Enis Batur'un "özel ansiklopedisi artık Sel Yayıncılık'ta. 90'lı yıllarda peşpeşe yayımladığı "Kediler Krallara Bakabilir" , "Gönderen: Enis Batur" ve "Kırkpare" nin ardından gelen bu yeni kitapta, yazar, "soru" ları kuşatıyor. Karşısına koyduğu soruları genellikle tartıyor Batur, onlara kesin yanıtlar aramaya kalkışmıyor: Bir buluşlar zincirinden çok bir kayboluşlar zinciri ile okurun önünden kayıyor. Sorulara gelince, onlardan birkaçı, kitabın güzergahını göstermeye yetiyor: Godot yoksa güzel bir kadın mıydı? Korkunun tek umarımı korkuluk? Ölüm mü insana verilmiş en büyük ceza, ölümsüzlük mü? Gecenin kaç çocuğu vardır? Zaman nereden gelir, kaydırağımı onarabilir mi?
Ahmet Enis Batur is a Turkish poet, essayist, novelist, publisher and editor.
Born in Eskişehir, Enis Batur studied at St. Joseph High School (Istanbul), METU-Sociology (Ankara), and Sorbonne University (Paris).
Enis Batur is one of the leading figures in contemporary Turkish literature with a large body of work, extending to over two hundred volumes. Some of his works have been translated into European languages including French, English and Italian.
Deneme ve Enis Batur, iyi bir ikili, dokuz farklı bölümde toplanmış keyifle okunan metinler. Ancak üç bölümdeki denemeler ölüm, mezarlık vb gibi konularıyla iç karartıcı, moral bozucu (Korku-luk, Fısıltılar Requuiem’i ve Son Kare), belki zamanlamam uygun değildi, benim ruh durumum pek kaldırmadı, bilemiyorum. Kitaba adını veren “Su, Tüyün Üzerinde Bekler” bölümünde “zihni sinir” tarzı 13 soruya oturaklı ve bilgece verilen cevaplar tam Enis Batur tarzında. Bu yıl çokça roman okuduğumdan olsa denemeleri özlemişim. Bu ikiliyi sevenlerin kitabı.
Kesik kesik okumalar olduğu için çok genel yorumlar yapacağım bu kitapla ilgili. Enis batur türk yazin hayatının bence köşe taşlarından olmayı hakeden bir yazarımız. Herşeyden once enternasyonel bir kişilik ve bu kitapta da onun engin birikimimini görüyorsunuz. Enis batur okurken hep hissettigim bir duygu vardır. Sanki onun iç sesine misafir olmuşum ve sessizce bir köşede onu dinliyor ve kimi zaman hayran hayran us dünyasındaki genişliği ve zenginliği düşünmeye dalıyor, kimi zaman boyumu aştığını hissettigim imgelemleri karşısında saygıyla eğiliyorum. Bu kitapta da bahsettigi gibi Enis Baturun düşünce dunyasinda hep üzerinde durdugu şey imgelem ve onun arkasinda uzayan derin izleri aramak anlamlandırmak o gizleri ortaya çıkarmak ama o gizi bulamasada hep aramak şeklindeki bir serüven şeklinde olduğunu söyleyebiliriz.