Jump to ratings and reviews
Rate this book
Rate this book
Bu kitap, 4 Aralık 1967-30 Eylül 1968 tarihleri arasında Bâbıâlide SABAH Gazetesi’nde Sütun başlığı altında yayınlanan günlük yazılardan oluşmuştur. Kitabın ilk baskısı, 1969’da Fatih Yayınevi’nce, iki cilt olarak yapılmıştır. İkinci baskısı, 1975 yılında Yayınevimizden yine iki cilt olarak çıkmıştır. Üçüncü baskıdan itibaren, bütün baskılar Yayınevimizce tek cilt halinde çıkarılmıştır.

İÇİNDEKİLER

7 Her Yıl Bir Mucize Gibi Gelen
9 Oruç ta Acıkır
11 Diriliş Saati
13 Silâhımız
15 Kımıldanan Hilâl
17 Ayasofya, Ne Kadar Sabırlısın
21 Kıbrıs’a Dair
23 Kalem Yazmak Zorundadır I
25 Kalem Yazmak Zorundadır II
27 Kalem Yazmak Zorundadır III
28 Bir Tarih Gecesi
31 İpucu
33 Millet Özü
35 Gökler İşaret Vermektedir
37 Düğün Gecesi
39 Ağlayan Nar
42 İslâm Ortak Pazarı
44 Mevlâna Enstitüsü
46 Suç ve Ceza
49 Ödev Şuuru
51 Yankı
53 Bir İftar ve Ötesi
55 Akif’in Doğumu
57 Kadir Gecesi
60 Biz Ne Umarken
62 Hakikat ve Propaganda
64 Yolcu
66 Bayram
68 Hak ve Ödev
70 Kıbrıs’ta Yeni Durum
72 Bayram Gazetesi
74 Kalb Meselesi
76 38 Derece İçinden
78 Değişen Türkiye
80 Tehlike
82 Vazife Nerde Biter
84 Kültür Gömülmeden
86 Kültür Öldüren Komünizm
88 Vehimler Üniversitesi
89 Hatırlayış
91 Tuzak
94 Mısralarla
94 Suudi Arabistan Ziyareti
98 Konuşmalar
99 Sözle İş Arasında
101 Yankısız Çağrılarla
103 İslam Paktı I
106 İslam Paktı II
109 İslam Paktı III
111 İslam Paktı IV
113 Portre
115 Korku ve Umut
118 Kışkırtıcılık
120 Büyük Doğu
122 Din Üzerine Düşünme Hürriyeti
124 İnanç Hürriyeti Üzerine
126 Suç
128 Kefen
130 Adalet
132 Asıl İrtica
134 Serap
136 Kutlu Kitap
138 Çağ ve Kültür
140 Diriliş
142 Bu Yolun Yolcuları
144 Bağlantı
146 Fitne Sarhoşluğu
148 Ağı Zorlayan
150 Çağrılan
152 Nöbet
154 Alkol Yaprakları
156 Rüzgâr Ekenler
158 Kelimeler
160 Durum
162 Devrim Hesaplaşması
164 Devrimciler ve Marksistler
166 İnançla
168 Kan Damarda Temizdir
170 Tuba ve Zakkum
172 Meydanların Sabrı,
174 Meydanların Çağrısı
176 Horoz, Kiraz, Kâbus ve Tavus
178 Yeni Şehirler
180 Yeraltının Tavrı
182 Arkadan Vuran Toprak
184 Kitabın Konuşması
186 Gözle Görülen
188 Yolu Yenen
190 Görüşlerin Durumu
192 Solcuların Hali
194 Kendini Kuran Anadolu
196 Hac, Kurban ve Bayram
198 Bayramın Kara Yazısı ve Ak Yazısı
200 Eskimeyen
201 Gelişme
204 Tarih ve Tabiat
206 Yorulmayan İlhamlar Uğruna
209 Gelen Bereket
211 Ekonomik Diriliş
213 Biri Öbürüne Bağlı
215 Güven
217 Komşu Tablomuz
220 Gelelim İsrail’e
222 Anayasa Mahkemesine Dair
224 Gece ve Yalnızlıkla Konuşmalar
226 Saldırı ve Savunma
229 Solgun Bir Edebiyat
231 Bu Toprakların Edebiyatı
232 Devrimcilik Serüveni
236 Devrimcinin Yabancı Olduğu
238 Devrimci ve Vehim
240 Devrim ve Süreklilik
243 Devrim ve Devlet
245 Devrim ve Doktrin
248 Kader Şoku
250 Vâd Eden Duyarlık
252 Düşünmek ve Düşündürmek
254 İnsan Ortadoğulu Olunca
256 Bir Trajedya Tahlili
259 Kendi Adıyla Ölmedi
261 Yazı Kendisini Yazar
263 Espri Kaybolunca
265 Dönüp Dolaşıp
268 Yapraklar Çevrilirken
270 Ortadoğulu
272 İddianame
274 Yara
276 Su
279 Uyarış
281 İslâm ve Ötesi
283 Uyarıcıyla
285 Sure-i Rum Işığında
287 Şifa I
289 Şifa II
291 Şifa III
293 Günah Duygusu
295 Hesap
298 Tayf
300 Bir Hitabe Gibi
302 Çile
304 Malraux’dan Malraux’ya
307 Mülkiye’ye Serenat
309 İlâhiyat Fakültesine Mersiye
312 Üniversitede Bunalma
314 Putlaştırma
316 Kahraman Susuzluğu
318 Kahramanda Yaşıyan
320 Avrupa’da Fırtına
323 Görünüş
326 Batıcılık Maceramız
328 Konuşmayı Uzatan
330 Ah, Duygu Soyluluğunun Elinden
333 Ters Şuur
335 Her Barışı Borçlu Olduğumuz
337 Vicdan Kavgası
339 İslâmın Yerliliği
341 Benzerinin Benzerine Kadar
344 Jimnastiğin Yeni Anlamı
346 Tehlikeli Dönemeç
348 Sözcü
350 Bir Uçtan
352 Destana Susama
355 Birlik Çağrısı
357 İlerleyiş
359 Batı Karşısında
361 Cami Ve Hayat
364 Bir Fetih Günü
366 Düşünce Köleliği
368 Batı Çırpınışı
370 Yeni Sezar
373 Yeni Saat
375 Devlet Şuuru
377 Ses Ve Yankı
379 Seçimin Kanı
381 Halkı Düşünmek
383 Kudüs Acısı
386 Ortadoğu’nun Alınyazısı
389 Kurtuluş Ümmetinin Önderi
391 Peygamber
393 Nesillere Örnek Seçmek
396 İslâm Aydını
398 İslâm Aydını Olmak
400 Gölge
402 Babayla Oğul Arasında
405 Yıkıntıyı Artıran
407 Batının Doğuda İflası
409 Çiftçi ve Tarla
411 Dokunulmazlıklar Ülkesi
413 Derilerin Dirilişi
415 Al Basması
417 Çalkantının Anlamı
419 “Aslının Aynı”
421 Cemre
423 Seçme Bunalımı
426 Doğum Sancısı
428 Devlet Adamının Alınyazısı
430 Gelecek Zamana Baktırmak
432 Hazreti Musa’nın Asası Gibi
434 Varoluş Savaşı
437 Umutsuzluk ve İnanç
439 Azerin Pazarı
441 Anayasa ve Siyasi Hayat
443 Belge
446 Bozuluş I
448 Bozuluş II
450 Bozuluş III
452 Uyanış, Yeniden Doğuş ve Diriliş I
455 Uyanış, Yeniden Doğuş ve Diriliş II
457 Hiyeroglif
459 Hristiyanlığın Yeni Macerası
461 Mumya
463 Anayasa
466 Batı Kalbi
468 Devrimler ve Anayasalar
471 Küçük İhtilaller Faslı
473 Anadolu ve Zaman I
475 Anadolu ve Zaman II
478 Anadolu ve Zama...

657 pages, Paperback

First published January 1, 1969

4 people are currently reading
29 people want to read

About the author

Sezai Karakoç

135 books102 followers
Turkish writer, thinker, community leader, poet.

He graduated from the Faculty of Political Science at Ankara University and worked in the finance sector for many years. He is one of the pioneers of Turkish literature who aims at bridging traditional Islamic beliefs and modern poetic techniques.
He sees three essential elements for a poet. These three elements he calls Peer Gynt’s triangle, according to Karakoç, exists in Henrik Ibsen’s play, Peer Gynt. These three elements are: Poet must be himself. To be himself a poet must transform. Second element: a poet must be self content. Poet must love his art while being transformed by it. Thirdly, to be self-content, one must feel joy. This joy comes not from living but from letting live.

http://www.dirilisyayinlari.gen.tr/ka...

Sezai Karakoç (d. 22 Ocak 1933, Ergani, Diyarbakır), Türk şair, yazar, düşünür ve siyasetçi.

Karakoç şiirle ilgili görüşlerini yazmaya başladığı dönemlerden itibaren şiir anlayışını da yazmıştır. Bu konudaki düşüncelerini Edebiyat Yazıları adını verdiği 3 kitapta toplayan Karakoç'un Türk şiirinde son derece özgün bir yeri vardır. Onun şiiri metafizik bir şiirdir. Türk şiiri geleneksel yapısı itibariyle aslında metafizik bir şiirdir. Ancak bu özellik Tanzimat'tan sonra değişir. Sadece A. Hamit'te metafizik bir ürperti söz konusu olur. Onunla tekrar başlayan bu anlayış Cumhuriyet'in ilk yıllarında Necip Fazıl Kısakürek'te ve Ahmet Kutsi Tecer'de kendini gösterir. Bunlardan başka Yahya Kemal ve Asaf Halet Çelebi'de de metafizik anlayış görülür. Fakat bu metafizik unsurlar adı geçen hiçbir şairin şiir anlayışını açıklamaz, anlatmaz.

YTÜ Öğretim Görevlisi Yrd. Doç. Dr. Ali Yıldız'ın tespitiyle Türk şiirini metafizik bir esasa oturtan şair Sezai Karakoç'tur. Sezai Karakoç bunu modern şiirin diliyle yapmıştır. O, Batı edebiyatını da iyi incelemiş bir şairdir. Modern sanattaki soyutlamanın İslam anlayışına uygun olduğu düşüncesindedir ve şiirlerini bu yönde geliştirmiştir.

Karakoç geleneksel şiire de yaklaşır, ancak dili farklıdır. O, modern şiirin diliyle şiirlerini yazmıştır. Poetikasını anlattığı ikinci yazı Soyutlama ile ilgilidir. Nitekim modern sanat genel anlamda soyutlamaya dayanır. Ona göre şair, şiiri soyutlamada bırakırsa eksik bırakmış olur, tamamlanması için şairin tekrar somutlaştırması yani soyutlaştırdığı şeyi tekrar yeni bir bağlama oturtması gerekir. Bunu da Diriliş kavramına bağlar.

Sezai Karakoç, şairin genel çizgilerini, pergünt üçgeni dediği üç ilkeyle anlatır. Peer Gynt, Norveçli yazar Henrik İbsen (1828-1906)’in en ünlü oyunlarından biridir. Karakoç, Pergünt’ün, hayatında bu ilkeleri yaşadığını belirtir ve bu ilkeleri şiire tatbik eder: Şair, Kendi Kendisi Olmalı: “Şairin kendi kendisi olabilmesinin biricik yolu, değişmek, başkalaşmaktır.”

Şair, Kendine Yetmeli: "Eserinin tohumunu ve geliştirecek iklimini, şairin kendi varlığından alması anlamına gelir yeterlilik ilkesi. Yâni fildişi kuleyi biz dışına çeviriyoruz; evren şaire bir fildişi kule olmalı; şafakta kaybettiği güvercinleri, şair, bir ikindide bulabilmeli."

Şair, Kendinden Memnun Olmalı: "Eserin şairini sevinçle titretmesi demek bu. Şair, eserini sevmeli. Onu okşamalı, ama yaramazlıklarına da göz yummamalı. Beğenmediği davranışlarını gücendirmeden ona anlatmalı onu kendini düzeltmeye kandırmalı ve bunu da inandırmalı ona. 'Beni andırıyor, ah, beni o' demeli."

Memnunluk ilkesinin temeli, sevinçtir. Yaşama sevinci değil “yaşatma sevinci”dir.

Ratings & Reviews

What do you think?
Rate this book

Friends & Following

Create a free account to discover what your friends think of this book!

Community Reviews

5 stars
8 (61%)
4 stars
2 (15%)
3 stars
3 (23%)
2 stars
0 (0%)
1 star
0 (0%)
No one has reviewed this book yet.

Can't find what you're looking for?

Get help and learn more about the design.