“Kadın oturuyor keder ağacında. Yalnız başına. Saçlarının her bir teline bin yıldız sığdırsa da ölüyor kadın. Gülüşlerini gamzesine gömüyor Sırtında bilmem kaç hançer. Hiçbiri el değil bu ellerin. Hepsini tanıyor.” Romanlarıyla on binlerce okura adeta terapi sunan Funda Uçuk Er, Kocam Bir Narsist ile okuru derin bir yolculuğa davet ediyor...
Narsist eşlerle hayatını birleştiren iki kadın kahramanımız Melal ve Sadberk, kendilerini sürekli manipüle ederek yetersiz ve eksik hissettiren eşleriyle başa çıkabilecekler mi?
Psikoloji bilimi narsist bireyin düzelmeyeceğini söylerken, Psikiyatrist Kartal sahiden iyileşmenin bir yolunu bulmuş olabilir mi?
Yolları aynı psikiyatrist ile kesişen iki farklı kadın; benzer karakterli, narsist iki erkek. Meşakkatli yollarda iki farklı karar, iki farklı sonuç. Narsist bir eş gerçekten değişebilir mi? Yoksa asıl mesele, onun yanında kendini kaybetmeden var olabilmek mi? İki kadın, iki seçim, iki son... Okuru derinden sarsacak bir yüzleşme hikâyesi.
Çok uzun zamandır kitaplara yorum yazamıyorum. Zaten zar zor bulduğu kısa zamanda ancak okumakla yetinebiliyorum kitapları ama bu kitap o kadar kötü ki yorum yazmalıyım. Bir kere o son çok kötü Niyetli. Boşanan kadın ölürken, kocasının kötülüğünü affeden kadın kurtuluyor. Narsist adam bir namaz kılıyor vehayatı değişiyor öyle mi? Bunca kadın cinayetine, bunca şiddete çözüm bu mu? Yazıklar olsun. Kitap ne edebi ne ahlaki yönden beni mutlu etmedi. Araya gereksiz sokulan din olgusu bile yeterseniz baştan savma. Kısaca okumayın
This entire review has been hidden because of spoilers.