Bu kitabı bin yıl önce bir sahaftan satın almıştım. Bir yanılgı sebep olmuştu seçimime: Şairi, Ece Ayhan'ın anlatılarında sözünü ettiği Aktedron Fikret sanmıştım.
Bin yıl sonra bugün okudum kitabı. 1963 yılında basılmış kitabın sayfaları henüz açılmamıştı - mecazen değil, gerçekten. Tam 62 yıl bekledi sayfaları kesilmeyi. Bu bekleyişin en aşağı 15 yılını da benim kitaplığımda geçirdi.
Edebiyatımızın kült fotoğraf karelerinden birinde yer alır, İskender Fikret Akdora. Küçük bir masanın etrafını omuz omuza çevrelemiş yazarlarla birliktedir o ünlü fotoğrafta; Sait Faik, Behçet Necatigil, Naim Tirali, Salâh Birsel, Oktay Akbal, Cemil Meriç, Kenan Harun ve Fahir Onger'le bir arada. Asmalımescit’teki o zamanların Elit Kahvesi'nde, 31 Aralık 1946 günü çekildiği not düşülmüş fotoğrafa, bazı kaynaklarda.
İskender Fikret Akdora bu kitabına değin 10-12 şiir kitabı yayımla(t)mış. Vega'yı yazdığı yıllarda 47-48 yaşlarında. Bir şiirini diğerlerinden daha önde gördüm; ilginçtir, o şiirine bir de dipnot yazmış şair, "Bu şiir, 24 yıl önce yazıldı," diye:
Bebeğime Ninni
Uyu bebeğim beşiğinde
Eski ninniler dinleyerek
Annen ve daha büyüklerin
Çok isterler aynı şeyi dinlemek
Şakrak ninniler kulağında
Uyu, gün yüzlü çocuk uyu
Düşünde Tanrı'ya dua et
Değişmesin kalbinin güzel huyu
Bak biz artık büyümüyoruz
Ninni söyliyen dadımız yok
Bir evi telâşlandıracak
O eski şımarık feryadımız yok
Seni çeken herşey bir parça
Bizim içimizde çöküntü
Uyu bebeğim beşiğinde
Hayatı tanımak sonsuz üzüntü
"Bu şiir, 24 yıl önce yazıldı. O günlerde yazdıklarımın çoğunu; unutkanlık kuyusunun bölünmez karanlığına bir, bir attım, unuttum.
Yıllar sonra, şuuraltına sallanan acıma çengellerinden birine takılıp yüze çıkıverince, tanıdım, yeniden sevdim onu...
Eski kılığı ile, yalnız iki kelime değiştirerek (Kronos) un amansız ellerine uzatıyorum."
Vega, İskender Fikret Akdora, Çelikcilt Matbaası, İstanbul, 1963