 😋