“Unutmak; nasıl hafifletici bir kelime, içinde milyonlarca özgürlük barındırıyor... Sorumluluğu evrenin bilmem neresine bırakıp gitmek... Sorumlu olmamak... Sorumlu tutmamak... Akvaryumda cama ya da birbirlerine çarptıkları anda en başından başlayan, neden orada olduklarını unutan balıklar gibi...”
Songül Öden, hayat koşturmacasının gürültüsünde yitirdiğimiz ince sızıları, ansızın beliriveren anıları, insanın kalbini sıkıştıran o tanıdık endişeleri ve en saf haliyle aşkı fısıldıyor öykülerinde. Sevginin, hüznün, heyecanın, bitimsiz korkuların bizi biz yapan asıl hisler olduğunu gösteriyor, her şeyin bu hislerden ibaret olduğunu... Üstelik kendine has anlatımı ve diliyle duygulu, coşkulu, içten, hayal gücünü tüm renkleriyle yansıtan, büyülü ve gerçekçi bir dünya kuruyor...
Songül Öden'in uzun yıllara dayanan yazma serüvenini görünür hale getiren #eşrefimahlukat, her şeyin, herkesin birbirine benzemeye başladığı çağımızda, hepimizin “biricik” olduğunu hatırlatıyor.
Normalde öykü okumayı çok seven birisi değilim, bu sene öykülere şans vermeye başladım. Bi dünya kitap grubuyla söyleşi için okudum ve hakikaten insan olmanın gizli anlarını, unuttuğumuz hisleri anlatıyor. Çok keyifliydi, bir oyuncunun kalemini okumak ve onu yazar kimliğiyle tanımak da farklı bir deneyimdi.