Alparslan Gündoğdu, karısını ve dört yaşındaki kızını bir yangında kaybetmiş ve yıllar sonra yeni bir başlangıç yapmak için her şeyi geride bırakarak İstanbul'a yerleşmişti. Geçmişin kötü hatıralarından kaçmak ve olanları unutmak istiyordu. Fakat ansızın kendini, saçları ateşten bir güzele tutulurken bulmuştu. Gülden Seçkin, yemyeşil bakışları ve beyaz tenini çevreleyen kızıl saçlarıyla eşsiz bir güzellikti. Bazen sakar, bazen delidolu biriydi. Kendi sıradan hayatında her şey yolundaydı, ta ki sevgilisi tarafından aldatılana ve hiç ummadığı bir gece Alparslan Gündoğdu'yla karşılaşana dek... Kendini hiç tanımadığı bir adamın kollarına atarken bunun delilik olduğunu biliyordu. Biri kor, diğeri ise alevdi. Böyle bir adam onu mahvederdi. Dokunuşları ateş kadar canlı, bakışları cehennem kadar sıcaktı. Beraberken koca bir yangının içinde, ateşin koynundalardı… * Saçlarımın alev alev olduğunu söylüyordu ama asıl ateş onun mavi gözlerinin ta içindeydi…
smut okumak benim için bir problem değil, fazla smut okumak da benim için bir problem değil. fakat kitaptaki smut kitabın önüne, karakterlerin önüne geçtiğinde işte ondan hoşlanmıyorum. Karakterlerin kendi karakterleri çevresinde bazı tutarsızlıkları vardı, bazı hoşuma gitmeyen davranışları oldu. Ayrıca kitapta bir dram var ve bu dramın yeterince okuyucuya geçirildiğini düşünmüyorum. Alparslan'ın geri planda kaldığını, karakterinin ve acısının yeteri kadar işlenmediğini düşünüyorum.
Her şey Alparslanın bir gece Gülden’in nefret ettiği ateş kızılı saçlarında alev almasıyla başlıyor. Gülden sevgilisinin ihanetini unutmak için sarhoş olmak isterken asıl sarhoşluğu o gece Alparslanın evinde onun kollarında yaşıyor. O gece ne geceydi ama ikisindeki akıl almaz kimya resmen her yeri ateşe verdiler. Hele Alparslanın Gülden gibi bizi eriten “dirty talk”’ları… Kitap genel olarak güzeldi. Buse ve Serkan’ın ilişkisi biraz bana cringe geldi sadece. Alparslan’ın fark etmeden Gülden’e aşık olması ve onun için alevden nefret eden adamın şehri yakacak hale gelmesi… Ah Erez ve Ömür o ikili beni her dakika kahrediyor hele bir de ilk başlarda Sevdanın öldüğünü sanan Ezel’i görmek beni daha da duygulandırdı
Ateşin koynunda; Alparslan Gündoğdu der susarım.Gülden bebeğim o taş kalbi bile ponçik bir kalbe çevirdin ya helal olsun kız.Zor süreçlerden geçtiler her biri ayrı ayrı fedakarlıklar,sınavlardan geçtiler ama sonunda aşk kazandı.Sıla'nın kalemini çok seviyorum.Ne yazsa okurum denilen bir yazar oldu yerleşti kalbimize.Kalemin daim olsun kızçem.