Şeyma Akkurt’tan, kadınlık hallerine derinden bakan öyküler; karşı çıkan, korkmadan soran, engin denizlere açılan ve en sonunda çemberi tamamlayan...
Bir yasın otuz dokuzuncu gününde; bir oğulun, annesine savurduğu “gelinliğini giyecek misin?” sorusunda; bir bekleme odasının tedirginliğinde; gece yatısında giyilen bir pijamada; Kâşaneler Apartmanı’nın kız kardeşlerinde; son yüzyılın en sıcak haziranında; mezar taşlarına çöken hüzünde; tek memesi süt taşıran kadında; bir hafta erken gelen âdet sancısında; otel odalarında yankılanan lohusa depresyonunda; bir babanın kızını savunduğu o kısacık anda; yepyeni bir haz deneyiminde olağan ikinciliğin tüm yükleri...
Kararsız bıraktı bu kitap beni. Derin ve vurucu öyküler mi yoksa öyle hissettirmesi için formülize edilmiş biraz da acıyla ekstra kavrulmuş bir metin mi? Yer yer kendimi kaptırdım, yer yer çeviri bir kitap okuyormuşum hissine kapıldım. Hikayelerin birbirine referans vermesi önce güzel gibi gelse de sonraları vermeyişi kafa karıştırıyor, ya da nasıl bağlandığı zorlama hissettiriyor, özellikle iyi yapıldığında nasıl hissettirdiğini bildiğinizde (bkz Sarıyaz). Zaman zaman hikayeden memnunken bağlantısını çözmeye çalıştığım için içerikten koptuğum oldu. Oldukça kasvetli, ancak akıcı, yalın bir metin. 2.5 tan 3.
Uzun yıllardır kendisini takip ediyorum. Ürettiği içerikler, kitap kulübü, seçtiği kitaplar üzerine anlatımları ve ilk kitabının etkisiyle bu kitabından da keyif alacağımı tahmin ediyordum fakat bu kadar sarsıcı olacağını düşünmemiştim. İlk kitabına göre epeyce sert ve sağlam. Kitabındaki karakterlerin yaşadığı zorlukları, karmaşaları aktarışı çok dokundu. Bazı öyküler arasındaki bağlantılar, göndermeler çok hoşuma gitti. Beliz Güçbilmez’in ilk eğitimine katılmıştım ve oradan öğrendiklerimden aklımda kalanlarla kitabı okumak ayrı bir tat verdi. Bir yazar neden bu cümleyle başlar romanına/öyküsüne. Kitabın sonunda güzel bir cevap aldım :)
zor dönemimde diliyle beni sarıp sarmalayan, iyi hissettiren bir kitap oldu. aynı yazarın bende bıraktığı etki gibi. 5-6 senedir takip ediyorum şeyma’yı. evet, belki hiç yüz yüze gelmedim hatta neredeyse benim yaşımın 2 katı kadar büyük benden ama bütün bunlara rağmen yakın bir dostummuş gibi hissediyorum. şeyma, evirip çevirmiyor söyleyeceği şeyleri. bam bam bam. karakterlerin içinde bulunduğu durumları yaşadım sanki okurken. kendisi küçük ama etkisi büyük bir kitaptı. özellikle öykülerin iç içe geçme olayını çok sevdim. bir de little black submarines’ten başlık olmasına bayıldım!
Çok akıcı, bir günde okunuyor, yalın ve duygular denizi öyküler. Ama çoğu zaman “bunu bu karakter söylemezdi/yapmazdı, bunu daha çok yazar söylüyor/yapıyor” anı yaşadım okurken. Öykülerin birbirine bağlanması, sonra birden bağlanmaması, sonra tekrar bağlanması olayı da bana sürekli ya bu metin katmanlanacak mı yoksa bu küçük bir oyun mu diye düşündürttü, küçük bir oyunmuş :) tatlı ve kısa bir dizi izlemek gibi bi his, bu hissi arayanlara tavsiye edebilirim.
2 oturuşta bitirdim kitabı. Okumaya başladığınız anda sizi içine alan, elinizden bırakmayı zorlaştıran bir anlatımı var. Çoğu hikâyede kendimden o kadar çok şey buldum ki! Bu yakınlık, metnin duygusal etkisini daha da derinleştiriyor ve hikâyelere bağlanmanızı sağlıyor. Anlatımı son derece güçlü ama bir o kadar da sakin. Her şey abartısız, hayatın içinden ve çok içten.
Kadın olmanın, anne olmanın ve toplumda var olma çabasının arzulanandan; hizmetine göre yüceleştirilenden ya da ezilenden öte oluşunun müthiş bir cesaret ve kurguyla aktarımı. Tümünü konuşmanın ve duyurmanın kıymetiyle gurur duyduruyor.
Kitabın dili çok akıcıydı, yazarla yeni tanıştım. İlk okuduğum kitabı bende çok çarpıcı bir etkisi oldu. Çok minik anlarda yaşadığım, yaşadığımız o kocaman duyguları o kadar sıcak o kadar gerçek hissettirdi ki bana. Teşekkür ederim…
Yazarı sosyal medyadan uzun süredir takip ediyorum. Çocuk kitaplarını severim ama bu kitabını sevemedim. Hikayeler çok boşlukta sallanıyor, bir yere bağlayamıyorum sanki. Kendisi yeni bir yazar, umarım bu yorumlar faydasına olur 🫶
İlk hikayeden hüngür şakır ağladım. Gerçekten her bi hikaye çok etkileyici ve gerçekti. Keşke daha çok hikaye olsaydı dedim. Umarım şeyma hanımıb kitaplarınının devamı gelir
birbirinden farklı ve çarpıcı kadın hikayeleri. hikayedeki karakterlerin bir şekilde temas etmesi de ayrı keyifliydi ve ayrıca akıcı bir dili var.sevdim.