1980’lerin sonlarında bir kasaba, yoksul bir ev, kız çocuklarına yüklenen sıfatlar ve kurulamayan aile bağları...
Hazan’ın hikâyesi, tüm bunların ortasında başlar. Kendini ait hissetmediği dünyası, bir öğretmenin dokunuşuyla yeniden inşa edilir.
Hazan, uyumlanamadığı ailesinden ve kasabasından hem uzaklaşır hem de kopamaz. Geçmişi ardında bıraktığını sansa da yaptığı, yaşadıklarını yeni biçimlerde yanında taşımaktır. İnsanların zorlandığı yerleri hızla geçip hiç kimsenin durmadığı mevzularda tökezler. Yaşamı; kırılganlıkla kararlılık, aidiyetle özgürlük arasında gezinen bir arayışa dönüşür.
Japon felsefesi ganbaru; sadece kazanmanın değil, çaba göstermenin de değerli olduğunu anlatır ve zor zamanlarda dirayetli olmanın güzelliğini savunur. Tıpkı Hazan’ın yapacakları gibi...
Ben Buradayım; herkese ve her şeye rağmen sesini duyurmaya çalışanların hikâyesi.
Bir yandan büyüyen, bir yandan eksilen herkes için.
Hazan karakteri bana çok iyi geldi. Hayata dair sorumluluk almaktan korktuğumda adım atmanın, kendim olmanın, kendim olmaya dair ısrarcı olmanın bana ne güzellikler getirebileceğini Hazan'ın yolculuğu ile hatırlayacağım. Canım benim <3
Kitabın ritmi muhteşem. Çok akıcı yazılmış. Büyüme hikayelerini seviyorsanız ve karakterlerin iç dünyasına dalan anlatımlara ilgi duyuyorsanız kesinlikle okumanızı tavsiye ederim.
Kalbim yumuşacık olarak bitirdim kitabımı. Hazan'ın yer yer tanıdık gelen büyüme hikayesi, çabası, vardığı yer, geçtiği yolların onu nasıl şekillendirdiğine tanıdık olmak çok keyifli. Yine bir kadın hikayesi okuduğum için de, yazar bizi her yıl yeni bir kitabı ile buluşturduğu için de çok mutluyum.