“Osmanlı’dan mirasla Cumhuriyet de kendi aydınıyla, sanatçısıyla hep kavgalı olmuştu. Ama bu kavga ideolojikti ve başı derde giren, neden girdiğini bilirdi. Bugün, Manifest Grubu’nun, Mabel Matiz’in yaşadıkları da ideolojik kuşkusuz ama toplum gibi onlar da başlarına gelenin nedenini tam olarak kavrayamıyor. Üstelik devletin gadri bu kez ‘ideolojik bir azınlığı’ değil, kendisinden görmediği herkesi kapsıyor.”
AKP’nin Kültür Savaşı’nda Şenay Aydemir AKP iktidarlarının kültür-sanat politikasının hem büyük resmine, hem minyatürlerine bakıyor. Büyük resim, Muhafazakâr alternatif sanat-kültür iddiasından, “yerli ve milli kültür” tazyiki altında baskıcı bir kontrol rejimine geçişi gösteriyor. Kültür-sanat piyasalaşması ve sanatseverin müşterileştirilmesi ile deolojik iç içe geçişi... Hem ekonomik güç hem de ekonomik kriz yoluyla gerçekleşen inkâr, tasfiye, imha... Minyatürlerde çok şey var: TRT’nin kültür savaşında işe koşuluşu; sektörler, kurumlar ve mekânlar; dizilerde, tiyatrolarda dönenler; film festivalleri, Yeşilçam’ın “ikinci çöküşü”; kayyım siyasetinin etkileri... Sansürün “sivilleşerek” yerleşik hale gelmesi, otosansürün iliklere işlemesi...
Kültürel çoraklaşmanın seyir defterini sergileyen bir kitap...
Güzel ve değerli bir derleme ancak bir kitaptan beklenen düşünce derinliği yok kitapta. Okudum, bitirdim, hafızam tazelendi biraz, o kadar. Bana yeni bir şey katmadı, tekrar okumak için kitaplığımda tutacağım bir kitap değil.
İlk olarak Karardı Karadeniz derlemesiyle okuyup takip ettiğim Şenay Aydemir’den yakın tarihin kültür sanat kıyımına, baskılarına yönelik bir hafıza tazelemesi