Hayatımı anlamlandırmak gibi konuların ruhuma ağır geldiği bir dönemde zihnimi açacağı ve kendimi arama yolculuğunda bana yardımcı olacağı tavsiyesiyle başladığım bu kitap tamamen hayal kırıklığı ile dolu. Edebi kelime oyunları, süslü ama anlamsız cümleler pornosuydu bu okuduklarım.
Kitabın faydaları olmadı da sayılmaz. Matematiksel olarak nasıl edebiyat yapılacağını öğrendiğimi söyleyebilirim. İhsan Fazlıoğlu tarzı (güya)felsefe yapmayı 3 ayrı şekilde formülize ettim.
1) Bir yargı cümlesi kurabilmenin kısa yolu iki kelime arasında fonetik benzerlik. Örneğin," Bla-Bla olan insan Cla-Cla olur." Çünkü Bla Bla ve Cla Cla [la(b+c)] şeklinde de yazılabilir.
2) Bir diğer formülde ise, ihtiyacımız olan şey iki kelime, kökleri ve anlamları. Bunları kullanarak bu iki kelime arasında anlam bağı kuruyoruz. Örnek iki kelime cehalet ve ilim. Cehalet'in kökü C, E ve L, anlamı amaçsızca dolanmak... İlim İ, L, M anlamı alamet.
Sonuç: "İlim çölde takip edilen işaretler, cehalet yol işaretlerini kaybetmektir. Cahiller yol alamaz, bir menzile varamazlar"
3) Üçüncü formül ise bir kelimenin içinden anlamlı bir kelime daha çıkarmak. Mümkünse bu kelime "öz" harflerini içersin. Örnek: "'Garson seri k-öz getir.' Yani diyor ki, insanın özü ısınmak ister soğumaya gelmez." gibi..
Özet: Kendinizi aramak için bu kitapla zaman kaybetmeyin.