Jump to ratings and reviews
Rate this book

Yeni Nesil Çeteler

Rate this book
İstanbul’un yoksul semtlerinde yükselen bir dip dalgası var. Küçük mekân kurşunlamaları ile başlayıp medyada çok dikkat çekmeden oluşumunu güçlendiren bu dip dalgası, tarihler 2013’ü gösterdiğinde ilk olarak Gülsuyu’nda sosyalist bir gencin öldürülmesiyle yüzeye çıktı. Bilindik çete örgütlenmesinden farklı özellikler taşıyan bu yapılanma, Hasan Ferit Gedik’in öldürülmesinden eski Ülkü Ocakları Başkanı Sinan Ateş’in öldürülmesine kadar geçen on yıllık süreçte hemen her gün birçok saldırının faili olarak gündeme geldi.

Onlara klasik mafyadan farklı olarak “yeni nesil çete” deniyor. Yaptıkları eylemleri sosyal medyada paylaşıyorlar, saflarına binlerce genç katılmaya çalışıyor. Yeni nesil çeteler, İstanbul’un politik mahallelerinde sol örgütler ile çatışmalara giriyor, varoşlarda kendi kurtarılmış bölgelerini yaratmaya çalışıyorlar. Hatta bunlardan bazıları politik mahalleler olarak bilinen Gülsuyu, Gazi Mahallesi gibi yerlerde örgütlenip saflarına bir dönem sol örgütlerde yer almış unsurları da katıyorlar. Sol söylemleri kullanıyor, Grup Yorum müzikleri eşliğinde saldırı videoları yayınlıyorlar. Artık varoşlardan çıkarak Avrupa’ya, Balkanlara ve Kafkaslara kadar faaliyet alanlarını genişletiyorlar. Elinizdeki çalışmada “yeni nesil çeteleri” doğuran toplumsal, siyasal ve tarihsel koşullar irdelenirken diğer yandan çete üyeleri, mahalle sakinleri ve sosyalist örgüt üyelerinin ilk ağızdan anlatımlarına ve tanıklıklarına yer veriliyor.

208 pages, Paperback

First published October 1, 2025

Loading...
Loading...

About the author

Ratings & Reviews

What do you think?
Rate this book

Friends & Following

Create a free account to discover what your friends think of this book!

Community Reviews

5 stars
2 (16%)
4 stars
6 (50%)
3 stars
3 (25%)
2 stars
1 (8%)
1 star
0 (0%)
Displaying 1 of 1 review
Profile Image for Baris Ozyurt.
962 reviews31 followers
December 23, 2025
‘Geçmişin sol örgütlerinin mahallede hâkimiyet kurma biçimleri ile doksanlı yılların başından itibaren bu varoşta sol yapıların örgütlenme ve "iktidar" biçimleri arasında da derin farklılıklar bulunuyor. Bu aynı zamanda ailelerin çocuklarını bu yapılardan uzak tutma hatta bunun için mahalleden taşınmaları sonucunu doğurmuş. Sol örgütlerin mahallelerde itibar kaybına uğramasının çeşitli nedenleri bulunuyor. Gazi Mahallesi Kent Meclisi Üyesi Hüseyin Esen bir dönem her gün yapılan eylemlerin mahallede yarattığı tepkiyi aktarıyor:

"Parçalı yapılar güven vermedi. Sürekli parçalanan, mitoz bölünme gibi bölünen ve birbirleriyle uğraşan ve farklılıklarını köpürten, en ufak bir tartışmayı bölünmenin, parçalanmanın sebebi görüntüsü veren bu aktörler topluma güven vermedi. Aynı zamanda devlet burada çok akıllıca bir oyun oynadı. Her gün yapılan eylemlerde mahallenin gaza boğulması tepki yarattı. Burada devlet bu tepkiyi gördü. Hatta kimi zaman çocuklara para veriyor, TOMA'ları taşlatıyordu ki gaza boğsun diye. Bunu okuyamayan bazı sol örgütler de buna düşüyordu. Bir şeyi enflasyona uğratınca değerini yitirir ya, eylemin de enflasyonu yaşandı burada. Dolayısıyla toplumda şu algı oluşturuldu: Bu devrimciler, bu sosyalistler yüzünden biz her gün gaz yiyoruz, işimize gidemiyoruz. Arabalarımızı yakıyorlar, belediye otobüslerini yakıyorlar. Çocuklarımız daha küçücük yaşta bir şeyin farkında değilken cezaevine düşüyorlar, gibi bir algı oluşturuldu.

Bunda tabii ki bu sol sosyalist aktörlerin çok büyük rolü var. Bu politika sonucu burada çete kolları oluşmaya başladı. Bir de barikatlarda büyüyen, zaten devlete bir kini, öfkesi olan, gelecek umudunu yitirmiş çocuklar çetelere yöneldiler."

Bu mahallelerde belirli bir güce ulaşan sol örgütlerin mahallenin günlük, sosyal, kültürel yaşamına müdahaleleri de bir süre sonra tepki yaratmaya başlamış. Fuhuşa, kültürel yozlaşmaya, uyuşturucuya karşı mücadele başlıkları altında yaşananlar mahalle halkının tepki göstermesine yol açmış. Anlatılan ve bazıları bu örgütlerin yasal yayın organlarında yer alan örnekler "bir şeriat devletinde yapılabilecek” olaylara benziyor. Bu eylemlerin en tepki çekenlerinden biri “fuhuş yapan kadınlara" yönelik uygulamalar. Konuştuğumuz eski örgüt yöneticisi aktarıyor: "Saçları kesilmiş bir kadını sokaklarda dolaştırdıklarını, kahvelere soktuklarını gördük. Yanımdaki arkadaşlarla müdahale ettik. Kadının mahallede fuhuş yaptığını söylüyorlardı. Öyle olsa bile bu şekilde müdahalenin yanlış olduğunu söyleyip kadını ellerinden aldık," ‘(s.71)
Displaying 1 of 1 review