Doğu ile Batı neden uyumsuz? Merkeziyetçilik ve parçalanma döngüsü nasıl işler? Bizans nasıl Müslüman ve Türk oldu? Osmanlı neden iflas etti? Cumhuriyet neden krizlerden kurtulamadı? Basit Türkiye Tarihi, bunlar gibi birçok hayati konuyu lise öğrencisinin kolayca yararlanacağı sade ve anlaşılır bir dille aydınlatıyor.
İstanbul’da doğdu. Robert Kolej’den sonra üniversite eğitimi için gittiği ABD’de felsefe ve siyaset bilimi okudu. Commodore-64 bilgisayarlarını Türkiye’ye getiren Teleteknik firmasını kurdu ve yönetti. Türkiye’nin ilk popüler bilgisayar dergisi olan Commodore’u kurdu. 1986’da orduyu isyana teşvik suçundan hapis yattı. İzmir’in tarihi Şirince köyüne yerleşti; bu köyün onarımına ve tanıtımına emek harcadı. Restore edilmiş köy evlerinden oluşan Nişanyan Evleri adlı oteli kurdu ve büyüttü. Türk turizmine değişik bir bakış açısı getiren Küçük Oteller Kitabı’nı on yıl süreyle yayımladı. Çağdaş Türkçenin bilimsel esaslara dayanan ilk etimoloji sözlüğü olan Sözlerin Soyağacı’nı yazdı. 2004’te İnsan Hakları Derneği’nin Ayşegül Zarakolu Özgür Düşünce Ödülü’nü aldı. Küçük Oteller Sitesi ile 2006’da web tasarımı dalında Altın Örümcek Ödülü’nü kazandı. Şirince’de Ali Nesin ile birlikte Nesin Matematik Köyü’nü inşa etti. Türkiye Cumhuriyeti’nin resmi tarihine ilişkin sistemli bir eleştiri denemesi olan Yanlış Cumhuriyet’i 2008’de yayımladı. Türkiye’de adı değiştirilen yerlere ilişkin envanter çalışması olan Adını Unutan Ülke 2010’da, Nişanyan’ın Aslanlı Yol adlı otobiyografisi 2012’de yayımlandı. Halen Şirince köyünde oturmakta ve otel yöneticiliğiyle iştigal etmektedir. Beş çocuk babasıdır.
Sevan derya deniz bir adam. Çok da severim. Kitabın da güzel bir özet geçtiğini söyleyebilirim. Kafadaki bölük pörçük bir raya oturuyor, ufuk açan ve gülümseten bağıntılar kuruluyor. Buna örnek olarak, Osmanlı-Safevi savaşlarının Roma-İran savaşlarına benzetilmesi çok hoş bir yorumdu bence
Fakat yazarın Türk kompleksi çok bariz. Kelime seçimleri, tonlamalar ve kurduğu bazı neden sonuç ilişkileri bunu çok açık gösteriyor. Türklerin ve Osmanlı’nın yerli Anadolu halkları üstünde kurduğu hükümranlık canını acıtıyor. Geceleri yatmadan evvel “biz çok becerlikli ve zeki Ermeni milleti olarak nasıl bu barbarlara boyun eğdik ki ben bugün Türkçe düşünüyorum?” diye içi içini yiyor hissiyatı oluşuyor bende.
Her ne kadar büyük bir entelektüel olsa da objektifliğinde sıkıntı var kanaatindeyim. Bu durum kitaba yansımış. Okurlar bunu da göz önüne alarak okusunlar (bence)
Türkiye tarihini; Anadolu medeniyetlerinden itibaren önemli kırılımlar ve dönüm noktalarına değinmekle beraber, altta yatan devamlılığı da vurgulayarak sunan, az lafla çok şey anlatan, bir solukta okunabilecek bir eser.
Bugünü ve yakın tarihi anlamlandırmaya çalışırken gündelik polemiklere ve detaylara insan fazla boğulabiliyor. O tıkanıklığı aşmak için 3000 yıllık "geniş" bir perspektife başvurmak, derinlerde yatan toplumsal hafızayı ve umumi zihniyeti keşif için hayli fayda sağlıyor.
bazı konular çok yüzeysel, bazıları ise gereğinden fazla derin incelemeler içeriyor. ama anadolunun uzun tarihini ortak bir paydada buluşturmak istesek diye düşünüldüğünde ortaya çıkan fikirleri sunmuş nişanyan. resmi tarihin tersine yazıldığı için keyifle okudum. ama amaç olarak basit bir tarih sunulmak istendiği için bana yeterli gelmedi. keşke 1000 sayfa olsaydı.
Every chapter teases you to know more. Written with clear messaging for short-attention-spanned readers. A message that sparks further questions which were not asked when needed. A primer to the topic, primer to Nisanyan's books
Maalesef genel bir anlatısı olmayan bir kitap. Şu tarihte şu oldu, sonra da şu tarihte bu oldu, he sonra da şu tarihte bu oldu şeklinde kitap yazılmaz.
Momentler deşilmemiş, yüzeyde göründüğü gibi kalmış. Olsun, başkaları tamamlar ya da yanlışlar.
Şüpheli yerleri var var olmasına; çok partiye geçişin nedeni, Roma-Hristiyanlık dönüşümünde Gibbon'ın modern eleştirilerinin eksikliği, Türkiye-Sovyetler karşılaştırmasının ne yazık ki deşilmemiş momentleri, 1950-2000 arası solun çıkış nedenlerindeki eksikler vs. Ama biri nihayet sosyal hareketlerin yanlış yunluş da olsa momentlerini göstermiş. Öyle akademik totoloji şeklinde de değil. Başkası da eklesin, çıkarsın, deşsin. Ondan sonra 4'e indiririm yıldızını.