Jump to ratings and reviews
Rate this book

Altı Harfli Bir Tatlı

Rate this book
"Ben istiyorum ki meşguliyetim olsun. Elimde bir işim olsun. Bekleyecek bir şeylerim olsun... Telefonun başında çocukların aramasını bekleyeyim, pencerenin kenarında çocukların, torunların bana uğramasını bekleyeyim, ağaç yapraklansın diye bekleyeyim, salatalıklar çiçek açsın diye bekleyeyim, domates kızarsın diye bekleyeyim. Öyle şeyler... Zaman kolay geçsin istiyorum ben. Başka derdim yok. Ölüm kapımı çalana kadar bir şeyler oyalasın işte beni."

Selime Teyze'nin hikayesi, çocuklarının dünyasında yer bulamayan ve onların gözünde yok gibi var olmayı reddeden bir annenin hikayesi.

Selime, bir gün hiç beklenmedik bir anda kaybolur. Gönülsüz ama planlı bir kaçıştır bu. Bildiği bütün hayatı geride bırakıp bir köyün sessizliğine sığınır. Kimseye haber vermeden, ardında iz bırakmadan. Bulunmayı bekler.
Ama hayat, beklenmedik bir misafirle -Meltem'le- karşılaştırır onu.
Biri annesiz büyümenin, diğeri evlatsız yaşlanmanın derdini anlatır.

İki hayat, iki kayboluş, iki yara aynı evde buluşur.

Bu roman, yaşlıların yok sayıldığı, insanın yalnız bırakıldığı, herkesin ancak kendine yetebildiği,
en yakınlarına bile derman olamadığı bir çağın hikayesi.

245 pages, Paperback

Published October 8, 2025

37 people are currently reading
325 people want to read

About the author

Şermin Yaşar

30 books213 followers
See also: Şermin Çarkacı

"Oyuncu Anne" lakabıyla bilinen ve yazdığı ebeveynlik kitaplarıyla büyük bir ilgi kazanan Şermin Çarkacı, 2017 yılında medeni durum değişikliği sebebiyle babasının soyadı olan Yaşar soyadını kullanmaya başlamıştır.


Yazarın, Şermin Yaşar ismiyle yayımladığı ilk kitap "Tarihi Hoşça Kal Lokantası"dır.

Ratings & Reviews

What do you think?
Rate this book

Friends & Following

Create a free account to discover what your friends think of this book!

Community Reviews

5 stars
405 (56%)
4 stars
207 (28%)
3 stars
80 (11%)
2 stars
17 (2%)
1 star
12 (1%)
Displaying 1 - 30 of 85 reviews
Profile Image for Özgür Atmaca.
Author 2 books115 followers
November 9, 2025
Kitabı bugün bitirdim. Ne yazık ki beklediğim etkiyi yaratmadı. Şermin Yaşar’ın çocuk kitaplarındaki incelikli gözlem, burada yapay karakterler ve yüzeysel mekân tasvirleri arasında kaybolmuş. Adı geçen köy ve kasaba mekânlarında yirmi yıldır “keçi gibi cirit atan” biri olarak, o atmosferin bu kadar karton biçimde çizilmesi beni oldukça şaşırttı.
Roman, köye giden Meltem’in Selime Teyze’yle tanışmasıyla başlıyor. İki kadın, birbirlerinin yaralarına dokunuyor; anlatı katman katman açılıyor. Bir anlatıyor, bir diğeri anlatıyor derken, Selime Teyze’nin çocuklarından duyduğu dertlere tanık oluyoruz. Fakat burada belirgin bir tutarsızlık var: Selime Teyze kimi zaman köylü bir kadın gibi konuşuyor, kimi zaman şehirli bir anlatıcı kadar modern bir dile bürünüyor. Bir sahnede kötü bir kaynana, diğerinde anaç ve sevecen bir anneye dönüşüyor. Hatta bir anlatıda belini doğrultamayan bir kadınken, diğerinde bankadan arsızca para çeken bir karakter olarak karşımıza çıkıyor. Fiziksel ve ruhsal olarak dağınık, tutarsız bir portre çizilmiş.
Meltem karakteri ise içe dönük, kendine acıyan, ne istediğini bilemeyen bir şehirli kadın. Onun da motivasyonu belirsiz; neye yöneldiği, neyle savaştığı açık değil. “Selime, Mustafa’m da Mustafa’m” çıkışları roman boyunca bir nakarat gibi tekrarlanıyor ama bu tekrar duygusal bir etki yaratmıyor; aksine yapaylık hissini güçlendiriyor.
Genel olarak romanın dili, anlatım biçimi ve karakter inşası açısından amatör bir tat bırakıyor. Şermin Yaşar’ın kalemini bilen biri olarak söyleyebilirim ki, Altı Harfli Tatlı onun anlatıcılığı içinde sönük kalan bir deneme olmuş.
Bu sabah okuduğum Biri Daha Var adlı çocuk kitabıysa çok daha derli toplu, farklı pencereler açan, elle tutulur bir anlatıya sahipti.
Sonuç olarak, Altı Harfli Tatlı benim nezdimde Şermin Yaşar’ın en zayıf halkalarından biri. Güzel niyetlerle kurulmuş ama edebi anlamda “sınıfta kalan” bir roman.
Profile Image for ayşe.
60 reviews11 followers
January 16, 2026
Okurken kendisini Selime Teyze'nin ya da Meltem'in karşısında bulmayan var mı? Sanki orda oturuyorum ve benimle konuşuyorlar. Onlar konuştukça insan kendi acılarını, hayatındaki eksikleri düşünüyor. Birçok yaraya iz basıyorlar belki ama düşündürüp yolunuzu da bulduruyorlar bence. Keşke devamını da bilseydik.
Profile Image for Seher Andaç.
141 reviews3 followers
January 17, 2026
Kütüphanede bir okuma grubu ile birlikte okuduk. Sayelerinde ben de hem çok okunan hem de aynı zamanı paylaştığım bir yazarı okumuş oldum. Söz bana geldiğinde bence yavan bir okuma diye konuşacakken hepsini yuttum.
Bu kültürün melodramını, mağdur dilini görüp ama kendini de hem böyle sevip hem de eleştiren 19 kişinin heyecanına kapıldım ve çok keyif aldım.
Belki de dünyanın en güzel paylaşımları okumaya doyamadığımız kitapların çevresinde oluyor, ne dersiniz?
Profile Image for Burak Kuscu.
587 reviews136 followers
March 5, 2026
Bayıldım diyemem ama sıcaklığıyla beni sarmalamayı da başardı bu kitap.

Karakterleri sevimli. Selime Teyze ve Meltem ekseninde bir çıkış noktası arayan iki mutsuz kadını anlatırken, kusursuza yakın Fırat ve geçmişten, uzaklardan pek çok evlat anne baba ve benzeri birinci derece akrabaya ev sahipliği yapıyor kitap.

Yazardan okuduğum ilk kitap oldu. Puanlaması bir tık fazla görünse de hak etmediğini söyleyemem.
Profile Image for Aleyna.
31 reviews16 followers
March 28, 2026
Okuması kolay, kitap çok çok akıcı ama edebi zevk vermedi :’) Gerçekten basit bir dille yazılmış, yer yer tekrara düşen bir kitaptı
Profile Image for Nazlı.
127 reviews12 followers
November 15, 2025
Şermin Yaşar son zamanlarda okuduğum en iyi Türk yazarlardan biri. Bu kitabıyla da içimde bambaşka duygular uyandırdı.

Meltem, arkadaşı iş için şehir dışına çıkarken kendisine de değişiklik olsun diye peşine takılır. Yolları Balıkesir’in bir köyüne düşen bu ikili soluğu selime teyzenin evinde alır. Selime teyze ile yalnız kalan Meltem kendini belki de hayatını değiştirecek bir sohbetin, hikayenin, ortasında bulur.

Yazım dilinden başlamam gerekirse inanılmaz akıcıydı. Yerinde kullanılan kelimeler, mekan tasvirleri, anlatımı güzelleştirecek her türlü şey mevcuttu. Karakterin duygusunu bana çok güzel geçirdi. Hikayeye gelecek olursam kitaptaki uçan kuşla bile empati yaptım. Meltem’in eksikliğini çektiği her şey bir yapboz parçası gibi Selime teyzenin kaçtıklarıydı aslında. Birbirlerine hikayelerini paylaşırken suçlamadan, anlayarak devam ettikleri sohbetlerinde sanki okuyucuyu da buna dahil ettiler. Hayatımız boyunca kendimize doğru soruyu sormamızın, ikinci bahar için yaşın veya bir insanın gerekli olmadığını güzel bir biçimde anlattılar. Dediğim gibi kitaptaki neredeyse herkes çok haklıydı. Kimseye kızgın kalamadım fakat birini diğerinden daha çok anladığım karakterler oldu. Benim için çok güzel bir okumaydı. Umarım sizler de sever, keyifle okursunuz.
Profile Image for 💤eliha.
6 reviews
November 2, 2025
Şermin Yaşar en sevdiğim çağdaş yazarlardan birisi ve yine kaleminin hakkını vermiş. İlk romanı Söyleme Bilmesinler kitabı gibi yine sıcacık duygu dolu bir kitap ve yine kitabın kapağını kapattıktan sonra tavan izlettirecek bir etki.
Ara ara kitap kendini tekrar etse de 10 yıldız olsa 10 yıldız veririm :)
Meltem’in hikayesi çok güzel bitti ama aklım hep Selime Teyze de kalacak. Selime teyzenin hikayesini de ben kendi kafamdan mutlu sonla bitirdim belki Şermin Yaşar da öyle istedi.
“Herkes dertte değil, herkes derste. Herkes derdiyle derdini alıyor. Ders alınacak, sınav geçilecek… teneffüs ancak o zaman. Sen derdini çekmiş,dersini almışsın, şimdi artık ferahlama zamanı senin için.”
Profile Image for Melek .
430 reviews13 followers
January 6, 2026
Son söyleyeceğimi baştan söyleyim: Kitabı beğenmedim. Ara ara güzel noktalara da değinse kitap, genel olarak tam oturmamış karakterler, hikayenin bir miktar duygu sömürüsü yapıyor olması ve aynı konuyu 244 sayfada abartarak ve durmadan tekrarlayarak anlatıyor olması sebebi ile beğenmedim. Bir roman yerine bir uzun öykü olsaydı ve karakterler üzerine çalışılsaydı daha başarılı olabilirdi.
Profile Image for Arzu Onuklu.
1,049 reviews12 followers
January 26, 2026
Bidünyakitapkulübü dolayısıyla okuduğum kitap oldu. Kitabımızda iki kayıp kadın var,biri Meltem diğeri de Selime Teyze... Biri kaçmış diğeri kaçmayi bile fark edememiş kapana kısılmış. Her ikisinde de aile boşluğu var kapanmayan... Meltem'in annesi kaçmış onu bir kez bile sormamış,babası da yeniden evlenmiş fakat yeni ANNE onu evinde istememiş melteme de babaanne ve dedesi bakmis,öldüklerinde de yatili okullarda kalmış.Meltem hep birinin kendisine kol kanat germesini istemis bosandiği eşi de dahil bu isteğini yapamamış. Selime teyze de eşi öldükten sonra bir yere sığamayan,çocukları tarafından istenmek isteyen ama bu isteği olmayan bir kadın. İkisi de bir noktada isteklerinde kaybolan kadınlar...


Hikayedeki anlatım iyi başladı ama son derece gerçek dışı mutlu sona bağlandı hatta terapist şansli günlere hoşgeldiniz Meltem hanim diyince... hemencecik ilgili,anlayisli ve de zengin Fatih çıkıyor aman da aman... Bir de çocukları tarafından yanlarında istenmeyen Selimeye de hadi sana da mutlu son denilmiş oysa ki serçe izleri birakmis kadin isteseler aninda bulurlardi 1 yıl koca 1 yıl aramamış sormamışlar kısaca mutlu son diye pr'lanan şey yeni travmalar yükleniyor Selime için.

Bu nedenle son kısım hariç beğendim.
Profile Image for Tuba Asar.
18 reviews
April 24, 2026
"Sen kimsesiz değilsin ki, sen yalnızsın dedim. Kimsesizlik başka, yalnızlık başka."

Şermin Yaşar her zamanki gibi karakterlerin hayatlarına çok yakınen şahit olmamızı sağlıyor. İki yaralı kadının hikayeleri birbirine benzer. Selime Teyzeyle Meltemin karşılaşması ikisi için de bir yüzleşmeye dönüşüyor. İkisi de bu hayatta kendine yer edinememiş karakterler. Birisi eşi öldükten sonra bu hayattan eli eteği çekip içine kapanmış diğeri ise dünyada yuva denilebilecek bir şeyi deneyimleyememiş. İnsan yuvayı deneyimleyemediğinde kendisinin yuva kurması zor oluyor. Nereye gitse kendi başınalık ve aidiyetsizlik peşinden geliyor. Meltemin bu yaşına kadar yaşadığı kimsesizlik hissi çok üzdü beni. Kitapta sevdiğim diğer bir kısmı kıskançlık kısmı oldu. Ne kadar kıskançlık iyi bir duygu olarak kabul edilmese de insanın diğerlerini kıskandığı zaman dilimi oluyor. Sahip olamadıklarımız bizi yaralasa da bunun şiddetlendiren buna sahip olan insanlara maruz kalmaktır. Selime Teyzenin Eskişehirli kadının bir günde neler yaptığını düşünmesi, komşusuna sürekli gelen çocukları torunları ona sahip olamadığı hayatı gözüne soka soka acı çektiriyor. O kadar zor ki orayı terk ediyor. Yaşlıların yaşadığı yalnızlık duygusunu ve bu hayatta bir işe yarama isteğini çok güzel göstermiş Şermin Yaşar. Etrafımda küçüklükten beri yaşlı nüfusu fazlaydı ve onların birilerin onları ziyaret etmesi, arayıp sorması onlar için o kadar kıymetli ki. Bu kitabı okuyanlar umarım biraz olsun empati yapmıştır ve sevdiklerine daha fazla zaman ayırabilirler.
“Ne kadar yaşlanırsan yaşlan sen de herkes gibi yaşamak istiyorsun. Ancak mezarda bitiyor hayat. Mezara girmedikçe, göğsünün altındaki kalp attıkça sen de istiyorsun hayattan payını...”

''Zannediyordum ki benim hayatım dışındaki bütün hayatlar sıradan ve mükemmeldir.'' birçoğumuz bu şekilde düşünüyor. Annesi babası olmayan Meltem ailesi olan herkese karşı onların hayatı güzel olarak görüyor ancak selime teyzenin çocukları ise annelerini varlığını önemsemiyor bile. Kitap bize kimsenin hayatının mükemmel olmadığını ve birinin bu dünyada en çok istediği şeye bir başkasının kolaylıkla sahip olması ve kıymetini bilmediği ve o başkalarının da bir başka hayata özendiğini gösteriyor. Hep daha fazlası ne olabilir? Daha mutlu nasıl olabilirim? Bu hayatın en büyük yanılsaması. Nuri Bilge Ceylan'ın dediği gibi:'' Mutluluğun başka yerde olduğu avuntusu çoğumuz için geçerlidir. Yani hayatımızdan memnun değilsek, nerede olursak olalım, başka yerde mutlu olabileceğimiz avuntusu bize iyi gelir. Bunun için aslında çok uzakta olmak şart değildir.''

Winnicott “saklanmak bir keyif, bulunamamak ise felakettir” der. Selime Teyze de çocuklarından kaçmış gelmiş ama arasınlar istemiş. Gidip bankadan para çekiyor , hastaneye yalandan ağrılarla gidiyor sırf onu bulabilsinler diye işaretler bırakmak için. Selime Teyze saklanmış ama aranmamış bulunmamıştı yine de sonunda cesaretini toplayıp çocukların yanına gitti. Yazar sonu bize bırakmış. Umarım her şey gönlünce olmuştur Selime Teyze.

Son olarak; o "altı harfli bir tatlı" olan Meltem detayı o kadar zarif ve anlamlıydı ki... Şermin Yaşar’ın kalemindeki o ince hüzün ve şefkat, okurun kalbine dokunmayı her zamanki gibi başarıyor.
This entire review has been hidden because of spoilers.
Profile Image for Dilek Uzunoğlu.
227 reviews1 follower
March 10, 2026
"Sen kimsesiz değilsin ki, sen yalnızsın dedim. Kimsesizlik başka, yalnızlık başka."

"Çiçeği ha bir günde koparıp atmışsın kökünden, ha yavaş yavaş solmasına izin vermişsin."

"Özel alanıma müdahale etmek istemiyormuş. Et be adam, et! Et! Kıskan. Ara. Sor. Hatta sınırla. Yasakla. Müdahale et. Önemse. Yalnız olmadığımı hissettir bana. Ben varım, de. Bütün dünya senin üstüne gelse ben varım, korkma de. Beni bütün dünyanın üstüne tek başına yürümek zorunda bırakma."

"Kendimle ilgili yeni bir şey keşfettim. Biri gerçekten elimden tuttuğunda beni yol tutmuyormuş."

"Olmadı. Olmamasına şaşırmadım da üzülmedim de. Ama uyandım. Beni, benimle aynı sınavlardan geçmemiş hiç kimsenin asla anlayamayacağına uyandım."

"İnsanların talihsizliklerinin başkaları için şükür vesilesi olduğunu o zaman bilmiyordum."

"Ben yalnızdım, o kalabalıktı."
Profile Image for Kübra Gülsoy.
32 reviews1 follower
April 20, 2026
Şermin Yaşarın ‘söyleme bilmesinler’ romanı gibi bir solukta okunan akıcı ve konuşma diliyle yazılmış sohbet eder gibi okunan bir roman.. bir yandan da ister istemez kıyaslama hissi oluştu, ‘altı harfli bir tatlı’ nın içine çok giremedim, çok etkilenemedim diye özetleyebilirim. Melteme çok üzüldüm, (ve hikayesi Nermin Yıldırım Ev romanındaki Seheri hatırlattı okurken) , keşke Fırat gibiler çok olsa dedim bi de..
Profile Image for Beste Kurban.
33 reviews
December 8, 2025
“Misafir kız ağlamaklı oldu. Ağlanacak bir şey anlatmadım daha. Ağlamalı yere bile gelmedik, ne acelen? Ama onun bana değil, kendine ağladını anladım. İnsan karşısındakine ağlamaz; ona bakar, ona ağlıyormuş gibi yapar ama asıl kendine ağlar.”
O kadar kalbimden vurdu ki bu cümle. O kadar doğru ki. Kitabı okurken Meltem’e de çok üzüldüm Selime Teyze’ye de. Ara ara da ağladım. Sonra anladım işte kime ağladığımı.
Profile Image for Gizem Cevher.
44 reviews1 follower
December 13, 2025
"Ama anlamamız gereken şu: Herkes dertte değil, herkes derste. Herkes derdiyle dersini alıyor. Ders alınacak, sınav geçilecek... Teneffüs ancak o zaman."
Profile Image for Zeynep Çiçek.
310 reviews2 followers
March 2, 2026
Selime Teyze zaten yalnızım beni farketmezler diyerek evlatlarından kaçıyor kendine bir köyde bir hayat kuruyor sonra yolu Meltem ile kesişiyor birbirleriyle dertleşme kendini anlatma kısmı başlıyor.Herkes eteğindeki taşları döküyor,Meltem in de annesi terketmis, babasi tekrar evlenmiş ama babası yeni hayatına onu pek dahil etmemiş resmen misafir oyuncu modunda kalmış babasının hayatında.Aslında bildiğimiz farkettigimiz olayları öyle bir anlatıyor ki Şermin Yaşar sanki ilk kez böyle hayatlar okuyormuş gibi okuyoruz.Kitabında eski tarifler var böyle kağıda yazılanlardan özlemişim eskileri ve ordan bir supangle tarifi bile yaptım.
Profile Image for Dilara Saygılı Durak.
5 reviews
February 18, 2026
Ah Meltem…
Ah Selime Teyze…
Kendimden ne çok şey buldum sizin hayat hikayenizde…
Yalnızlık ve kimsesizlik arasındaki fark, hayattaki pişmanlıklarımıza delicesine odaklanıp “ne malum” sorusunu sormuyor oluşumuz…
Kâh ağladım kâh güldüm, ama en çok da ağladım. İçim sıcacık oldu kitabı okurken. O köy evindeki sedirde sizinle oturdum, sessizce dinledim sizi. Ders aldım. Düşündüm…
Profile Image for cenan.
4 reviews
November 26, 2025
Çok severek okudum. Her okuduğum Şermin Yaşar romanında daha da çok seviyorum yazarı.
9 reviews
January 5, 2026
okuması keyifli, 2 kişinin gözünden anlatım, iki farklı yalnızlık...
Profile Image for Jungva.
36 reviews4 followers
December 4, 2025
Her kitabını bayılarak okumuştum ama bu sefer çok yapay hissettirdi maalesef. Karakterlere ısınamadım, anlatılan kimsesizlik o kadar abartılı ve tekrar tekrar anlatılmış ki etkilemek yerine bıktırdı. Bu sefer beğenemedim
Profile Image for Volkan Oktar.
165 reviews1 follower
November 20, 2025
bir köy evinde genç ve yaşlı birer kadın birbirine sırlarını, hikayelerini anlatıyorlar. neden anlatabildikleri ise belirsiz. sona doğru gelişmeleri kadere bağlaması falan da gereksiz detaylar olmuş. pudra şekeri gibi üfledim uçtu, okudum bitti gibi bir edebiyat arıyorsanız deneyebilirsiniz.
Profile Image for Tuğba Gürler Kartal.
24 reviews1 follower
December 16, 2025
Bu kitap, tam anlamıyla gürültülü olaylarla değil; sessiz eksikliklerle anlatılan bir hikâyeden oluşuyor diyebilirim.

Annesiyle ilgili belirsizlikler içinde büyümüş, babası tarafından seçilmemiş bir kadın…
Ve çocuklarını geride bırakıp sessizce bir köye yerleşmiş, yaşlı bir teyze…
Biri annesizliğin, diğeri çocuklarından kopuşun hüznünü taşıyor.

Yolları tesadüfen kesişiyor ama asıl karşılaşma kelimelerle değil, suskunluklarla oluyor.
İki insanın birbirinin yarasını iyileştirmeye çalışmadan, sadece yan yana durarak kurduğu bir bağ...

Kitap boyunca insan şunu hissediyor:
Herkesin anlatamadığı bir hikâyesi, geride bıraktığı ya da geride bırakıldığı bir hayatı var.
Bazı yardımlar gerçekten yardım mı, bazı susuşlar aslında en büyük şefkat mi, bunları düşündürüyor.

Sade, hüzünlü ve çok insanî❤️
Karakterleriyle uzun süre akılda kalacak türden bir kitap.
Profile Image for Mustafa KURT.
16 reviews
January 18, 2026
Şermin Yaşar denince aklımıza genelde o zeki mizahı, kelime oyunları ve güldürürken düşündüren üslubu gelir. Ama “Altı Harfli Bir Tatlı” ile yazar bu sefer kalbimizin tam ortasına, o en hassas olduğumuz yere, “anne-evlat” ve “yaşlılık” sızısına dokunuyor.

İsmi sizi yanıltmasın; bu sadece bir tatlı tarifi kitabı değil (gerçi içinde hayatın tadı da tuzu da var), bu bir “görülme” isteğinin romanı.

Kitabın Konusu Ne?
Romanın başkahramanı Selime Teyze. Hani o bayramdan bayrama aranan, “Bir ihtiyacın var mı?” diye sorulup aslında cevabı dinlenmeyen, varlığıyla yokluğu bir olmuş annelerimiz, teyzelerimiz var ya… İşte o Selime Teyze, bir gün “Artık beklemekten yoruldum” diyor.

Hayatı boyunca çocuklarını, torunlarını, bir telefonu, bir kapı zilini bekleyen Selime; kimseye haber vermeden, pılını pırtını toplayıp sessiz sedasız bir köye kaçıyor. Amacı ne mi? Belki biraz “aranmak”, belki biraz “merak edilmek”, belki de sadece kendi sesini duyabilmek.

Köyde ise yolu, annesiz büyümüş ve kendi yaralarını sarmaya çalışan genç bir kadınla, Meltem ile kesişiyor. Biri evlatlarına hasret bir anne, diğeri anneye hasret bir evlat… Bu iki yaralı kadın, aynı çatı altında birbirlerine şifa olmaya başlıyorlar.

Bir Türk Okur Gözüyle Neden Çok Sevdik?
1. “Bizi” Anlatıyor, Hem de Çok İçten: Bizim toplumumuzda yaşlılık, “bir köşede sessizce oturmak” gibi algılanır ya hani… Şermin Yaşar bu kitapta o sessizliğin çığlığını attırıyor. Selime Teyze’nin iç sesi, sitemleri, beklentileri o kadar tanıdık ki; okurken aklınıza anneniz, anneanneniz geliyor. İster istemez telefonunuza uzanıp “Nasılsın?” diye aramak istiyorsunuz.

2. İsmi Gibi “Tatlı” Ama “Buruk”: Kitabın ismi olan “Altı Harfli Bir Tatlı”, aslında hayatın içindeki o tezatlara bir gönderme. Yazar, acıyı bal eylemeyi, hayatın zorluklarına rağmen ağızda kalan o tatlı tortuyu anlatıyor. Okurken boğazınız düğümleniyor ama sayfayı çevirdiğinizde yüzünüzde bir tebessüm beliriyor.

3. Beklemek Üzerine Bir Ders: Selime Teyze’nin şu cümlesi kitabı özetliyor aslında: “Ben istiyorum ki meşguliyetim olsun. Elimde bir işim olsun. Bekleyecek bir şeylerim olsun…” Bu cümle, modern dünyada unuttuğumuz “vefa” duygusunu bize öyle zarif hatırlatıyor ki, etkilenmemek mümkün değil.

Eleştirel Bir Bakış (Neler Beklememeli?)
Saf Mizah Beklemeyin: Şermin Yaşar’ın Dedemin Bakkalı veya Abartma Tozu gibi kitaplarındaki kahkaha tufanını arıyorsanız, bu kitap yanlış adres. Burada mizah var ama hüzünle harmanlanmış, daha olgun ve daha durgun bir mizah.
Hızlı Bir Kurgu Yok: Kitap, bir aksiyon filmi gibi değil, demlenen bir çay gibi ilerliyor. Olaylardan çok duygular, bakışmalar ve susuşlar var.
Sonuç: Okumalı mısınız?
Eğer “Bugünlerde biraz duygusalım, şöyle beni anlayacak, kalbime dokunacak, okuyunca gidip anneme/büyüklerime sarılmak isteyeceğim bir kitap arıyorum” diyorsanız; hiç durmayın, hemen alın.

Altı Harfli Bir Tatlı, size unuttuğunuz o “ziyaret” borçlarını hatırlatacak, vicdanınızı biraz sızlatacak ama sonunda ruhunuzu temizleyecek bir kitap. Yanına bir bardak çay ve belki bir dilim kek(!) almayı unutmayın. (Ve Meltem’in yerine bu sefer o keki siz yiyin)
Kitapla ilgili blog yazım
Profile Image for Lütfi Dereli.
131 reviews2 followers
April 10, 2026
Yazdığınız metni, belirttiğiniz kriterler doğrultusunda; anlam akışını bozmadan, düşük cümleleri gidererek ve Türk Dil Kurumu (TDK) yazım kurallarına uygun hale getirerek yeniden düzenledim.

Özellikle "Meltem'in çekincesi" ile ilgili olan karmaşık cümleyi, anlamı netleştirmek adına iki parçaya böldüm ve bağlaç olan "-de/-da" eklerini düzelttim.

Düzenlenmiş Metin
Yazarın okuduğum her kitabı, bana MUBI’de film izliyormuşum hissi veriyor. Karakterlerin başından geçen olaylar ve betimlenen sahneler, beni her zaman içine çekmeyi başarıyor. Yazarın hemen hemen tüm hikaye kitaplarını okumuş biri olarak; toplumun içinden insanların başından geçenleri, kurgu dahi olsa büyük bir ustalıkla anlatabilmesine hayranlık duyuyorum.

Yazarın kaleminden çıkan her karakterin kendine özgü bir yönü var. Bu kitapta ise acıda birleşen Selime Teyze ve Meltem’in hikayesine tanık oluyoruz. Yalnızlık teması etrafında kurgulanan hikayenin en can alıcı kısmı; karakterlerin kitabın sonlarına doğru, tesadüfler vesilesiyle içlerindeki boşlukları birbirlerine anlatmaları ve birbirlerinin yaralarına şahitlik etmeleri oluyor.

Selime Teyze yalnızlığın verdiği hisle anlatmaya ne kadar teşneyse, Meltem de çocukluğunda yaşadığı olaylar nedeniyle kendini bu köy hayatının ortasında bulduğu kadına içini açma konusunda bir o kadar çekinceli. Her ikisi de hikayelerini paylaştıktan sonra, kendi iç dünyalarında birbirlerine dokunduklarının farkına varıyorlar. Daha fazla detay verip büyüsünü bozmayayım, en iyisi siz bu kitabı bizzat okuyun.
Profile Image for Funda Yuksel.
42 reviews
January 5, 2026
Aynı duygunun iki yüzünü okuyoruz yazmak geldi içimden ama Meltem’in şu cümlesi geldi aklıma.

“ Kimsesizlik başka, yalnızlık başka”

Kimsesizliğin, ve yalnızlığın kitabı! Başka pencereden ama aynı evden! Hüzünlü ama yine de mutlu hissettiren iki kadının hikayesi. Bir yanda annesiz, babasız, kimsesiz büyüyen Meltem, diğer yanda çocuklarının hayatında var olmak isteyen, yalnız bir anne Selime teyze. Meltem’in ben kimim diyen iç sorguları, Selime teyzenin ben buradayım evladım, ben hala varım diyen sessiz seslenişlerini ve bu iki yaralı ruhun birbirlerini nasıl şifalandırdığını okuyoruz.

İyi ki okudum, iyi ki tanıştım Meltem ve Selime teyze ile. Selime teyze senin hikayeni ben çok mutlu bitirdim. Torunlarınla, evlatlarınla hakettiğin sevginin, saygının içinde mutlu bir hayat kurdum ben sana.

Hepimizin yaraları, yalnızlıkları var Meltem. Yalnız değilsin…

“Varken nasıl yok olabilir insan?”

“Bir eve aynı kitaptan iki tane alıyorlar, karı koca aynı kitabı okuyorlar, muhtemelen üzerine konuşuyorlar.”

“Kimseyle yorulmak istemiyorum, yeterince
yoruldum.”

“Ne kadar yaşlanırsan yaşlan sen de herkes gibi yaşamak istiyorsun. Ancak mezarda bitiyor hayat. Mezara girmedikçe, göğsünün altındaki kalp attıkça sen de istiyorsun hayattan payını...”

“Kes bütün iplerini. Sen kukla değilsin. Kaderinin hakkını veren müthiş bir oyuncusun.”
Profile Image for Serhan Mumcu.
48 reviews1 follower
November 12, 2025
Harika türkçe kullanımı, tam yerinde ifadeler, nefis atasözleri, deyimler, hikayeyi ve yazarın kafasındaki soruları, düşünceleri, tartışmaları aktarmak için kusursuz yaratılmış karakterler, tam olması gerektiği gibi okuyucunun zihninde canlanan olaylar, zamanlar, mekanlar ve tabi ki duygular. bunların hepsi var kitapta ama asıl olan bu değil

bir kitabın her satırı mı insanın yüreğine oturur, her cümlesi mi sevdikleri ile daha çok yapması gereken şeyleri hatırlatır, her paragrafı mı uzaklara dalıp gitme hissi uyandırır, her sayfası mı insana kendini sorgulatır, her bölümü mü insanın boğazında yumru olur kalır.

olağanüstü bir kitap, evet elinden düşmüyor ama sadece bu değil gözünden yaş oluyor akıyor, evindeki çocuğuna, yanındaki eşine, az ötedeki büyüklerine sarılma hevesi olup içine doluyor, bunlara sahip olamamanın belki de geç kalmanın, vaktinde farkına varamanın pişmanlığı olup burnunu sızlatıyor.

Velhasıl insanı hayata, sevdiklerine bağlanmaya, sahip olduklarının değerini onlara ve kendine göstermeye çağırıyor, üstelik de bunu muazzam bi şekilde yapıyor.

Yüreğine, kalemine sağlık şermin yaşar, var ol...
Profile Image for Elif Gültekin.
7 reviews
February 26, 2026
Yazarın okuduğum ikinci kitabı, ilki Söyleme Bilmesinler'i kapağını açtığım gibi aynı günde bitirmem üzerine (harika bir kitaptı) hemen bu kitabını okumaya başladım. Kitabın dili yine aynı, karakterleri kendi ağızlarından okuyoruz, bu dili çok sevmiştim aslında. Fakat bu kitabın bir romandan ziyade öykü olarak kalmasını isterdim. Çünkü ilk olarak, karakterlerin tam anlamıyla bir zemine oturtulamadığını düşünüyorum. Her iki karaktere de yapay ve bence zorlama bir şekilde atfedilmiş keskin yalnızlık olgusunun karakterle empati kurmayı zorlaştırdığını düşünüyorum. Sayfalar boyunca tekrar tekrar aynı şeyleri dillendirmelerini okuyoruz. Yan karakterler çok keskin bir şekilde siyah ve beyaz, hiçbir derinlik katılmamış. İki ana karakter Meltem ve Selime Teyze ise yalnızca bu terkedilmişlik hissi üzerinden tasvir edilmiş, harici bir derinlik yine kazandırıldığını düşünmüyorum.

Yaklaşık bir haftada zorla bitirdim. Genel olarak konu çok hoş ve okuması çok keyifli olabilirdi, ama çok uzun ve uzun olmasına rağmen hep aynı eksende tekrara düşerek yazılmış bir roman. Beklentimi ne yazık ki karşılamadı.
Profile Image for Evren Erarslan.
457 reviews19 followers
January 15, 2026
Bir çok çocuk yetiştirmiş ve çocuklarının gelişen dünyaya adapte olması sonucunda kendisine yer açamayıp, geri kalmışlığını eskilere özlem adı altında çocuklara sitem olarak antimodernizm çığlıkları atarcasına yansıtan teyzemizi didaktik bir anlatımla bizlere aktaran yazarın belki de en sevilen kitabı olacaktır bu herkes tarafından. Çünkü halkımız ailede şark kültürünü, samimiyeti tercih eder. Ancak bana her bölümün başında yer alan tatlı tarifleri bile samimi gelmedi. Uydurma olması çok olası.. Gerçek tarifler olsaydı keşke. Anlatım didaktik olmasa beğenirdim, bağ kurabilirdim. Ancak tınını yakaladığım tek karakter Erkan oldu. 5 sayfada özetledi attı tüm kitabı çıktı gitti. Helal olsun Erkan'a :)

Yazarın anlatımını beğenmekle beraber sunuş biçimini hiç beğenmedim. Ailevi hikayelerde hep bir büyüğe saygı söz konusuydu önceki kitapalrında da artık bu iş militanlığa dönüşmüş durumda. Aynen, aile bağlarını unuttuk aynen. Teşekkürler. Türk işi Toni Erdmann.
Profile Image for Selin Anter.
49 reviews2 followers
January 16, 2026
Kitabı severek okudum. Dili sade ama duygusu ağır. İki kadın karakter, iki ayrı hayat… Okurken her ikisiyle de karşılıklı sohbet ediyormuşsunuz gibi bir yakınlık hissi oluşuyor.

Beni asıl etkileyense kitabın hayatla çakıştığı nokta oldu. Bu hafta eşim annesine refakat etmek için hastanedeydi. Onun adı da Erkan. Kaldıkları odadaki yaşlı kadının refakatçisi yokmuş ve ilk günler çocukları gelmemiş. Eşim onunla da ilgilenmiş. Son gün kadının durumu ağırlaşınca oğlu gelmiş ama kadın yine de Erkan’dan bir şeyler istemeye devam etmiş..

Kitabı okurken eşimin anlattıklarıyla bir anda kendimi hikayenin başka bir versiyonunun içinde buldum. Aynı duygunun sayfalardan çıkıp o hastane odasına taşmış hali gibiydi.

Kim bilir, insan hangi boşlukta kime tutunuyor…

“Kimsesizlik başka, yalnızlık başka.”
Profile Image for Mrs.Bennett.
10 reviews
February 9, 2026
Ş.Yaşar’ı halihazırda sevmekle birlikte bu kitapta kendimden, ailemden, toplumdan pek çok şey buldum. Ve bence her okuyucu da kendinden bir parça bulacak, bir parçayı da bu kitapta bırakacak. Aslında kitabın büyük kısmında burnumun direği sızladı ama mini mini gülümsediğim birkaç yer de olmadı değil {Meltem’in şapırdatarak şeker yemesi :)}

Kitabın sürükleyiciliğini mi yazsam, bölüm isimlerinin güzelliğini mi (Her motifi araştırdım), tarif defterinin orijinalliğini mi? (Ben de bir tarif defteri edinmeye karar verdim)

Kitapla ilgili sevmediğim tek şey sonunun biz okurlara bırakılmasıydı. Ben şimdi her yerde Selime Teyze’yi arıyor olacağım ve eğer benim gibi Selime Teyze’yi arayan birileriyle karşılaşırsam onların hikayelerini dinlemeyi ve kendi hikayemi paylaşmayı çok isterim :))

Keyifli okumalar, bu gerçek bir keyifti :)
This entire review has been hidden because of spoilers.
Profile Image for Tuğçe.
184 reviews4 followers
March 1, 2026
Spoiler içerir!
Şermin yaşar kalemini, hikayelerini seviyorum. Akıcı ve sıcak bir kalemi var. Yani bu kitaba kadar öyle diyebilirdim ama düşüncelerim tamamiyle değişti. Yine kolay okunan bir kalemi var ama yazılmış olmak için yazılmış hissiyatıda var. Hikayenin sıcaklığına varamadığım gibi bazı taşları da yerine oturtamadım. Selime teyze örneğin, bahsettiği kadın köyde yaşamış bir kadın ama biz onu zaman zaman örtülü ve yaşlı bir teyze, zaman zaman daha modern bir kadın olarak okuyoruz. Üstelik genelde böyle kadınlar korkak olur, alıp başını tanımadığı bir adamla bilmediği bir köye gitmez. Çocuklarıyla bu denli uğraşmaz. Karakterlerin o bahsettiği sorunlar, o his geçmedi bana.
Bu kadar kolay okunmasa hikayenin sonunu göremeyebilirdim ama bir şey de değişmezdi. Ne olduysa Meltem birden iyileşti, Selime teyze çocuklarına döndü.
Displaying 1 - 30 of 85 reviews