Jump to ratings and reviews
Rate this book

17 juni

Rate this book
7 timmar 17 minuter

”Varför är den 17 juni 1986 så viktig?"
”Jag vet inte. Det hände nåt den dagen.”

Vidar är sig inte lik. Han har blivit avstängd från sin lärartjänst efter en våldsam incident på skolan. Och i en bortglömd kartong hittar han av en slump telefonnumret till familjens gamla sommartorp. När han slår numret svarar hans pappa, som är död sedan länge.

Vidar har ringt till den 17 juni 1986, till en dag i sin barndom. Med ens öppnar sig en fallucka till det förflutna. Vidar ringer samtal efter samtal till den 17 juni och börjar kartlägga familjens varje rörelse.

Samtidigt blir Vidar föremål för en brottsutredning och han träder över gräns efter gräns. Medan dagen i barndomen långsamt öppnar upp sig, dras snaran i nutid åt.

Alex Schulman har skrivit en hisnande roman om en resa i tiden, och om vad som formar en människa.

Audiobook

Published August 15, 2025

Loading...
Loading...

About the author

Alex Schulman

14 books680 followers
Carl Magnus Alexander Schulman (born 17 February 1976 in Hemmesdynge) is a Swedish author, journalist, blogger and television and radio personality.

Ratings & Reviews

What do you think?
Rate this book

Friends & Following

Create a free account to discover what your friends think of this book!

Community Reviews

5 stars
815 (16%)
4 stars
2,205 (44%)
3 stars
1,558 (31%)
2 stars
305 (6%)
1 star
35 (<1%)
Displaying 1 - 30 of 494 reviews
Profile Image for Eylül Görmüş.
843 reviews5,413 followers
May 27, 2026
Of. ❤️

İsveçli yazar Alex Schulman ile ilk kez Hayatta Kalanlar ile tanışıp çok etkilenmiştim. Hatta sonra Malma İstasyonu yayınlanınca kendisiyle bir söyleşi yapma şansım olmuştu, ne şans.

Yazarın son romanı 17 Haziran da artık Türkçede. Çok, çok, çok güzel bir roman bu. Schulman, çocukluğun pusuna dair yazan en iyi kalemlerden biri bence, bu romanla iyice ikna oldum.

Önce şu Orpheus tartışmasına dair birkaç kelam edeyim: kitaptaki fikrin, Eric Metzger'in Oprheus'undaki fikre çok benzediği epeyce yazıldı çizildi. Ben de önce onu okuyayım istedim; evet, fikir benziyor sahiden ama bence Schulman'ınki bambaşka bir ustalık.

Şöyle ki, anlatıcımız Vidar, bir gün eski yazlık evlerinin numarasını çeviriyor ve telefonu çoktan ölüp gitmiş olan babası açıyor. Aynı dramatik dinamik 2017 tarihli Orpheus'ta da vardı, bir esinlenme söz konusu olabilir, aman özgün fikir Metzger'in mi emin değilim, 2000 tarihli Frequency isimli bir film de varmış mesela tam bu fikri kullanan. Neyse. Bu tartışmayı geçiyorum.

Telefonla geçmişi aramak işi elbette Vidar'da bir saplantıya dönüşüyor. Bir süre sonra her aradığında aynı günü, 17 Haziran 1986'yı aradığını keşfediyor. Telefon günde yalnız bir kez açıldığı için günün farklı saatlerinde sürekli arayarak o günün bir zamansal haritasını çıkarmaya, o günde ne olduğunu ve neden sürekli o tarihe geri döndüğünü keşfetmeye çalışıyor.

Öğretmen olan Vidar bu arada bir öğrenciyi darp ettiği iddiasıyla görevinden uzaklaştırılmış, yani anlatının bir de o ekseni var, bir yandan da onu okuyoruz ve bu iki hikaye metnin sonunda birleşiyor.

Vidar'la birlikte o gizemi çözmeye çalıştığımız için neredeyse bir polisiye sürükleyiciliğindeki bu roman, bir yanıyla da öyle dokunaklı, öyle incelikli ki. Özellikle telefonu Vidar'ın kendi çocukluğu açtığında onunla yaptığı konuşmalar, onu şefkatle, sevecenlikle iyileştirmeye çalıştığı kısımları gözlerim dolu dolu okudum.

Tuhaf ki, Schulman kitaplarında hep çok az yerin altını çiziyorum. Büyük, süslü cümleler, unutulmaz aforizmalar kalmıyor bana onun romanlarından ama insanın ta içine işlemeyi de her seferinde başarıyor. Yine yanıltmadı.
Profile Image for Maja.
497 reviews5 followers
August 22, 2025
SLUKADE! skiter i hur många böcker han skriver om barndom, torp, pissiga föräldrar osv, så länge han gör det såhär bra… *kills self*
Profile Image for Karenina (Nina Ruthström).
1,791 reviews870 followers
August 29, 2025
Om en bok kan vara en person(a) så ÄR den här boken Alex Schulman. En bas gjord på traumatisk barndom med missbrukande och frånvarande föräldrar och syskon utgör en mager grund. Tillsätt bortträngda minnen, blind self och sorg, krydda med desperation, våld och överdrifter. Rör runt allt och servera med en liten portion spänning och mystik. Duka gärna bordet med en orkidé och använd sedan din auktoritet och tvinga barnen att äta upp allt på tallriken. För det fick minsann du göra när du var barn och det är synd om dig.
Profile Image for Niklas Kantzy.
83 reviews
August 24, 2025
Han skriver väldigt bra men tyvärr gick inte storyn hem. Ganska dum o irriterande huvudkaraktär. Idéen är intressant i sig men i hur den blir hanterad så kommer det inget spännande ut från det. Aha-ögonblicket i slutet får inte riktigt den kraft som den nog vill ha.
Profile Image for Nil Gurun Noyan.
138 reviews51 followers
April 20, 2026
Öğretmen olan Vidar Åkeby, dönemin başında bir gün kavga eden iki öğrenciyi ayırmaya çalışırken birini kolundan itiyor. Bu olay büyüyor, “darp” suçlamasına kadar gidiyor ve soruşturma süresince görevden uzaklaştırılıyor.

‘Haklarla şişirilmiş ama sorumluluktan azade bırakılmış öğrenciler, kavga eden çocuğuna neden kavga ettiğini sormak yerine öğretmeni polise şikâyet eden ebeveynler.’

Zaten kırılgan olan hayatı, bu olayla iyice çatlamaya başlıyor.

Bir gün bodrumu temizlerken eski bir kolinin dibinde babasının telefon rehberini buluyor. İçinde, çocukluklarının geçtiği yazlık evin numarası da var. Ansızın gelen bir dürtüyle numarayı çeviriyor ve telefona babası çıkıyor.

Ertesi gün bundan utanç duyuyor. Çünkü babası hayatta değil. Numara da artık kullanım dışı.

Ama yine de aramaya devam ediyor ve sonra fark ediyor ki her defasında aynı günü arıyor: 17 Haziran 1986. Üstelik günde sadece bir arama hakkı var. Kural bu.

Günün farklı saatlerinde aradığında telefona bazen annesi, bazen kız kardeşi, bazen de sekiz yaşındaki kendisi çıkıyor. Bu işin ne kadar büyüyeceğini, hayatını nasıl altüst edeceğini ise henüz bilmiyor.

Bir süre sonra bunu bir projeye dönüştürüyor. O günün her anını belgelemeye, kaydetmeye başlıyor. Ama proje ilerledikçe zaman çizelgesinde elli beş dakikalık açıklanamaz bir boşluk olduğunu fark ediyor.
İşte orası bir kırılma noktası.
Deliliğin içinde bir mantık aramaya başladığı yer.

‘İnsan öylece çocukluğunu arayıp da biraz olsun şanslı olmayı dileyemez. Hattı düşürebilirsin belki ama içeri giremezsin.’

Bu iki olay da zamanlar paralel ilerliyor. Vidar’ın takıntısı giderek büyüyor ve sonunda hayatının neredeyse tamamını ele geçiriyor.

Kitap boyunca kurulan o yoğun gizem duygusu ve gerilimli atmosfer, finalde daha çok psikolojik bir yere bağlanıyor. Bu da daha çarpıcı bir sürpriz bekleyenler için biraz eksik hissettirebilir.
Ama final, kitabın başından beri örülen çocukluk travması ve bastırılmış anılar temasını güçlü bir şekilde tamamlıyor.
Profile Image for Merve.
386 reviews58 followers
June 18, 2026
17 Haziranda başlayıp 17 haziranda bitirdiğim roman beni darmadağın etti. Üslup açısından yenilikci değil ama hikaye anlatma konusunda güçlü bir kalemi var yazarın. Hayatta Kalanlar kitabından bu romanı ve Malma İstasyonu kadar etkilenmemiştim açıkçası. 17 Haziran ise benim içimdeki çocukluk ve aile yaralarıma dokundu. Trende seyahat keyfi yaşarken ağlattı. Çünkü birkaç ay önce bembeyaz bomboş bir odada kendi başına, küskün,yalnız kırgın bıraktığım küçük kız çocuğuyla(küçük ben) tekrar temas etmeme yol açtı. Trende bir yandan romanı okur ve Vidar'ın 17 Haziran günü yaşayan ailesi ve çocuk kendisiyle irtibat kurma çabasını okurken bir baktım aylardır ölüm hastalık cenazeler sonrasi seyahatler, kitaplar, yeni bir dil öğrenme çabası sinema ve tiyatro etkinlikleri arasında ihmal ettiğim yanına ugrayamadigim o küçük kız çocuğuna rastladım. Zihnimde. Kalbimde. Bir elimde roman duruyor, gözümün önünde Denizli'den Selcuk'a kadar uzanan tepeler ve yeşilliklerle çevrili açık alan manzaraları. Bembeyaz odada küskün ve gözleri dolu bıraktığım o kız çocuğunu açıklık alanda yeşillikler içinde ve tepelerle dolu bir alanda yavaşça, belli belirsiz hareket ederken buldum. Benim yetişkin halimin hareket alanı genişledikçe o kırgın kız çocuğunun hareket alanı da genişlemiş. Bomboş, bembeyaz, hapishane hücresi gibi bir alandan yeşillik dolu açıklık bir alana çıkıvermis. İşte Vidar'ın acı ve tedirginlik dolu öyküsünün daha ilk yirmi sayfada bende yarattığı etki bu. Trende ağlattı. İçimde bir şeylerin çözülmeye başladığını hissettirdi. Aile yarası çok derin bir yara. Bazen affetmek ya da uzaklaşmak da bir deva olmuyor insana. Onunla o yaranın çevresinde alanını genişleterek bir yaşam kuruyorsun kendine. Vidar'ın çocukluğu, annesi varken annesizligi (çok iyi biliyorum bu duyguyu), ablası varken ablasızlığı, etrafında insanlar varken kimsesiz kalışı. Bunu oldukça dikkat çekici bir formda anlatmış. Eski yazlık evlerinin telefon numarasının geçmişe açılması bana Eric Metzger'in Orpheus romanını hatırlattı. Orada da çok benzer bir sahne var. Anlatıcı telefonla çoktan kaybettiği babasına ulaşıyor ama kendisini onun arkadaşı Phill olarak tanıtıyordu. Ve bir müddet sonra bu geçmişe, kaybedilen yakınlara ulaşma çabası bir takıntıya dönüşüyordu.
Vidar'ın öyküsünde ise bir yandan bir çocuğa kendini ısrarla anlatma çabası onu tacizci ve zarar verici bir saplantılı kişilik durumuna sokarken bir yandan da çocukluğundaki bir düğüm çözülüyor romanın sonunda. Benim de sık sık sorduğum bir soruyu hatırlattı: Bize ne yapmışlar? Biz nasıl bunca ihmalin,siddetin, sevgisizligin yükünü tek başına omuzlayarak kırık dökük yetişkin bir yaşama ulaşabilmisiz...
Profile Image for Ben De Hâlâ Okuyorum.
131 reviews5 followers
June 29, 2026
Gerçek hayatta birisinin acısını görebilmem ve ona empati besleyebilmem için bana tüm hikayesini anlatmasına gerek olmadığını düşünürüm. Derinden, kalpten gelen bir paylaşım aslında tam olarak ne olduğunu bilmesem de yarasını hissetmeme yeter de artar bile.

Bu, 17 Haziran’ın ana karakteri Vidar için de geçerli. Bastırdığı, unuttuğu çocukluk anılarıyla işlevsel olup yetişkin dünyasında bir şekilde kendisine yer edinen Vidar, bir gün çalıştığı okulda bir olaya karışıyor ve geçmiş bu vesileyle günümüze sızmaya başlıyor.

Vidar çocukluğundan tek bir günü hatırlamaya çalışıyor. 17 Haziran’ı. O anılarını gün yüzüne çıkardıkça aslında 17 Haziran’da yaşananların hiçbirisinin 16 Haziran’da ya da 18 Haziran’da yaşananlardan fazlaca bir farkı olmadığını görüyoruz. O gün ne yaşandıysa bir önceki gün, hafta, aylarda veya bir sonraki gün, hafta, aylarda da muhtemelen aynısının yaşandığının sinyalini alıyoruz.

Travmayı hep tek bir günde başımıza gelen kocaman bir olaymış gibi zannediyoruz. Halbuki çoğu zaman uzun süreli maruz kaldığımız bir şey oluyor. Ve Çocukluk çağı Olumsuz Yaşantıları’mızın (Adverse Childhood Experiences (ACE)) yani çocukluk döneminde uzun süreli yaşanan ihmal, istismar ve aile içi işlev bozukluğunun dissosiyatif belirtiler geliştirmemize sebep olduğu biliniyor.

Bu açıdan 17 Haziran her ne kadar yüksek perdeden “Ben çok iyi bir kurgu dissosiyasyon kitabıyım!” diye bağırmasa da dissosiyasyonun ne olduğunu az çok bilenler için gerçekten de çok iyi bir kitap. (İlgilisine bağlantı: https://vedatsar.com/travma-ve-dissos...)

Peki Vidar’ın şimdide yaşadığı bu olay geçmişteki hangi kök acısına temas ediyor? Neden pes etmiyor, neden peşini bırakamıyor, neden kendine, kariyerine zarar verdiğini bile bile vazgeçemiyor?

Hatırlamasa da bırakamayacağını biliyor, çünkü bırakırsa yok olur, hiç olur ve buna dayanamaz. Ama hatırlaması için de bırakması gerekiyor, gerçeğe dayanabileceğini keşfedebilmesi, tekrardan çocuk Vidar’la yetişkin Vidar’ın bir bütün olabilmesi, olanı olduğu gibi kabul edebilmesi ve tıkanıklığın açılabilmesi için sızıntıya izin vermesi gerekiyor.

Travmayı istismar etmeden aktarabilen Alex Schulman’a teşekkürle.

Not: Kitapta en sevdiğim yer 209. sayfada. Öyle hüzünlü hüzünlü okurken bir anda kahkahalara boğdu beni. Sonra yeniden keder, acı, sırlar… Eh yas ve neşe, ikisi hep bir arada dememiş miydik zaten…
Profile Image for Hatice Çakır.
42 reviews2 followers
June 17, 2026
17 Haziran 1986.
Challenger Faciası 'nın, Olaf Palme suikastının üzerinden birkaç ay geçmiş. Çernobil yaşanalı iki ay bile olmamış. Meksika'da Dünya Kupası 'nın ortası. Batı Almanya- İskoçya maçının olduğu gün...

Sekiz yaşındaki küçük Vidar'ın hayran olduğu Sócrates'in, Zico, Falcăo ve Cerezo'dan oluşan yeryüzünün en korkulan orta saha "muhteşem dörtlü "süne sahip favori takımı Brezilya'nın kupayı kazanacağına inandığı, yaptığı çizimlerle gelecekte karikatür sanatçısı olmayı hayal ettiği 1986 yazından bir gün... Ancak o günün sonunda yaşadığı bir travmayı unutup 45 yaşında yeniden hatırlamak zorunda kalacaktır Vidar. Arka kapak tanıtım yazısında bahsedildiği gibi eski bir telefon numarası sayesinde geçmişle bağlantı kurarak! Bugün tarih öğretmeni olan Vidar'ın okulda bir öğrenciyi darp ettiği iddiasıyla açığa alınmasıyla da bağlantılıdır tüm bu olup bitenler.

Herkesin bir 17 Haziran'ı vardır; hayata devam etmek için unutmak istediği, zihninde bir çekmeceye kaldırdığı travması. Kimi çocukluktan kalma, kimi ergenlikte yaşadığı hatta yetişkinliğinde başına gelen bir durum da olabilir. Baskılanan duygular kurulan bir cümle, ses, müzik, koku veya renkle ortaya çıkabilip hatırlanabilir. Alex Schulmann travmayla yüzleşmeyi kurguladığı bu romanı için " en otobiyografik olanı" demiş diğer eserlerine kıyasla. Vidar'ın hem yetişkin hem de çocukluk haliyle bağ kurdum, pek çok okur gibi hüzünle okudum yaşadıklarını, birden fazla travması olduğunu öğrendim onunla beraber. Abla Tora'nın karışık kasetlerinden 1986'da dinlediğimiz grupları, şarkıları da hatırladım bir yandan.

"Çocuklukta her gün bin ton çeker." çünkü Camille'in şarkısında söylediği gibi " Ev, acıtan bir yerdir."

Roman çok akıcı, cümleler sade, çeviri güzel ve merakla okunuyor. Her telefon konuşması bir yapbozun parçalarını birleştiriyor polisiyelerdeki gibi. Vidar'ın soruşturulduğu davada uzak durması gereken öğrenciyle iletişim kurmak istemesi de gerilimi sürekli tırmandırıyor. Malma İstasyonu bundan sonra okuyacağım diğer kitabı olacak yazarın; hele biraz üstünden zaman geçsin bakalım...
Profile Image for Kajsa J.
8 reviews
August 24, 2025
Ganska trött på torpet nu 🥴 Välskriven men inte hans bästa!
Profile Image for Serap.
289 reviews8 followers
June 10, 2026
Elimden bırakamadan okudum. Alex Schulman’ın kalemini çok seviyorum. Kitabın konusu arka kapak yazısında belirtildiği gibi. Geçmişle telefon aracılığıyla bağlantı kurma fikri ilk bakışta fantastik geliyor. Ama yazar bunu o kadar doğal bir kurgu içinde ilerletiyor ki sorgulamadan kabul ediyor ve kendinizi hikayeye kaptırıyorsunuz.

Her bölümde ufak ufak bilgiler veriyor ama resmin bütününü tamamen göstermiyor. Böylece hikaye yavaş yavaş çözülen psikolojik bir bilmeceye dönüşüyor. Ve biz çocukluk yaraları yıllar sonra bile insanın hayatını nasıl şekillendiriyor bunu okuyoruz.

Kitabın kahramanı Vidar’ın eski evini aradığında kendi çocukluğuyla konuştuğu anlar ne kadar duygusal, ne kadar kucaklayıcıydı. Bayıldım. Ama büyüdüğünde yaptığı bazı şeylere de sinir oldum. Böyle duygusal çalkalanmalar yaşattı bana.

Siz de eğer aile ilişkilerini, psikolojik derinliği olan karakterleri ve yavaş yavaş açılan gizemli hikayeleri seviyorsanız bu kitaba bayılırsınız. Kesinlikle tavsiye.
Profile Image for Astrid Inge.
430 reviews5 followers
April 24, 2026
Ik was benieuwd naar De Zeventiende omdat ik Schulmans debuut, De Overlevenden, geweldig vond en ook dit boek was echt goed.
Een sterk en spannend boek, dat vanaf de eerste pagina boeit. Familieverhoudingen, herontdekte herinneringen en jeugdtrauma's, alles intens en met prachtige natuurbeschrijvingen. Het einde vond ik een lichte anticlimax omdat het voor mijn gevoel te abrupt kwam, maar dat was misschien omdat ik nog niet toe was aan het dichtslaan van het boek. Het had van mij langer mogen duren.
Profile Image for Jessica.
1,228 reviews30 followers
August 29, 2025
Vidar är avstängd från sin lärartjänst, anklagad för att misshandlat en elev. Av en slump hittar han telefonnumret till familjens gamla sommartorp och får en impuls att ringa numret. Till sin förvåning svarar hans pappa, trots att han har varit död i flera år. Vidar fortsätter att ringa och upptäcker snart att han har ringt till den 17 juni 1986, till en dag i sin barndom.

Jag uppskattade Schulmans "Bränn alla mina brev", men var inte så förtjust i "Överlevarna". Den här hamnar nog mitt emellan dem. "17 juni" är en roman, men som vanligt har författaren tagit bitar av sitt eget liv och vävt en historia runt delarna. Tidsresan via telefon är en intressant vinkel och får mig att undra om huvudpersonen fått en psykos eller om det ska visa sig vara på "riktigt". Sakta, men säkert, avslöjas vad som hände den där dagen 1986 och som dagens Vidar inte har något minne av. Samtidigt pågår en polisutredning efter incidenten på skolan och Vidar beter sig - enligt mig - väldigt irrationellt. Sen blir han förvånad när det inte går som han tänkt sig. Jag har faktiskt svårt att sympatisera med honom. Ingen av karaktärerna är egentligen sympatisk, förutom kanske barndomens Vidar. Han tycker jag åtminstone synd om.

Även om detta är en roman så finns det klara spänningsmoment här. Vad hände egentligen den 17 juni 1986? Om man är det minsta nyfiket lagd så vill man naturligtvis veta det och då behöver man läsa hela boken. Dessutom är det något som inte riktigt stämmer med elevmisshandeln, även om Vidar inte är helt oskyldig. Schulman skriver dessutom bra, så det finns flera anledningar att plocka upp "17 juni". Bara man är beredd på att läsa om ett barn som inte har det så lätt.
Profile Image for Britt-Marie Kullin.
1,366 reviews117 followers
August 24, 2025
Betyg: 5 av 5.
.
Jag har läst nio böcker tidigare av Alex Schulman. Sex stycken som han har skrivit ensam, och tre stycken som han har skrivit tillsammans med andra. Bäst har jag tyckt om dom som han har skrivit ensam, och dom har alla fått höga betyg av mig. Allra bäst har jag tyckt att boken Överlevarna var, som fick högsta betyget av mig.
.
Så jag hade ju rätt så höga förväntningar på den här nya boken. Och tack och lov så infriades dom verkligen. För det här var en mycket, mycket bra bok. En sån bok som jag kommer att minnas. Välskriven, gripande, spännande, lättläst, berörande, sorglig, aktuell, annorlunda, och väldigt, väldigt bra. Så jag rekommenderar varmt boken.
.
Jag varvade e-boksläsning med ljudbokslyssning, i 1,25 hastighet, bra inläst av Kristofer Kamiyasu.
.
Profile Image for Silvie Klokgieter.
1,819 reviews81 followers
February 26, 2026
Het leven van Vidar staat op zijn kop nu hij geschorst is na een gewelddadig incident op de school waar hij lesgeeft. Thuis vindt hij het telefoonnummer van het oude zomerhuisje van zijn familie in een vergeten kartonnen doos. Als hij het nummer intoetst, hoort hij aan de andere kant van de lijn de stem van zijn vader die allang dood is.

Toeval of niet, maar Vidar belt met zijn vader op één specifieke dag uit Vidars kindertijd: 17 juni 1986. Getroffen door deze toegang tot het verleden belt hij de ene na de andere keer naar 17 juni en hij begint elke minuut en elke beweging uit die dag in het verleden van zijn familie in kaart te brengen. Het is een bedwelmende ervaring.

Terwijl die ene dag uit zijn jeugd zich langzaam ontrafelt, wordt in het heden een strafrechtelijk onderzoek naar Vidar geopend. Zijn de gebeurtenissen van 17 juni alleen maar verleden tijd, of kunnen ze verklaren wat er op school is voorgevallen?

'De zeventiende' is een heel erg apart verhaal. Je leest namelijk over Vidar. Zijn vader is overleden en tijdens het opruimen vindt hij een oud telefoonnummer van het zomerhuisje waar hij vroeger met de familie verbleef. Hij besluit het nummer te bellen, maar krijgt dan zijn overleden vader aan de telefoon.

Dit vond ik natuurlijk superinteressant! Vidar gelooft het eerst niet, maar hij blijft naar het nummer bellen en zo komt hij erachter dat het aan de andere kant van de lijn steeds dezelfde dag is: 17 juni, 1986. Naarmate de tijd verstrijkt, beseft Vidar dat er die dag iets heel heftigs gebeurd is, maar wat?

Ondertussen lees je dan ook nog over de huidige situatie van Vidar: de schorsing op zijn werk, vanwege een ander incident. Heden en verleden zijn mooi in elkaar verweven, maar vooral de telefoongesprekken naar het verleden vond ik erg boeiend en interessant.

Op het einde kom je er dan achter wat er op die bewuste zeventien juni gebeurd is. Ik voelde een hele kleine teleurstelling, maar tegelijkertijd vond ik het ook weer heftig en goed op papier gezet.

Door het einde schommel ik een beetje met mijn beoordeling, maar... ik vond het wel een bijzondere leeservaring met een uniek onderwerp!

Beoordeling: 3,5/4,0 ⭐️
6 reviews1 follower
June 24, 2026
Her kitabını okuduğumda İsveç’te büyümüş bir yazarın cümleleri Türkiye’de küçük bir şehirde büyümüş “ben”in içine nasıl bu kadar işler diye hayret ediyorum. Nice Türk yazarda bu hissi alamıyorum. Az cümleyle bu kadar şey anlatabilmek, hissettirebilmek gerçekten büyük bir yetenek. İhmal edilmiş bir çocuğun travmasını bu kadar sıkı kucaklayıp onu başyapıtlara dönüştürebilmesi… Keşke hepimiz bu kadar yetenekli ve cesaretli olabilsek...
Profile Image for Nichlas Alsing.
23 reviews
September 11, 2025
3,5! Få kan skriva barndom som Schulman. Önskar att jag fick läsa den ren, utan att lite för ofta känna igen en passage, en anekdot eller en lustighet från podden. Oavsett: Hantverksmässigt kanske hans bästa bok? Här är tre bitar som av olika skäl dröjde kvar i mig:

”På onsdag eftermiddag gick jag ut. Det var sent i februari, en vind kall som en mardröm kom från vattnet när jag gick längs Strandvägen. Allt var täckt av snö, jag passerade människor inkapslade i sina vinterkläder, glimtar av ansikten djupt inne i kapuschongerna. Jag gick snabbt genom ett Stockholm som var stängt på grund av mörker, slottet nedsläckt, Skeppsbron öde, Södermalm var bara enstaka människor ute och led. Vid Skanstull gick jag in på ett kafé och tog en latte och där inne stod andra nödställda som gått in en stund för att värma sig och vi stirrade stumt på varandra, drack ur våra muggar.”

”Mamma gick ut på balkongen för att röka och det blåste i hennes tunna hår, hon lade det till rätta igen. Hon tittade ut över innergården. Ännu en vind kom och tog hennes hår och jag hörde ingenting, men såg hur hon skrek till, i äckel och irritation. Mamma hatade vind.”

”Gps:en lät svagare och allt oroligare på rösten när hon guidade mig längs de smala grusvägarna, alltmer tveksam till vad jag höll på med, när vi kom fram verkade hon bara nervöst att vi var framme och stängde omedelbart ner.”
Profile Image for miyopastronot .
915 reviews208 followers
June 27, 2026
Potansiyelini gerçekleştirememiş bir kitap bence 17 Haziran. Konu ve gidişat çok güzeldi ancak ivme bir türlü yükselişe geçemedi ve hikaye etkisini sonuna kadar koruyamadı. Finale bırakılan heyecan vay be yerine bu muydu etkisindeydi, travmaları bana pek geçmedi.
Profile Image for Katrine Funding.
88 reviews3 followers
November 23, 2025
Jeg slugte bogen på halvanden dag. Jeg har tidligere læst Overleverne af samme forfatter, så jeg havde høje forventninger til denne bog, nyligt oversat til dansk. Alle forventninger blev indfriet. Bogen er både spændende som en krimi og virkelig rørende og sørgelig. Schulman kan virkelig finde ud af at optrevle et barndomstraume, og samtidig skriver han smukt.
Profile Image for Mari.
152 reviews2 followers
September 29, 2025
Har inte läst någon roman av Alex Schulman tidigare, men den här kommer stanna kvar hos mig under en lång tid. Barndomens minnen som plötsligt tar din uppmärksamhet, en enda mening som gör att du åker tillbaka i tiden till en annan plats, ett annat liv. Kunde inte sluta läsa.
Profile Image for Sabine.
357 reviews9 followers
February 27, 2026
Bijzonder verhaal waarin Vidar onderzoek doet naar één dag in zijn jeugd. Om erachter te komen wat er gebeurd is, belt hij eindeloos vaak met zijn jongere ik. Af en toe krijgt hij iemand anders van het gezin aan de lijn.

Alle feiten houdt Vidar nauwgezet bij op de muur van zijn woning met behulp van een tijdlijn. Ondertussen heeft Vidar grote problemen op zijn werk.
Uiteindelijk sluit het boek af met wat er daadwerkelijk plaatsgevonden heeft op die betreffende dag en kom je erachter wat Vidar getriggerd heeft op zijn werk.

Leest vlot, einde viel een klein beetje tegen.
24 reviews
September 28, 2025
Men en stark 3a/svag4a, men vill bli snällare med mina betyg. Älskar ju alex så kanske är partisk. Språket är ju toppen, fin skildring och betraktelser liksom. Temat är i min smak aka generationstrauma. Lite svagt slut. Overall inget speciellt men ändå en mysig trevlig bok
Profile Image for Valerie Van Reeuwijk.
78 reviews11 followers
April 13, 2026
Ja, dit is echt helemaal mijn ding! Ik was al fan van zijn vorige boeken (De overlevenden en Station Malma), en dit boek is zeer vergelijkbaar; het gaat weer over (verdrongen) trauma. Ik werd helemaal meegezogen in het verhaal en kon het boek moeilijk wegleggen. Aanrader!
Profile Image for Növen.
76 reviews
August 19, 2025
Vägen till den där dagen, till denna andra magiska dimension: barndomen, är verkligen spännande. Bitvis gör det ont i en att läsa, särskilt i dess klimax, då ville jag bara gråta.

Men klipp till dimensionen fyrtio år senare och jag blev desto mindre berörd. Det ständiga självsabotaget påminde mig om Nicholas Cages karaktär i Dream Scenario, det gjorde tyvärr att jag slutade sympatisera med Vidars karaktär som vuxen. Jag kände sådan sekundärskam att jag inte längre förstod honom, och ville mest bara hoppa över sidorna tills vi fick möta honom i den andra dimensionen igen.
Profile Image for Mustafa Rushan.
469 reviews18 followers
April 27, 2026
"Malma stansiyası" məndə coşqun hisslər yaratmışdı. Eyni gözləntilərlə oxudum.
Çox qəşəng yazılıb, Şulmanın dili sanki təkamül keçirib... qısası dəyişilib. Daha qısa cümlələrlə məramını çatdırmağa çalışıb. Süjeti ustalıqla qurub, sonu öyrənmək üçün can atırsan.
Yenə ailədaxili zorakılıq, valideynlər və travmalı övladlar.
Bir gün Vidar ölən atasının evindən gətirdiyi qutuların birində telefon dərftərçəsini tapır. İçində bağ evlərinin nömrəsini görür və zəng edir. Maraqlıdır ki, zənginə cavab verilir. Dəstəyi götürən isə artıq həyatda olmayan atasıdır. Bu ərəfədə dalaşan iki yeniyetməni ayırdığı üçün onu müəllimlik etdiyi məktəbdən uzaqlşadırıblar. Hətta cinayət işi açılıb. Vidar dalaşanları ayırdığını bilir, bu səhnə yadındadır, amma bir məqamdan sonra nə baş verdiyini xatırlamır. Telefonlara çəkilən videolara baxdıqda yeniyetmənin qulağına nəsə pıçıldadığını və Vidarın oğlanı onu divara çırparaq ardınca möhkəm ağladığını görür. Polis uşağa yaxınlaşma qadağası qoyur, lakin maraq hissi ondan əl çəkmir.
Bir tərəfdən də bağ evinə zəng etməyə davam edir, hər dəfə də bir günə düşür, 17 iyun 1986-cı ilə... Hər zəng edəndə həmin günün dəqiqəbədəqiqə hadisələrini qeydə alır... lakin 50 dəqiqəlik səhnəni doldura bilmir... o 50 dəqiqənin içində nəsə baş verib... Və hazırki düşdüyü vəziyyətlə sıx əlaqəsi var...
Maraqla oxudum...
88 reviews1 follower
July 1, 2026
Min första Schulman-bok! Vet att han ofta skriver böcker med detta tema men tyckte faktiskt att den var riktigt bra! Gillade språket och de parallella handlingarna i boken som verkligen visar hur barndomstrauma och psykisk ohälsa kan påverka en person.
Profile Image for Anusha Khan.
173 reviews5 followers
June 27, 2026
Vi kunde typ inte valt en bättre bok att läsa gemensamt på semestern? Gillade starkt! Blev gråtig när vi pratade om den efter.
Profile Image for Sara Kelemit.
408 reviews17 followers
September 16, 2025
Lutade åt en fyra. Ett intressant romanbygge. Och barndom och otillräckliga föräldrar är ett intressant tema. Vi kan väl alla på något sätt relatera? Äh, det finns mycket mer att säga känner jag, men hinner inte just nu! Hej!
Profile Image for Päivi Metsäniemi.
837 reviews79 followers
January 9, 2026
17 kesäkuuta - se on minun oma syntymäpäiväni! Olen lukenut kaikki Schulmanit, alkukielellä, tykännyt valtavan paljon. Tämäkin kirja herätti välittömän mielenkiinnon, mutta hämmennyin aloittaessani kuuntelun - tämähän on jotain muuta kuin autofiktiivistä! En päässyt heti juonesta kiinni, ja kirja jäi pitkäksi aikaa keskeneräisten pinoon. Mutta se nousi esille monella loppuvuoden kirjavaikuttalistalla yhtenä vuoden parhaista. Niinpä kaivoin sen esille joulupalapelin pariksi, ja voi minkä nautinnon se tarjosikaan!

Päähenkilö on yksinelävä opettaja, joka pääasiassa tiedostamattaan kantaa mukanaan taakkaa. Koulussa tapahtuu välikohtaus, jonka jälkeen hänellä on runsaasti vapaa-aikaa - hänet vapautetaan työstään. Samaan aikaan kirjan toinen pääjuoni alkaa; hän soittaa vitsillä lapsuutensa kesäpaikan puhelinnumeroon, ja yllätykseksi sieltä vastataan. Yllätys kasvaa, kun päähenkilö ymmärtää, että vastaaja on hänen isänsä, tai hän itse tai muu hänen perheensä jäsen, riippuen siitä, mihin aikaan puhelimeen soitetaan. Pikku hiljaa selviää, että puhelimen toisessa päässä eletään kesäkuun 17. päivää vuonna 1986. Päivästä muodostuu avain oman taakan ymmärtämiseen.

Kirjan rakenne on hyvin poikkeava, mutta silti erittäin selkeä ja ymmärrettävä - oli helppo pysyä kärryillä, vaikka kuuntelin kirjan ruotsiksi. Tuo muinainen päivämäärä kuoriutuu auki kuin sipuli, vähä vähältä yksityiskohdat paljastuvat, ja ne alkavat merkitä nykyhetkessä. Samalla koulussa tapahtunut välikohtaus on selvittelyissä, ja tarina etenee nykyajan tasolla.

Menneisyyteen soittamisen sci-fi -elementti ei tunnu scifiltä ollenkaan, vaan aivan luonnolliselta, tulee olo että näinhän saattaisi käydä kenelle hyvänsä. Epäuskottavuus ärsyttää melkein enemmän siinä, miten päähenkilö suhtautuu koulun välikohtaukseen ja pyrkii selvittämään sitä itse.

Kirjan avainpäivä, tuo melkein 40 vuotta sitten tapahtunut, on minun oma 10-vuotissyntymäpäiväni. Minulla on erinomainen episodinen muisti, ja niinpä muistan hyvin tarkkaan, mitä tuona päivänä on tapahtunut, ja tuntuikin hauskalta ajatella, mitä tapahtuisi jos itse soittaisin tuohon päivään. Vuonna 86 tapahtuikin valtavasti asioita, jotka muistan edelleen; Challenger, Palme, Tshernobyl, Maradona.

Yhteenvetona; Alex Schulman on taitava, kiinnostava kirjailija, joka näköjään saa aikaan puhdasta fiktiotakin. Kirjassa on puhdasta huumoriakin, taiten punottuja kohtauksia, joissa nykyajan tieto hyödyttää menneisyyden manipulointia - perus aikamatkailukikkoja siis, mutta mielestäni raikkaasti käytettynä.
Displaying 1 - 30 of 494 reviews