'Henüz birini öldürmediyseniz, karşınıza doğru kişi çıkmamış demektir.'
Melih, Cevdet, Anday ve Rüya birbirlerini hiç tanımadan yaşamış; nihayetinde Rüya'nın araştırmaları sonucunda ortak intikamlarını almak için beraber bir yolculuğa çıkmıştır. Rüya her birinin kapısına 'Annem aşure gönderdi' diyerek gitmiş ve yeni bir hikâye başlatmıştır. Her biri geçmişte aynı gece birer kayıp vermiştir: Rüyanın doktor babasının hatası/suçu nedeniyle ölen bu dört kişinin ortak yadigaridır bu acı... Çok değerli Melih Cevdet Anday'ın hem kendisine hem de Raziye adlı eserine de küçük birer atıfta bulunan romanım, 4. romanımdır.
'Bu an, yıllar içinde örülmüş hikâye iplikleriyle oldu. Bu an, yıllar sonraki bir hikâyenin incecik bir ipliği sadece.'
Kitabı okurken bana gelen his sanki yazar Sezgin Kaymaz gibi bir dil kullanmak istemiş ama olmamış gibi. Yani kötü bir kitap değil, sahilde tatilde 2-3 günde okunur, konusu da değişik aslında ama ne bileyim sanki biraz sığ kalmış. Yani üzerinde biraz daha çalışılsa çok daha güzel olabilirmiş bu kitap, ilk taslak gibi olmuş.
Merak uyandirmadi. Karakter isimleri, olay orgusu, anlatim tarzi hepsi bir arada olunca biraz zorlama olmus. Zaten karmasik bir olay orgusunu, kesik kesik bagintisiz cumleler ve hatta kelimelerle aktarinca, dinleyici de kopuyor konudan. Akmadigi yerde biraktim…