Kocam gözlerimin önünde öldürülmüştü. Kendi hayatını tehlikeye atmakla kalmamış, benimkini de hiç düşünmeden harcamıştı. Yıllardır beni her anlamda aldattığını öğrenmiştim.
Evimi hiç tanımadığım adamlar basmıştı. Sanırım beni de susturmaya çalışıyorlardı. Tam o anda dövmelerle kaplı, gördüğüm en güzel gözlere sahip devasa bir adam gelmiş ve beni kurtarmıştı.
Artık onun yanındaydım. Aylardır beni izlediğini itiraf etmişti. Tehlikeliydi. Korkutucuydu. Ve bir katildi. Beni bırakmaya gücünün yetmeyeceğini söylemişti.
Karanlığı üzerinde taşıyordu, tıpkı adı gibi... Karan. Hayatımda ilk kez gerçek korkunun ne olduğunu öğrenmiştim ve şimdi de asıl kaçmam gereken tehlikenin yanı başımda olduğunu hissediyordum. Yine de kaçamıyor, onun karanlığına çekiliyordum. Karanlığında hapsoluyordum.
Bu kitabın başından sonuna şahit olmak okumak gerçekten gerçekten çok güzel bir his..
Pek çok şey söyleyebilirim ama birçoğu yetersiz kalabilir. Karan kesinlikle sevdiğim erkek karakterlerden biri ve bence yazar onun bakış açısıyla yazarken çok çok çok iyi yazmış.
⭐️3,5 Merhabalar Size çok sık okumasamda sevdiğim türde yazınca okumaya gayret ettiğim yerli yazarlardan @zeynepinkitapligi_ nin Dark Romance türünde yazdığı Karanlığın Kalbi kitabının yorumuyla geldim.
Öncelikle yazarın yalın ve betimlemelerden uzak anlatımını benim için artı bir durumdu. Konu özelinde ise, bu türde çok fazla okuma yaptığım için hikâye bana farklı gelmedi. Ancak karakterler bu noktada kitabı bir adım öne taşıyor. Özellikle Karan’ın net tavırları, kararlılığı ve duruşu, erkek karakter olarak Devin’in önüne geçmesini sağlamıştı. Okuduğum benzer karakterler arasında güçlü ve akılda kalıcı bir profil çizdiğini rahatlıkla söyleyebilirim.🤌🏻
Devin karakterine geldiğimde ise maalesef bir “olmama” hâli hissettim. Karan’la ilk karşılaşmasını fazlasıyla rahat karşılaması, yaşananları çok hızlı kabullenmesi ve kısa sürede güven duyması bana pek oturmadı. Sanki her gün yaşadığı sıradan bir olaymış gibi tepkiler vermesi, karakterin duygusal derinliğini zayıflatmıştı. Bu hızlı kabulleniş, ister istemez duygu eksikliği hissi yaratıyordu.
Bununla bağlantılı olarak kitap genelinde bir diyalog eksikliği olduğunu düşünüyorum. Olay örgüsü içinde diyaloglar elbette var; ancak duyguyu hissettirmek adına sürekli karakterlerin iç sesiyle ilerlemek yerine, daha fazla kısa ve etkili diyalogla cinsel gerilimin verilmesi ve ilişkinin biraz daha yavaş ilerlemesi kitabı çok daha güçlü kılabilirdi.
Yan karakterler ise oldukça başarılıydı. Özellikle Deha ve Erdem ikilisi dikkat çekiciydi ve onları daha detaylı okumayı gerçekten isterdim. Bahar karakteri için yazılan kısa bakış açısı bölümünü ise gereksiz buldum. Okuyucunun Bahar’la empati kurması hedeflenmişti; ancak herkes yaşadıklarıyla şekillense de bir noktadan sonra kendi tercihleriyle ilerler. O bölümün Bahar yerine Deha ve Erdem’e ayrılması kitabın dinamizmini artırabilirdi.Boyga karakteri ise benim için kitabın en merak uyandırıcı isimlerinden biri oldu.
Tüm bunların dışında, yazarın yerli bir yazar olarak smut sahnelerde cesur davranmasını ayrıca takdir ediyorum. Özellikle kadın karakterin bu sahnelerde ne istediğini bilen, pasif olmayan bir şekilde yazılması bizde çok sık rastlanan bir durum değil. Bu açıdan yazarın cesaretini ve sahnelerin başarısını tebrik etmek gerekir.👏
Netice olarak konu itibarıyla türün alışıldık dinamiklerini taşısa da, yalın anlatımı, güçlü erkek karakteri ve dikkat çekici yan karakterleriyle okunabilirliğini koruyan bir kitap. Bazı karakter derinliği ve diyalog tercihleri daha dengeli işlenmiş olsaydı çok daha etkileyici bir hikâye ortaya çıkabilirdi. Buna rağmen, özellikle yerli yazar okumakta zorlanan okurlar için türü sevenlerin şans vermesi gereken kitaplardan olduğunu söyleyebilirim.🌸🫶🏻
Adının anlamı gibi karanlıklarda yaşayan, gizemli bir adam ‘Karan’…
Kocasının gözlerinin önünde kurşunlanıp öldürülmesinin şokunu atlatamamışken, merhumun hakkında öğrendikleriyle yıkım üzerine yıkım yaşayan Devin Gündoğdu…
Devin bir radyo programı sunucusu, kocası Eymen’se başarılı bir avukattı. Mutlu bir evlilikleri vardı görünüşte. Evlilikleri baştaki heyecanını koruyamasa da, kocasının yaptıklarından habersiz mutlu mesut yaşarken, önce ölümüyle sarsılan, yaptıklarını öğrendikçe üzüntüsüne dehşet ve öfke eklenen Devin’in hayatına rüzgar gibi girmişti Karan. Eşyalarını almak için gittiği eski evinde, Devin’in peşindeki adamları ortadan kaldırıp hayatını kurtardığında konuşmuşlardı ilk kez. Bu olanların, bundan sonra yaşanacakların ön gösterimi olduğunu bilen Karan, yanından ayırmayacaktı, aylardır hayranlıkla izlediği genç kadını. Devin’se daha ilk gördüğü anda cüssesi, sesi ve gözlerinden etkilenmişti Karan’ın. Ve böylece girmişlerdi birbirlerinin hayatına hiç çıkmamacasına.
Kitabın hain, içten pazarlıklı, yani tam anlamıyla kötü karakteri Eymen’in, yaşam tarzıyla Karan ve Devin’in tanışmalarına vesile olması, yaptığı en iyi şeydi diye düşünüyorum naçizane.
Çünkü Karan, mensubu olduğu gizli örgüt tarafından Eymen’i gözetlemek için görevlendirmeseydi birbirlerini bulamayabilirlerdi. Eymen’i izleme görevi, Karan için ayları günleri saydığı bir Devin izleme görevi, genç kadına hayran olma dozunun sürekli arttığı bir tutku haline gelemeyecekti belki de. Devin ise, kocasının ölümü ve sonrasında öğrendikleri nedeniyle yalanlar üzerine kurulu evliliğini, tüm bunları fark edemediği için kendisini ve her şeyi bilen, ama Devin’i koruduğunu düşünerek gerçekleri saklayan aile üyelerini sorguluyordu. Tüm bunlar geçmişini ona hatırlatan her şeyden kaçmak istemesine neden oluyordu doğal olarak. Ama, nereye kadar kaçabilecekti gerçeklerden?
Devin normal hayatına dönmeye çalışırken, Karan’sa kocasının peşindekilerden kendisini korumak için gözünü üzerinden ayırmıyordu. Birlikte geçirdikleri süre uzadıkça da aralarındaki tutkunun ateşi giderek daha çok harlanıyor, birbirlerini ve satırları yakıyordu. Devin yeni tanıdığı, ama çok etkilendiği Karan’a karşı hissettiklerinden korkuyor, Karan’sa yanında kaldığı süre uzadıkça daha çok bağlanıyordu küçük kuşuna. Namına çalıştığı örgütün lideri Gölge’nin şiddetli muhalefetine, peşinde oldukları kişilere, polise yakalanma tehlikesine rağmen, her şeyi göze alarak yapıyordu tüm bunları üstelik Karan. Örgütün diğer üyeleri Erdem ve Burçin’le de böyle tanışmıştı zaten Devin. Eymen’in ölümündeki sırrı çözmeye yaklaştıkça tehlike de, aralarındaki tutku da artıyordu son hız.
Gizemler çözülüp gerçekler ortaya çıktığında neler yaşanacaktı?
Devin ve Karan ilişkisi nereye varacaktı?
Devin’in üzüntüsünü, Karan’ın ilk andan beri hissettiği aşkı ve aralarındaki yüksek gerilimli tutkuyu her satırında okuruna güzel hissettirmişti yazarımız. Akıcı anlatımıyla da hızla ilerliyordu zaten kitap. Okuma grubumuzdaki arkadaşlarıma da katılıyorum: Yabancı yazarlardan okuduğumuz karanlık romantizm kitapları tadındaydı ‘Karanlığın Kalbi’. Güçlü bir kadın ve üstüne titreyip pamuklara sararak çok güzel sevdiği kadının arkasında dağ gibi duran, adı gibi karanlık Karan’ın öyküsünü keyifle okudum kısacası. Karan ve Devin kadar yan karakterleri de, (Erdem, Burçin, Laçin, Pars, Gölge) severek okudum bu arada. Bu nedenle de, türü seven 18 yaş üstü tüm okurlara kitabımızı tavsiye ediyor, keyifli okumalar diliyorum.
Zeynep Işıklar'dan Karanlığın Kalbi kesinlikle bir Türk yazardan okuduğum en cesur smut sahnelerine sahip bir kitaptı. Benden önce okuyan arkadaşım benzer şeyler söylerken o kadar mı diyordum ve gerçekten o kadardı. Yazarın kalemini gerçekten beğendim. Bunun yanında ikili bakış açısı ile yazması aşırı iyi olmuştu. Böylece erkek karakterin dünyasını da bizlere şeffaf bir şekilde sunmuştu.
İkilinin arasındaki ilişki biraz hızlı bir şekilde ilerlese de aralarındaki kimya bu durumu biraz da olsa örtmüştü. Hikaye aslında bir takıntı ile başlasa da bu takıntının Devin'in hayatını bir mahkumiyete çevirmemesi üstüne Karan'ın ona duyduğu saygıyı çok beğendim.
Kurgu içerisindeki mafya, örgüt gibi kolları görsek de daha çok Devin ve Karan arasındaki ilişki baskındı diyebiliriz. Bu yüzden daha çok böyle kaliteli smut ve kafa dağıtmak istenirse okunabilecek bir kitap olduğunu düşünüyorum. Çünkü bazen buna gerçekten ihtiyacımız oluyor.