İnsanın Hikâyesi, uzun ve ayrıntılı bir hikâyeyi kısa, özlü ve kolay anlaşılır biçimde, yirmi birinci yüzyıl okuru için yeni baştan anlatan bir yapıt.
Okul yıllarımızdan sıkıcı bir olaylar yığını olarak aklımızda kalan uzun insanlık tarihi, bu kitapta bir solukta okunabilen meraklı bir öyküye dönüşüyor.
Atalarımızın mağaralardan bozkırlara, göçerlikten yerleşikliğe, merkezi imparatorluklardan ulus devletlere uzanan tarihi efsanelerle, insan hikâyeleriyle yoğrulmuş olarak akıp gidiyor…
Büyük bir hikâyeyi öğrenmek, hatırlamak ya da unutulup gitmiş eksik parçalarını tamamlamak isteyenler için bir başucu kitabı… (Tanıtım Bülteninden)
The Human Story is an ok book. The only problem is that the majority of the book focuses on Eurocentric ideas and the expansion of Europe over the years. Don't read if you enjoy history because this quite frankly doesn't focus on all (or even most) nations, and continents history. Its not bad, but its not good either.
Kitapla ilgili yorumlar nedeniyle başta kararsız kaldım okuyup okumama konusunda. Ancak daha sonra oldukça beğenip satın aldım. Hakkında yapılan eleştirilerin yanlış olduğunu söyleyemem, oldukça Avrupai bakış açısıyla yazılmış. Yine de bu perspektife de aşina olmamız gerektiğini düşünüyorum. TMÇ ve Sapiens ile kıyaslarsam onlardan aşağı kalır yanının olmadığını düşünüyorum.
Bana göre de bazı eksiklikleri var. Mesela İsrail'in kuruluşunu anlatmamış olması ve doğrudan Ortadoğu sorununa odaklanması hoş olmamış. Ama kitap her şeyi anlattığı iddiasında değil zaten. Sonuç olarak okurken bir yandan da okunacak/araştırılacak bir sürü şey öğrenmiş oluyorsunuz. Tarihe meraklı olanlar için giriş seviyesinde başarılı bulduğum bir kitap.
This book reads like a high school textbook on the complete history of the world, at least up to the date of publishing which was 2005. There is not much new for the specialist in history but for the generalist is was an easy read.
Davis gets quite colloquial in his presentation at times, and seems to be obsessed with violence and some of the events of history are punctuated with gruesome details which certainly do not add the story of humankind.
Mr. Davis is a professor of history and this reads like a book that was included in his classes. Certainly I learned of people and events throughout history that previously I was unaware but in 440 pages not many topics were given any depth.
çok avrupai beyaz adam tarzıyla yazılmıştı ve biraz üstenci bakış açısı vardı ve eksik yanları da cok fazla, insanın tarihi demek yerine batılıların/batı insanının tarihi desek daha doğru olurmuş
İnsanın Hikâyesi derken aslında batıyı kast ediyor. 1960'lara kadar tarih yazımında kültürel üstünlükçü bir tavır vardır. Güçlüler kendi yazdıkları dünya tarihini meşrulaştırırlar. Bu o dönemlerden itibaren azalmaya başlasa da 2000'lerde tekrardan yükselişe geçer. Kitabımız da 2004 yılında, Pensilvanya üniversitesinde öğretim görevlisi olan James C. Davis tarafından Amerika'nın Irak'a girdiği o günlerde tamamen batı okuyucusunun hoşuna gidilmesi için yazılmış. Kitapta yazar batı dışı her şeye saldırıyor. Bunu kendisi de açık açık ifade ediyor zaten. Hemen önsöz kısmında, 200 ülkenin çoğundan hiç söz etmediğini ve bu ülkeler sık sık kötü şeyler yaptığından söz edilmemelerinin de onlar için daha iyi olacağını söyleyerek kendi konumunu belirtiyor.
İlk bölümde evrim teorisi tarih anlatımını tekrarlıyor ve bu konuyu tartışmaya kapatıyor. Bakış açınız bu olacaktır diyerek o şekilde anlatmaya devam ediyor.
Nitekim ikinci bölüm başlar başlamaz kendi tarih öğretisinden bu kadar emin olan yazarımız duvara tosluyor; çünkü Göbeklitepe'deki keşiflere göre bu bölüm baştan yazılması gerekecek kadar yanlış.
Evrimsel tarihçilikle ilerlediği için dinlerin yaratılışla var olmadığına, tarihin bir noktasında başladığına inanıyor. Bu da bize ters. Yazarın dini inancına dair bilgim yok ama dinleri alaya alma şekline dayaranarak inançsız olduğu söylenebilir. Mesele şu ki, yazar Kitab-ı Mukaddes'i kaynak olarak kabul ederken anlattığı olaylar Kuran-ı Kerim'de de geçmesine rağmen onu yok sayıyor. İnançsızlıkta bile seçicilik var. Yine ilerleyen sayfalarda Kitab-ı Mukaddes'e dayanarak peygamberler hakkında tarihten çok batı fantezileri anlatıyor. (İslam'dan bahsettiği kısımda da belki melki diyerek Hz. Muhammed'in Hıristiyan ve Yahudi Araplardan diğer dinleri duyup kendince derlediğini söylüyor. Yoksa bir meleğin bir mağarada bir Arap'a(!) vahiy indirmesi ve bu dinin bütün dünyaya yayılması olacak iş mi canım kafasında. (Ancak hakkını vereyim sonrasında şaşırtıcı şekilde öğretileri doğru sıralamayı başarmış.)
İki şehir devleti olan Atina ve Sparta'yı da üstenci yaklaşımıyla ele alıyor. Atina batının temsilcisiyken, Sparta ise otokrasinin, barbarlığın ve doğunun temsilcisi. Tarafgirliği öyle yüksek boyutlarda ki Atina demokrasisini eleştiren, sorunları ele alan "Devlet" ve "Politika" gibi eserlerin sahibi Platon'u ve Aristoteles'i sanki o günleri yaşayan onlar değilmiş; Atina'yı, o dönemin Atinalı filozoflarından daha iyi bilirmiş gibi eleştiriyor ve algı kapasitelerini sorguluyor. Bugünün dünya görüşüne göre o gün hakkında yorum yapıp bir de o insanlara kızıyor.
Yüce yürekli, tek isteği dünya halklarını barış altında birleştirmek olan İskender ile ilgili bir masal anlatıyor. Ama diğer yandan konu İstanbul'un fethi olduğunda içlerine sindiremedikleri için Roma zaten bitmişti yalanına sığınıyor. 1000 yıl boyunca zayıflamış en sonunda bir avuç toprak kalmış. Roma, Roma olsaydı zaten fethedilemezdi. Roma İmparatorluğu insanlığın büyük başarılarından biridir filan falan sıralıyor.
Bir de Türk-Moğol boyları diyerek araya bir Türk sıkıştırıyor. Konunun bizle alakası bile yok.
130. sayfadan sonra anlatım şeklen daha güzel ve akıcı ama tabii yine batılı. Haçlı seferleri yorumları klasik batı öğretisiyle abartılı övgülerle dolu değil. Seferleri başarısız görüyor. Türklerden, müslümanlardan olumsuz bir olay olmadığı sürece ismen bahsetmemeye devam ediyor. Coğrafi keşiflerden bahsederken Avrupalı'nın tecrübe ve bilgi birikimi olmadığından bahsedip sonra birden kendilerine yardım edecek insanları bir araya getirdiklerini söylüyor. Ama yine o insanlar kim bahsetmiyor. Aynı şeyi bilim konusunda da yapıyor. Sürekli bir üstü örtülü konuşma var. En sonunda da zaten dünyayı Avrupalı birleştirdi, bu yüzden yönetmeyi de onlar hak ediyor açıklaması yapıyor. "Batılılar soykırım mı yapmış? Yapılması gerekiyordu. Bu bir utanç değil, gurur." yaklaşımında.
Belçika'nın Kongo'da yaptıklarını anlatırken hem Belçika'yı hem de Kral Leopold'u olabildiğince masumane gösteriyor. Hintliler o kadar aşağı bir ırk ki aslında İngiltere'nin Hindistan'da yaptıkları onlar için en iyisiydi. Japonya, kapılarının açılması için zorlandı mı? Önemi yok. Onlara medeniyet götürüldü. İngiltere'nin savaşsız huzurlu olduğu yıllarından ötürü sanayi devrimini yaşayan ilk ülke olduğu söylenirken aynı yüzyıldaki İskoçya ve İrlanda katliamlarının, zulmünün es geçilmesi şaşırtmıyor. İrlandalılar "durduk yere" patateslerdeki hastalık sebebiyle ölüyorken bu yoksul ve açlık çeken insanlar ucuz iş gücüne dönüştüyse ne mutlu ABD için.
19. yüzyıla gelindiğinde hâlâ Türklerin bahsi geçmemişken veba, kolera ve çiçek hastalığı kısmında birden Avrupa'da durdurulamayan bu salgınların Osmanlı'da görülmemesinden, alınan önlemlerden ve vakalara karşın aşılarının bile olmasından bahsedilmesini zaten beklememiştim. Çünkü bu yüzyılda da Avrupa yine "tesadüfi keşifler" ile öncülük etmeli. Onlar olmasa vah vah dünyanın haline.
Her şeyi geçtim, 1. Dünya Savaşı'nı anlatıyor ve biz neredeyse yokuz. Çanakkale filan yalap şalap geçiliyor. Tabii yazar Amerikalı olduğu için biz de malum sebeplerden değinilmeyen güzel bir noktaya parmak basıyor ve ABD olmasaydı Almanya ve Avusturya-Macaristan'ın savaşı kazanabileceğini söylüyor. Savaşta bizden bahsetmese de savaş kaybedilince yazarın kendi tanımlamasıyla sorunlu imparatorluk Osmanlı'nın bölüşüldüğünü tabii ki aktarıyor.
Kısacası bu kitap beyin yıkama amaçlı oluşturulmuş batı resmi tarihinin bir özeti.
Son derece sürükleyici ve rahat okunan bir dünya tarihi kitabı. Milyon yıllık dünya tarihini tüm detaylarıyla 478 sayfaya sığdırmak tabii ki mümkün değil ama bu kitap düzgün bir özet ve ana fikir sunmayı başarıyor. Çeviri çok başarılı, bu da okuma zevkini artırıyor. Tabii ki kitap Avrupa ve Amerika tarihine ağırlık veriyor ve Batıcı bir bakışa sahip. Dünya tarihine dair derli toplu bir kitap okumak isterseniz iyi bir seçenek.
Very Eurocentric, therefore, not "The Human Story: Our History, from the Stone Age Today" but "The Average History of European Males from Some of the Stone Age and Maybe A Little About Today"
Well written and informative. A bit eurocentric, but the author admits and acknowledges that fact in the beginning of the book. Some sneaky funny bits. Good concise history.
This would be a great book for a teen, or someone without any knowledge of human history. It lacks detailed historical information and has no real depth...which is someways is understandable, he is after all , covering a very large subject. I just wish he would have taken time to delve a little deeper in at least a few areas...stil, that being said, it is not a bad book, just thin.
"Has there ever been a history of the world as readable as this?" asks the promo advert. Well, I haven't found one. I usually don't like to backtrack, when I'm walking on new ground, but I may have to go back and read this book again.
3.5. I enjoyed this book a lot, even though it took me a lot longer to read than I thought it would. The author does a nice job of keeping the book from being dull and boring, like a lot of historical books can be. I thought the first half was better than the second half though.
A great little history book that spans the Stone Age until today. Books like this are my bag, but this one moves quickly and was entertaining as well as informative. Highly recommended.
* Homo erectustan, Homo sapiensten günümüze uzanan oldukça akıcı, doyurucu bilgileri, yalın ve sade anlatımıyla tarihsel bir ansiklopedi. Nerden geldik ve nereye gidiyoruzun tam bir versiyonu... İlkel kabile hayatından, Dinler tarihine, orta çağ avrupasına, yeni ve eski dünyanın çarpışması, dünya savaşlarına ve yıkıcı etkilerine, savaş sonrası düzene kadar her türlü bilgiler yalın bir şekilde anlatılmış.
** İlk yerleşim yeri Mezopotamya ile beraber insanlık göçebe durumdan yerleşik hayata geçmiştir. Kavimler arası alışveriş, nüfusun artması ile beraber mevcut bir düzen ihtiyacı doğmuştur. Zengin bir kültür sonucu haberleşme ve konuşmayı öğrendi. Yerleşik yaşama geçişle beraber beslenebilecekleri bir tarım, meydana getirdikleri eşyaları saklayacak ve barınacakları evler yaptılar.
*** Özellikle Sparta yaşamında kadınların görevi savaşçı erkek çocuk doğurmaktı. Yaşlılardan oluşan bir heyet erkek çocukları inceler ve amaçlarına uygun olanların yaşamasına izin veriyordu. Sparta dışında yaşayanlar için Spartalılar acımasız ve barbar bir kavimdi. Çin uygarlığın geldiğimizde ise bitkisel bir kavmin izlerine rastlıyoruz ve tarih boyunca en özel ve güvendikleri kişilik Konfuçyüs olmuştur.
**** 15. ve 16. İtibariyle Avrupa devletlerinin eski dünya olarak adlandırdıkları yerlere talan ve kıyım girişimlerine, Maya, İnka, Aztek gibi kavimleri yerle bir ettikleri, Kolomb, Vespucci, Vasco da Gama gibi talancılar eşliğinde yerel halka onarılmaz etkiler bırakmışlardır. Tabi ki bunun acısını Frengi hastalığıyla tanışarak çektiler.
***** Kilise çevresinde kabul edilen dünya görüşü Ptolemaios tarafından ortaya atılan Dünya merkezli evren görüşüydü. Dünya sabit bir gezegendir. Kopernik ise Dünya'nın değil Güneş'i hareketsiz olduğu sonucuna vardı. Kilise' yi oldukça sarsan bir görüş olmuştur. 18. Yy ile beraber büyük toplumsal, ekonomik, kültürel ve daha bir çok sonucu olan Sanayi devrimi gerçekleşti. Makineyle birlikte insan emeği ile yapılan işin kat be kat fazlası yapıldı. Bu aynı zamanda zenginlerin yoksulları avuçları içine aldıkları kapitalist sınıfın zaferiydi.
****** Son bölümde totaliter rejimler, Stalin, Hitler, Mao gibi despotların yaptıklarına, 1. Ve 2. Dünya Savaşı ve sonrasına tanıklık ediyoruz. Her yönüyle enfes bir dünya tarihi.... Mutlaka okuyun...
The author could have done one little thing better: giving the sources of all the anecdotes. Unlike the way to make up for lack of depth or details of a well-known historical event, it's far more difficult to find the source of a given anecdote, either for the purpose of seeing the full context around it or just to verify its validity. (For instance, Dr. Davis got it wrong when he said "The First (Chinese) Emperor despised Confucians; once he urinated in a scholar's hat"; it was Liu Bang, the emperor of the Han Dynasty that pissed in the hat of a man of letters.) Anecdotes are an important part of this book and most readers rate them highly. On the other hand, giving sources, perhaps at the end of the book so as not to affect the flow of text, is easy on the part of the author.
Other than that, this book is first-class, in terms of readability, conciseness, selection of key facts, fun, and sprezzatura of lecturing about a complex event in an easy-to-follow narrative. ("sprezzatura" means skillfully making things look easy in a seemingly careless style even though they are actually complex.) Dr. Davis is a great teacher of history. If you want to refresh your memory of what you learned in the world-history class, this book is one of the best. There're not too many details to overwhelm you, and not too few to make you feel like learning something by rote-memory without rich context.
"Herhangi bir tür bizi yok edecekse, bu hiç kuşkusuz kendi türümüz olacak." "Her türlü canlının amacı hayatta kalmaktır, ama biz insanlar hayatta kalmaktan fazlasını yaptık."
Bu kitap çoğunuzun ilgisini çekmeyebilir ama ben bir insanın sadece roman okuyarak kendini geliştirebileceğine inanmayan biri olarak, elimden geldiğince bilimsel kitaplar, tarih kitapları okumaya çalışıyorum. Adından da anlaşılacağı gibi bu da o kitaplardan biri. "Taş Devri'nden bugüne tarihimiz; İnsanın Hikayesi". Ayrıca tarih, evrim, din, politika, antropoloji konularını içerisine sığdırabilmiş olması da yazarın büyük yeteneği.
Bu kitapta Taş Devri'nden itibaren insanın gelişimi, tarım yapmayı keşfetmekten tutun, günümüzde uzaya nasıl çıktığımıza kadar binlerce yıllık tarihimiz işlenmiş. Konu yelpazesi bu kadar geniş olunca detaylı bir kitap olmaması normal. Ama az da olsa her konuya değinilmiş. Bilimin ilerleyişi, dinlerin (şaşırtıcı olmayan bir şekilde) neredeyse her zaman bilimin karşısında duruşu, hatta dinlerin oluşumu ve daha onlarca, belki yüzlerce konuda bilgi edinebileceğiniz mükemmel bir kitap.
Taş devrinde Afrika'dan yola çıkıştan başlayıp , Lascaux mağazalarındaki resimlere,Mezopotomya'dan , Büyük okyanus adalarına insanın yola çıkışı ve ritüelleri ile başlayan kitap, Sümer ve Mısır mitlerine ,İbrahim dönemine Yahudi tarihine uzanıyor. Sonrasında Grek medeniyeti, mitlerinin bugüne uzanan izlerine bakıp, genelde dünya tarihi kitaplarında geride bırakılan Çin tarihine , kültürüne, yönetimine, o çağların büyük bir ekonomik gücünün önünü kendilerinin nasıl kestiğine değiniyor. Cihan imparatorluğu kavramının gelişimden ve Persler'den İskender'e, Cengiz Han'a eski imparatorluklardan bahsedip , hristiyanlığa İslam'a , coğrafi keşiflere , eski çağ biliminden rönesansa, Amerika'nın insan hakları bildirgesine, sanayi devriminin getirilerine ,1.-2. Dünya savaşlarına , Asya'nın 20.yy gelişimine ve son dönem Ortadoğu'ya varan bir yolculuk yapıyor. Sadece tarih anlatımı değil coğrafya ve olayların da kendi aralarındaki ilişkileri ve etkileri ile. Geçmişten neredeyse bugüne bir dünya turu için .
Logra proporcionar una visión general del panorama histórico de la humanidad hasta el año 2003, pero se pierde continuamente en lo anecdótico en aras de entretener, sin dejar claro cómo aportan estas historias al tema principal de cada capítulo, y dejando de lado o tratando de forma muy somera aspectos de gran importancia. No contribuye tampoco una traducción al español bastante deficiente.
Por otro lado, es muy loable y meritorio el esfuerzo de condensar toda la historia humana en un volumen de menos de 600 páginas, logrando en muchas ocasiones conmover y motivar a profundizar más. Una interesante bibliografía recomendada para cada capítulo, y un muy útil índice onomástico y de materias complementan la obra.
Un libro muy ameno, ligero, y adecuado sobre todo para los que quieren un brochazo amplio de nuestro viaje como especie sin profundizar demasiado, que resulta bastante equilibrado la mayoría de las veces.
Evet adından da anlaşılacağı gibi en eski dönemden bugüne kadar insanlığın tarihini sıkmadan özet bir şekilde anlatan bir kitap. Yalnız bu kitabı okuduğunuzda İslamiyetin anlatıldığı kısa bölüm dışında insanlığın gelişiminde, ilerlemesinde, düşünce dünyasının gelişmesinde, icatlarda, keşiflerde v.s tarih boyunca neredeyse hiç müslümanların rolüne değinilmiyor. Örneğin sanki Birûni, İbni Sina, Harezmi, Cezeri, Farabi, v.s vs gibi bilim insanları hiç yaşamamış gibi, hiç üretmemiş hiç bilime öncülük etmemiş gibi tüm keşifler orta çağı Hristiyanları tarafından yapılmış gibi anlatılıyor. Aslında bu bir ilk değil . Herhangi bir şeyin baştan sona tarihini anlatan yabancı kaynakların çoğunda bu durum söz konusu. Örneğin felsefe tarihini anlatan on kitap okusanız neredeyse birinde dahi Müslüman bir filozof veya düşünürün ismine rastlamazsınız. Bu durum çok can sıkıcı olduğu gibi adeta bilimin faşizmi gibi geliyor bana.
The Human Story by James C. Davis is an exceptional book that deserves a solid 5-star rating. This captivating and insightful read takes you on a journey through the history of humanity, from our earliest ancestors to the modern era. Davis has a remarkable talent for weaving together historical events, cultural developments, and human achievements into a cohesive narrative that is both engaging and educational. What sets this book apart is its ability to connect the dots between different periods of history, allowing readers to recall and contextualize their previously learned knowledge. The Human Story is not just a book; it’s an enriching experience that deepens your understanding of the human journey through time. Highly recommended for anyone with an interest in history and the human experience.
This book is a great summary of human history starting at the start of early human civilization through the age of globalization, even discussing climate change. It does focus heavily on European-centric events in the second half and barely discusses much in detail of the Americas, particularly Central and South America. If you want an engaging, easy-to-read history book to give a general overview of "all" of human history, then this is your book. Or, if you want a refresher and ideas for what areas of history you might want to read more in depth later, I'd recommend this one. Author makes little jokes and sarcastic remarks to keep you entertained, but doesn't provide much in terms of sources/references outside of a "suggested reading" section. The author is a professor from the U.S. and writes with a Western bias.
Review #15 of my 52 week book challenge: The Human Story
Since the launch of Lies My Teacher Told Me years ago, there has been no shortage of insightful revised history books. The Human Story falls squarely in this canon. It traces the whole swatch of human history, from our neanderthal roots to today, in rapid succession. The author tries to tie topics together through shared themes, but ultimately falls back on a Euro-centric view of history.
I'd recommend this as a good airplane read (as I did). Ultimately, though, there are better history books out there.
To find out why I started my 52 week book challenge, what I've been reading, and how you can get involved, check out my original LinkedIn Publisher article or follow me.
Akıcı bir üslupla ve her konuyu farklı bir derinlik seviyesinde inceleyerek (mesela çinin impraratorluk haline gelmesini veya coğrafi keşiflerdeki kaptanları çok detaylı anlatmasına rağmen islamiyeti ve osmanlıyı çok hızlı ve kısmen çarpıtılmış yorumlarla geçiyor) insanlık tarihine hızlı bir giriş sağlıyor kitap. Hindistanın sömürgeleştirilmesini, afrikadaki kölelliği neredeyse faydalı olarak gösterecek kadar garip yorumlarıyla batı merkezli tarih yazıcılığın bilindik örneklerinden bir tanesini teşkil ediyor.
Ben kitabı Barış Bıçakçı çevirdiği için ilgilenip almıştım ve akıcı üslubunu beğendim.
One of the best world history books I've read, great anecdotes and outlines of major historical events, all while focusing on the overall trend toward progress for the whole of humanity. Stone age men huddled together by rivers, small communities becoming large communities like Sumeria and develop written language, some people try and rule everyone (empires like Persia and Rome), Sparta v. Athenians, China, India, world religions, the middle ages in Europe and then their discovery of the rest of the world, war famine and plague, economic progress, world wars, communist nightmares, and our current miraculous civilization. Highly recommend it.
It covers most of the important political, scientific, technological and spiritual events in the human history. It is clear and easy to read. The chapters on world wars I find are the shortest, the densest with information and the clearest to understand writing on the subject I have read. The storieas about important discoveries also cover how the scientist got to the discovery, and also mentions al the people before him working on the same subject. I recomend this book if you are interested in brief stories on many subects of human history. I think it is also good as complementary history book for elementary schools.