What do you think?


Üçleme #3
Kalfa ile Kıralıça
"Melo Abla, aslen Çanakkaleli, Frig-Aiol melezi idi. Melezliğinden ötürü Melo namıyla anılırdı. Kalemle çizilmiş ince güzel bir yüzü, göreni sakinleştiren bir gülümseyişi vardı. Gözleri simsiyah, kara zeytinler gibi parıltılıydı. Parıltıyı gördüğünüzde Melo'nun içinde başka biri daha olduğu hissine kapılırdınız. Siz o hisse kapılmış gider iken, içeriden çıkan olmazdı."
Boş gezenin boş kalfası A. Hermesi Bey, nam-ı diğer Çarşılı Deli Abbas, bir öğle vakti Teşvikiye Camii avlusunda, ayağında uzun, "cayır cayır" kırmızı eteği, platin sarısı harap saçlarıyla bankta oturan kıralıçasıyla karşılaşır ve hikâyemiz başlar. Kalfa'nın, "üfür üfür ipe diz" tekniği ile anlattığı bu serbest eser, Filiboğlu İskender Bey'in maceraları ve his dünyası üzerinedir ve dallanıp budaklanarak, Çanakkaleli Melahat'a kadar uzanacaktır.
İlhami Algör'ün, hikâye kahramanı/anlatıcısı bu kez de tarihin sayfalarında geziniyor, tabii ki yine bir kadının, kıralıçanın bakışları nezaretinde.
Boş gezenin boş kalfası A. Hermesi Bey, nam-ı diğer Çarşılı Deli Abbas, bir öğle vakti Teşvikiye Camii avlusunda, ayağında uzun, "cayır cayır" kırmızı eteği, platin sarısı harap saçlarıyla bankta oturan kıralıçasıyla karşılaşır ve hikâyemiz başlar. Kalfa'nın, "üfür üfür ipe diz" tekniği ile anlattığı bu serbest eser, Filiboğlu İskender Bey'in maceraları ve his dünyası üzerinedir ve dallanıp budaklanarak, Çanakkaleli Melahat'a kadar uzanacaktır.
İlhami Algör'ün, hikâye kahramanı/anlatıcısı bu kez de tarihin sayfalarında geziniyor, tabii ki yine bir kadının, kıralıçanın bakışları nezaretinde.
- GenresTurkish Literature
122 pages, Paperback
First published January 1, 2005
About the author
İlhami Algör
13 books68 followers"1955 Suriçi istanbul doğumlu. 76'da Ankara'ya siyasal bilgiler basın yayın yüksek okulu'na (şimdi Ankara Üniversitesi İletişim Fakültesi) okumaya gitti. 83'te döndüğünde Suriçi'ni terk edip Beyoğlu'na çıktı. Fakat Müzeyyen Bu Derin Bir Tutku adlı ilk kitabında, Galata Kulesi'nde Müzeyyen'e sarılırken atılmış bir tirad'da kahramanının ağzından Suriçi'nden özür diler. Süha Arın, Can Dündar ile belgesel filmler yaptı. Her yere burnunu soktu. Vietnam'a gitti geldi. Halk arasında "doktor" ve "projeci" olarak bilinir. 50 yaşına geldi, adam olamadı. Olacağı da yok." - İlhami Algör
Ratings & Reviews
Friends & Following
Create a free account to discover what your friends think of this book!
Community Reviews
Displaying 1 - 9 of 9 reviews
January 16, 2016
Hevesle ve heyecanla elime aldığım bir kitabın hayalkırıklığı yaratmasından daha kötüsü, o kitabın bir üçlemenin -hem de ilk iki kitabını evire çevire, tekrar tekrar okuyup da doyamadığım bir üçlemenin- son kitabı olmasıdır.
Yazarın, kitabın "üfür üfür ipe diz tekniği ile yazılmış serbest bir eser" olduğunu kitabın hemen başında itiraf etmesi de, üfürüp ipe dizdiği tarihi hikâyelerden çıkardığı pek şahane politik sonuçlar da, büyük eserlere yaptığı göndermeler de, tüm yolların Müzeyyen'e çıkması da kurtarmıyor. Kalfa ile Kıralıça baştan sona bir sukutuhayal ve anlaşılan, yazdığı karakter gibi yazarın kendisi de "rüzgarı kendinden menkul uçurtmanın teki..."
Yazarın, kitabın "üfür üfür ipe diz tekniği ile yazılmış serbest bir eser" olduğunu kitabın hemen başında itiraf etmesi de, üfürüp ipe dizdiği tarihi hikâyelerden çıkardığı pek şahane politik sonuçlar da, büyük eserlere yaptığı göndermeler de, tüm yolların Müzeyyen'e çıkması da kurtarmıyor. Kalfa ile Kıralıça baştan sona bir sukutuhayal ve anlaşılan, yazdığı karakter gibi yazarın kendisi de "rüzgarı kendinden menkul uçurtmanın teki..."
January 9, 2016
neden bilemiyorum ama güzel değildi yahu. olmamış bu. hiç olmamış
January 22, 2015
Ilhami Ağbinin ilk okuduğum kitabı; Erdal Abi'nin yeni filminde oynadığı Müzeyyen'di. Şimdi de Kalfa'yı okudum. Açıkçası bunu daha çok beğendim; takip etmekte zorlandım biraz. Tarihi karakterlere, olaylara göndermenin binbir çeşidi var kitapta; hepsini yakalayan zaten kendinden geçer mest olur muhtemelen. öte yandan; "boş gezenin boş kalfası A. Hermesi Bey, nam-ı değer Çarşılı Deli Abbas", diye başlayıp, beşiktaş'ta, nişantaşı'nda, söke'de, mısır'da, uzak doğu'da dolaşıp gene benim evimin çevresinde biten bi kitap okuduğum için; nasıl desem, hem de benim jenerasyonum işte bu, birtakım argo göndermeler olsun, tepkiler, hikayelendirme yöntemleri olsun; benim bu kitabı zaten okumam gerekiyormuş. belki bidaha bidaha okumam da gerekiyordur ama okumam muhtemelen tabi.
Read
August 29, 2019Akış olarak arada kopmalar barındıran ama kesilmeden okunan yerlerinde güzel bir heyecan barındıran aforizmaları ile öne çıkan bir kitap. Üçlemenin 2. kitabını okumadan okudum maalesef. Hikayeden kopmaya başlanılan yerlerde kalfa ile kıralaça arasındaki minik atışmaları kitabı ayakta bilhassa okunur kılmış.
September 8, 2018
Vaktimi çaldığına yandığım kitaplardan biri oldu maalesef😞
September 25, 2019
İlhami Algör'ü Müzeyyen ve Nezahatle tanıyanlar bu kitabını pek sevmezler fakat asıl edebiyat ustalığı buradadır, masal gibi bir kitap.
November 6, 2012
Hocam konu bütünlüğü ağlıyor tuvalete gidebilir miyiz?
Okuduğum ilk İhami Algör kitabı bu olsaydı eminim başka kitabını okumazdım.
Bir yıldızın bile fazla sayılabilecek bir değerlendirme olduğunu düşünüyorum.
Okuduğum ilk İhami Algör kitabı bu olsaydı eminim başka kitabını okumazdım.
Bir yıldızın bile fazla sayılabilecek bir değerlendirme olduğunu düşünüyorum.
Read
September 4, 2015İlhami Algör'ün en az zevk alarak okuduğum kitabı oldu. Çok fazla çağrışımsal geldi bana, tıpkı Tutunamayanlar'ın türkü bölümleri gibi zorladı beni. Dili gene akıcı ama konuyu çok dağınık buldum.
September 13, 2016
Değişik bir tarzı var işin açıkçaşı
Okumasam olurmuş denilen kitaplardan oldu
Okumasam olurmuş denilen kitaplardan oldu
Displaying 1 - 9 of 9 reviews









